1. Reklam


    1. joysro
      ledas
      jungler
      keasro
      zeus
      karantina

Steve Nash Biyografi


  1. Platiny

    Platiny Bilgiliyim rank8

    Kayıt:
    4 Mart 2009
    Mesajlar:
    1.316
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Martingen Straße
    Şehir:
    S.Agustin/Madrid
    Steve Nash

    Nash çok genç yaşlarda kendini kanıtlamıştır ve şu anda çok büyük bir efsanedir.

    [​IMG]

    NBA tarihinin 6 artistik hareketiyle özleştirilmiştir ve 2 tanesini kendi yaratmıştır. Nash bir çok artistik hareket yapmasıyla, sempatik ve centilmen kişiliğiyle, turnikeleri, üçlükleri, müthiş çalımları, akıl dolu pasları ve zekasıyla çok büyük beğeni toplamıştır.


    Ayrıca futbol sporuna olan tutkusu onu tam bir sportmen olarak kabul ettirmiştir ve maçlarda yaptığı futbol cambazlığı görülmeye değerdir.

    Yaşamı

    Babası John profesyonel futbolcuydu. Aldıkları bir davet ile Kanada'ya yerleştiler ve Nash burada Kanada vatandaşlığına geçti. Steve Nash ve kardeşi Martin babalarının izinden gidiyorlardı. Bu yüzden Nash'in futbol konusunda bu kadar yetenkli olması yadırganamazdı. Öyle ki babası ilk doğum günü hediyesi olarak ona futbol topu almıştı. Futbol oynaması sayesinde yeteri kadar çeviklik ve hız kazanmıştı.

    Nash daha sonra basketbol sporuna olan yeteneğini keşfetti. İlk kez 8 yaşındayken düzenlenen bir organizasyonda forma şansı buldu. Bu noktada annesi onun bir gün bir NBA yıldızı olacağına inandığını belirtmişti. Bu yıllarda St. Michaels Üniversitesi'nin kolejine devam eden Steve Nash, burada çocuklar dalında en değerli futbol oyuncusu seçildi. Fakat onun ilgisi basketbolaydı. Bu nedenle çocukluk rüyalarını elinin tersiyle itti ve basketbol oynamaya karar verdi. Onun St. Michaels'taki koçu Ian Hyde-Lay onun kadar sessiz bir point guardı daha önce tanımadığını anlatıyordu.

    [​IMG]

    Zaman ilerledikçe Nash de gelişiyor, her gün oyununa yeni birşeyler ekliyordu. Sadece kendisini geliştirmekle kalmayıp arkadaşlarının da ilerlemesini sağlıyordu. Daha o zamanlar 21.3 sayı 9.1 rebound ve 11.2 asistle kategorisinde lider durumdaydı.

    Artık Nash'in kolejlerde oynamaya başlaması gerekiyordu. Buna kendisi gibi koçu Hyde-Lay de inanıyordu. 1991 ve 1992 yıllarında Amerika'nın en iyi kolejlerinde(Arizona, Duke, Indiana, Maryland) oynamayı reddetmişti. Daha sonra bunlara göre çok daha ufak bir kolej olan Santa Clara, Steve Nash'i kolejine çekmeyi başarmıştı.

    Fakat burada işler yolunda gitmiyordu. İlk yılında MVP ödülünü kazanmasına rağmen takımının kötü gidişine dur diyemedi. Takımında sayı, asist ve top çalma alanlarında liderdi. 1994-95 sezonunda artık takımında da işler yolundaydı. Burada yine Nash istatistikleriyle takımını sırtlıyordu. Öyle ki maç başına 20.9 sayı 6.4 asist ve %45.4 üçlük isabetiyle bu alanlarda ligde zirvedeydi.

    Artık draft zamanı gelmişti. Nash 1996 yılında Phoenix Suns tarafından 15. sıradan seçildi. Seçildiği sene pek çok süperstar daha NBA'e katılmıştı.(Allen Iverson, Marcus Camby, Ray Allen, Peja Stojakovic, Stephan Marbury, Kobe Bryant..)

    [​IMG]

    İlk 2 senesinde Suns'ta Kevin Johnson ve Jason Kidd tarafından yetiştirildi. Bunların tecrübelerinden faydalandı. 2 sene Suns macerası sürdü. Daha sonra 1998 yılında Dallas Mavericks tarafından transfer edildi. Don Nelson Dallas'ta yeni bir oluşum içine girmişti. Burada Dirk Nowitzki ve Micheal Finley ile Dallas'ın 13 yıl sonra play-offlara girmesini sağladı. Fakat takımın sahibi Marc Cuban radikal kararlar almıştı. Takımını play-offlara taşıyan coach Don Nelson'ın yerine Avery Johnson'ı getirdi. (Sonraki yılda da Avery Johnson kurulu düzeni iyi işlettiği için yılın koçu ödülünü almıştı.) Takım yeni bir kimliğe bürünüyordu. Bu noktada Cuban ligin en önemli guardlarından biri olan Nash'i takımdan yollayarak büyük bir sürprize imza attı. Gerekçe olarak da Nash'in sadece ofansif oynamasını gösterdi.Fakat Nash bu duruma üzüldü çünkü çok ama çok iyi oynuyordu ve Dirk Nowitzki ile çok iyi bir dostluğu vardı.

    Artık Nash için yuvaya dönüş gerçekleşiyordu. 8 yıl önce onu seçen Phoenix Suns kadrosundaydı. Takımın başına getirilen Mike D'antoni takıma yeni bir kimlik kazandırıyordu. Takım felsefesi sadece hücuma yönelikti. Yani yavaş yavaş ligin en ateşli takımı yaratılıyordu. Bu takımın da lideri ve her şeyi Nash'ti. Çok koşan, hücum reboundu kovalayan ve minumum savunma yapan bu takım içinde Nash yeteneklerini daha rahat sergiledi. 2 sene üst üste MVP ödülünü kazandı. Bunların yanı sıra takımını 29 galibiyetten alıp 62 galibiyete taşıdı. Takım arkadaşlarına da ödüller kazandırdı. Boris Diaw'ın "En Çok Gelişme Kaydeden Oyuncu" ve Leandro Barbosa'nın "En İyi Altıncı Adam" ödüllerini almasında onun payı çok büyüktür.


    Kişisel Başarıları [değiştir]MVP ödülü (2 kez): 2004-2005_2005-2006

    Asist krallığı(3 kez):2004-2005_2005-2006_2006-2007