1. Reklam


    1. joysro
      ledas
      jungler
      keasro
      zeus
      karantina

Tarihin En Ünlü Hazır Cevapları...


  1. iCe_diVe

    iCe_diVe Bilgiliyim rank8

    Kayıt:
    11 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    1.540
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Öğrenci
    Şehir:
    Eskişehir
    Atatürk'ün Amerikalı Generale Cevabı Buda en beğendiklerimden biri ;

    Çanakkale Savaşı sonralarında Atatürk'ü ziyarete gelen Amerikalı General belirli bir süre konuştuktan sonra Türk askerini görmek istediğini Atatürk'e belirtir ve Atatürk de en yakın askeri kışlaya generali götürür.Askerler generali törenle karşılarlar (Bugünkü gibi değil tabi savaş koşullarında ) General bakar ki askerler bitkin çoğunun üniformaları yırtık paramparça.Ayaklarında çoğuna yakınının botları, yok olanların ki ise ayak parmakları ve ayaklarının büyük bölümü yırtıklardan dışarı çıkmış çoğu açlıktan bitkin gözüküyor.

    Daha sonra Amerikalı general sıradaki askerin birine yaklaşır ve omzuna eliyle biraz güç uygular ve asker yere düşer

    General Atatürk'e dönerek şunu söyler : '' Siz Çanakkale Zaferinin bu askerler ile mi kazandınız ? '' Atatürk ''Evet biz Çanakkale'yi bu askerlerle kazandık '' dedikten sonra yere düşen askerin kulağına birşeyler fısıldadıktan sonra General'den askeri tekrar sarsmasını ister.

    General az önce bitkin bir biçimde yere düşen Askeri bütün gücüyle sarsmaya çalışır ama Asker kımıldamaz.Sanki beton bir heykel gibi durur ve çok güçlü bir direnç gösterir.Bunu gören General büyük bir şaşkınlık içinde Atatürk'e sorar;

    '' Az önce kulağına ne söylediniz? ''

    Atatürk şunları söyler :

    - '' İlk basta omuzuna dokunduğunuzda yere düştü çünkü sizi dost olarak biliyordu ''

    '' İKİNCİDE İSE KULAĞINA SİZİN BİZİM DÜŞMANIMIZ OLDUĞUNUZU SÖYLEDİM"

    ________________________________________________________________________



    Kanuni'nin fransa kralı fransuva'ya yazdığı mektupta verdiği gizli ayar:

    "Ben ki sultanlar sultanı, hakanlar hakanı, hükümdarlara taç veren allah'ın yeryüzündeki gölgesi, akdeniz'in ve karadeniz'in ve rumeli'nin ve anadolu'nun ve azerbaycan'ın ve şam'ın ve halep'in ve mısır'ın ve mekke ve medine'nin ve kudüs'ün ve bütün arap diyarının ve yemen'in ve nice memleketlerin sultanı ve padişahı sultan bayezid han oğlu sultan selim han oğlu sultan süleyman han'ım.

    sen ki fransa vilayetinin kralı fransuva'sın."

    ________________________________________________________________


    İngilizlerin İstanbul'u işgali esnasında İngiliz birliklerinin üst düzey bazı subayları Atatürk ün kaldığı otelde akşam yemeği yemektedirler. Ulu Önder de onlara yakın bir masada oturmaktadır. Atamızı farkeden İngiliz subaylar garsona "şu sizin meşhur ,Mustafa Kemal Paşanız değil mi? bizim masamıza buyur eder misin?" derler. garson ingiliz subaylarının bu isteğini paşaya ilettiğinde şu cevabı alır."istiyorlarsa kendileri buyursunlar, zaten vatanımızda misafir olarak bulunuyorlar.


    ___________________________________________________________________



    Mehmet Akif Ersoy, meclis konuşma yapmaktadir. sac sakal dagilmis, perişan bir haldedir. ordan bir vekil çıkar:

    -şuna bak ayiya dönmüşsün.!!
    -pardon, başka tarafa döneyim...


    ___________________________________________________________________



    Bir gün fransız büyükelçisi Atatürk'ün ziyaretine gelir. Atatürk'e Fransa'nın Hatay'ı almak istediğini iletir. Bunun üzerine Atatürk telefonun başına giderek Fevzi Çakmak'ı arar. Fevzi Çakmak'a "Fransızlar Hatay'ı almak istiyormuş; hazır mıyız?" diye sorar. Fevzi Çakmak'tan "hazırız" cevabı alan Atatürk, büyükelçiye dönerek "biz hazırız" der.


    ___________________________________________________________________



    Bir İngiliz gazeteci ATATÜRK'le bir röportaj yapar şöyle sorar gazeteci; "Birleşmiş Milletlere üye olmayı düşünüyor musunuz?"

    Mustafa Kemal'in cevabı aynen şöyle:
    "Şartlarımızı koyarız. Kabullerine bağlı. Biz müracaat etmeyiz üye olmak için. Eğer davet gelirse düşünürüz".

    Evet, Birleşmiş Milletler sadece Türkiye'yi davet edebilmek için yasasını değiştirir ve ilk davet edilen ülke olur.

    ____________________________________________________________________



    Şah ismail bir gün Yavuz Sultan Selim'e bir hediye gönderir.Bir sandıktır bu.Bizimkiler açar altınlar kıymetli eşyalar falan..Ama sandığın açılması ile etrafa ağır bir kokunun yayılması bir olur.Üstteki değerli şeyler alınır ve en altta insan dışkısı olduğu görülür.Selim buna bir şekilde cevap vermelidir ve verirde..Şah İsmail'e bir sandık gönderilir.Aynı şekilde altınlar değerli taşlar vardır sandıkta.Ama sandık açılınca her tarafı gül kokusu kaplar.Çünkü en altta gül yaprakları vardır.Ve bir tabakta lokum ile beraber bir not..Şah İsmail yanındaki bir kaç kişiye lokumu yedirir ve zehirli olmadığı anlaşılınca kendiside yer.Sonra da notu merak eder ve okunmasını ister.Notta şöyle yazmaktadır;

    ''Herkez kendi yediğinden yollarmış''


    ____________________________________________________________________


    Meşhur bir filozofa:
    - "Servet ayaklarınızın altında olduğu halde neden bu kadar fakirsiniz?" diye sorulduğunda:
    - "Ona ulaşmak için eğilmek lazım da ondan" demiş.

    ___________________________________________________________________



    Kulaklarının büyüklüğü ile ünlü Galile' ye hasımlarından biri:
    - "Efendim" demiş, "Kulaklarınız, bir insan için biraz büyük değil mi?"
    Galile: - "Doğru" demiş, "Benim kulaklarım bir insan için biraz büyük ama, seninkiler bir eşek için fazla küçük sayılmaz mi?"



    ____________________________________________________________________


    Bir filozofa sormuşlar: - "Şansa inanır mısınız?" Filozof:
    - "Evet, yoksa sevmediğim insanların başarılarını nasıl açıklayabilirim.


    ____________________________________________________________________


    Verildiyse üzgünüm Rolling Eyes
     
  2. murat75

    murat75 Tanınıyorum rank8

    Kayıt:
    26 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    403
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    Pc User
    güzel paylaşım tebrik ederim sürükleyici bir yazı sonuna kadar okuduğuma emin olabilirsin extraokk extraokk extraokk
     
  3. RoyalFlush

    RoyalFlush Bilgiliyim rank8

    Kayıt:
    2 Eylül 2007
    Mesajlar:
    1.486
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    jeofizik mühendisi
    Şehir:
    asthenosphere
    Mehmet Akif Ersoy, meclis konuşma yapmaktadir. sac sakal dagilmis, perişan bir haldedir. ordan bir vekil çıkar:

    -şuna bak ayiya dönmüşsün.!!
    -pardon, başka tarafa döneyim...


    ___________________________________________________________________



    Bir gün fransız büyükelçisi Atatürk'ün ziyaretine gelir. Atatürk'e Fransa'nın Hatay'ı almak istediğini iletir. Bunun üzerine Atatürk telefonun başına giderek Fevzi Çakmak'ı arar. Fevzi Çakmak'a "Fransızlar Hatay'ı almak istiyormuş; hazır mıyız?" diye sorar. Fevzi Çakmak'tan "hazırız" cevabı alan Atatürk, büyükelçiye dönerek "biz hazırız" der.


    bu ikisi muhteşemmm
     
  4. firewolf92

    firewolf92 Öğreniyorum rank8

    Kayıt:
    10 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    223
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    sandalyemin üstü
    hepsi harika. sıkılmadan okudum. ama ilk yazının en iyisi olduğunu söyleyebilirim. paylaşımın için çok teşekkürler
     
  5. HAKANO

    HAKANO Öğretiyorum rank8

    Kayıt:
    1 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    821
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    lıse son ogrencı
    Şehir:
    sılkroad-hotan
    hepsi çok güzel ellerine, kopyala yapıştırına sağlık :mrgreen: ,
    bir tane de ben paylaşmak istedim konuyla alakalı olarak
    bu hikayeyi inkilap tarihi ve atatürkçülük dersinde 8. sınıfta ders hocası anlatmıştı. başlıyorum
    İtalya'nın Türkiye büyük elçisi ankaradaki bir davette Atatürk'ün yanına gelip başkanımız size sitemlerini iletmemi buyurdular
    "çünkü savaşta Türk askerleri babamı öldürdü" dedi.demiş elçi Atatük'e ve Atatürk'ün yanıtı muhteşem olmuş
    "Kızdırmasın beni giyerim o çizmeyi!!!!!!!!!!!!!"

    nasılım :mrgreen: olay tam tamına böle değilse özür dilerim uzun zaman oldu yanlış hatırladığım yerler olabilir saygılar Wink
     
  6. dreadork

    dreadork Gözlemliyorum rank8

    Kayıt:
    19 Aralık 2007
    Mesajlar:
    70
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Sadrazam Keçecizade Fuat Paşa Paris'te iken elçiler arasında hangi devletin kuvvetli olduğu tartışılıyormuş.Sıra Paşaya gelince elçilere şöyle demiş:
    - En kuvvetli devlet, Osmanlı Devleti'dir.
    herkes bu sözler için şaşkınlık içerisinde iken Paşa sözüne şöyle devam etmiş:
    '' Evet, o kadar sağlam ve kuvvetli ki, siz dışardan biz içerden çalıştığmız halde bir türlü yıkamıyoruz.''


    DERS ALABİLMEK
    Lokman Hekim'e:
    - Bilgeliğini kimlerden aldın? Diye sorduklarında:
    - Körlerden, cevabını vermiş.Çünki onlar, yoklamadan adım atmazlar.
     
  7. dreadork

    dreadork Gözlemliyorum rank8

    Kayıt:
    19 Aralık 2007
    Mesajlar:
    70
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    İbrahim bin Edhem'e zenginlerden biri bir kese altın getirmiş,
    - Bunu kabul buyurun, demişti.
    İbrahim bin Edhem Hazretleri:
    - Ben fakirlerden bir şey almam, dedi.O zat:
    - Ben fakir değilim deyince, İbrahim bin Edhem:
    - Bu sahip olduğun servetten daha fazlasına sahip olmak istermisin? Diye sordu.O zat:
    - Evet, deyince,
    - Bu halin, fakirlik değil de nedir? Bana verdiğin şeye, sen benden daha fazla muhtaçsın..

    Fatih, hocası Akşemseddin'e sorar :
    - İnsan açlığa ne kadar dayanabilir?
    Akşemseddin cevap verir:
    - Ölünceye kadar!..
     
  8. dreadork

    dreadork Gözlemliyorum rank8

    Kayıt:
    19 Aralık 2007
    Mesajlar:
    70
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Grünfeld, çocukken bir profesörden keman dersi alıyormuş.Birgün profesörü:
    - Ben senin yaşındayken bu parçayı çok daha iyi çalardım, demiş.
    Küçük kemancı hemen atılmış:
    '' Demek ki sizin profesörünüz benimkinden iyiymiş.''


    Büyüklerden birine ''Seni kim terbiye etti?'' demişler.
    ''Cahillerin cehaletini gördüm ve bu halden uzak durdum.'' demiş.
     
  9. HAKANO

    HAKANO Öğretiyorum rank8

    Kayıt:
    1 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    821
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    lıse son ogrencı
    Şehir:
    sılkroad-hotan
    guzel paylasım :mrgreen:
     
  10. dreadork

    dreadork Gözlemliyorum rank8

    Kayıt:
    19 Aralık 2007
    Mesajlar:
    70
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Şair Celal Sahir Erozan'a bir arkadaşı :
    - Hala bir baltaya sap olamadın, demiş. O da:
    - Ne yapalım, demiş, memleket balta sapı ile doldu...
    Mehmet Akif bu cevabı duyunca çok beğenir ve şu beyti yazar:

    ''Ne odunmuş babanız, olmadı bir baltaya sap!
    Ona siz benzemeyin, sonra ateştir yolunuz.''
     
  11. dreadork

    dreadork Gözlemliyorum rank8

    Kayıt:
    19 Aralık 2007
    Mesajlar:
    70
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    İncili, sarayda bir defter tutmaya başlar:
    ''Divaneler Defteri''.Duyduğu divanelikler üzerine, divanelerin isimlerini yazar.Birgün duyulur ki, listenin başında padişahın ismini yazmıştır.
    Padişah emreder:
    - Getir defteri bakalım.
    Defter gelir, ilk sayfada padişahın ismi vardır.
    Padişah gürler:
    - Bu nedir?
    - İsm-i şerifiniz sultanım.
    - Ne sebeple?
    - Hani efendim, geçenlerde adamın birine, on bin altın verip Arabistan'dan Arap atları getirmeye gönderdiniz ya, onun için.
    - Peki ya atları alıp gelirse ne yaparsın?
    '' - Aman efendim, ondan kolay ne var, sizin isminizi siler, onunkini yazarım...''
     
  12. dreadork

    dreadork Gözlemliyorum rank8

    Kayıt:
    19 Aralık 2007
    Mesajlar:
    70
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Mithat Paşa'ya, İstanbul'dan bir ferman gelmiş.
    - Çok acele 100 bin ton çayı paketleyip İstanbul'a gönderin, deniliyormuş fermanda.
    Bunun üzerine Mithat Paşa şöyle bir cevabi mesaj yazıp, göndermiş Saray'a:
    - Çin İmparatoru'na gönderdiğiniz fermanınız yanlışlıkla ben kulunuza geldi. Arz ederim.


    Üniversitede edebiyat dersinde öğrencilerden biri hocaya sordu:
    - Hocam, bazan mı denir, bazen mi?
    Hoca cevap vermeden öğrencilerden biri cevabı verir:
    ''Bazan bazan, bazen bazen.''
     
  13. Hi_Axı

    Hi_Axı Keşfediyorum rank8

    Kayıt:
    29 Aralık 2007
    Mesajlar:
    23
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Öğrenci
    Şehir:
    EskişeHir
    Güzeller Saol...
     
  14. UrbanChaos

    UrbanChaos Tanınıyorum rank8

    Kayıt:
    8 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    388
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    Antalya.
    Paylasım ıcın saol Guzel Okudum
     
  15. dreadork

    dreadork Gözlemliyorum rank8

    Kayıt:
    19 Aralık 2007
    Mesajlar:
    70
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Aslında daha yüzlerce ekleyebilirim :lol: hadi birkaç tane daha :?!!!

    Nasreddin Hoca'ya:
    - Hocam, demişler.Sen bilirsin, dünya kaç arşın gelir?
    Hoca, o sırada yanlarından geçmekte olan bir cenazeyi gösterip:
    - Tabuttakine sorun, demiş. O ölçme işini bitirmiş, gidiyor.
    ---------------------------------------------------------------------------------
    Sultan Abdülaziz, birgün Kazasker Mustafa İzzet'e kızarak onu sohbet meclisinden uzaklaştırmış.Buna çok üzülen Kazasker, işi dervişliğe vurarak Cuma günleri Ayasofya Camii'nde vaaz vermeye başlamış.
    Padişah, Cuma namazı için bir gün Ayasofya'ya gittiğinde vaaz vereni görünce şaşırmış ve kendisini yanına çağırarak sormuş:
    - İzzet, ne oldu sana böyle?
    '' - Efendimin hiddeti, derviş etti İzzet'i.''
     
  16. dreadork

    dreadork Gözlemliyorum rank8

    Kayıt:
    19 Aralık 2007
    Mesajlar:
    70
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Dedikodu eden birine bir alim der ki;
    '' - Diyelim ki o adamın değeri eksildi; ama bu eksilen şey senin değerine eklenecek değil ki...''
    --------------------------------------------------------------------------------------
    Birgün Şiraz'lı Sadi'ye sordular:
    - İnsan nedir?
    '' - Yek katre-i hunest ve hezar endişe''
    (Tek damla kan ve bin endişe.)
     
  17. ThugLife

    ThugLife Keşfediyorum rank8

    Kayıt:
    24 Kasım 2007
    Mesajlar:
    21
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    wow tarihin en ünlü hazır cevaplarını nedense hep türkler vermiş ilginç