1. Reklam


    1. bestsro
      joysro
      anafor
      anafor
      viki
      darkroad
      bosalan

Karaciğerin Yapısı ve Görevi(Acil))


  1. Tony Montana

    Tony Montana rank8

    Kayıt:
    18 Şubat 2008
    Mesajlar:
    2.497
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    Konyaaltı Sahili

    Biyoloji ödevim için yardımcı olacak herkes için teşekkürler...

    Konu:Karaciğerin yapısı ve görevi
     
  2. dR.NooB

    dR.NooB rank8

    Kayıt:
    13 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    3.025
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    lise ögrencisi...
    Şehir:
    ora bura şura bide ora

    Karaciğerin Özel Yapısı



    Yaşamımız için son derece büyük önem taşıyan kanı, vücudun en uç noktalarına yorulmadan taşıyan, kılcal damarlardır. Dokuların derinliklerine girdikçe incelen kılcaldamarların çeperleri toplardamar ve atardamar çeperlerinden çok daha incedir. Geçirgen yapıları sayesinde dokular ile kan arasında solunum gazları, su, çeşitli mineraller, tuzlar, besinler, atıklar, hormonlar ve savunma elemanları sürekli hareket halindedirler.

    Karaciğerdeki kılcal damar çeperleri, diğer kılcal damarlardan farklı olarak, koruyucu bir tabaka olan "bazal tabaka"dan yoksundurlar. Aslında "yoksun" kelimesini kullanmak doğru değildir. Çünkü burada bilinçli bir "yoksunluk" söz konusudur. Diğer organlarda "bazal tabaka" bulunurken, karaciğerdeki kılcal damarlarda bu oluşumun bulunmaması sayesinde, damarlardan gelen kan, hemen bir sünger gibi emilip karaciğer hücrelerinde işlenerek vücuda oldukça hızlı ve eksiksiz olarak iletilir. Karaciğer, görevine uygun bu yapı sayesinde kanı rahatlıkla dokularına alıp işleyebilir. Bu şekilde ürettiği birçok proteini de kan plazmasına boşaltabilir ve ömrünü tamamlamış kanda dolaşan yaşlı alyuvarları bünyesine alıp yok edebilir.

    Bu "bazal tabaka" yapısının karaciğerdeki kılcal damarlarda bulunmamasının ne kadar önemli olduğunu başka bir örnekle açıklayalım:

    Suyun yumuşak bir toprak zeminden iç kısımlara süzülmesi, üstünde kil benzeri sert bir tabaka bulunan topraktan geçmesinden daha kolaydır. Çiftçiler bitkilerin dibindeki toprağın su geçirgenliğini artırmak için toprağı sık sık çapalarlar. Çapalanmayan bitkilerin yağan yağmurlardan faydalanması sınırlı olur. Bitki köklerine minerallerin ve suyun rahatlıkla ulaşabilmesi için toprağın geçirgen bir yapıya sahip olması gereklidir. Aynı durumu karaciğer için düşünürsek; bazal tabakası bulunmayan ve bu sayede daha geçirgen olan karaciğer kılcal damarları, kanı karaciğer hücrelerine çarçabuk ulaştırırlar.



    Buldukça eklicem buraya.. Wink
     
  3. dR.NooB

    dR.NooB rank8

    Kayıt:
    13 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    3.025
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    lise ögrencisi...
    Şehir:
    ora bura şura bide ora