14KASIM2010GAMZE
Sahte bir gülücük atıyorum.Gamzelerimi belli etmeyecek bir şekilde. Solmuş benzimin mat rengi ölü bir balığın rengini andırıyor.Aynaya baktığımda gördüğüm son şeyin ben olmayışı umudu ile yaşıyorum. Etrafımdakilerin bana acıyağak bakmasına aldırış etmeden yaşamaya alışmak zor olsada , yaşıyorum...
Birisine sarılmanın nasıl bir his olduğunu unuttum. En son annem öldüğü gün o hissi yaşamıştım.Sevgiden yoksun ruhum o günden beri gölge altında.Büyük bir yokluğun gölgesi. Yağmurlu gecelerde tanrının sinirlenişini andıran gök gürlemelerinde.Sana sarılmak istiyorum anne. Ben...Bende ölüyorum anne...Sahte bir gülücükle ölüyorum.Hemde gamzelerimi belli etmeden.(acıyağak ğ yerine r harfi kullanılması gerekiyordu fakat forum sansürlüyordu..
SON
Bir yudum alıyorum mataramdaki sudan.Son yudumum olacağının farkındalığıyla birlikte...Nefesimin kesildiğini, göğsümdeki acının biraz daha keskinleştiğini hissediyorum.Ölüme biraz daha yaklaşmanın verdiği korku anılarımın , yaşanmış hüznün ve acının açığa çıkmasını sağlıyor.Hayal ediyorum sadece kısa bir süreliğine.Böyle bitmeseydi nasıl biterdi.Farklı bir son.Öğrenemeyeceğim bir sonu hayal ediyorum, ölümle cebelleşirken.Fakat ''O''nu düşünmeye devam ediyorum.Aldığım ilk yudumdan son yuduma kadar hatta sonrasına... Sendelemeye...ölümün kokusunu almaya başlıyorum.Gözlerim kararıyor.Hiç olmadığı kadar karanlık görüyorum dünyayı.
Güneşin tam tepede olduğu sırada, yere yığılıyorum.Gözlerimi kısıyorum.Ölümün sessizliğini dinliyorum...Kafamda birikmişlikler teker teker yok oluşa sürükleniyor.Kalan son gücümle işaret parmağımı toprağa dayayıp ''Beni affet!'' diye yazıyorum.Herşeyin önceden kurgulandığı bu hayatta ''O'' benim sonumu bu kadar acı bir şekilde mi gerçekleştirmeliydi.''O''na yalvararakmı ölmeliydim...Nefes alışım giderek yavaşlıyor.Kısık gözlerim tamamiyle kapanıyor...Çöl rüzgarının bedenimde oluşturduğu ısı soğukluğa yöneliyor.Üşüyorum...
---------------------------
SANI
Her uyandığımda sana günaydın diyerek günümü daha mutlu kılmaya çalışıyorum.Her ne kadar cevap vermesende.Bana niçin cevap vermiyorsun bilmiyorum.
Odadaki fotoğraflarımıza bakıyorum, ne kadar gençmişsin diyorum bu fotoğrafta.Bir tebessüm bekliyorum...
Beraber gittiğimiz parkın önünden geçiyorum .Eski dostlarımızdan birer selam bekliyorum.Beni görmemiş gibi yapıyorlar.Niçin ? Nefret mi ediyorsunuz benden ?
Piano düeti yapardık eskiden.Yan yana oturur, bir şarkıyı beraber çalardık.
Şimdi yanına oturduğumda sadece tek başına çalıyorsun...
Ve neden sigaraya başladın ? Ve neden ağlıyorsun geceleri ?
Ve bir sabah daha günaydın ile başlıyorum.Yine bir cevap bekliyorum.Bugün ise kalkıp beraber olan fotoğraflarımızı yakıyorsun.Ağlayarak..''Neden'' diye sayıklayarak.
Artık bu yalnızlığa dayanamıyorum.Bir kağıt kalem alıyorum elime.Elveda diye başlayarak.
Cam parçasını bileğime geçiriyorum...Hiç bir şey hissetmiyorum...Şimdi hatırlıyorum.Ben zaten 30 yıl önce ölmüştüm...
------------------------
ÇAMUR ADAM
Küçükken çamurdan adamlar yapardık.Gelecekti halimizi canlandıran maskotlar....Bizi ne kadar sevindirirdi o çamurlarla birşeyler yapmak.Bugünlerde insanları sevindiren tek şey para. Çamurdan paralar yapmak istiyorum artık çamur adamların yerine .Hiçbir değeri olmayan.Doyumsuzluğu doyurmak için.Yokluğun kendine yer aradığı bilinç altları için.Bilinç altlarını bu çamurdan paralarla doldurmak istiyorum.Domuz şeklinde bir kumbarayı doldurur gibi.Tam aksine...Hiç dolmayan bir kumbara... Bir çamur adam olmak istiyorum.Küçük bir çocuğun elindeki çamur adam.Dünyadan henüz nasibini almamış bir çocuğun..Tekrar tekrar biçimlendirilmek.Her seferinde farklı bir çamur adam...
-------------------------
KARANLIKTA BİR GÖLGE
Gözlerim kapalı.Adımları dinliyorum.Umutsuz sessizliğin içinde ağır ağır hareket eden adımları.O sessizlik ağlamaklı bir çığlığa benzeyen kapı gıcırdısı ile aralanıyor.Umarsız bir şekilde soğuk bedenimin içine hapsolmuş ruhumun acısının dinmesini bekliyorum.Adımlar yaklaşmaya devam ediyor...Gözlerim hala kapalı.Görebildiğim tek şey gördüğümü sandığım bir karanlık.O karanlığın ardında artık neler var bilmiyorum.Neler olucak onuda bilmiyorum.Adımlar yaklaşmıyordu artık.Adımlar tam dibimdeydi.Ardını göremediğim karanlığın ardındada karanlık olucak bir yere gidiyorum.İşte ölü bir adamın hikayesi burda sona eriyor.Hatırladığım son şeyi hatırlamaya çalışıyorum.Bir öpücük ile başlayan hikayenin nerede sonlandığı geliyor aklıma...




