
Bir tarafta Türkiye’nin karşı karşıya olduğu sel felaketi sonrası
yetkililerin kaderci açıklamaları, öte yanda felaketlerin en büyüklerine
direnen sosyalist Küba örneği: Fark, insana verilen değerde…
İnsani felaketlerin karşılaştırmasını yapmanın sakıncalı bir tarafı vardır.
İstatistiki kayıpların karşılaştırılması, kayıpları nesnel verilere indirgeyerek
yabancılaştırır bizi: Ölüler birer rakam olur, yaşam boyunca sahip olunan
anı yüklü üç beş parça malın kaybı para birimi olarak hesaplanır.
Büyük resme, toplam hasara bakıldığında, acılar matematiğin diliyle
anlatılmaya başlandığında, biraz da ayrıntılarda gizli olan insani trajedilerin
gözden kaçırıldığını biliyoruz;"dere yatağına ev kurdukları için”
felaketin faturasını kestikleri insanların çaresizliği hakkında hiçbir şey
bilmeyen, hayatında bunlarla gerçek hiçbir teması olmamış yetkililerin kameralara
karşı ölü rakamlarını açıklarken ne kadar yabancılaştıklarını da…
Gustav ve Ike kasırgaları
Karayipler’in en büyük adası olan Küba, tropik kuşağın kasırgalarla
en fazla karşı karşıya kalan bölgesinin ortasında bulunuyor. 2008 yılında
iki haftadan kısa bir süre içinde adayı çok şiddetli iki kasırga birden vurdu:
Gustav ve Ike. Özellikle Ike kasırgası, adayı bir baştan diğerine geçtiği
için büyük zarar verdi.