1. Reklam


    1. joysro
      ledas
      jungler
      keasro
      zeus
      karantina

Tanrı parçacığı 14 Şubat'ta ortaya çıkabilir


  1. Kriptex

    Kriptex Bilgiliyim rank8

    Kayıt:
    19 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    2.480
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    [​IMG]

    CERN, 'Büyük Patlama' deneyine 14 Şubat 2010 tarihinde devam etmeye karar verdi.

    Dan Brown'ın Melekler ve Şeytanlar efsanesi Sevgililer Günü'nde sona mı erecek? Laboratuvardaki Büyük Patlama sonrası dünyada depremler ya da kara delikler oluşacak mı? CERN'de çalışan bilim adamları korkuyor mu? Peki yüzyılın deneyi daha önce neden durdurulmuştu? CERN'in kara gününde ne yaşandı? CERN için üye ülkeler ne kadar kaynak ayırıyor? Türkiye CERN'e üye olmak istiyor. Yıllık 50 milyon dolara mal olacak üyelik kabul edilecek mi? TRT Türk ekibi, yüzyılın deneyi olarak nitelendirilen Büyük Hadron Çarpıştırıcısı (BHÇ) deneyinin yapıldığı Avrupa Nükleer Araştırmalar Merkezi CERN'e girdi... Ve bu soruların yanıtlarını aradı.

    Avrupa Nükleer Araştırmalar Merkezi (CERN) her ne kadar içinde nükleer kelimesi geçse de aslında dünyanın en büyük parçacık fiziği laboratuvarı, yani korkulduğu gibi burada gizli nükleer araştırmalar ya da nükleer silahlar yapılmıyor, aksine amaç bundan 13.5 milyar yıl önce yaşadığımız evreni oluşturan maddenin yapısını ve maddeyi bir arada tutan kuvvetleri anlamak... Dünya kamuoyu CERN’i 10 Eylül 2008’de Büyük Hadron Çarpıştırıcısı (BHÇ) deneyi ile duydu.

    Uluslararası kanallar bu tarihi deneyi naklen ekranlara getirirken aslında ne CERN’i ne de deneyin neyi amaçladığını biliyordu. Ekranlarda sadece sevinç çığlıkları atan ve şampanya patlatan bilim adamları vardı.

    Dışarıdaki insanlar ise bu büyük deneyin karadelikleri ve depremleri tetikleyip dünya düzenini bozmasından korkuyordu.

    Bu olasılıkların hiçbiri gerçekleşmedi çünkü BHÇ çalıştırılmaya başlamasından dokuz gün yani 19 Eylül günü arızalandı... Ve çarpışmalara bir yıl kadar ara verildi. Deneye şüpheyle yaklaşanlar rahat bir nefes alırken bilim adamları da sükût-u hayale uğradı.

    Ancak 14 yıl boyunca üzerinde kafa yorulan ve yaklaşık 8 milyar dolara mal olan böylesine devasa bir projeden bu kadar çabuk vazgeçilemezdi. CERN’deki bilim adamları aradan geçen bir yıl boyunca nerede hata yaptıklarını ararken, deneyin aksayan bölümlerini de tamir ettiler, araştırmalarına devam ettiler... Ve bu aralık ayında ajanslara bir haber düştü...

    “BHÇ dünyadaki en yüksek enerjili proton çarpışmasını kaydetti...”
    Gözler yine CERN’deydi.
    TRT Türk ekibi de bu deneyi daha yakından görmek ve anlamak için CERN’e girdi.

    İçeri girmek hiç zor değil

    CERN’e girmek öyle sanıldığı gibi zor değil. Basın ofisine laboratuvarı gezmek istediğinizi söylemeniz, hangi tarihler arasında kalacağınızı ve nereden geldiğinizi bildirmeniz yeter...
    Bizi CERN’de uzun yıllardır bifiil çalışan Türk fizikçiler Doç. Dr. Kerem Cankoçak ve Profesör Yaşar Önel karşıladı.

    CERN kampüsüne giriş, normal bir üniversiteye girmek gibi. Ana kapıdan girince karşınıza 500’den fazla binaya ve 7 bine yakın bilim adamına ev sahipliği yapan kocaman bir yerleşke çıkıyor, her şey çok alışıldık... Ne yüksek teknolojili binalar ne de beyaz deney kıyafetleri içinde bilim adamları görüyorsunuz...

    Dan Brown’a teşekkürler!

    Hatta CERN çalışanları kameraları görünce heyecanlanıyorlar. Dünyanın, deneyin amacını iyi anlayamamış olmasından şikâyet edip, satır arasında o çok dalga geçtikleri Melekler ve Şeytanlar romanının ünlü yazarı Dan Brown’a da tanıtımlarını yaptığı için teşekkür ediyorlar...
    Kampüsü genel olarak gezdikten sonra, sıra büyük güne BHÇ deneyinin parçası dört dedektörden biri olan CMS’i görmeye geliyor.

    CMS, BHÇ deneyi kapsamında yerin yaklaşık 100 metre altından geçen 27 kilometrelik tünelin bir bölümüne yerleştirilmiş dünyanın en büyük, en güçlü ve en pahalı mıknatısı.
    Asıl amacı tünel içinde farklı yönlerden gönderilen protonları doğru zaman ve yerde kafa kafaya çarpıştırmak ve hızlarını ölçmek.

    Radyasyon ofistekinden az

    CMS’e ve diğer dedektörlere inebilmek ise sadece deneye ara verildiği zaman mümkün olabiliyor. CERN yetkilileri güvenlik açısından tüneldeki radyasyon seviyesi sıfıra inene kadar, aşağı inişlere izin vermiyorlar.

    Yeraltındaki radyasyon, ofislerdekinden bile az. Deneyin durdurulmasından yaklaşık 20 saat sonra aşağı inebileceğimizi öğrendik. Güvenlik önlemi olarak sadece bize verilen baretleri taktık ve dev mıknatısa giden yolda aşılması gereken son engele; retina tarayıcısının olduğu kapıya ulaştık. Kapı önünde rehberimiz ve CMS’den sorumlu alman bilimadamı Wolfgang Zoiner ile göz göze geldiğimizde aklımızda aynı şey vardı...

    Dan Brown’ın kitabında, vakumlu bir kutuda muhafaza edilen henüz ‘bulunamamış’ anti-madde ile Vatikan’ı havaya uçurma planları ve bu uğurda gözleri oyulan ve cinayete kurban giden bilim adamları.
    Wolfgang romanın CERN ile ilgili bölümünde sadece bu retina tarayıcısının gerçekçi olduğunu söyledi ve gülmeye başladı.

    CMS dedektörüne indiğimiz zaman karşımıza beş katlı bir apartman büyüklüğünde 12 bin 500 ton ağırlığındaki devasa mıknatıs çıkıyor. Mıknatıs binlerce ton çelik ve milyonlarca karışık mekanizma ve kablodan oluşuyor. Profesör Yaşar Önel CMS’nin yapımında Türk mühen-dislerin payının çok büyük olduğunu söylüyor. Mıknatıs sorunsuz çalışmış, şimdi biraz dinlenmesi gerekiyor. 14 Şubat’a kadar durdurulan deney bu tarihten sonra daha yüksek enerjili çarpışmalar kaydederek, evrenin sırlarına ışık tutmaya kaldığı yerden devam edecek.

    Tarihin 14 Şubat olması Dan Brown efsanesinin Sevgililer Günü’nde sona ereceğini akıllara getirse de bu tamamen bir tesadüf...

    BHÇ deneyinin başlamasıyla dünyayı saran Big Bang, yani Büyük Patlama korkusunun ne kadar yersiz olduğunu CERN’deki bilim adamlarına sorunca anlıyoruz. Laboratuvarda, kafeteryada ve ofislerinde konuştuğumuz bilim adamları “Büyük patlama olacak mı?” sorusuna kahkaha atarak “Tabii ki hayır” cevabını veriyor,öyle bir olasılık olsa kendilerinin burada çalışmayacak kadar akıllı olduklarını söylüyorlar.

    Kafa yordukları deneylerine güvenleri sonsuz. Çünkü deneye ara verilen süre içinde önemli veriler elde etmişler. CERN Başkanı Rolf Heuer ise evreni yaratan büyük patlamanın bundan 13.5 milyar yıl önce gerçekleştiği, bu yıllar içinde evrenin başka patlamalara da sahne olduğunu, ancak insanların hâlâ yaşayıp konuşabildiklerini anlatarak Büyük Patlama iddialarını saçmalık olarak değerlendirdi. Heuer, BHÇ’nin tamamen güvenli olduğunu, deneydeki en yüksek seviyeli çarpışmada bile ortaya çıkacak enerjinin iki sivrisineğin çarpışması kadar bir etki yaratacağını söyledi.

    Önce Türkiye’ye altyapı

    “Belki evreni taklit edemeyeceğiz ama evreni yaratan yapıtaşları ve onları bir arada tutan kuvvetlere dair önemli bulgulara ulaşacağız” diyen CERN Başkanı, Türkiye’nin üyeliğinin de kendileri için çok önemli olduğunu söyledi.

    1961’den beri gözlemci statüsünde CERN’deki deneylerine katılan Türkiye 2008 yılında tam üyelik için resmen başvurdu. Üyeliği İsrail ile birlikte değerlendirilen Türkiye’ye karşı Yunanistan’ın koyduğu muhalefet şerhinin kalktığını aktaran Heuer süreçten umutlu.

    Aslında CERN Türkiye’nin üyeliğinden yana ama bunun karşılığında Türkiye, kendi gayri safi milli hasılası oranında bir para yatırmak zorunda. Bu da yıllık 50 milyon dolara tekabül ediyor. Türkiye’yi CERN bünyesinde resmen görmek isteyen yetkililer bu paranın çok büyük kısmının ilk beş yıl içinde Türkiye’deki altyapı çalışmalarına aktarılacağını, dolayısıyla üyelikten teknolojik olarak Türkiye’nin daha karlı çıkacağını söylüyorlar. CERN Türkiye’yi kabul etmeye hazır, şimdi top Türkiye’de...
    TRT Türk’ün CERN dosyası, bugün saat 22.00’de TRT Türk ekranında olacak.
     
  2. Black Rain

    Black Rain Aileden rank8

    Kayıt:
    17 Kasım 2007
    Mesajlar:
    10.698
    Beğenilen Mesajlar:
    2
    Ödül Puanları:
    38
    Meslek:
    Kamyon Şöförü
    Şehir:
    Bursa / Gemlik
    Hepsini okudum. Cok heyecanlaniyorum boyle haberleri okudukca. ^^