1. Reklam


    1. joysro
      ledas
      jungler
      keasro
      zeus
      karantina

Yaşanmış komik olaylar (güncellendi 3x) :D


  1. furious

    furious Bilgiliyim rank8

    Kayıt:
    26 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    1.638
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    street fighter IV
    Bir Taksinin içerisinde geçen bir konuşma !
    - Küpe mi takıyosun sen ? (dikiz aynasından zorlukla görüyor.)
    - Ha evet.
    - Baban kızmıyor mu ?
    - yok kızmıyor.
    - Benim oğlan yapıcak bi tarafına sokarım o kupeyi..
    - Hmm ben sağda iniyim.

    :mrgreen:
    =====================================================

    Olay, bir arkadaşımın annesinin gözetmen olarak bulunduğu ilkokulu dışardan bitirme sınavlarından birinde gerçekleşiyor. Dışardan bitirme sınavı ya, yağlı ballı adamlar da var sınavda. Gözetmenler sınav sırasında sıraların arasında dolaşıyorlar. Tam o sırada gözetmen bakıyor, adamın biri soruların hiçbirine cevap verememiş; acıyor dama. "Maddenin üç halini yazınız" sorusunu parmağıyla işaret ediyor ve adamın kulağına eğilip cevabı fısıldıyor: " Katı, Sıvı, Gaz." Sınav kurulunu dumura uğratan an cevap kagıtları okunurken gerçekleşiyor. Sorunun cevabı, kagıtların birinde aynen şöyle yer alıyor:
    - Katır, Sığır, Kaz

    ======================================================0
    Ecevit 1997 yılı seçim kampanyasında konuşuyor: "Bu düzen değisecektir" Bir vatandaş bağırmış: "Düzen hayatından memnun; düzülen ne zaman değişecek?"

    ==========================================================
    Nasıl yağmur nasıl fırtına, adam bir taksiye el kaldırır, taksi durur.. Adam gideceği yeri söyleyince, taksici kızarak "ohoo orası çok yakın alamam seni" der ve gazlar gider.. Adam çok bozulur ama sonra bir sekilde evine gitmeyi başarır.. Ertesi gün şans eseri bir bakar ki, dün geceki taksici, evinin önündeki taksi durağındadır ve üçüncü sıradadır.. Hemen plan yapar ve ilk taksi söförüne yanaşır:
    - Ataköye kaça götürürsün ?"
    - 5 milyon
    - Sana 20 milyon veririm ama bir kere verirsin.
    - Hadi be sapık mısın, defol.. Adam bu cevabı alınca ikinci sıradaki taksiye yanaşır
    - Ataköye kaça götürürsün ?
    - 5 milyon
    - Sana 20 milyon veririm ama bana bir kere verirsin
    - vay sapıkkk vayy defol sıra üçüncü taksiciye yani bizim taksiciye gelmistir.. Adam yanaşır:
    - Ataköye kaça götürürsün ?
    - 5 milyon
    - Peki sana 20 milyon veririm ama bir sartım var
    - Nedir ?
    - Giderken diğer taksicilere el sallıyacaksın
    - Ayıbettin abi tabii...

    :lolmuch: :lolmuch: :lolmuch:

    ========================================================================

    Abimiz deri, yarım bot ve koyu kahverengi ayakkabıyı alıp kasaya yanaşıyor... Kasadaki bayan botları poşete koyarken, sayın Abimiz de soruyor;
    - 43 lira değil mi?...
    - Kız, "Ne münasebet" der gibi bakıyor ve "Bunlar orijinal deri...İndirimli fiyatı 180 lira..." Abi'mizin bitiş cümleleri, kızcağızın kopuş anına denk geliyor;
    -Olur mu hanımefendi, altında 'Size 43' yazıyor...

    ==========================================================================
    Konuyla ilgili açıklama yapan davacının avukatı İdris Karadeniz "Müvekkilim marketten aldığı 2 Lt.lik kampanyalı cocacola ürününün kapağını açtığında hediye çıkmadığını ve tekrar deneyiniz yazısını görmüş. Bunun üzerine kapağı kapatıp tekrar açmış ancak yine aynı şey. Bunun üzerine aynı şişe kapağında tam 4246 defa deneme yapmasına rağmen hediye çıkmamıştır. CocaCola şirketinin tüketiciyi dolandırdığını düşünen müvekkilim şirkete dava açmaya karar vermiştir. Bizde bugün gelerek dava dilekçemizi adliyeye teslim ettik. 10 bin YTL. Maddi tazminat talep etmekteyiz" dedi. Davadan haberdar olan CocaCola yönetimi adına açıklama yapan bir sirket yetkilisi olayın çok komik olduğunu ve artık Karadeniz bölgesine gönderilen ürünlerin kapağına " Başka şişede inşallah " yazmayı düşündüklerini söyledi.

    ============================================================================
    Sene 1968, İstanbul Bahçelievlerde Skip tükenmez kalemlerinin fabrikası var ve önünde de 98 no lu otobüslerin durduğu otobüs durağı. Bu durak Bahceli evlerden sonraki ilk durak ve anlatacağım olay gerçekten yaşanmış olay. Otobüsle Bakırköyden Güngörene giderken Bahcelievler durağında otobüse çok güzel bir bayan bindi. Tam biletini alacağı zaman otobüs hareket etti. Bayan biletçiye bir şirinevler bileti verirmisiniz diye sordu. Biletçi bu otobüs Şirinevlere gitmez deyince bayan durdurun otobüsü ineceğim dedi. Biletçinin cevabı hayli ilginç oldu.
    - Hanım, hanım kalktı birkere sikip te indirecegiz. Bu lafı duyunca kadının yüzündeki ifadeyi görmenizi isterdim ( bu arada skip otobüs durağının adı )

    ===============================================================================0
    Gerçek Avustralya Mahkeme Gündemi 12659
    - Hamile Bayan Davası Yaklaşık 8 aylık hamile bir bayan otobüse biner. Karşısında oturan adamın ona gülümsediğini farkeder. Hemen başka bir koltuğa geçer. Bu sefer gülümseme sırıtmaya dönüşür ve bayan da tekrar yer değiştirir. Adam daha da eğleniyor gibidir. 4cü yer değiştirmede adam kahkaha atar, bayan ,şoföre şikayet eder ve o da adamı tutuklattırır. Olay mahkemeye intikal eder. Hakim adama ( yaklaşık 20 yaşındadır ) söyleyeceği bir şeyi olup olmadığını sorar. Adam cevap verir.'' Sayın Hakim , şöyle oldu: Bayan otobüse bindiğinde durumunu farkettim. Üstünde ''Çift Nane İkizleri Geliyor '' yazısı olan bir reklam afişinin altına oturdu ve ben sırıttım. Daha sonra kalktı ve üzerinde ''Logan'ın ağrı kesici merhemi şişikleri azaltır '' yazılı afişin>altına oturdu , ben de gülümsemek zorunda kaldım. Daha sonra '' William'ın büyük çubuğu yaptı '' yazan deodorant afişi altına oturunca kendimi çok zor tuttum. Fakat , Sayın hakim , dördüncü defa kalkıp '' Goodyear kauçuğu bu kazayı önleyebilirdi '' afişinin altına oturunca.... ben koptum. DAVA DÜŞMÜŞTÜR.
    =============================================================================0
    Tüketici hakları konusunda "Müşteri her zaman haklı mı?" sorusunu irdelerken çeşitli ülkelerdeki mahkemelik olayları araştırmışlar ve buldukları belgelerden birisi. Olay gerçek... WorldPerfec (Bilmeyenler için yazıyorum, bilgisayar, elektrikli daktilo gibi aletler için program yapımcısı)... Bu Şirketin müşteriye yardım hattında banda alınmış bir telefon konuşmasını okuyacaksınız. Bu konuşma sonrası WorldPerfect görevlisi işinden kovuluyor. Kovulan görevli WorldPerfect'i kendisini "Gerekçesiz" işten çıkardığı için mahkemeye veriyor. İşte bu konuşmanın deşifresi.
    -WorldPerfect yardım hattı, buyrun, nasıl yardımcı olabilirim.
    -WorldPerfect`te bir sorun oldu.
    -Nasıl bir sorun?
    -Yazı yazıyordum, birden bütün kelimeler gitti.
    -Gitti mi?
    -Yokoldu!
    -Ekranda şu anda ne görüyorsunuz?
    -Hiç bir şey.
    -Hiç bir şey mi?
    -Yazdığım hiç bir şey ekrana çıkmıyor.
    -Hala WorldPerfect programında mısınız yoksa programdan çıktınız mı?
    -Bunu nereden bileyim.
    -Ekranda bir "C" harfi görüyormusunuz?
    -Bir "hece" mi..
    -Boşverin. Ekranda yanıp sönen bir çizgi var mı?
    -Söyledim ya hiç bir sey yazmıyor.
    -Monitör üstünde yanan bir lamba var mi?
    -Monitor ne?
    -Ekranı olan yer, televizyon gibi... Çalıştığınızı gösteren küçük bir lamba var mı?
    -Bilmiyorum.
    -Monitorün arkasına bakın, oraya bir elektrik kablosu giriyor olması lazım. Görebiliyor musunuz?
    -Evet.
    -Harika, o kabloyu takip edin duvarda elektriğe bağlımı bana söyleyin.
    -Bağlı.
    -Harika. Monitorün arkasına bakınca bağlı olan tek kablo mu gördünüz, yoksa iki tane mi?
    -Görmedim.
    -Tekrar bakar mısınız, ikinci bir kablonun da bağlı olması lazım.
    -Evet buldum.
    -Tamam, şimdi onu takip edin bilgisayara bağlı mı diye bakın.
    -Kabloya ulaşamıyorum.
    -Ulaşmayın, bağlı mı diye bakabilir misiniz?
    -Olmuyor.
    -Bir seyden destek alıp eğilip bilgisayarın arkasına baksanız...
    -Eğilmek dert değil, karanlık olduğu için bakamıyorum.
    -Karanlık?
    -Ofisin ışıkları kapalı, pencereden gelen ışık yetmiyor.
    -Ofisin ışıklarını yakın.
    -Yanmaz.
    -Neden?
    -Elektrikler kesik.
    -Elektrikler mi kesik. Tanrım..! (kısa bir sessizlik) Bilgisayarın kutusu, kitapları her şeyi duruyor mu?
    -Evet dolapta.
    -Şimdi bilgisayarı sökün, aynen aldığınızdaki gibi paketleyin ve aldığınız dükkana iade edin.
    -Durum bu kadar kötü mü?
    -Korkarım öyle!
    -Peki tamam. Onlara ne diyeceğim?
    -"Ben bilgisayar kullanamayacak kadar aptalım" diyeceksiniz...

    ===========================================================================
    Barbaros bulvarında olmuş bir olay... Arkadaşlarla öyle Barbaros bulvarında yürüyorduk. Bir anda yanımızdan son sürat bir minibüs geçti. Biz 'Freni patladı' filan demeye kalmadan, minibüs kafadan elektrik direğine bindirdi. Hemen koştuk, yardım edelim diye. Minibüse ulaştığımızda manzara şuydu: Yolcuların kiminin kası açılmıs, kiminin dudağı patlamış... Dağılmış vaziyetteler yani. Ama bir tuhaflık var. Çünkü o hallerine rağmen, gözlerinden yaşlar gelecek şekilde gülüyorlar. Biz ne yapacağımızı şaşırdık. 'Ne oldu?' diye sorduk. Bir iki tanesi, güçlükle 'Şoför, şoför...' diyebiliyor ama yine gülmeye başlıyorlar. Bu şaşırtıcı manzaranın aslını öğrenebilmek için 2,3 dakika geçmesi gerekti. Meğer şoför, tükürürken minibüsten düşmüş. Hani, bizim şoförlere özgü, giderken kapıyı açıp dışarı tükürme hareketi vardır ya. Baba, dengeyi tutturamamış, tükürükle beraber, gümbürt aşagı düşmüş. Minibüs de kontrolden çıkıp direğe bindirmiş.

    ============================================================================
    Erzurum'a bilgisayarın daha yeni yeni gelmeye başladığı zamanlara ait bir anıyı Erzurum Kültür Kurumu İlköğretim Okulu'ndan Mansır Bey anlatıyor... Bir işyerine bilgisayar ve stok programı satılır. Teknik servis elemanı bilgisayarı işyerine kurduktan sonra stok programının kullanımı ile ilgili bilgi verir ve ayrılır. Aradan bir iki saat geçer, işyerinden telefon:
    - "Kardeşim sizin anlattıgınız kimi yapirem fegat program düzgün çalışmiir." Teknik servis elemanı sorar:
    - "Nasıl yapıyorsunuz?"
    - "Senin anlattıgın kimi."
    - "Hata ne?"
    - "Yazdıgım bilgiler kaydetmeme ragmen saklanmiir."
    - "İşlem basamaklarını tek tek anlatır mısınız?."
    - "Tamam" diyor ve başlıyor, anlatmaya.
    - "Programı açirem. Malın adı bölümüne adını, adedi bölümüne adedini, birim fiyatını vb. yazirem. Hepsini yazdıhtan sonra senin anlattıgın kimi kayıt bölümüne basirem. Ekrana bir yazı geliir: Kaydetmek ister misiniz? E / H yazısı çıkir. Ben de diyirem Hee..."
    ===============================================================================
    Burasi Turkiye; Olayın kahramanları, iki üniversite öğrencisi. Koyu geyik muhabbetinin döndüğü akşamlardan birinde, bu iki kafadar bir iddiaya girer. Delikanlılardan biri, odanın tavanında asılı olan ampulü kendi ağzına tamamen sığdırabileceğini iddia eder. Evet yanlış okumadınız, bildiğiniz 100 mumluk ampulü. Ve sığdırır da. Ancak bir sorun vardır. Ampulü ağzından geri çıkaramamaktadır. Öbür arkadaşı hayret eder, o da evdeki başka bir ampulü ağzına sokar ve tabi ki o da çıkaramaz. Bu iki kafadar hastanenin yolunu tutmaya karar verir. Ağızlarında ampul olduğu halde bir taksiye atlarlar. Konuşma zorluğu çekerek güç bela taksiciye dertlerini anlatırlar. Taksici bir taraftan gülme krizi geçirirken bir taraftan da "nasıl olur abi ya, uğraşsanız çıkar, bir asılın şöyle, şaka mi yapıyonuz ?" diye söylenmektedir. Neyse akşamın bir yarısında acile gelirler. Taksiciyle ayrılırlar, doktorlar çocukları beklemeleri için bir odaya alır. Veeee aradan 15 dakika geçmeden taksici kapıda görünür, ağzında ampulle. Amcam çocuklara inanmamış, açık olan bir marketten ampul almış ve denemiştir !!
    ===============================================================================
    Bu bizim arkadaş bir zaman kuş almış bir yerden. Poşete koymuş deli. Tam eve gidecek, yolda babasını görmüş. O da eve gidiyormuş. "Baba sen bunu al götür eve" demiş. Babası da eve gelince annesine pazardan getirdiği poşetleri vermiş, yanında da bizim arkadaşınkini. Ne bilsin annesi hepsini buzdolabına koymuş. Neyse bizim deli arkadaş eve gelmiş, babasına poşeti sorunca " Buzdolabında" demiş babası. Hemen kuşu poşetten çıkarmış ama hayvan kaskatı kesilmiş. Babası benzin damlatmış ağzına biraz. Kuş 2 dakika sonra havalanmış ama pencereye varmadan küt diye yere yapışmış.
    -Babası: "Benzini bitti"
    =================================================================================
    Temizlikçi bir kadın dışardan İlkokul diploması almak için sınava girer. Tabiat bilgisinden sorular ve cevaplar şöyle
    -Soru "Mide ne iş yapar?"
    -Cevap "Sindirim yapar, yediklerimizi ögütür."
    -Soru "Akciğer ne iş yapar?"
    -Cevap "Solunum yapar, Bizi yaşatır.
    -Soru "Kalp ne iş yapar?
    -Cevap "Dolaşım yapar.
    -Soru "Beyin ne iş yapar?
    -Cevap "Bizim apartmanda kapıcılık yapar...
    =================================================================================
    Temizlikçi bir kadın dışardan İlkokul diploması almak için sınava girer. Tabiat bilgisinden sorular ve cevaplar şöyle
    -Soru "Mide ne iş yapar?"
    -Cevap "Sindirim yapar, yediklerimizi ögütür."
    -Soru "Akciğer ne iş yapar?"
    -Cevap "Solunum yapar, Bizi yaşatır.
    -Soru "Kalp ne iş yapar?
    -Cevap "Dolaşım yapar.
    -Soru "Beyin ne iş yapar?
    -Cevap "Bizim apartmanda kapıcılık yapar...

    ============================================================================
    Adamın biri arabasıyla giderken yolda bir yolcu alır arabaya.... adam arka tarafa biner.....
    -Şöför " eee hemşerim kimsin nereye gidersin...der"
    -Yolcu " ben Azrailim..canını almaya geldim der......şöför alaycı bir tavırla
    - "Sen mi Azrailsin der..yaw senin gibi Azrail olurmu hiç der." Yolcu sakin bir tavırla
    - "Sen daha önce Azrail gördünmüde tarif ediyorsun der... ve ekler yolcu inanmadın bana öylemi der"
    -Şöför " İnanmadım tabii der"
    -Yolcu "O zaman 200 metre ileride bir adam daha alacaksın der" gerçekten de adamın dediği gibi şöför 200 metre ilerde bir yolcu daha alır.. Ama yolcu ön tarafa oturur...olaylar bundan sonra daha da enteresanlaşır.
    -Şöför yanındakine "Ee sen kimsin nereye gidersin der."
    -Öndeki "Abi ben merkezde biryerde indirirsen çok sevinirim adım felanca der." Şöför " Yaw şu arkadaki adam bana Azrailim diyo görüyonmu şu herifi hem iyilik ediyoz hemde dalga geçiyor zibidi der." Öndeki arkaya bakar ama kimse yoktur.
    -Öndeki " Abi arkada kimse yokki" Şöför hışımla arkaya bakar ve
    -" Körmüsün be adam arkada oturuyorya der." Öndeki arkaya bir daha bakar ve
    -" Abi senin kafan iyimi yoksa dalga mı geçiyorsun der." Bu sefer arkadaki söze girer.
    - " Gördünmü der öndeki beni ne duyabilir nede görebilir der şöföre. Şöförün bir anda dizlerinin bağı çözülür bet beniz atar....arkadaki şöföre.
    - "Hadi der arabayı kenara çek 2 rekat namaz kıl canını alacam der. Şöför ağlamaklı çaresiz bir şekilde arabayı kenara çeker ve iner arabadan. Sonra....sonra ne olmuş biliyormusunuz????? Adamlar arabayı aldığı gibi kaçmışlar...:)) :))

    ===============================================================================


    ==================================================================================================================================================================

    "Bilirsiniz, bi ara genclerde cuzdana zincir takip
    sarkitma modasi
    vardi.
    Istiklal'de yururken, yanimdan bu model bi tip geciyodu
    ki adamin
    teki
    Bombayi patlatti:
    "Ne o lan? Kopegin giccina mi kacti?"dedi
    Ya olmaz boyle bir zeka....
    ===============================================================================
    Istiklal'in oralarda, 9-10 yaslarinda, buyuk olasilikla
    tinerci,iki
    cocukla
    konusuyor polis.
    Birisine sordu,
    "Nerede oturuyorsun sen, evin nerede senin?".
    Cocuk: "Evim filan yok, orada burada uyuyorum".
    Polis oburune dondu:
    "Peki sen?".Ikinci cocuk:........... "Komsuyuz!"
    ===============================================================================
    Is icabi Isparta'da bir musterimizi aradim. Telefonu acan
    kibar
    bayana
    ilgili kisinin mail adresini sordum. Hanimefendi gayet
    kibarca "Bizim
    burada
    internet cekmiyor" dedi.

    =================================================================================
    Cuma aksami gecenin bir yarisi Arnavutkoy'de taksi
    ariyordum.Fakat
    etrafta
    bir tane bile yoktu. Arabasini park etmis yemek yiyen bir
    taksi
    soforu
    gordum.Adama yaklasip,
    "Abi musait misin?"dedim.
    O da, "Ehliyetin var mi?" diye sordu.
    Taksim'e kadar taksiyi ben kullandim,o pasa pasa yemegini
    yedi.
    ===============================================================================
    Bir arkadas anlatti.Gecenlerde Taksim'de yururken SIKISINCA
    McDonalds'in tuvaletine girmis. Tuvaletten sonra elini
    kolunu sallaya
    sallaya restorandan cikarken elemanlardan biri arkasindan
    seslenmis:
    "Bir gun yemege de bekleriz..."
    ================================================================================0
    Izmirliler bilir, toplu tasimada Kentkart uygulamasi
    vardir.
    Karta para yuklersiniz, otobuslerde manyetik okuyucuya
    tutarsiniz ve
    okuyucu
    okuduguna dair sinyal sesi verir. Kentkart uygulamasinin
    ilk yili
    idi.
    Yasli ama cok tonton bir teyze elinde Kentkartla otobuse
    bindi.
    Nedense
    karti soforun suratina dogru Tuttu(Herhalde paso gibi
    gosterilecek
    zannetti).
    Sofor iki-uc saniyelik saskinlik periyodunu atlattiktan
    sonra,
    "Biiiiip!"
    dedi. Teyze bi sey olmamis gibi gecip soforun arkasina
    oturdu.
    Otobusteki herkes kahkahalarla gulerken bense soforun
    zekasina
    hayranolmustum.

    ================================================================================
    Bir gun yolda giderken kaset satan bir dukkanin caminda
    aynen soyle
    bir
    yazi
    gormustum:
    "Arabalar icin cistakli muzik gelmistir."
    Boylesine asiri guzelliklerle dolu bir ulkeyi ve
    insanlari sevmemek
    mumkun
    mu ?
    ================================================================================
    (yolcunun kafası karşık sanırım, kendisi de dolmuştakilerle güler
    söylediine)
    - Mükemmel bir yerde inebilir miyim?
    Şöför kadını indirirken :
    - Buyrun size layık değil ama!
    ================================================================================
    Eve gitmek üzere Bakırköy dolmuşu bekliyordum.
    Sigaramın kalmadığı aklıma gelince önünde durduğum Tekel bayiine
    girecekken
    minibüs geldi. Apar topar bindim. Şoföre parayı uzatıp,
    - ‘Bir Monte Carlo’ dedim!
    Adam birkaç saniye yüzüme bakıp,
    - ‘Abi bu Bakırköy’e gider’ diye cevap verdi!
    İşte o an benim ve şoförün bittiği andır
    =============================================================================
    ================================================================================
    Yolcu musait bi yerde inmek ister ama dili surcer;
    - Musait bi yerde iner misiniz? Şöför :
    Niye sen mi kullancan
    ==============================================================================
    Rumeli-Hisarüstü otobüsüyle taksim’e dogru gidiyoruz. Adamın biri
    Besiktas dolaylarında gayet aceleci bir tavirla
    -Kaptan orta kapıyı rica edebilir miyim??
    Bizim soför olaya hakim : -)
    -Tabi abi ayıp ettin. al götür. senden kıymetli mi )
    ================================================================================
    Istanbul’dayiz … Dolmuşa bindik, dolmuş doldu, tam kalkicak,
    elemanın bir açtı kapıyı, içerde tıkış tıkış oturmuşuz, önde 3
    kişi arkada
    4 . Eleman hala bir umut sordu:
    - “Kaptan, yer var mi?”.
    Şöför de arkasını dönüp cevap verdi:
    - “Bilmiyorum, üst kata bi bak bakalım”
    ===============================================================================0
    Pek dolu olmamasına rağmen minibüs hareket etmek üzereydi.
    Tam o anda kavga ettikleri her hallerinden belli olan iki arkadaş
    minibüse bindi
    birbirlerinin yüzüne bile bakmıyorlardı çocuklardan biri şoföre
    parayı uzattı
    - Abi bir öğrenci bir de hayvan alır mısın?
    =============================================================================
    Olay ODTÜ'de geçiyor... Dişarda bahar havasi; amfide kalkülüs dersi, hem de ingilizce. insanlar seçimlerini doğru yönde kullanmiş olacaklar ki 100 kişilik siniftan anca 15-20 kişi var içerde, onlar da kâat falan oynuyolar. Bi tek en önde bi kizcaaz dersi dinliyo. Aklina bişey takiliyo hocaya ingilizce soruyo şurdaki nevaleyi tekrar anlatir misiniz diye... Hoca eyvallah diyo, dönüyo, başliyo bütün konuyu yeniden, ama bu sefer Türkçe anlatmaya. Bitiriyo, kiza dönüyo,simdi anladin mi diye soruyo. Kizdan gelen cevap yarim yamalak bi Türkçeyle "Ama hocam siz Türkçe anlatiyor ben anlamadi." Hoca dumur, amfi yerlerde...
    =============================================================================
    Belediye Başkani
    Devlet tiyatrosundan bi arkadaş, bi oyun için mi ne artik, Akçaabat'a gitmiş. Ekip olarak şehir merkezine gelmişler. Kafalarini kaldirinca koca bir bez afiş görmüşler. Şöyle yaziyo:
    Ben de sporcunun zeki, çevik ve ahlakli olanini severim.
    AKÇAABAT BELEDIYE BASKANI
    ==============================================================================
    Helikopterdeki Adam
    Uludağ üniversitesi bahar şenliklerinde geçiyo olay. Kalabaliktan uzak bir fakültenin yakinlarindaydik. 100 metre ileriye bir helikopter indi. Aletten biri eğilerek indi ve bir talebeye yaklaşti. Takriben 1 dakika konuştuktan sonra adam helikoptere bindi ve tekrar havalandilar. Biz biraz şaşirdik nooluyo diye ama esas bomba o talebeye adamin ne sorduunu sorduğumuzda inmişti beynimize. Adam adres sormuş.
    ===============================================================================
    Hizmet bi yere kadar
    Bodrum'da veya Datça'da küçük bi lokantanin caminda "23 saat açiğiz" yaziyodu ) Hizmet hizmet bi yere kadar di mi, biraz da kendimize zaman ayiralim.
    ==================================================================================
    Kampanya
    izmir konakta bi köfteci gördüm adam tezgahini açmiş çiğ köfte satiyor. Kocaman da bi tabelasi var önünde fiyatlarin yazdiği... Aynen iletiyorum: Kampanya ...
    TANE: 125 bin
    2 TANE 300 bin
    ==============================================================================0
    Kizlar Tuvaletinde
    Fikra gibi olay, olay bir okulun kizlar tuvaletinde geçiyor. Kizlar dudaklarina ruj sürüp tuvaletin aynasini öpüyorlar. Tabi akşama kadar ayna dudak figürleri içinde kaliyor. Hademe temizliyor ama nafile. Ertesi akşam yine ayni dert. Hademe bakiyor ki bu işin biteceği yok, müdüre haber veriyor. Müdür hademeyle konuşuyor ve kiz öğrencileri öğle teneffüsünde tuvalete çağiriyorlar. Müdür başliyor konuşmaya: - Bakin kizlar, siz böyle yapiyorsunuz ama bunu temizlemek bizim hademeye çok zor geliyor. isterseniz bir temizlesin de görün. Hademe, daha önceden anlaştiklari gibi uzun sapli firçayi aliyor, içerdeki tuvaletlerden birine giriyor, deliğe daldirip aynayi temizliyor. O günden sonra o okulun kizlar tuvaletindeki aynalarda bir dudak izine rastlayan olmuyor.
    ===============================================================================
    Bizim oradaki Carrefour´un ilk açıldığı zamanlar. Mağazada anlık indirim duyurularını anons eden kişi şöyle dedi:
    "Pantolonları indirdik, orta reyonda sizleri bekliyoruz." Geliyoruz anacım, sen öyle kal!
    ==============================================================================
    rütbelerini küçükten büyüğe doğru saymasını istemişti. Sıralamayı aynen yazıyorum: "Teğmen,üsteğmen, yüzbaşı, binbaşı, yarbaşı ve albaşı." :mrgreen: :mrgreen:
    ===============================================================================
    Geçenlerde gittiğim düğünde takılan paraları anons eden şahıs aynen şöyle dedi: "Gelin hanım köşede, isteyen takabilir."
    ================================================================================
    Bugün radyoda duyduğum kan anonusu üzerine kan vermek için hasteneye gittim.
    Kan vermek isteyenlere doldurtulan ve içinde bir çok sorunun olduğu formu doldurmaya başladım. Soruların biri
    "Son iki yıl içinde cinsel ilişkiye girdiniz mi?" şeklindeydi. Kan alacak hemşireyi beğendiğim ve karşısında karizmayı çizdirmek istemediğim için
    "evet" cevabını işaretledim. Fakat testi hemşireye verirken gözüm o soruya takıldı. Soruyu yanlış okumuşum. Meğer
    "Son iki yıl içinde eşcinsel ilişkiye girdiniz mi?" diye soruyormuş. Sonuç: Blimum HIV testlerinin yapılmasını beklemek için saatlerce lobide oturdum.
    Üstelik bu da yetmiyormuş gibi o güzelim hemşireye de rezil oldum. Neyime benim elin hemşiresini etkilemek. Ver kanını git işte!
    ===============================================================================0
    Yer Bahariye, İstanbul. Ana yoldan geçmekte olan bir polis arabasındaki megafondan bir anons yükseliyor: "X plakalı aracın sahibi, lütfen hareket ediniz.
    " Karşı taraftan geçmekte olan diğer bir polis arabasının megafonundan duyulan anons ise şu: "Lütfenini yiyimm Mistafaaaa." Yurdum polisi yaaaa.
    ========================================================================
    Arkadaşımın sevgilisi komiser. Geçenlerde ikisi arabada sohbet ederlerken 'Bilmem kaç merkez, yolda üç tane or...pu var. Tamam.' diye bir telsiz
    anonsu gelmiş. Erkek arkadaşı çok utanmış ve hemen telsize sarılıp telsizin diğer ucundaki memura ´Bu ne biçim anons, malum kadın deyin biz anlarız.´
    diye fırça atmış. On dakika sonra gelen telsiz anonsu ikisini de kahkaha krizine sokmuş. ´Komiserim malum kadınlar or...pu değilmiş.Tamam.´
    ================================================================================
    Öğrencim,verdiğim ödevin son sayfasını tamamlamamış. Nedenini sorduğumda "Öğretmenim Aliye başladı, annem bitiremedi" dedi.
    Yanıtı öyle hoşuma gitti ki kızamadım...
    ===============================================================================
    Yıllar önce sahilde arabayla turlarken bir ekip otosu bizi cevirdi ve sordu: "Gençler alkol var mı?", cevabımız: "Yok valla, hepsini içtik."
    ============================================================================
    Benzin istasyonunda arabamın deposunu doldurdum. Kredi kartımla ödeme yapmak için arabamın yanından ayrılmıştım ki bir kadının
    arabama bindiğini gördüm. Ben şaşkın bir şekilde arabama doğru koştururken kadın hızla istasyondan ayrıldı. Ne olduğunu anlayamadan
    tekrar geri döndü. Özür dileyerek "Arabaları karıştırmışım." dedi. Arabalarımız benziyor muydu diye merak edenler için sadece şunu söylemek istiyorum:
    Arabalardan biri beyaz, diğeri siyahtı
    ===============================================================================0
    Bir arkadaşımla balık almaya gittiğimizde, arkadaşım kovanın içinde yüzüp çırpınan balıklara bakıp, ´Bunlar taze mi?´diye sormuştu.
    Balıkçı da cevabı hemen yapıştırdı: ´Yok abla, pil takıp oynatıyoruz.´
    ==============================================================================
    İstanbulPolis anonslarına bir ek de benden. Yer Amasya, Ramazan ayı. Meydan tarafında, karşılıklı
    iki şeritten birbirlerine doğru gelen polis arabalarının birinden duyulan cümle: "İftara üç tane büyük, sahura da iki küçük pide alıyoruz.
    " Gelen cevap evlere şenlik: "Komiserinkinde susam olmasın. Tekrar ediyorum, komiserinkinde susam olmasın"
    =============================================================================
    Seyyar saticinin biri Anadol pikabiyla biseyler satmak için megafonuyla
    gürültülü bir sekilde baarmaktadir:

    - Domates, biber, patlican...

    Arkadan trafik polisi:

    - Seyyar satici kenara çek!

    Satici:

    - Annasildi tamam!
    ==========================================================================0
    Lisede...Geometri dersi... Ders kaynasin diye yapılmayan
    karaktersizlik yok. Hoca tahtaya şekil çizerken, okulun bayagi
    yakinindan
    bir savas uçagi geçti.
    Biri:
    - Aaa hocam uçak geçiyo!

    Hocadan cevap:
    - Elleme geçsin!!!
    =============================================================================
    Siz hiç karanlikta iyi göremediginiz için yakit deposunun, tam dolup
    dolmadigini çakmak yakarak kontrol etme cesaretini kendinizde
    buldunuzmu ! Kayseri sehirlerarasi otobüs terminalinde 38 AS 991 plakali yolcu
    otobüsüne mazot alan muavin Z. T. Deponun tam dolup dolmadigindan emin olmak
    için çakmak çakarak kontrol etmek ister. Sonuç; Buharlasan mazotun parlamasi ve
    muavinin yanik tedavisi için hastahaneye kaldirilmasi.
    ===========================================================================
    Lunaparkta gece bekçisi iki kafadar (zincirlerin ucuna baglanmis salincaklardan
    olusan) uçan sandalyelere biner ve mekanizmayi
    çalistirirlar. Ancak sandelyelerin merkezkaç kuvveti ile dönerek açilmasindan
    dolayi durdurmak için saltere ulasamazlar ve sabaha
    kadar kimseye seslerini duyuramazlar... Bu bekçilerden biri hayatini kaybetmis,
    digeri ise gördügü uzun tedavilere ragmen eski
    sagligina kavusamamistir.
    ==========================================================================
    Siz hiç birisinin, dis agrisindan kurtulmak için çenesine kursun siktigini ve
    beynini dagittigini duydunuzmu?.
    ===========================================================================
    Yuttugu sinegi öldürmek için agzina Shelltox sikip, zehirlenerek kendisi de
    ölen zamane uyanigini .....
    ========================================================================
    Hangi ülkede bir gemi mühendisi, kontrol etmek için gemi kazanina girdiginde,
    biri baskasi gelip kazan kapisini kapatir ve kazani
    atesleyip..........
    ===============================================================================
    - Meraba ben Serkan nasıl yardımcı olabilirim?
    - Benim telefonda bi problem var bankomatta işlem yapamadım
    - Peki ilk önce telefonunuzun ''menü" tuşuna sonra da ''5'' tuşuna basın...
    - Evet... Tamam...
    - Ekranda ne var şimdi?
    - Show tv... - ???
    ==============================================================0
    Kadın : Merhaba ben kredi kartınızla köpek almıştım...
    Yetkili: Evet efendim?...
    Kadın : Bu köpeğin kulakları duymuyor. Acaba sigorta kapsamına giriyor mü?
    Yetkili: Ben bi üstüme danışayım !!!?!!...
    ==================================================================
    İyi günler, nasıl yardımcı olabilirim?
    - Para çekemiyorum ben...
    - Şifrenizi yanlış giriyormuşsunuz Ahmet bey!...
    - Şifre mi? Benim şifrem hep aynıdır, İstanbul'un kurtuluşu...
    - Lütfen, bana şifreyi söylemeyin efendim.
    - Hah, tamam hatırladım, 1956!!!
    - Efendim o İstanbul'un kurtuluşu değil ama...
    - Yaaaa!... Kaçtı İstanbul'un kurtuluşu?
    - Efendim ben malesef söyleyemem bunu size.
    - Niye sen de mi bilmiyosun?...
    - Biliyorum, ama güvenlik açısından benim şifreyi bilmemem gerekiyor.
    - Ben sana şifreyi sormuyorum ki!... İstanbul'un kurtuluşunu soruyorum.
    - Evet, ama... ???!!!
    =======================================================================
    Alo ben Konya, Ya benim bu printer çalışmıyor!...
    -Windows'ta mı çalışıyor?
    - Evet
    - Bilgisayar printerı görüyor mu Konya?
    - Evet, karşı karşıyalar!...
    =========================================================================
    - Şu an bankanızın ATM'sinden maaşımı çekemiyorum.
    - Üzgünüz efendim geçici bir hatadan ötürü şu an tüm sistemlerimiz off'tadır.
    (Bir saat kadar sonra yine arar)
    - Ben şu an Of'dayım ve hala paramı çekemiyorum...
    =======================================================================
    -Güvenliğiniz için bir kaç soru sormam gerekiyor.
    -Doğum yeriniz?
    - Erzurum...
    - Doğum tarihiniz?
    - 23 Ocak 1957
    - Annenizin evlenmeden önceki soyadı?
    - Anamı karıştırma bu işe
    ========================================================================0
    Ben... ben... ben...
    Haftasonu ÜSTÜ AÇIK SAHIN gördüm
    ben...
    Artik hiç bir sey beni sasirtamaz
    ============================================================================
    Rize Müftü Mahallesi imamı Ramazan’da akşam ezanını okuması için bir öğrenciyi görevlendirir. Öğrenci kapalı sandığı mikrofona, pratik yapmak için ezan okur. İmam durumu fark edip minareye çıkar ve ezan vaktinin gelmediğini duyurur. Ama geç kalmıştır ve mahalleli orucunu çoktan açmıştır.
    ===============================================================================
    Canlı Yayında...
    Trabzon'da yerel Akça Televizyonu'nda haftada bir yayınlanan ‘‘Müzik Ziyafeti' programını hazırlayan mahalli sanatçı İsa İlhan, geçen haftaki programında Temel fıkralarını aratmayan bir sürprizle karşılaştı. Her programında olduğu gibi izleyici istekleri almaya başlayan İlhan, canlı telefon bağlantıları yapmaya başladı. Bir kaç telefondan sonra bir bağlantı daha yapan ve türkü isteği almayı bekleyen İlhan, ‘‘İsa abi, ben sizin mahalledeki tüpçü Rıfat. İstediğin tüpü eve götürdük fakat patron, ‘veresiye olmaz, parasını alın' dedi. Şimdi dükkándayız. Televizyonda seni görünce bunu söylemek için aradım’’ sözlerini duyunca şoke oldu. Neye uğradığını şaşıran İsa İlhan programa beş dakika reklam arası verdi.
    ===========================================================================
    - phhh!...adanali devam et!
    - phsss!..adanali kime diyom devam eeeeyyyt!
    - aaaauueee!..ulen kulaana salgam mi kaçti kime diyom yürüsene! ( phhh & phsss ; megafondan çikan tiz sesler )
    ==============================================================================0
    - 34 vg 0983 sagaaa çekhh
    - 34 vg 0983 sagaaa çekhh
    - sola demedik öküzzzzzzz saga çekhh
    ==========================================================================
    Söförün biri trafik sıkısık iken park yasagi olan yere direksiyonu kirar ve durur...polis ;
    - "beyaz uno çek kardesim park yasak" .....gibilerinden bir anons yapar... söför el kol hareketleri yardimiyla
    - "abi ekmek almaya geçiyom hemen çikacam" der !...
    yarim saat kadar sonra elini kolunu sallaya sallaya çikinca polis anonsu patlatir...
    - "beyaz uno ekmek nerde lan ?"
    ==============================================================================
    polisler arabayi sürenin tipine göre hitap etmesini de bilirler ;
    - sarisin bayan saa çeker misiniz diyorum lütfen..
    - beyefendi... biyikli... bekleme yapma
    - deri ceketli.. et benli.. hade..
    - duymuyormusun lan gözlüklü zibidi
    =============================================================================
    olay çankaya'da geçiyor...ankarada patates sogan satan megafonlu bir kamyonet,polis anons yapiyor...
    -06 mn 1945 ilerleeeeeee
    kamyonetin megafonundan cevap geliyor.....
    -okeyyyyyy..................
    ========================================================================
    atakoy'de bir arkadasimda sabahlamistim. sabah otobuse bincem ama mekani bilmedigim için duragi sorcak birilerini ariyorum. kimseler geçmiyo, neyse sonunda bir polis otosu gordum. tarif ettiler duragi:
    - "su bakkali gec ilerle, agacin ordan saga kir ordan sola..."
    tesekkür edip yurumeye basladim. biraz yürümemistim ki arkadan bir megafon:
    -"oglum agacin ordan sola kirsana lan, bak bak bak dinniyomu hiç, huss alooo"
    duragi bulana kadar ekip otosu arkamdan bagirip durdu.
    ============================================================================0
    atakoy'de bir arkadasimda sabahlamistim. sabah otobuse bincem ama mekani bilmedigim için duragi sorcak birilerini ariyorum. kimseler geçmiyo, neyse sonunda bir polis otosu gordum. tarif ettiler duragi:
    - "su bakkali gec ilerle, agacin ordan saga kir ordan sola..."
    tesekkür edip yurumeye basladim. biraz yürümemistim ki arkadan bir megafon:
    -"oglum agacin ordan sola kirsana lan, bak bak bak dinniyomu hiç, huss alooo"
    duragi bulana kadar ekip otosu arkamdan bagirip durdu.
    ===============================================================================
    >Gecen sene Hava Harb Okulunun Sinavi'na gitmek icin
    >Bursa Terminali'nde
    >otobusumu bekliyodum. Bu arada ilginc bi olaya tanik
    >oldum. Adamin teki karisini Istanbul'a yollamak icin
    >bi otobus firmasindan bilet
    >almisti. Fakat otobus firmasi adama ayirdigi bileti
    >baskasina satmis. Adamda bu sinirle gisede gorevli
    >olan memura su sekilde bagiriyodu:
    >-"Hepinizi şikayet ederim ben onu bunu anlamam. Karimi
    >tike tike
    >gotureceksiniz Istanbulaaaaa..."
    ==============================================================================00
    >Simdi arkadasimla Taksim'de takiliyoruz. Bi adam
    >aglayan cocugunu
    >susturmaya calisiyor. Yaninda da bi polis var; sonra
    >adam cocuga dedi ki:
    >-"Sus yoksa seni polise veririm."
    >Yandaki polis de bi dellendi:
    >-"Lan gerizekali, biz adam mi yiyoruz da bize veriyon
    >cocugu?
    ===========================================================================0
    >Bir gun Izmir' de belediye otobusunde gidiyoruz
    >arkadaslarla.
    >Bizim arkadas bos yer buldu ve oturdu. Sonraki durakta
    >da eli bastonlu
    >yasli bi amca geldi. Arkadas da killigina adama yer
    >vermedi. Adam o arkadasin oturdugu koltugun yanina
    >geldi ve ayakta arkadasin yer vermesini
    >bekliyor. Fakat arkadas yerini vermedi. Neyse
    >adamcagiza da yazik, bastonu
    >otobus hareket ettikce bi o tarafa bi bu tarafa
    >kayiyo. Arkadas dayanamadi
    >ve yasli amcaya:
    >-'Amca bastonun ucuna lastik takarsan kaymaz'dedi.
    >Adam soyle bakti, sonra;
    >-'O lastigi zamaninda baban taksaydi simdi sen
    >olmazdin, ben de orda oturuyo olurdum' deyince butun
    >otobus koptu.
    >Arkadas o gun bu gundur belediye otobusune binmez.
    ==============================================================================
    >Bi gun arkadasla dolmus bekliyoruz. Ust gecit var ama
    >kendi halinde bir
    >kadincagiz yayaya kirmizi yanarken caddeden gecmeye
    >calisiyo.
    >Ust gecitin altinda beklemekte olan polis otosundan
    >soyle bir anons yapiliyo:
    >- Hanim nireeee, hanim nireee?
    >Teyzeden cevap:
    >- Eltimgileee, beyimin haberi var. Sana ne kiii.
    ============================================================================
    şaka diye bagaja kilitledi

    Balıkesir’in Dursunbey İlçesi’nde arkadaşı Cihat Kabakçı’yı (15), şaka yapmak için babasına ait otomobilin bagajına kilitleyen aynı yaştaki Y.S.A., daha sonra direksiyona geçip otomobili hareket ettirdi.

    Bagaj kapağını bir süre sonra açmayı başaran Kabakçı, hareket halindeki otomobilden atladı. Kabakçı, ağır yaralandı. Arkadaşının durumu bildirmesi üzerine olay yerine gelen yakınları tarafından hastaneye kaldırılan Kabakçı, buradaki ilk müdahalenin ardından hayati tehlikesi olduğu gerekçesiyle Balıkesir’e sevk edildi. Arkadaşına şaka yaptığını söyleyen Y.S.A’nın sorgusu devam ediyor.
    =================================================================================
    Pişkin hırsız

    Sivas'ta hırsızlık amacıyla girdiği dairede karşılaştığı ev sahibiyle bir süre boğuştuktan sonra kaçan kişi, daha sonra tekrar dönerek, ev sahibinden kaçarken düşürdüğü cep telefonunu istedi.

    Aydoğan Mahallesi'nin Behram Caddesi'ndeki bir eve gece saatlerinde pencereden giren Erkan B. (20), gürültü nedeniyle uyanan ev sahibi Özcan Tok (45) ile bir anda karşı karşıya kaldı.

    Boğuşmaya başladığı Tok'un bir anlık boşluğundan faydalanarak pencereden kaçan Erkan B, yanında bulunan cep telefonunu, bıçağını ve karga burun pensesini evde düşürdü.

    Daha sonra evin önüne tekrar gelen Erkan B, ev sahibi Özcan Tok'dan boğuşma sırasında düşürdüğü cep telefonunu vermesini istedi.

    Ev sahibinden olumsuz cevap alınca olay yerinden uzaklaşan Erkan B, daha sonra pişman olduğunu belirterek, polise teslim oldu.

    “Evden hırsızlığa teşebbüs ve konut dokunulmazlığını ihlal” suçundan gözaltına alınan zanlının, sevk edildiği savcılıkta serbest bırakıldığı öğrenildi.

    Erkan B'nin evde düşürdüğü cep telefonunun ise savcılığa gönderildiği, buradaki işlemlerin ardından uygun görüldüğü takdirde sahibine teslim edilebileceği kaydedildi.
    =================================================================================
    yorum plss

    =====================================================================
     
  2. black_gold

    black_gold Tanınıyorum rank8

    Kayıt:
    15 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    374
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    TüCcCaR
    Şehir:
    okuldan uzak heryerde
  3. Stephanos

    Stephanos Buralıyım rank8

    Kayıt:
    30 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    3.588
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    İstanbul
    güzel ben vermiştim bunu 3-4 gün önce Rolling Eyes
     
  4. Sensei_

    Sensei_ Öğretiyorum rank8

    Kayıt:
    27 Haziran 2007
    Mesajlar:
    690
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    My Home İn {'_'}
    çalıntı ozaman :mrgreen: :mrgreen: :mrgreen:
     
  5. NephilimAngel

    NephilimAngel Old School olduser rank8

    Kayıt:
    25 Nisan 2007
    Mesajlar:
    4.223
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    student
    Şehir:
    mistik mannnn
    Nasıl yağmur nasıl fırtına, adam bir taksiye el kaldırır, taksi durur.. Adam gideceği yeri söyleyince, taksici kızarak "ohoo orası çok yakın alamam seni" der ve gazlar gider.. Adam çok bozulur ama sonra bir sekilde evine gitmeyi başarır.. Ertesi gün şans eseri bir bakar ki, dün geceki taksici, evinin önündeki taksi durağındadır ve üçüncü sıradadır.. Hemen plan yapar ve ilk taksi söförüne yanaşır:
    - Ataköye kaça götürürsün ?"
    - 5 milyon
    - Sana 20 milyon veririm ama bir kere verirsin.
    - Hadi be sapık mısın, defol.. Adam bu cevabı alınca ikinci sıradaki taksiye yanaşır
    - Ataköye kaça götürürsün ?
    - 5 milyon
    - Sana 20 milyon veririm ama bana bir kere verirsin
    - vay sapıkkk vayy defol sıra üçüncü taksiciye yani bizim taksiciye gelmistir.. Adam yanaşır:
    - Ataköye kaça götürürsün ?
    - 5 milyon
    - Peki sana 20 milyon veririm ama bir sartım var
    - Nedir ?
    - Giderken diğer taksicilere el sallıyacaksın
    - Ayıbettin abi tabii...
    uff ayrıldım bunu okurken xD
     
  6. furious

    furious Bilgiliyim rank8

    Kayıt:
    26 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    1.638
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    street fighter IV
    ben bunu başka bi sitede aldım extrabeer
     
  7. RollsRoyce

    RollsRoyce   rank8

    Kayıt:
    20 Nisan 2007
    Mesajlar:
    2.882
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    36
    Şehir:
    Bursa Ya Sen?
    Sene 1968, İstanbul Bahçelievlerde Skip tükenmez kalemlerinin fabrikası var ve önünde de 98 no lu otobüslerin durduğu otobüs durağı. Bu durak Bahceli evlerden sonraki ilk durak ve anlatacağım olay gerçekten yaşanmış olay. Otobüsle Bakırköyden Güngörene giderken Bahcelievler durağında otobüse çok güzel bir bayan bindi. Tam biletini alacağı zaman otobüs hareket etti. Bayan biletçiye bir şirinevler bileti verirmisiniz diye sordu. Biletçi bu otobüs Şirinevlere gitmez deyince bayan durdurun otobüsü ineceğim dedi. Biletçinin cevabı hayli ilginç oldu.
    - Hanım, hanım kalktı birkere sikip te indirecegiz. Bu lafı duyunca kadının yüzündeki ifadeyi görmenizi isterdim ( bu arada skip otobüs durağının adı )
    :mrgreen: çok güzel hepsinin teker teker okudum
     
  8. _AvRiL_

    _AvRiL_   nowayout rank8

    Kayıt:
    13 Mart 2007
    Mesajlar:
    2.484
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    36
    Meslek:
    amele ogrenci
    durup durup guluyorum hahahah harbi tam bizlik sofor de mal,eger o otobuste ben de olsaydım ben de gulmekten yarılırdım:D
     
  9. belirsizzzzz

    belirsizzzzz Aileden rank8

    Kayıt:
    21 Aralık 2007
    Mesajlar:
    7.655
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    CeyRRANNCI
    Şehir:
    Tokyo /Y.t
    muhahaaahhahaa
     
  10. kurmay

    kurmay Öğreniyorum rank8

    Kayıt:
    12 Eylül 2007
    Mesajlar:
    202
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    ÖĞRENCİ
    Şehir:
    ANKARA
  11. AllStAr

    AllStAr Öğretiyorum rank8

    Kayıt:
    28 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    676
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Amele :D
    Şehir:
    American Airlines Arena
    kop time :mrgreen:
     
  12. SaIideJaraRufu

    SaIideJaraRufu Öğretiyorum rank8

    Kayıt:
    16 Kasım 2007
    Mesajlar:
    697
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0