SİZ İZMİRLİMİSİNİZ?
Eger Kordon dendiginde akliniza elektrikli ev aletlerinin disinda
bir yer ismi geliyorsa ;
Korfez kokusu nedir biliyorsaniz ;
Hilton'un yapildigi tarihi hatirlayabiliyorsaniz ;
Fame City' de deliler gibi eglenip (yasiniza bakmadan) ciktiginizda
"vay be, bizim de bir gokdelenimiz var" dediyseniz;
"TAM 35" ve "35 BUCUK" kavramlari size birsey ifade ediyorsa ;
"Gevrek", "Cigdem", "Domat", "Nohut" gibi kavramlari kullaniyorsaniz ;
"Boyoz" kelimesi size biseyler hatirlatiyorsa;
Arapsaci, turpotu, dalagan, istifno, ebegumeci denizborulcesi...........
nedir biliyorsaniz ;
Konusurken arada bir diliniz, siz istemeseniz de "geliyom, gidiyom, gelcen,
yapcan, etcen"
seklinde surcebiliyorsa ; (Bakiniz Funda Hanim; Izmir'li oldugumuz için böle
konusuyoz )
Hidirellez denince sokaklarda yakilan atesler akliniza geliyorsa
(Izmir disindaki sehirlerin belli basli alanlari disinda ates yakilmazmis;
halbuki Izmir'de sokaklarda ates yakilir)
Behcet Uz'un kim oldugunu biliyorsaniz ;
Attila Ilhan, Can Yucel, Sezen Aksu isimlerini duydugunuzda soyle bi
kabariyorsaniz ;
Simdiye kadar kac kisinin "korfezi temizleyecegim" dedigini
hatirlayabiliyorsaniz ;
Simdiye kadar bir kere bile olsa Sevinc'in onunde bulustuysaniz veya
Sevinc'te "kup" yediyseniz ;
Universite denince akliniza iki tane, ozel okul (kolej) denince de sayili
isim geliyorsa ;
Sicakkanliysaniz ;
Parasut kulesinden atladiysaniz ya da atlayan tanidiklariniz varsa ;
Fuar'daki golde kugulara bindiyseniz ;
Her sene Agustos'un sonunda fuara giderek " bir kac unlu gorsek bari"
diyorsaniz ;
Hicbir zaman bir yere gec kalma korkusu yasamadiysaniz ;
Her yil 9 Eylul'de Turk Yildizlari'ni canli izliyorsaniz;
Hayatinizin onemli bir bolumu belediye otobuslerinde geciyorsa;
Nisan - ekim aylari arasinda haftasonlarini Guzelbahce, Urla, Seferihisar,
Cesme, Inciralti, Sahilevleri,
Mordogan, Karaburun, Gumuldur, Kusadasi, Dikili, Foca vb.'de geciriyorsaniz;
Cocukken Kemaralti'nda kaybolduysaniz; (Ben üç yasimdayken kaybolmustum )
Babaniz "biz cocukken Konak'ta denize girerdik" hikayeleri anlatiyorsa;
Baska bir sehirdeyken insanlarin giyimleri ve davranislari size ters
geliyorsa;
Etrafinizda sortlu, mini etekli, askili giysili kizlar ve sortlu, kupeli
erkekler gormek dikkatinizi cekmiyorsa;
Kordon'un eski halini hatirliyorsaniz;
Saat Kulesi'nin deniz kenarinda oldugu zamani hatirliyorsaniz;
Pizzaniza ketcap ve/veya mayonez dokuyorsaniz;
Bir kere bile YKM'nin onunde bulusup sinemaya gittiyseniz;
En az bir yabanci dil biliyorsaniz ve gunluk hayatinizda turistlere
alisiksaniz;
Kampus denilince akliniza sadece Ege Universitesi'nin kampusu geliyorsa;
Cuzdaninizda en az bir tane Kentkart varsa;
Cevrenizde birilerinin Karsiyaka ve Izmir'in geri kalanini karsilastirdigini
duyunca kulak kabartiyor ve hatta itiraz ediyorsaniz;
Izmir'in cevresindeki yazlik beldelerde biyikli, gobekli Ankarali ve
Istanbullulari gormek sizi rahatsiz ediyorsa;
Mahsun Kirmizigul ile Alisan'i ayirt edemiyorsaniz;
En son gittiginiz milli macin tarihini hatirlamiyorsaniz;
Basketbolu futboldan daha cok seviyorsaniz;
Yaya gecidi kavramindan habersizseniz;
Kusadasi'na ADA diyorsaniz;
Ugrak ve Bahane'nin yerini biliyorsaniz;
Izmir'de sadece iki McDonald's olan zamanlari hatirliyorsaniz;
Montro ve Lozan, size Avrupa sehirlerini hatirlatmiyorsa;
Toplumsal sevinclerde ve kutlamalarda akliniza gidilecek sadece tek bir
bulusma yeri geliyorsa;
Otobuste size biletini ya da kentkartini veren kisi karsiliginda para
almamakta israr ediyorsa;
Her yil okulun ilk haftasi elinizde listeyle Sevgi Yolu'na gidiyorsaniz;
Yolda biriyle carpisinca digerinin hatasi olmasina ragmen refleks olarak
gulumseyip ozur diliyorsaniz;
Trafikte 34 plakali suruculerden sikayetciyseniz;
Yengen deyince akliniza yiyecek bir seyler geliyorsa;
Konak Meydani'nda vapura giden yoldaki cesmeden bir kez bile su icmisseniz;
Kordon'da gunesin batisini izlemenin bir ayricalik oldugunu dusunuyorsaniz;
"Okulu asmak" ya da "okulu kirmak" yerine "okulu ekmek" diyorsaniz;
Fuar denilince akliniza lunapark geliyorsa;
Size dogru yaklasan bir kamera ile mikrofon gorunce hizli adimlarla yolunuzu
degistiriyorsaniz;
Evinize en fazla 100 m uzaklikta bir Tansas magazasi varsa;
Baska bir sehre gittiginizde orada yasayanlara aciyorsaniz;
Goztepe, Cankaya, Bahcelievler isimlerinin sadece Izmir'de kullanildigini
saniyorsaniz;
Uzaktayken "Aahh simdi Izmir'de olsaydim..." diyorsaniz;
Siz İzmir lisiniz demektir...
Eger Kordon dendiginde akliniza elektrikli ev aletlerinin disinda
bir yer ismi geliyorsa ;
Korfez kokusu nedir biliyorsaniz ;
Hilton'un yapildigi tarihi hatirlayabiliyorsaniz ;
Fame City' de deliler gibi eglenip (yasiniza bakmadan) ciktiginizda
"vay be, bizim de bir gokdelenimiz var" dediyseniz;
"TAM 35" ve "35 BUCUK" kavramlari size birsey ifade ediyorsa ;
"Gevrek", "Cigdem", "Domat", "Nohut" gibi kavramlari kullaniyorsaniz ;
"Boyoz" kelimesi size biseyler hatirlatiyorsa;
Arapsaci, turpotu, dalagan, istifno, ebegumeci denizborulcesi...........
nedir biliyorsaniz ;
Konusurken arada bir diliniz, siz istemeseniz de "geliyom, gidiyom, gelcen,
yapcan, etcen"
seklinde surcebiliyorsa ; (Bakiniz Funda Hanim; Izmir'li oldugumuz için böle
konusuyoz )
Hidirellez denince sokaklarda yakilan atesler akliniza geliyorsa
(Izmir disindaki sehirlerin belli basli alanlari disinda ates yakilmazmis;
halbuki Izmir'de sokaklarda ates yakilir)
Behcet Uz'un kim oldugunu biliyorsaniz ;
Attila Ilhan, Can Yucel, Sezen Aksu isimlerini duydugunuzda soyle bi
kabariyorsaniz ;
Simdiye kadar kac kisinin "korfezi temizleyecegim" dedigini
hatirlayabiliyorsaniz ;
Simdiye kadar bir kere bile olsa Sevinc'in onunde bulustuysaniz veya
Sevinc'te "kup" yediyseniz ;
Universite denince akliniza iki tane, ozel okul (kolej) denince de sayili
isim geliyorsa ;
Sicakkanliysaniz ;
Parasut kulesinden atladiysaniz ya da atlayan tanidiklariniz varsa ;
Fuar'daki golde kugulara bindiyseniz ;
Her sene Agustos'un sonunda fuara giderek " bir kac unlu gorsek bari"
diyorsaniz ;
Hicbir zaman bir yere gec kalma korkusu yasamadiysaniz ;
Her yil 9 Eylul'de Turk Yildizlari'ni canli izliyorsaniz;
Hayatinizin onemli bir bolumu belediye otobuslerinde geciyorsa;
Nisan - ekim aylari arasinda haftasonlarini Guzelbahce, Urla, Seferihisar,
Cesme, Inciralti, Sahilevleri,
Mordogan, Karaburun, Gumuldur, Kusadasi, Dikili, Foca vb.'de geciriyorsaniz;
Cocukken Kemaralti'nda kaybolduysaniz; (Ben üç yasimdayken kaybolmustum )
Babaniz "biz cocukken Konak'ta denize girerdik" hikayeleri anlatiyorsa;
Baska bir sehirdeyken insanlarin giyimleri ve davranislari size ters
geliyorsa;
Etrafinizda sortlu, mini etekli, askili giysili kizlar ve sortlu, kupeli
erkekler gormek dikkatinizi cekmiyorsa;
Kordon'un eski halini hatirliyorsaniz;
Saat Kulesi'nin deniz kenarinda oldugu zamani hatirliyorsaniz;
Pizzaniza ketcap ve/veya mayonez dokuyorsaniz;
Bir kere bile YKM'nin onunde bulusup sinemaya gittiyseniz;
En az bir yabanci dil biliyorsaniz ve gunluk hayatinizda turistlere
alisiksaniz;
Kampus denilince akliniza sadece Ege Universitesi'nin kampusu geliyorsa;
Cuzdaninizda en az bir tane Kentkart varsa;
Cevrenizde birilerinin Karsiyaka ve Izmir'in geri kalanini karsilastirdigini
duyunca kulak kabartiyor ve hatta itiraz ediyorsaniz;
Izmir'in cevresindeki yazlik beldelerde biyikli, gobekli Ankarali ve
Istanbullulari gormek sizi rahatsiz ediyorsa;
Mahsun Kirmizigul ile Alisan'i ayirt edemiyorsaniz;
En son gittiginiz milli macin tarihini hatirlamiyorsaniz;
Basketbolu futboldan daha cok seviyorsaniz;
Yaya gecidi kavramindan habersizseniz;
Kusadasi'na ADA diyorsaniz;
Ugrak ve Bahane'nin yerini biliyorsaniz;
Izmir'de sadece iki McDonald's olan zamanlari hatirliyorsaniz;
Montro ve Lozan, size Avrupa sehirlerini hatirlatmiyorsa;
Toplumsal sevinclerde ve kutlamalarda akliniza gidilecek sadece tek bir
bulusma yeri geliyorsa;
Otobuste size biletini ya da kentkartini veren kisi karsiliginda para
almamakta israr ediyorsa;
Her yil okulun ilk haftasi elinizde listeyle Sevgi Yolu'na gidiyorsaniz;
Yolda biriyle carpisinca digerinin hatasi olmasina ragmen refleks olarak
gulumseyip ozur diliyorsaniz;
Trafikte 34 plakali suruculerden sikayetciyseniz;
Yengen deyince akliniza yiyecek bir seyler geliyorsa;
Konak Meydani'nda vapura giden yoldaki cesmeden bir kez bile su icmisseniz;
Kordon'da gunesin batisini izlemenin bir ayricalik oldugunu dusunuyorsaniz;
"Okulu asmak" ya da "okulu kirmak" yerine "okulu ekmek" diyorsaniz;
Fuar denilince akliniza lunapark geliyorsa;
Size dogru yaklasan bir kamera ile mikrofon gorunce hizli adimlarla yolunuzu
degistiriyorsaniz;
Evinize en fazla 100 m uzaklikta bir Tansas magazasi varsa;
Baska bir sehre gittiginizde orada yasayanlara aciyorsaniz;
Goztepe, Cankaya, Bahcelievler isimlerinin sadece Izmir'de kullanildigini
saniyorsaniz;
Uzaktayken "Aahh simdi Izmir'de olsaydim..." diyorsaniz;
Siz İzmir lisiniz demektir...
Bir Diğer İzmir Yazımız ;
- Resim Silinmiş.
Türkiye’den sıkıldığım zaman İzmir’e giderim ben. Simite gevrek deriz biz... Çekirdeğe çiğdem. Kordon elektrik aleti değildir. Kumru da kuş değildir bizim için... Yengen’i yeriz. Sen sigorta dersin... Biz asfalya deriz. Uzatmayız... Gidiyom geliyom deriz.
Evimiz isterse 800 metrekare olsun, balkonda otururuz. Hıdrellez filan gibi mazeretler uydurur, sabaha kadar sokaklarda içeriz.
İzmir'e olan aşkımı bir kez daha dile getirmek istediğim ^^ hayatınızda birkez olsun gelip görün burayı anlatılanların fazlasına şahit olacaksınız.
Paraşüt kulesinden atlamayana kız vermezler; kızlarımızı da tavlayamazsın ha... Canı çekerse, o seni tavlar!
Bak iddia ediyorum, okey şampiyonası düzenlense, İzmirli kadınlar alır kupayı... Erkekleriyle kahveye giderler çünkü... Şaşırdın di mi? Al buna da şaşır, nargile içerler... Askılı giyerler, şortla gezerler, öküz gibi bakarsan, bi çakar, bi de duvardan yersin... Gönül Yazar’ız, Sezen Aksu’yuz; bir gül takıp da saçlarına, çıktı mı deprem sanırdın kantosuna, Karantinalı Despina’yız... Sensin Varoş! Biz tenekeli mahallede bile el ele gezeriz.
Erkeklerimiz de fena değildir hani... Detaya girmeyeyim, Ayhan Işık, Metin Oktay, Mustafa Denizli mesela, bi fikir verir sana... Ertuğrul Özkök’ün kırdığı cevizleri okuyoruz; eşi kafasına ütü atmış...
Hava güzel, daralırız, okulu ekeriz. Mezun olduktan sonra öğretmeniyle kadeh tokuşturmayan öğrenciyi zor bulursun İzmir’de. Siz sembol diyorsunuz ama, saat kaç diye Saat Kulesi’ne bakanı bulamazsın, altında buluşanlar bile zahmet edip kafasını kaldırmaz!
Rahatızdır... Çocukları Kemeraltı’da kaybederiz, alışverişe devam ederiz, esnaftan biri bulup getirir, çıkışta Kemeraltı Karakolu’ndan alırız... Ağlayıp zırlamak bi yana, çoğu dondurmayı bitirmediği için ayrılmak istemez karakoldan, iyi mi...
Aceleye gelemeyiz! Bir sene önceden duyurmaya başla, de ki, 22 Ağustos saat 20’de tiyatro başlıyor... 20.30’da geliriz... Sanatçılar da İzmirliyse, tiyatro zaten 21’de filan başlar...
35’imiz var. 35 buçuğumuz da var. Arkadan sirenleriyle isterse Cumhurbaşkanı gelsin, bana mı sordu, tarladan gitsin, makam arabasına yol vermeyiz.
Spoiler
İzmir'e olan aşkımı bir kez daha dile getirmek istedim ^^ hayatınızda birkez olsun gelin görün İzmir'i ne kadar anlatılmaya çalışılsada anlatılmaz yaşanır.