İlk istila 5 Aralık 1985'te gerçekleşti. İsviçre Ordusu eğitim yaparak yüzeyden havaya füzelerini test etmek isterken kötü hava şartları ve şiddetli rüzgar füzelerin Liechtenstein topraklarına düşmesine neden olmuş.
Bu duruma bozulan Liechtenstein, İsviçre'ye diplomatik olarak çıkışmış. Tartışmalar sonucunda suç sert esen rüzgara atılmış ve İsviçre, Liechtenstein'dan özür dileyerek zararı için tazminat ödemiş. Böylece İsviçre'nin Liechtenstein'a yanlışlıkla da olsa ilk saldırısının ardından barış gelmiş.

Ancak tarih 13 Ekim 1992'yi gösterdiğinde İsviçre Ordusu, Liechtenstein halkını şoke eden bir işe imza atmış. Treisenberg'e bir gözlemci kulesi kurmuş. Ortada ise ciddi bir sorun varmış: 2 bin 564 kişinin yaşadığı bu küçük kasaba İsviçre'ye değil Liechtenstein'a bağlıymış. Yani İsviçre askerleri Treisenberg'in kendilerine ait olmadığını unutup kasabaya yerleşmiş.
Gerçek anlaşılmış ve İsviçre Ordusu özür dileye dileye gerisin geri İsviçre'ye dönmüş. İsviçre Hükümeti, Liechtenstein'dan özür dilemiş ve konu kapanmış.

Sonraki 15 yıl içinde iki ülke gül gibi yaşarken 1 Mart 2007'de taraflar yine gerilmiş.
Bu kez neden İsviçre Ordusu'na ait 171 askerin karanlık ve fırtınalı bir Perşembe gecesi eğitim yapmaya kalkmasıyla başlamış. Teçhizatı tam olması gereken askerler GPS almayı unutmuş.
Hava gittikçe kötüleşmiş ve ardından ağır bir sağanak yağışı başlayınca ne yapacağını bilmeyen askerler sığınacak bir yer arayışına girmiş. Bulmuşlar da. Ancak sığındıkları yer İsviçre topraklarında değil Liechtenstein'daymış.

Sabah harekete geçtiklerinde artık İsviçre'de olmadıklarını anlamışlar. İsviçre basınının görmezlikten gelmeye çalıştığı bu olay fazla büyütülmeden kapanmış. Liechtenstein İç İşleri Bakanlığı konuyla ilgili yaptığı açıklamada 'Evet İsviçre askeri topraklarımıza girdi' derken İsviçre cephesi ise askerlerinin daha da ilerleyip Avusturya'ya geçmediği için kendilerini şanslı saymış.