Kayıt
26 Ekim 2007
Mesajlar
4.493
Beğeniler
10
Şehir
Depresif CollaTeraL


Bizim çocukluğumuzda annelerimiz çalışmazdı.
Okuldan eve geldiğimde boynumdaki anahtarla kapıyı hiç açmadım.
Hatta Babamın bile anahtarı yoktu.
Annem evimizin bir parçası gibiydi, hep evdeydi.
Her yere birlikte giderdik, zaten öyle çok da gidilecek bir yer yoktu ki. . .

En büyük eğlencemiz sokaklarda oynamaktı.
Sokakta oynamak diye bir kavram vardı yani.
Cafelerde, alış veriş merkezlerinde buluşmazdık.
Okula arkadaşlarımızla gider, birlikte çıkar, oynaya, zıplaya yürüyerek gelirdik.

Servis falan yoktu. Ayakkabılarımız eskirdi.
Hatta öyle olurdu ki; çantalarımızı kaldırımlara koyar oyuna bile dalardık.
Annelerimiz bu durumu bildiklerinden kardeşlerimizle bizlere ekmek arası bir şeyler hazırlar gönderirdi.
Mahallemizdeki teyzeler Annemiz gibiydi.
Susayınca girer evlerine su içerdik.
Ya da pencereden bize bir sürahi bir bardak uzatırlar, hepimiz aynı bardaktan kana kana içerdik.
Kısacacı evine gidip gelen elinde mutlaka yiyecekle dönerdi.
Anneleri o arada çocuğuna verdiği şeyden bizlere de gönderirdi.
Bu bazen bir kurabiye, bazen bir meyve olurdu.

Cebimizde harçlığımız olduğunda düşmesin diye çıkarır çantamızın üstüne koyar oyun bitince geri alırdık.
Çok garip ama kimse almazdı. Sokaklarımız evimiz kadar güvenli idi.
Düşünce kaldırırlar, kavga edince barıştırırlardı bizi...
Polisler gelmezdi kavgalarımıza, zabıtlar tutulmazdı.
Sonra kavgalarımız da öyle ustura, falçata ile olmaz,
onlar nedir bilmezdik bile, asla kanla falan da bitmezdi,
en fazla saçlarımızdan çeker, hayvan adları sayar, tekme atar, yine oyuna dalardık.

Birbirimizin suyundan içer, elmasına diş atardık.
Misket oynamaktan parmaklarımız kanar yine de mikrop kapmazdık.
Azar işitip, acillere taşınmazdık.
Düşerdik ekmek çiğner basarlardı alnımıza, oyuna devam ederdik.
Röntgenlere, ultrasonlara girmezdik.

Ben bizim çocukluğumuzu çok özledim.
Sokaklarımız ruhsuzlaştı sanki.
Komşumu tanımıyorum ama evinin camında,
temizliğe gelen kadını haftada bir görür kolay gelsin der konuşurum.
Onun dışında orada kim oturur hiç bilmem.
Evimizi kendimiz temizlerdik, kapı silmece ;
bilmem kaç kuruş hepimizin elinde bezler güle oynaya bitirirdik işleri.
Evlerimiz var, içinde yaşayan yok.
Parklarımız var, içinde oynayan çocuk yok.
Ama her yıl sökülüp yenilenen kaldırımlar, lüks binalar,
ışıl ışıl vitrinler, girip çıkan yapay insanlar...
Ruh yok, buz gibi buz, bu biz değiliz..

Tahta iskemlelerimizde oturan yaşlılarımız,
onlara dede, nene diye hatırını soran çocuklarımız yok oldu.
Ben kapılarında ' vale ' lerin, ' bady ' lerin beklediği yerlerden hep korkmuş çekinmişimdir.
Kapısını çarparak örtüyor diye çocuğuna kızıp,
taksidini bitiremediği arabanın anahtarını, hiç tanımadığı birine vermek ters gelir bana.
Benim değildir bu kültür. Ne ruhuma, ne kültürüme ne de cüzdanıma hitap eder.
Nedir bunlar?
Reklamlarla desteklenen beyni, ruhu ele geçirilmiş insanlar olduk.

Birbirimize yabancı, yalnızlıklarımızla yaşar olduk.
İyi de neden böyle olduk ?
Biz mi istemiştik? Yoksa birileri mi böyle istedi?..
"Her toplum hakettiği gibi yönetilir" derler ya, hakettiği gibi de yaşar diyelim mi ?
 
Kayıt
3 Ocak 2009
Mesajlar
12.027
Beğeniler
301
Şehir
Белгород
Slow şarkı esliginde baya hüzünlendim:/
Bu anlatilanlari yasamak icin cok buyuk olmaya gerek yok bilgisayarin yaygin olmadigi 2000 li yillardan once yasamak yeterli.Herseyimi verirdim tekrar o gunlere donmek icin
 
Kayıt
26 Ekim 2007
Mesajlar
4.493
Beğeniler
10
Şehir
Depresif CollaTeraL
Lemonade demiş ki:
Slow şarkı esliginde baya hüzünlendim:/
Bu anlatilanlari yasamak icin cok buyuk olmaya gerek yok bilgisayarin yaygin olmadigi 2000 li yillardan once yasamak yeterli.Herseyimi verirdim tekrar o gunlere donmek icin
Herkeze yaşamak nasip olmaz ben yaşadım çok şükür çoğunu.
 
Kayıt
9 Eylül 2007
Mesajlar
17.594
Beğeniler
29
Şehir
Taksim/İST.
Server
Aspendos
Takımı
Besiktas
Bizim cocuklugumuz cocukluktu. En sanslı nesiliz sanırım 85-90lılar olarak. Cocuklugumuzu doya doya yasadık, resit oldugumuzda da teknoloji ile... Annem bana bir sey icin kırıldıgında odama gider nasıl düzeltirim diye düsünürdüm simdikiler gibi laptop basına gecip barbie giydirmece oynamazdım.
 
Kayıt
11 Mayıs 2007
Mesajlar
20.770
Beğeniler
256
Şehir
İstanbul
Takımı
Besiktas
Cidden ahlar, vahlar, tühler çekerek okudum. Gerçekten o kadar değiştik, o kadar değiştirildik ki.. Anlatması güç. 3 yaşındaki kardeşimin laptopun karşısına geçip kendisine Caillou çizgi filmlerini açmasına bir yandan hayretle, diğer yandan acıyarak bakıyorum.

Hatırladım da, bi Kıymet Teyze vardı mahallemizde. Mahallenin muhtarı diye dalga geçerdik. En güzel maçlarımızı üzerimize soğuk su dökerek bölerdi, ama hepimizi evladı gibi severdi. Kıyamıyordu ama, yaşlıydı işte. Kafa kaldırmıyordu. Geçenlerde vefat ettiğini duydum, inanın o üzerimize yıllarca döktüğü soğuk sular, bir anda vücudumdan dışarı gözyaşı olarak çıktı. Ne diyeyim ki, Allah çocuklarımızın yardımcısı olsun..
 

Toxic

CG
Kayıt
12 Mayıs 2009
Mesajlar
735
Beğeniler
1
Şehir
Tokyo
Takımı
Galatasaray
Bende o günlere gitmek için her şeyimi verirdim.Abilerim anlatıyor eskiden bahçede çeşitli oyunlar , oyuncak tabancalarla mahalle savaşları , bahçemizde ağaçların tepesinden tarzanlıklar ... gerçekten silkroad vb. oyunlardan kat kat iyidir.keşke 1990 larda olsaydık.
 

Xperyon

Bilgiliyim
Kayıt
27 Temmuz 2011
Mesajlar
2.547
Beğeniler
0
Şehir
TürkTelekomArena
Bana göre insanın çocukluk zamanları dünyada yaptığı ve yapıcağı en saçma hareketleridir.En dengesiz olunan yıllar yani bazıları anlatmak istediğimi anlar.Kişiliğin oturmadığı yıllar yani en kötü zamandı.Kimse üstüne almasın yazimde baştan gürültü olmasın :)
 
Kayıt
11 Mayıs 2007
Mesajlar
20.770
Beğeniler
256
Şehir
İstanbul
Takımı
Besiktas
@melkor

Bahsettigimiz yaslar 14-15 yaslar degil, 8-9 yaslar. Gunah islemeyi bilmedigimiz, herseyi icimizden gelerek yaptigimiz yaslar.
 
Yukarı Alt