1. Reklam


    1. joysro
      ledas
      ix2
      leon
      kingsofsro
      aelyria

İntibah Romanı İncelemesi


  1. Slim Shady

    Slim Shady   rank8

    Kayıt:
    15 Nisan 2012
    Mesajlar:
    2.909
    Beğenilen Mesajlar:
    8
    Ödül Puanları:
    48
    Meslek:
    Öğrenci
    Şehir:
    İzmir-Kınık/Manisa-Akhisar

    Envanter:

    İNTİBAH ROMANININ İNCELENMESİ
    A-Romanı Şekil Yönüyle İnceleme
    1-Romanın adı: İntibah
    2-Romanın yazarı: Namık KEMAL
    3-Romanın basıldığı yer ve tarih: Ekim 2004
    4-Romanın yayınevi: Eflatun yayınları
    5-Romanın ebatları: 15,5x16,5 CM
    6-Romanın sayfa sayısı:187
    B-Romanı içerik yönüyle inceleme

    1-Olayın Özeti
    Ali Bey zengin bir ailenin tek çocuğudur.Özel eğitim ve öğretimle yetiştirilmiş, bir çok dil bilen yirmi bir yaşındaki yakışıklı bir delikanlıdır.Gösterişi seven, ince, kibar bir gençtir.
    Babasının ölümünü bir türlü kabullenemeyen Ali Bey içine kapanır.Annesi çocuğunun bu haline üzüldüğünden bu içine kapanmasını engellemek amacıyla onu Çamlıca'ya gezintilere götürür.
    Bir gün Çamlıca gezintisine çıktığında Mahpeyker isimli kadını görür ve ona aşık olur.Oysa bu kadın erkeklerle dost hayatı yaşayan zeki, akıllı, kurnaz ve erkeklere her istediğini yaptıran kötü bir kadındır.Ali Bey ile ilk, karşılaşmasında pek konuşmamışlardır, fakat başka bir gün buluşup konuşmuşlardır.Ali Bey evlilikten konu açınca Mahpeyker Ali'nin annesinin onu araştıracağını düşünerek, bunu reddeder.Daha sonra Ali Bey ile Mahpeyker dost hayatı yaşamaya başlar.Bu durumu öğrenen annesi Ali Bey'i Mahpeykerden kurtarmak amacıyla Dilaşub adında güzel bir cariye alır.Ama ne yazık ki Mahpeyker'in aşkı Ali Bey'in gözlerini kör etmiştir.Dilaşub ile ilgilenmez.Annesi, Ali Bey eve geldiğinde Ali Bey ile konuşur Mahpeyker ile ilgili ağır sözler söyler bunun üzerine Ali Bey evi terkedip Mahpeyker'in yanına gider.Bu sırada Mahpeyker kendisine para imkanı sağlayan Suriyeli aşığı Abdullah Efendiye gitmiştir.Ali Bey eve girer ve Mahpeyker'i bekler.Mahpeyker geldiğinde Ali Bey'e tekrar yalan atınca Ali Bey ile tartışırlar.Ali Bey'de konağa geri döner.Bu halde eve dönen Ali Bey'i Dilaşub teselli eder. Bu sırada onun güzelliğini fark eden Ali Bey kısa süre sonra Dilaşub ile evlenir.Mahpeyker ise bu sırada Ali Bey'in pişman olup ona geri döneceğini düşünür.Ali Bey'e mektuplar yazıp yollar ve en sonunda Ali Bey cevap yazar evlendiğini buradan öğrenir.Bu durumu içine sindiremeyen Mahpeyker kötü planlar kurmaya başlar ve Dilaşub'a iftira atar.Bunu bir mektupla gönderir fakat mektubu Dilaşub'un eline geçmiş ve Dilaşub mektubu yırtıp atmıştır.Daha sonra Abdullah Efendi ile bir plan kurup bu durumu Ali Bey'e duyururlar.Ali Bey sinirli ve kızgın bir şekilde eve gelir ve Dilaşub'u döver daha sonra kendiside fenalık geçirir.Doktor eve gelir ve durumunun nedenini öğrenir ve Ali Bey Dilaşub'un evden gitmesini ister evin hanımı çocuğunun iyiliği için Dilaşub'u esir tüccarına satar tüccarda Dilaşub'u Mahpeyker'e götürür.Mahpeyker Dilaşub'u hizmetçisi yapar.Dilaşub'a kötü davranır, aşağılar, küçük düşürür.Bundan sonra Ali Bey içkiye başlar ve tüm mal varlığını kısa sürede kaybeder.Buna dayanamayan annesi ölür.
    Ali Bey'e duyduğu kini bitmeyen Mahpeyker Abdullah Efendi ile bir plan hazırlar ve Ali Bey'i öldürmeyi planlar.
    Ali Bey'i Üsküdardaki bir dağ evine götürürler, bu sırada Mahpeyker'de Dilaşub'da oradadır.Hırvat adında Abdullah Efendi'nin adamı ve Mahpeyker bahçede dolaştığını gören Dilaşub Ali Bey'in yanına gider ve ona buradan uzaklaşmasını söyler ve Ali Bey kaçıp polise gider.
    Bu sırada Hırvat ve Mahpeyker Ali Bey'in odasına girer ve Ali Bey'i bulamayınca öteki odaya girer.Dilaşub Ali Bey'in paltosuna sarılmış yatarken Hırvat Dilaşub'u bıçaklar.Daha sonra polislerin geldiğini gören Mahpeyker saklanır.İçeri girdiğinde Ali Bey, Dilaşub'un cansız bedeniyle karşılaşır daha sonra Dilaşub'a saplı olan bıçağı alıp Mahpeyker'i öldürür.Yaralı olarak yakalanan Hırvat sorgusunda ölür.Ali Bey hapse girer arada annesi ve Dilaşub'un mezarını ziyarate gider.Üzüntüsünden, kahrından hastalanır ve altı ay sonra ölür.

    a-)Romanın olay örgüsü
    Ali'nin Mahpeyker'e aşık olmasıyla başlar.Annesinin Dilaşub'u bulmasıyla devam eder.Ali, Mahpeyker'den ayrılır ve Dilaşub ile evlenir.Bu durumdan hoşnut olmayan Mahpeyker bir plan hazırlar ve Dilaşub'a iftira atar ve Ali ile ayrılmasına neden olur.Dilaşub'u kendine hizmetli yapar.Ali'ye olan nefreti dinmediğinden dolayı Ali'yi öldürmeyi planlar fakat bir yanlışlık sonucu Dilaşub ölür, bunu gören Ali Mahpeyker'i öldürür ve hapse girer kısa süre sonra oda ölür.

    b-)Romanın Olay Örgüsünden Örnekler
    Mahpeyker ve Abdullah Efendi'nin planlarını uygulamaya koymuş.Ali Bey'de delikanlı ve yanındaki kişilerin konuşmalarını duymuşdur.Ali Bey bulunduğu, yerde adeta donmuş gibi hareketten uzak kalmıştı.Yolda düşüne düşüne gitmişti eve geldiğinde Dilaşub'ta valideside evde yoktu.Bu sırada hiçbir şeyden haberi olmadan validesiyle odaya girdi.Bey, hemen son nefesinde katilin ciğerini koparmaya saldıran yaralı asker gibi gayet asabi, gayet müthiş, son derece ani bir hamle ile Dilaşub'un zevk zamanlarından layıkıyla koklamaya kıyamadığı, o nazik saçlarına sarılarak ve ölüme yaklaşmışların halinde görülen hırıltılar kadar korkunç bir seda ile "Benlerini kime gösterdin fahişe! Davet mektubunu kime yazdın, lanet kadın!" diyerek kızın başını duvara öyle bir çarptı ki, vurmasıyla Dilaşub'un ağzından, burnundan siyah siyah kanlar akarak boylu boyunca yere uzanması bir oldu.

    2-Kişiler

    a-)Asıl Kişiler

    Ali Bey
    Fiziki Tasvirler:Yirmi bir-yirmi iki yaşlarında, delikanlı bir kişidir.
    Ruhi Tasvirler:Birkaç dil bilen, yetenekli, terbiyeli, bilgili, para harcamayı seven bir kişidir.

    Mahpeyker
    Fiziki Tasvirler:Siyaha çalan samuri saçları, düz kaşlı, yeşil gözlü, uzun kirpikli, irice çekme burunlu, ufak ağızlı, ateş gibi kırmızı dudaklara sahip olan bir kişidir.
    Ruhi Tasvirleri:Güzel, cazibeli, şehvetli, ahlaksız, terbiyesiz, namussuz bir kadındır.

    Dilaşub
    Fiziki Tasvirleri:Saçları sırma gibi parlak, alnı temiz, duru ve beyaz, kaşları kumrala yakın ve kalın yay gibi, gözü açık mavi, dudakları ince ve pembedir.
    Ruhi Tasvirleri:Güzel, ahlaklı, terbiyeli, şefkatli bir kişiliğe sahiptir.

    b-)Yardımcı Kişiler

    Fatma Hanım
    Fiziki Tasvirler:Yok.
    Ruhi Tasvirler:İyi niyetli, ahlaklı ve çocuğunu düşünen, iyi niyetli biridir.

    Mesut Efendi
    Fiziki Tasvirler:Yok.
    Ruhi Tasvirler:Ali Bey'in kalemden arkadaşı, arladaşını düşünen iyi niyetli biridir.

    Abdullah Efendi
    Fiziki Tasvirler:Yüzü çiçek bozuğu gibi esmer, gözleri hem perdeli hem çiğil, burnu iri, birkaç çürük dişi iğrençlik derecesine ulaşan ağzı geniş, bıyığı ve sakalı hayvan tüyüne benziyen bir kişidir.
    Ruhi Tasvirler:Suriyeli zengin, ahlaksız, yaşlı ve kadın düşkünü bir adamdır.

    Arif Bey
    Fiziki Tasvirler:Yok.
    Ruhi Tasvirler:İyi niyetli bir kişidir.

    c-)Kişiler Arasındaki İlişkiler

    Ali Bey:Romanın ana kahramanıdır.Zengin bir ailenin tek çocuğudur.

    Mahpeyker:Düşmüş bir sokak kadını ve güzelliği ile Ali Bey'i kendine aşık edip Ali Bey'in tüm servetini kaybettirecek derecede kendine bağlayan kadındır.

    Dilaşub:Ali Bey'in Mahpeyker'i unutması için eve alınan çok güzel, saf ve temiz kalpli bir cariyedir.

    Fatma Hanım:Ali Bey'in annesidir.

    Akif Bey:Ali Bey'in kalemden arkadaşıdır.

    Mesut Efendi:Ali Bey'in kalemden arkadaşı ve Dilaşub'u Fatma Hanım'a söyleyerek onu Ali Bey'in evine gelmesini sağlayan kişidir.

    Abdullah Efendi:Suriye'nin en ahlaksız alçaklarından olan ve Mahpeyker'e oturduğu evi alan ve ona para imkanı sağlayan kişidir.

    3-Olayın Geçtiği Mekanlar

    a-)Mekanlar ve Bu Mekanların Özellikleri
    Çamlıca:İstanbul'un müstesna noktasıdır.Sessiz, sakin, huzurlu bir yerdir.
    Kuzguncuk:Mahpeyker'in köşkünün bulunduğu yerdir.
    Üsküdar:Ali Bey'in öldürülmek üzere kaçırıldığı yerdir.

    b-)Mekanların Kahramanlarla İlişkisi:
    Çamlıca:Ali Bey'in huzur bulmak, dinlenmek için gittiği yer ve Mahpeyker ile tanıştıkları yerdir.
    Kuzguncuk:Mahpeyker'in evinin bulunduğu yer ve Ali Bey ile birlikte vakit geçirdikleri yerdir.
    Üsküdardaki Bağ:Dilaşub ve Mahpeyker'in öldüğü yer.

    4-Zaman
    Mevsim belirtilmiyor.
    Olaylar hem gece hem de gündüz geçiyor.
    Geceye örnek: Mahpeyker ile Ali Bey'in birlikte oldukları zaman.
    Gündüze örnek: Dilaşub'a atılan iftirayı öğrenip eve geldiği ve Dilaşub'u dövdüğü zamandır.

    5-Anlatıcının Bakış Açısı
    İlahi Bakış Açısı:Metinlerde, anlatıcı ilahi konumlardadır.
    İlahi konumdaki anlatıcı olayları anlatırken kahramanların geçmişlerini, hayallerini, geleceklerini, rüyalarını bilir.

    Örnek:Ona göre ise hem yalan söylemek hemde ilk yalan ile dünyada herkesten aziz bildiği validesini aldatmak ölmekten beter bir azap idi.Lakin zavallı ne yapsın!Doğduğu günden beri alıştığı utanmayı birden bire terk ederek kendisi için kutsal olan bir kadına nasıl gerçek durumunu açıklayabilirdi.

    6-Dil ve Anlatım Özellikleri

    a-)Anlatım Türleri

    Öyküleyici Anlatım: Okuyucu öyküleyici anlatımla olayın içine çekilir, olayın içinde yaşatılır.Bir hareket vardır.Olaylar bir tema etrafında düzenlenir ve olay örgüsü, olay zinciri oluşur.

    Örnek:Öyle bir vakitte kalem kimin aklına gelir? Çeşmenin yanındaki ağacın altında bir sandalyeye oturdu vaktinin bir kısmını sevdiği yabancılar arasında görmüş aşık gibi şaşkınlık içinde geçirdi.Öyle ki: Yüzündeki renksizliğe bakılırsa taş kesilmiş zannedilirdi.Ondan sonra birdenbire yüzü kızarmaya başladı, vücudunun her yeri başka bir ümitle dolu olarak fırladı.Sevdiği ile buluşma vaktini geçirmiş aşık gibi şiddetle, süratle efrafı dolaştı, yüzündeki ateşe ve heyecana bakılsa aralara insan şeklinde bir yıldırım düşmüş zannedilirdi.

    Betimleyici Anlatım:Bir şeyi göz önünde canlandıracak biçimde anlatmaktır.Yani okuduğumuz parça zihnimizde bir resim çiziyorsa betimleme yapılmıştır diyebiliriz.Betimleyici anlatım bir tablonun tasviri gibidir.

    Örnek:Dilaşub, saçlarını sırma gibi parlak, sarı alnı temiz vicdanının aynadaki yansıması denecek kadar duru beyaz, kaşları zülfüne nispetle biraz kumrala yakın biraz kalın olmakla beraber biraz da yay gibi, gözü açık mavi, sedaya düşecek derecede mahmur, çehresi aşıkane bir soluk beyaz üzerine güzel bir gül pembeliğine yakın renk ile süslü, burnunun rengindeki temizlik ile uyumundaki hoşluk, açılmasına bir gün kalmış bir zambak parçasına benzer; dudaklarının gerek inceliği ve gerek pembeliğinin parlaklığı, birbirine sarılmış iki gül yaprağını andırarak, aralarında inci dişleri şebnem damlası gibi görünür; çenesi daha yaprakları perişan olmamış bir beyaz katmer gül zannedilir; hele boynu şeffaflığından dolayıdamarlarının dışa vuran hoş rengiyle o derece parlak görünüyordu ki, parlaklığıyla ona eşit olabilir.

    b-)Dil ve Üslüp

    Akılcılık:Anlatımın pürüssüz olması, hiçbir engel uğramadan akıp gimesi demektir.

    Örnek: Çocuk on yaşında iken birkaç dil bilir, edebiyatçılar arasında yeni yetişenlerin en yeteneklilerinden kabul edilebilir. Hele babasının bizim taraflarda benzeri pek az görülen, yumuşaklık ve şefkatli, fıtratında olan saflik ve nezakete o kadar kuvvet vermişti ki terbiyesine, davranışlarına bakan kendine adeta bir melek zannederdi.

    Duruluk:Anlatımda gereksiz sözcüğün bulunmamasıdır.Güzel ve etkili bir anlatımda gereksiz ek ve ya söz tekrarlarına yer verilmez.

    Örnek:Bu defa ki teklifler daima Abdullah Efendi tarafından geldi. Mahpeyker ise hepsini ısrarla reddetti. Konuşma bir saat kadar sürdükten sonra Abdullah Efendi: "Size altı ay zaman!11 Beyinizle istediğiniz gibi eğleniniz. İsterseniz sokağımda bile geçmeyiniz! Buna rağmen para yardımını kesmeyeceğim."

    Akılcılık: Anlatımın hiçbir tartışmaya yol açmadan, tek bir yargıyı açıkça ifade etmesidir. Açık anlatımdan birden çok yorum çıkmaz herkes aynı şeyi anlar.

    Örnek: Ertesi gün Mahpeyker, sabah ezanı okunurken uyandı. Abdullah Efendi'yle vedaya bile gerek görmeksizin hem sokağa atılarak ilk vapurla Boğaziçi'ne döndü.

    Yalınlık(Sadelik):Anlatımın süsten uzak olmasıdır.Karşıtı süslülüktür, çok süslü ağır anlatımlar için "ağdalı" ifadesi kullanılır.

    Örnek: Bir pazar sabahı iki dost yine her zamanki gibi buluştular.Sohbet sırasında Atıf Bey o gün Çamlıca'ya gitmek istediğini belirterek kendisine arkadaşlık etmesini teklif ettiyse de Ali Bey sevgilisiyle başka bir yerde randevusu olduğundan bahsederek beraber gidemeyeceğini söyledi.

    7-Romanın Türü
    İlk edebi romandır. Ama özellikleri bakımından sosyal romandır.

    Sosyal Roman: Ekonomik bunalımları, sınıfsal çelişkiler, köyden kente göç gibi toplumsal sorunları konu edinen romandır.

    Örnek: Bu görüş üzerine Abdullah Efendi'nin dalkavuklarından biri Efendisinden aldıgı talimata göre bir kaç gün araştırdıktan sonra Ali Bey'i bir meyhanede bularak yanında oturdu ve uygun bir zamanda sözüne karışarak Ali Bey'le konuşmaya başladı. Herif oldukça yakın bir karakterde olması ve has konuşması sebebiyle Ali Bey'e sohbetini beğendirerek meyhaneden çıkarken kendisini dostların tutkunu bir adam olduğundan ve şu tesadüfle meydana gelen dostluğu ise çok önemli gördüğünden bahsederek, ertesi gün nerede bulacabileceğini sordu.

    8-Romanın Konusu ve Teması

    Batı hayranı Ali Bey'in düşmüş bir kadının entrikaları neticesinde tüm yaşamını alt üst etmesi.

    C-)Romanın Yazıldığı Dönemle İlişkisi

    Bu roman tanzimat dönemi romanıdır.Bu dönemde batı örnek alınmış ve roman gazete gibi türler edebiyatımıza girmiştir. Bu romanda kölelik, cariyelik konuları işlenmiştir. Süslü, ağır, sanatlı bir dil kullanmışlardır. Halk üzerinde büyük baskı olduğundan dolayı çok rahat düşüncelerini anlatamamışlardır.Bu yüzden bireysel konular işlenmiştir.

    Ç-)Yazarın Hayatı, Sanatı ve Eserleri Hakkında Bilgi

    Namık KEMAL(1840-1888)

    "Vatan şairi"dir.
    Şiir, eleştiri, biyografi, roman, tarih, makale gibi farklı türlerde eserler vermiştir. "Toplum için sanat" anlayışını benimsemiştir. Eserlerinde vatan, hürriyet, özgürlük, eşitlik gibi konuları işlemiştir.Edenbiyatçı kimliği kadar fikir adamı kimliği de önemlidir.Dilin sadeleşmesi taraftarıdır. Şiirlerini, heyecanlı bir söylevci edasıyla yazmıştır. Hece ile şiirlerde yazmıştır; ama genellikle aruzu kullanmıştır. Şiirlerinde konu ve biçim bakımından yenilikler görülür. Ziya Paşa'nın eski edebiyatını övdüğü "Harabat" adlı antolojisini eleştirmek amacıyla yazdığı "Tahrib-i Harabat" ile ilk eleştiri kitabı örneğini vermiştir. Namık Kemal, tiyatrolarında aşk dramları, vatanseverlik, fedakarlık, ahlak gibi konuları işlemiştir."Vatan Makalesi" adlı önemli bir yazısı vardır."Hürriyet Kasidesi" şiiriyle sevilen bir şairdir.Tasvir-i Efkar gazetesini Şinasi'den devralmıştır.Ziya Paça ile birlikte Londra'da "Hürriyet" gazetesini çıkarmıştır.Magosa'da yazdığı mektuplar batılı anlamda anı türünün ilk örneği sayılmaktadır. Romantizmden etkilenmiştir.

    Romanları:İntibah, Cezmi
    Tiyatroları:Vatan Yahut Silistre, Gülnihal, Kara Bela, Akif Bey, Celalettin Harzemşah
    Eleştirileri:Tahrib-i Harabat, Takib-i Harabat, İrfan Paşa'ya Mektup, Renan Müdafaanamesi
    Tarih:Devr-i İstila, Kanije, Silistre Muhasarası, Osmanlı Tarihi, Büyük İslam Tarihi
    Biyografi:Evrak-ı Perişan
    Anı:Magosa Mektupları

    D-)Roman Hakkındaki Kişisel Duygu ve Düşüncelerim
    Bu roman güzel kurgulanmış ama sonunda sadece mahpeyker ölüp, Ali Bey ve Dilaşub biraraya gelip mutlu yaşasalardı daha iyi olurdu. Bunun dışında gayet güzeldi.

    E-) Kaynakça
    Altın Anahtar YGS-LYS DVA ve Türk Edebiyatı Kitabı, Şifreliyorum Edebiyat Konu Anlatım Kitabı, Körfez Yayınları Edebiyat Konu Anlatımı

    Ödev bir arkadaşım yapmıştır. Benden bilgisayara yazıp çıktı almamı istedi bende sizinle paylaşmak istedim umarım işine yarayan çıkar.


    *