1. Reklam


    1. kyra
      viki
      Tenda
      lastworld
      silkroadcilar
      3

Bizim çocukluğumuz


  1. NiNCaSu

    NiNCaSu olduser

    Kayıt:
    26 Ekim 2007
    Mesajlar:
    4.483
    Beğenilen Mesajlar:
    6
    Ödül Puanları:
    48
    Meslek:
    Keşke hep çocuk kalsak,kalplerimiz yerine dizlerim
    Şehir:
    Depresif CollaTeraL
    [​IMG]

    Bizim çocukluğumuzda annelerimiz çalışmazdı.
    Okuldan eve geldiğimde boynumdaki anahtarla kapıyı hiç açmadım.
    Hatta Babamın bile anahtarı yoktu.
    Annem evimizin bir parçası gibiydi, hep evdeydi.
    Her yere birlikte giderdik, zaten öyle çok da gidilecek bir yer yoktu ki. . .

    En büyük eğlencemiz sokaklarda oynamaktı.
    Sokakta oynamak diye bir kavram vardı yani.
    Cafelerde, alış veriş merkezlerinde buluşmazdık.
    Okula arkadaşlarımızla gider, birlikte çıkar, oynaya, zıplaya yürüyerek gelirdik.

    Servis falan yoktu. Ayakkabılarımız eskirdi.
    Hatta öyle olurdu ki; çantalarımızı kaldırımlara koyar oyuna bile dalardık.
    Annelerimiz bu durumu bildiklerinden kardeşlerimizle bizlere ekmek arası bir şeyler hazırlar gönderirdi.
    Mahallemizdeki teyzeler Annemiz gibiydi.
    Susayınca girer evlerine su içerdik.
    Ya da pencereden bize bir sürahi bir bardak uzatırlar, hepimiz aynı bardaktan kana kana içerdik.
    Kısacacı evine gidip gelen elinde mutlaka yiyecekle dönerdi.
    Anneleri o arada çocuğuna verdiği şeyden bizlere de gönderirdi.
    Bu bazen bir kurabiye, bazen bir meyve olurdu.

    Cebimizde harçlığımız olduğunda düşmesin diye çıkarır çantamızın üstüne koyar oyun bitince geri alırdık.
    Çok garip ama kimse almazdı. Sokaklarımız evimiz kadar güvenli idi.
    Düşünce kaldırırlar, kavga edince barıştırırlardı bizi...
    Polisler gelmezdi kavgalarımıza, zabıtlar tutulmazdı.
    Sonra kavgalarımız da öyle ustura, falçata ile olmaz,
    onlar nedir bilmezdik bile, asla kanla falan da bitmezdi,
    en fazla saçlarımızdan çeker, hayvan adları sayar, tekme atar, yine oyuna dalardık.

    Birbirimizin suyundan içer, elmasına diş atardık.
    Misket oynamaktan parmaklarımız kanar yine de mikrop kapmazdık.
    Azar işitip, acillere taşınmazdık.
    Düşerdik ekmek çiğner basarlardı alnımıza, oyuna devam ederdik.
    Röntgenlere, ultrasonlara girmezdik.

    Ben bizim çocukluğumuzu çok özledim.
    Sokaklarımız ruhsuzlaştı sanki.
    Komşumu tanımıyorum ama evinin camında,
    temizliğe gelen kadını haftada bir görür kolay gelsin der konuşurum.
    Onun dışında orada kim oturur hiç bilmem.
    Evimizi kendimiz temizlerdik, kapı silmece ;
    bilmem kaç kuruş hepimizin elinde bezler güle oynaya bitirirdik işleri.
    Evlerimiz var, içinde yaşayan yok.
    Parklarımız var, içinde oynayan çocuk yok.
    Ama her yıl sökülüp yenilenen kaldırımlar, lüks binalar,
    ışıl ışıl vitrinler, girip çıkan yapay insanlar...
    Ruh yok, buz gibi buz, bu biz değiliz..

    Tahta iskemlelerimizde oturan yaşlılarımız,
    onlara dede, nene diye hatırını soran çocuklarımız yok oldu.
    Ben kapılarında ' vale ' lerin, ' bady ' lerin beklediği yerlerden hep korkmuş çekinmişimdir.
    Kapısını çarparak örtüyor diye çocuğuna kızıp,
    taksidini bitiremediği arabanın anahtarını, hiç tanımadığı birine vermek ters gelir bana.
    Benim değildir bu kültür. Ne ruhuma, ne kültürüme ne de cüzdanıma hitap eder.
    Nedir bunlar?
    Reklamlarla desteklenen beyni, ruhu ele geçirilmiş insanlar olduk.

    Birbirimize yabancı, yalnızlıklarımızla yaşar olduk.
    İyi de neden böyle olduk ?
    Biz mi istemiştik? Yoksa birileri mi böyle istedi?..
    "Her toplum hakettiği gibi yönetilir" derler ya, hakettiği gibi de yaşar diyelim mi ?
     
  2. lemonade

    lemonade exlmanager

    Kayıt:
    3 Ocak 2009
    Mesajlar:
    11.383
    Beğenilen Mesajlar:
    24
    Ödül Puanları:
    48
    Meslek:
    студент
    Şehir:
    Белгород
    Slow şarkı esliginde baya hüzünlendim:/
    Bu anlatilanlari yasamak icin cok buyuk olmaya gerek yok bilgisayarin yaygin olmadigi 2000 li yillardan once yasamak yeterli.Herseyimi verirdim tekrar o gunlere donmek icin
     
  3. NiNCaSu

    NiNCaSu olduser

    Kayıt:
    26 Ekim 2007
    Mesajlar:
    4.483
    Beğenilen Mesajlar:
    6
    Ödül Puanları:
    48
    Meslek:
    Keşke hep çocuk kalsak,kalplerimiz yerine dizlerim
    Şehir:
    Depresif CollaTeraL
    Herkeze yaşamak nasip olmaz ben yaşadım çok şükür çoğunu.
     
  4. CosmicGate

    CosmicGate rank8

    Kayıt:
    23 Nisan 2010
    Mesajlar:
    1.869
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Ödül Puanları:
    38
    alkis: Eline sağlık hüseyin abim
     
  5. Wax Whine

    Wax Whine Admin

    Kayıt:
    9 Eylül 2007
    Mesajlar:
    17.587
    Beğenilen Mesajlar:
    17
    Ödül Puanları:
    38
    Şehir:
    Taksim/İST.
    Bizim cocuklugumuz cocukluktu. En sanslı nesiliz sanırım 85-90lılar olarak. Cocuklugumuzu doya doya yasadık, resit oldugumuzda da teknoloji ile... Annem bana bir sey icin kırıldıgında odama gider nasıl düzeltirim diye düsünürdüm simdikiler gibi laptop basına gecip barbie giydirmece oynamazdım.
     
  6. Lenneth

    Lenneth Admin

    Kayıt:
    11 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    20.440
    Beğenilen Mesajlar:
    13
    Ödül Puanları:
    38
    Meslek:
    Tekstil
    Şehir:
    İstanbul
    Cidden ahlar, vahlar, tühler çekerek okudum. Gerçekten o kadar değiştik, o kadar değiştirildik ki.. Anlatması güç. 3 yaşındaki kardeşimin laptopun karşısına geçip kendisine Caillou çizgi filmlerini açmasına bir yandan hayretle, diğer yandan acıyarak bakıyorum.

    Hatırladım da, bi Kıymet Teyze vardı mahallemizde. Mahallenin muhtarı diye dalga geçerdik. En güzel maçlarımızı üzerimize soğuk su dökerek bölerdi, ama hepimizi evladı gibi severdi. Kıyamıyordu ama, yaşlıydı işte. Kafa kaldırmıyordu. Geçenlerde vefat ettiğini duydum, inanın o üzerimize yıllarca döktüğü soğuk sular, bir anda vücudumdan dışarı gözyaşı olarak çıktı. Ne diyeyim ki, Allah çocuklarımızın yardımcısı olsun..
     
  7. Rewind

    Rewind exlmanager

    Kayıt:
    1 Ekim 2007
    Mesajlar:
    9.465
    Beğenilen Mesajlar:
    31
    Ödül Puanları:
    58
    Şehir:
    New York
    teknolji bu hale getirdi bizi daral:
     
  8. Toxic

    Toxic CG

    Kayıt:
    12 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    738
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Ödül Puanları:
    18
    Meslek:
    Doğalgazcı
    Şehir:
    Tokyo
    Bende o günlere gitmek için her şeyimi verirdim.Abilerim anlatıyor eskiden bahçede çeşitli oyunlar , oyuncak tabancalarla mahalle savaşları , bahçemizde ağaçların tepesinden tarzanlıklar ... gerçekten silkroad vb. oyunlardan kat kat iyidir.keşke 1990 larda olsaydık.
     
  9. Temet Nosce

    Temet Nosce globalmod

    Kayıt:
    24 Ocak 2009
    Mesajlar:
    3.295
    Beğenilen Mesajlar:
    13
    Ödül Puanları:
    38
    Meslek:
    Öğrenci
    Şehir:
    Boston/Massachusetts


    Bunu paylaşasım geldi :!!&%&!
     
    Son düzenleme yönetici tarafından yapıldı: 28 Ekim 2015
  10. Xperyon

    Xperyon Bilgiliyim

    Kayıt:
    27 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    2.550
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    PC Donanım teknik destek.
    Şehir:
    TürkTelekomArena
    Bana göre insanın çocukluk zamanları dünyada yaptığı ve yapıcağı en saçma hareketleridir.En dengesiz olunan yıllar yani bazıları anlatmak istediğimi anlar.Kişiliğin oturmadığı yıllar yani en kötü zamandı.Kimse üstüne almasın yazimde baştan gürültü olmasın :)
     
  11. Lenneth

    Lenneth Admin

    Kayıt:
    11 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    20.440
    Beğenilen Mesajlar:
    13
    Ödül Puanları:
    38
    Meslek:
    Tekstil
    Şehir:
    İstanbul
    @melkor

    Bahsettigimiz yaslar 14-15 yaslar degil, 8-9 yaslar. Gunah islemeyi bilmedigimiz, herseyi icimizden gelerek yaptigimiz yaslar.