11 Ekim 1899’de başlayan ve 31 Mayıs 1902’de İngiltere’nin galibiyetiyle sonuçlanan II. Boer (Afrikaner) Savaşı sırasında İngilizlerin savaşın birinci yılının sonunda Güney Afrika’da kurdukları ölüm kampları.

İngilizler Güney Afrika Savaşı olarak da biline bu savaş alanına yarım milyona yakın asker sevkiyatı yapmışlardı. Boerlerin, Kappa ve Natal dışında kalan diğer iki eyaleti Oranj ve Transvaal’i ya da diğer bir deyişle devletçiklerini ele geçirmiş ama savaşı kaybetmek üzere olan Boerlerin bu sefer gerilla savaşına girişmeleri üzerine oldukça yıpranmışlardı. Hatta ileride Çanakkale Savaşı’nın mimarlığını yapacak olan Churchill de bu savaşta esir düşmüştü.

Bunun üzerine İngilizler yerli siyahi halkın özgür Afrika için savaşan Boerlere sağladıkları lojistik desteği kesmek için Boerlerin tarlalarını, çiftlikleri basıp yağmalamaya ve yiyeceklerini-içeceklerini yok ettiler, zehirlediler. Ayrıca eli ayağı tutan kim varsa toplayıp yakıp yıktıkları büyük çiftliklere doldurdular, hapsettiler. Ayrıca buradaki esirlere işkence edip aç susuz bıraktılar.

Dünya kamuoyuna mülteci ve sığınmacı kampı diye lanse ettikleri bu kamplar tam bir tecrit ve ölüm kampıydı. Toplamda yaklaşık 110 kampta 110 bine yakın insan toplamış ve bunları sadece savaşa katılmak ve destek vermekten men etmemiş, hemen hepsini ölüme mahkûm etmişlerdi. Ölüme gönderilen insanlar Afrika’nın yerli halkı olan, ülkelerindeki altın madenlerine yabancıları sokmak istemeyen, bağımsızlık yanlısı yurtseverlerdi.

Kampta ;
27,927 Boer kadın ve çocuk toplama kamplarında öldü (16 yaş altında olan 24.000 çocuk)', artı bilinmeyen siyah Afrikalıların sayısı (107,000 tahmini)