Icerige atla
Extraloob

Hangi filozofsunuz?

· 25 Yanıt · 3.0K görüntüleme
J
Journalist OP ⭐ 19y
#1



Hepimizin bir hayat felsefesi var. Ama bugüne kadar zihne değmemiş düşünce de yok aslında. Adlarını bilsek de bilmesek de, hayat tecrübemizin bizi insanlığın kolektif hafızasından tanıştırdığı bir takım filozoflar var. Hayatı bir şekilde bizimkiyle benzer şekilde açıklıyorlar. Ya da tam tersi, biz farkında olarak ya da olmayarak onların felsefenin kavramlarıyla dile getirdikleri meseleleri kendi dilimizce anlıyor, algılıyoruz. Testimiz hangi filozofla tarihsel bir tanışıklığınız olduğunu bulmayı hedefliyor. Dikkat: Felsefenin bilimle yaşadığı aşk ve nefret ilişkisi bu testin konusu dışındadır… Sözün özü: Testimizin bilimsel değeri yoktur…

>>> Test'e Katılmak İçin Tıkla <<<

25 Yanıt
J
Journalist OP ⭐ 19y
#2



Sartre
Tüm eylemleriniz, kendinize bir öz inşa etme hedefi taşıyor. Sizi var edenin etrafınızı çevreleyen koşullar değil, kararlarınız ve tercihleriniz olduğunu düşünüyorsunuz. Jean-Paul Sartre, varoluşçuluğu bir tür sorumluluk ve eylemlilik felsefesi olarak görüyordu. Bu yüzden de hayatı boyunca bir kez bile karamsarlığa kapılmadı. İnsanın eğer isterse başka bir dünyayı mümkün kılabileceği fikrine kapılmamızı sağlayan filozoflardan biriydi. Hiçbir zaman “böyle gelmiş, böyle gider” demedi. Ona göre insan “özgür olmak” için vardı. Geçmişe ve şimdiye baktığınızda hiç de iyi şeyler görmüyorsunuz, ama karamsarlığa kapılmıyorsunuz. Çünkü bu kötü şeyler dünyayı değiştirme isteğinizi kamçılıyor. Pek iyi bir öğretmen sayılmazsınız, kimseyi kendiniz gibi düşünmeye zorlamıyorsunuz. Ama ne zaman konuşmaya başlasanız, şimdiye kadar düşünülmemiş ihtimaller beliriyor ufukta. Karanlık bir geçmiş ya da şimdiden, insanın kendi özüyle inşa edebileceği ve sorumluluğunu bütün hücreleriyle üstleneceği bir geleceğe köprü kuruyorsunuz.
L
#3



Sartre
Tüm eylemleriniz, kendinize bir öz inşa etme hedefi taşıyor. Sizi var edenin etrafınızı çevreleyen koşullar değil, kararlarınız ve tercihleriniz olduğunu düşünüyorsunuz. Jean-Paul Sartre, varoluşçuluğu bir tür sorumluluk ve eylemlilik felsefesi olarak görüyordu. Bu yüzden de hayatı boyunca bir kez bile karamsarlığa kapılmadı. İnsanın eğer isterse başka bir dünyayı mümkün kılabileceği fikrine kapılmamızı sağlayan filozoflardan biriydi. Hiçbir zaman “böyle gelmiş, böyle gider” demedi. Ona göre insan “özgür olmak” için vardı. Geçmişe ve şimdiye baktığınızda hiç de iyi şeyler görmüyorsunuz, ama karamsarlığa kapılmıyorsunuz. Çünkü bu kötü şeyler dünyayı değiştirme isteğinizi kamçılıyor. Pek iyi bir öğretmen sayılmazsınız, kimseyi kendiniz gibi düşünmeye zorlamıyorsunuz. Ama ne zaman konuşmaya başlasanız, şimdiye kadar düşünülmemiş ihtimaller beliriyor ufukta. Karanlık bir geçmiş ya da şimdiden, insanın kendi özüyle inşa edebileceği ve sorumluluğunu bütün hücreleriyle üstleneceği bir geleceğe köprü kuruyorsunuz.
H
hmzsnmz ⭐ 19y
#4


Machiavelli
Niccolo Machiavelli soğukkanlı siyasetin felsefesini formüle ettiği için bugün bile sıkça kendisini anıyoruz. Ürettiği mantığa inancı o kadar tamdı ki mezar taşına “Hiçbir övgü bu adın büyüklüğüne erişemez” yazmıştı. Çünkü o hayatın anlamını siyasetin ve tarihin çetrefilli koridorlarında keşfetmişti. Siz de onun gibi sağlam bir dünyanın ancak sağlam kurumlar ve sağlam bir hukukla mümkün olabileceğini düşünüyorsunuz. Bunun olabilmesi için de dünyayı idare edenlerin hiçbir zaman soğukkanlılıklarını elden bırakmamaları gerekiyor. Size göre siyaset sıradan insanlara karmaşık görünse de, kafasını kullanan siyasetçi için son derece açık ve kendi kuralları olan bir alan. Değişimi ancak kendi tanımladığınız bir “ilerleme” yönünde olabilirse kabul ediyorsunuz. Bunun dışındaki her koşulda muhafazakârlaşıyorsunuz. Maceracı biri sayılmazsınız. Ama aklın kıvrımları arasında dolaşmak size büyük bir heyecan veriyor. Kararlarınızı duygularınızla değil, aklınızla veriyorsunuz. Duygularla hareket eden insanın kolaylıkla başkalarının oyunlarına kanacağına inancınız tam.
[ek #12654]
F
Fre3sTyLe ⭐ 18y
#5


Sartre
Tüm eylemleriniz, kendinize bir öz inşa etme hedefi taşıyor. Sizi var edenin etrafınızı çevreleyen koşullar değil, kararlarınız ve tercihleriniz olduğunu düşünüyorsunuz. Jean-Paul Sartre, varoluşçuluğu bir tür sorumluluk ve eylemlilik felsefesi olarak görüyordu. Bu yüzden de hayatı boyunca bir kez bile karamsarlığa kapılmadı. İnsanın eğer isterse başka bir dünyayı mümkün kılabileceği fikrine kapılmamızı sağlayan filozoflardan biriydi. Hiçbir zaman “böyle gelmiş, böyle gider” demedi. Ona göre insan “özgür olmak” için vardı. Geçmişe ve şimdiye baktığınızda hiç de iyi şeyler görmüyorsunuz, ama karamsarlığa kapılmıyorsunuz. Çünkü bu kötü şeyler dünyayı değiştirme isteğinizi kamçılıyor. Pek iyi bir öğretmen sayılmazsınız, kimseyi kendiniz gibi düşünmeye zorlamıyorsunuz. Ama ne zaman konuşmaya başlasanız, şimdiye kadar düşünülmemiş ihtimaller beliriyor ufukta. Karanlık bir geçmiş ya da şimdiden, insanın kendi özüyle inşa edebileceği ve sorumluluğunu bütün hücreleriyle üstleneceği bir geleceğe köprü kuruyorsunuz.
H
hmzsnmz ⭐ 19y
#6
Benimki niye farklı çıktı acep , gerçi bundan şikayetci değilim de olsun 😆 Hepiniz aynı şıkları mı işaretlediniz yoksa 😁
[ek #12654]
F
Fre3sTyLe ⭐ 18y
#7
Benimki niye farklı çıktı acep , gerçi bundan şikayetci değilim de olsun 😆 Hepiniz aynı şıkları mı işaretlediniz yoksa 😁


Sen başkasııın başkasııın 😆
M
Metamorph ⭐ 19y
#8

Aristo
Aristo tam bir kitap kurduydu. Hocası Platon bu yüzden ona “okuyucu” adını takmıştı. Ama belki de en büyük problemlerinden biri de buydu. Hayatı kitaplarla açıklıyor, ona adeta standart bir format bulmaya çalışıyordu. Bu nedenle kendi adıyla tanınan “mantığı”n temeli iki uçtan ibaret bir çelişkiye dayanıyordu. Bir şey ya doğru olabiliyordu, ya yanlış. Sizin için de hayat daha çok siyah ve beyazlardan ibaret. Yolunuz griye düştüğü zaman kişisel kaynaklarınıza dönüp, o yolu da siyah ya da beyaza boyamaya uğraşıyorsunuz. Ve kendinizi sürekli iyi tercihler yapmak zorunda hissediyorsunuz. Kendiniz için sıkı sıkıya tutunduğunuz bu mantığı, başkalarında göremediğinizde tedirgin oluyorsunuz. Hayatı basitleştirerek yaşamaktansa, ara renklerde kaybolanlar için ise bazen üzülüyor, bazen küplere biniyorsunuz.
M
mertcangs ⭐ 18y
#9


Machiavelli
Niccolo Machiavelli soğukkanlı siyasetin felsefesini formüle ettiği için bugün bile sıkça kendisini anıyoruz. Ürettiği mantığa inancı o kadar tamdı ki mezar taşına “Hiçbir övgü bu adın büyüklüğüne erişemez” yazmıştı. Çünkü o hayatın anlamını siyasetin ve tarihin çetrefilli koridorlarında keşfetmişti. Siz de onun gibi sağlam bir dünyanın ancak sağlam kurumlar ve sağlam bir hukukla mümkün olabileceğini düşünüyorsunuz. Bunun olabilmesi için de dünyayı idare edenlerin hiçbir zaman soğukkanlılıklarını elden bırakmamaları gerekiyor. Size göre siyaset sıradan insanlara karmaşık görünse de, kafasını kullanan siyasetçi için son derece açık ve kendi kuralları olan bir alan. Değişimi ancak kendi tanımladığınız bir “ilerleme” yönünde olabilirse kabul ediyorsunuz. Bunun dışındaki her koşulda muhafazakârlaşıyorsunuz. Maceracı biri sayılmazsınız. Ama aklın kıvrımları arasında dolaşmak size büyük bir heyecan veriyor. Kararlarınızı duygularınızla değil, aklınızla veriyorsunuz. Duygularla hareket eden insanın kolaylıkla başkalarının oyunlarına kanacağına inancınız tam.
H
hmzsnmz ⭐ 19y
#10
Benimki niye farklı çıktı acep , gerçi bundan şikayetci değilim de olsun 😆 Hepiniz aynı şıkları mı işaretlediniz yoksa 😁


Sen başkasııın başkasııın 😆

😆 😁


Aristo
Hocası Platon bu yüzden ona “okuyucu” adını takmıştı.

ahahah ya şu okuyucuyu görünce yarılıyorum 😜 Okuyucu diye bir film var hep o geliyor aklıma manyaktı ya film ^^

@mertcangs
Sen de bendensin ^^ 😜
[ek #12654]
M
mertcangs ⭐ 18y
#11

@mertcangs
Sen de bendensin ^^ :P

ah ah keşke olmasaydım 😁
nasıl bi tip bu filozof 😆
H
hmzsnmz ⭐ 19y
#12

@mertcangs
Sen de bendensin ^^ :P

ah ah keşke olmasaydım 😁
nasıl bi tip bu filozof 😆

ahahah 😁
[ek #12654]
Advance
Advance ⭐ 18y
#13
Nietzsche

Friedrich Nietsche’nin felsefesinin temeli üstün insandır. Ömrünü maddi teselliler peşinde değil, yüce eylemler yolunda geçiren insandan söz eder. Yalnızca dünyanın değil, evrenin varoluş sebebi de insanın kendisini üstün insan mertebesine taşıyacak tecrübeler edinmesidir. Bu tecrübeler çoğu zaman acıdır. İnsan “uçurumun üstündeki bir ipin” üzerinde yürürcesine geçmişten geleceğe yönelir. Ama “panayırda kimse üstün insanlara inanmaz”. Zira o, pek çoklarının tahayyül edemeyeceklerini dile getirir. Hayat felsefeniz acıdan kaçmaktansa onun üstesinden gelerek geleceğin doğum sancısını bizatihi üstlenmek üzerine kurulu. Bu, bir miktar kibir de edinmenize neden oluyor. Çığlık atmamak için dişlerinizi sıkarken yüzünüzün aldığı şekil sertleşiyor. Sizden diktatör olmaz, çünkü iktidar peşinde değilsiniz. Ama iktidar peşinde koşanlar ironi dolu müdahalelerinizden daima korkacaklar.
W
#14
Nietzsche

Friedrich Nietsche’nin felsefesinin temeli üstün insandır. Ömrünü maddi teselliler peşinde değil, yüce eylemler yolunda geçiren insandan söz eder. Yalnızca dünyanın değil, evrenin varoluş sebebi de insanın kendisini üstün insan mertebesine taşıyacak tecrübeler edinmesidir. Bu tecrübeler çoğu zaman acıdır. İnsan “uçurumun üstündeki bir ipin” üzerinde yürürcesine geçmişten geleceğe yönelir. Ama “panayırda kimse üstün insanlara inanmaz”. Zira o, pek çoklarının tahayyül edemeyeceklerini dile getirir. Hayat felsefeniz acıdan kaçmaktansa onun üstesinden gelerek geleceğin doğum sancısını bizatihi üstlenmek üzerine kurulu. Bu, bir miktar kibir de edinmenize neden oluyor. Çığlık atmamak için dişlerinizi sıkarken yüzünüzün aldığı şekil sertleşiyor. Sizden diktatör olmaz, çünkü iktidar peşinde değilsiniz. Ama iktidar peşinde koşanlar ironi dolu müdahalelerinizden daima korkacaklar.
O
Old School ⭐ 19y
#15
Nietzsche

Friedrich Nietsche’nin felsefesinin temeli üstün insandır. Ömrünü maddi teselliler peşinde değil, yüce eylemler yolunda geçiren insandan söz eder. Yalnızca dünyanın değil, evrenin varoluş sebebi de insanın kendisini üstün insan mertebesine taşıyacak tecrübeler edinmesidir. Bu tecrübeler çoğu zaman acıdır. İnsan “uçurumun üstündeki bir ipin” üzerinde yürürcesine geçmişten geleceğe yönelir. Ama “panayırda kimse üstün insanlara inanmaz”. Zira o, pek çoklarının tahayyül edemeyeceklerini dile getirir. Hayat felsefeniz acıdan kaçmaktansa onun üstesinden gelerek geleceğin doğum sancısını bizatihi üstlenmek üzerine kurulu. Bu, bir miktar kibir de edinmenize neden oluyor. Çığlık atmamak için dişlerinizi sıkarken yüzünüzün aldığı şekil sertleşiyor. Sizden diktatör olmaz, çünkü iktidar peşinde değilsiniz. Ama iktidar peşinde koşanlar ironi dolu müdahalelerinizden daima korkacaklar.
J
JawBreaker ⭐ 18y
#16
Nietzsche

Friedrich Nietsche’nin felsefesinin temeli üstün insandır. Ömrünü maddi teselliler peşinde değil, yüce eylemler yolunda geçiren insandan söz eder. Yalnızca dünyanın değil, evrenin varoluş sebebi de insanın kendisini üstün insan mertebesine taşıyacak tecrübeler edinmesidir. Bu tecrübeler çoğu zaman acıdır. İnsan “uçurumun üstündeki bir ipin” üzerinde yürürcesine geçmişten geleceğe yönelir. Ama “panayırda kimse üstün insanlara inanmaz”. Zira o, pek çoklarının tahayyül edemeyeceklerini dile getirir. Hayat felsefeniz acıdan kaçmaktansa onun üstesinden gelerek geleceğin doğum sancısını bizatihi üstlenmek üzerine kurulu. Bu, bir miktar kibir de edinmenize neden oluyor. Çığlık atmamak için dişlerinizi sıkarken yüzünüzün aldığı şekil sertleşiyor. Sizden diktatör olmaz, çünkü iktidar peşinde değilsiniz. Ama iktidar peşinde koşanlar ironi dolu müdahalelerinizden daima korkacaklar.
P
PHR34|< ⭐ 18y
#17


Machiavelli
Niccolo Machiavelli soğukkanlı siyasetin felsefesini formüle ettiği için bugün bile sıkça kendisini anıyoruz. Ürettiği mantığa inancı o kadar tamdı ki mezar taşına “Hiçbir övgü bu adın büyüklüğüne erişemez” yazmıştı. Çünkü o hayatın anlamını siyasetin ve tarihin çetrefilli koridorlarında keşfetmişti. Siz de onun gibi sağlam bir dünyanın ancak sağlam kurumlar ve sağlam bir hukukla mümkün olabileceğini düşünüyorsunuz. Bunun olabilmesi için de dünyayı idare edenlerin hiçbir zaman soğukkanlılıklarını elden bırakmamaları gerekiyor. Size göre siyaset sıradan insanlara karmaşık görünse de, kafasını kullanan siyasetçi için son derece açık ve kendi kuralları olan bir alan. Değişimi ancak kendi tanımladığınız bir “ilerleme” yönünde olabilirse kabul ediyorsunuz. Bunun dışındaki her koşulda muhafazakârlaşıyorsunuz. Maceracı biri sayılmazsınız. Ama aklın kıvrımları arasında dolaşmak size büyük bir heyecan veriyor. Kararlarınızı duygularınızla değil, aklınızla veriyorsunuz. Duygularla hareket eden insanın kolaylıkla başkalarının oyunlarına kanacağına inancınız tam.

Bendede Bu Çıktı
O
#18
Sartre
Tüm eylemleriniz, kendinize bir öz inşa etme hedefi taşıyor. Sizi var edenin etrafınızı çevreleyen koşullar değil, kararlarınız ve tercihleriniz olduğunu düşünüyorsunuz. Jean-Paul Sartre, varoluşçuluğu bir tür sorumluluk ve eylemlilik felsefesi olarak görüyordu. Bu yüzden de hayatı boyunca bir kez bile karamsarlığa kapılmadı. İnsanın eğer isterse başka bir dünyayı mümkün kılabileceği fikrine kapılmamızı sağlayan filozoflardan biriydi. Hiçbir zaman “böyle gelmiş, böyle gider” demedi. Ona göre insan “özgür olmak” için vardı. Geçmişe ve şimdiye baktığınızda hiç de iyi şeyler görmüyorsunuz, ama karamsarlığa kapılmıyorsunuz. Çünkü bu kötü şeyler dünyayı değiştirme isteğinizi kamçılıyor. Pek iyi bir öğretmen sayılmazsınız, kimseyi kendiniz gibi düşünmeye zorlamıyorsunuz. Ama ne zaman konuşmaya başlasanız, şimdiye kadar düşünülmemiş ihtimaller beliriyor ufukta. Karanlık bir geçmiş ya da şimdiden, insanın kendi özüyle inşa edebileceği ve sorumluluğunu bütün hücreleriyle üstleneceği bir geleceğe köprü kuruyorsunuz.
P
Prisoners ⭐ 18y
#19

Aristo
Aristo tam bir kitap kurduydu. Hocası Platon bu yüzden ona “okuyucu” adını takmıştı. Ama belki de en büyük problemlerinden biri de buydu. Hayatı kitaplarla açıklıyor, ona adeta standart bir format bulmaya çalışıyordu. Bu nedenle kendi adıyla tanınan “mantığı”n temeli iki uçtan ibaret bir çelişkiye dayanıyordu. Bir şey ya doğru olabiliyordu, ya yanlış. Sizin için de hayat daha çok siyah ve beyazlardan ibaret. Yolunuz griye düştüğü zaman kişisel kaynaklarınıza dönüp, o yolu da siyah ya da beyaza boyamaya uğraşıyorsunuz. Ve kendinizi sürekli iyi tercihler yapmak zorunda hissediyorsunuz. Kendiniz için sıkı sıkıya tutunduğunuz bu mantığı, başkalarında göremediğinizde tedirgin oluyorsunuz. Hayatı basitleştirerek yaşamaktansa, ara renklerde kaybolanlar için ise bazen üzülüyor, bazen küplere biniyorsunuz.

🎭
T
TheRage ⭐ 18y
#20
Nietzsche

Friedrich Nietsche’nin felsefesinin temeli üstün insandır. Ömrünü maddi teselliler peşinde değil, yüce eylemler yolunda geçiren insandan söz eder. Yalnızca dünyanın değil, evrenin varoluş sebebi de insanın kendisini üstün insan mertebesine taşıyacak tecrübeler edinmesidir. Bu tecrübeler çoğu zaman acıdır. İnsan “uçurumun üstündeki bir ipin” üzerinde yürürcesine geçmişten geleceğe yönelir. Ama “panayırda kimse üstün insanlara inanmaz”. Zira o, pek çoklarının tahayyül edemeyeceklerini dile getirir. Hayat felsefeniz acıdan kaçmaktansa onun üstesinden gelerek geleceğin doğum sancısını bizatihi üstlenmek üzerine kurulu. Bu, bir miktar kibir de edinmenize neden oluyor. Çığlık atmamak için dişlerinizi sıkarken yüzünüzün aldığı şekil sertleşiyor. Sizden diktatör olmaz, çünkü iktidar peşinde değilsiniz. Ama iktidar peşinde koşanlar ironi dolu müdahalelerinizden daima korkacaklar.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş Yap
Paylaş: