1. Reklam


    1. joysro
      ledas
      jungler
      keasro
      zeus
      karantina

''Sergen gibi çalım atan gelmedi''


  1. addIcFb

    addIcFb Aileden rank8

    Kayıt:
    22 Eylül 2007
    Mesajlar:
    5.376
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    öğrenci
    Şehir:
    Okul
    "F.Bahçe'de bir türlü istediğim mevkide oynayamadım! Serbest oynasaydım şuan farklı yerlerde olabilirdim".. Bu sözler Bursaspor'un yıldızı Yusuf'a ait. İşte halen büyük bir takımda oynayabileceğini söyleyen 33 yaşındaki futbol sihirbazının ilgi çekecek röportajı..

    [​IMG]ü

    Futbolseverlerin izlemekten büyük keyif aldığı ender futbolculardan biri o. Hani "Top ayağına gelse de seyretsek" diye can atılanlardan. Fenerbahçe şansını pek iyi kullandığı söylenemese de ardından formasını giydiği tüm takımları birkaç vites yukarı taşıyabilen bir yetenek. Zaten bu özellikleri ona 33 yaşında Milli Takım kapısını açtı. İstanbul-Anadolu çizgisinde büyük farklılık gösteren performansını, değiştirdiği futbol mantalitesine, profesyonelce yaşamasına ve teknik direktörlerin kendisine saha içinde özgürlük tanımasına bağlıyor.

    İşte Tam Saha Dergisi'nde Türker Tozar'ın konuştuğu Yusuf'un söyledikleri..

    Milli Takım'la futbolculuk ömrünün son demlerinde buluşan bir oyuncusun. Bu göreve çağrılmak sende nasıl duygular uyandırıyor?
    Milli Takım'a ilk kez çağrılmam gerçekten bir hayli geç oldu. Bu konuda kendi hatalarımın da olduğunu düşünüyorum. Bazen kendime "Neden Milli Takım'a yıllarca önce gelmedim veya gelemedim" diye soruyorum. Geçtiğimiz yıl Norveç'le oynadığımız 2008 Avrupa Şampiyonası eleme maçı öncesinde Milli Takım'a ilk kez çağrıldığımda, ortamın ne kadar farklı ve güzel olduğunu anladım. Bu kez de Bosna-Hersek ve Estonya maçları için kadroya çağrıldım ve seve seve geldim. Milli Takım için oynamak milli bir dava sayılır ve bu formayı giymek herkese nasip olmaz. Buraya her geldiğimde müthiş mutlu oluyorum ve hocamız Fatih Terim görev verdiği takdirde elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum.

    Daha önceden Milli Takım'a çağrılmamak konusunda kendi hatalarının da olduğunu söyledin. Ne gibi hatalar bunlar?
    Bu konuda pişmanlıklarım var ama çok da konuşmanın, geriye dönüp bakmanın bir anlamı olmadığını düşünüyorum. İnşallah bundan sonra Milli Takım'ın sürekli elemanlarından bir tanesi olurum.

    33 yaşında bir oyuncu olarak, sana ihtiyaç duyulması bir anlamda Türk futbolunun oyuncu yetiştirme konusunda sıkıntı yaşaması anlamına da geliyor. Bu konuda neler söylersin?
    Ben bu şekilde düşünmüyorum. Milli Takım'a hangi oyuncu formda ise onun çağrıldığı görüşündeyim. Benim de son zamanlarda form düzeyimde gözle görülür bir artış vardı. Fatih Hoca da beni kadroya dâhil etti.

    Sergen gibi çalım atan gelmedi

    Senin tipinde oyuncuya pek fazla rastlayamıyoruz. Zaten özellikle büyük takımlara baktığımızda senin pozisyonunda yabancı oyuncuları kullandıklarını görüyoruz. Sence Türkiye'de yetenekli oyuncu konusunda bir geri gidiş mi var? Neden ikinci bir Yusuf göremiyoruz?
    Yeni yetenekler geliştirmek konusunda biraz eksiğimiz olduğu doğru. Çabuk, hızla adam eksiltebilen, çalım atan yeni oyuncular bulmakta zorlanıyoruz. Futbol da artık güce ve daha çok koşmaya dayalı bir oyun olmaya başladı. Şüphesiz kabiliyetli oyunculara sahibiz ancak Sergen Yalçın gibi çalım atabilen bir futbolcu daha çıkmadı. Bence teknik doğuştan, genlerle birlikte gelen bir özellik. Altyapıdan gelen arkadaşlarımız yetenekleriyle birlikte futbolun bir meslek olduğunu unutmadan düşünür ve ona göre hareket ederlerse Türk futboluna başarıyla hizmet ederler. Ayrıca, teknik adamların da onlara oynama imkânı tanımaları gerekir.

    Milli Takım'ın yeni jenerasyon oyuncuları hakkında neler düşünüyorsun?
    Altyapılarda teknik adamlar çeşitli eğitimler veriyorlar ve bunda da başarılı oluyorlar. Milli Takım'da yaşları genç arkadaşlarımızı görüyorsunuz. Demek ki altyapılardan iyi eğitim alarak geliyorlar.

    Kendi stiline yakın gördüğün, geleceğin Yusuf'u olur dediğin bir oyuncu var mı?
    Böyle bir şeyi şimdiye kadar ne araştırdım ne de böyle bir konu hakkında bilgi sahibi oldum. İnşallah benden daha iyileri çıkar ve Türk futboluna daha genç yaşta hizmet eder.

    Serbest oynayınca kendimi buldum

    Senin futbol yaşamında iki evre var aslında. Denizlispor'da yükseldiğin ve bir yıldız olarak Fenerbahçe'ye geldiğin, ancak bekleneni veremediğin dönem. Fenerbahçe'den ayrıldıktan sonra Denizlispor'da ve şimdi de Bursaspor'da gerçek bir yıldız gibi oynadığın dönem. Sence iki Yusuf arasındaki farklar neler? Yaşam biçimin ve mantaliten açından bir kıyaslama yapabilir misin?

    Öncelikle şuna açıklık getirelim. Fenerbahçe'de iyi şanslar buldum ama bir türlü istediğim mevkide oynayamadım. Normalde serbest oynamayı seven bir futbolcuyum. Oysa Fenerbahçe'de farklı bölgelerde görev aldım, kendi bölgemde ise forma giyme fırsatı bulamadım. Anadolu'da oynadığımda ise, sözgelimi Denizlispor'da bu şansı yakaladım. Bu durum hem motivasyonumu hem de pozitif enerjimi arttırdı. Zaten serbest oynadığım zaman daha faydalı oluyorum. Daha fazla topla oynama imkânı bulup, daha çok pozisyona giriyorum. Mantaliteyle ilgili olarak ise insanın olgunlaştığı zaman daha düzgün düşündüğünü söyleyebilirim. Futbola bakış açım çok değişti. Daha profesyonelce bakmaya başladım. Parayı buradan kazandığım için işime daha fazla vakit ayırmam gerektiğini düşündüm. Oynadığım maçlardan aldığım keyif artmaya başladı. Futbol yaşantımın son yıllarına geldiğim için oynama ve antrenman yapma isteğim de yükseldi. Bunların sonucu olarak da iyi işler çıkartmaya başladım.

    Fenerbahçe'de yaşadığın sıkıntı, o dönemde orta sahadaki rekabetten kaynaklanmış olsa gerek… Bugünkü performansını Fenerbahçe'de sergileseydin futbol kariyerinde neler değişirdi?
    Tabii ki rekabetin de etkisi var. Fenerbahçe'de oynadığım sezonlarda kadroda çok iyi futbolcular bulunuyordu. Bu yüzden istediğim bölgede şans bulamadım. Ancak şundan eminim ki, eğer ideal bölgemde oynasaydım çok daha iyisini başaracak güçteydim. Belki şimdi farklı yerlerde olabilirdim. Yurtdışında oynayabilirdim, Fenerbahçe'de uzun süredir top oynuyor olabilirdim ve daha da önemlisi Milli Takım'a uzun süredir hizmet ediyor olabilirdim. Fenerbahçe'de istediğim şansı bulamadığım için çok şey kaybettiğimi düşünüyorum. Yine de üzülmüyorum, çünkü Bursaspor'la ligin üst sıralarında yer alıyoruz. İyi oynuyorum ve Milli Takım'dayım.

    Fenerbahçe'den ayrılmak psikolojini nasıl etkilemişti?
    Hiçbir yıpranma duygusu yaşamadım. Normal olarak futboluma devam etmeye çalıştım. Fenerbahçe'den 26-27 yaşındayken ayrıldım ve altı yıldır da çeşitli takımlarda düzenli olarak oynuyorum.

    Hâlâ büyük takımlarda oynama şansım var

    Senin mevkiinde Beşiktaş'ta Delgado, Galatasaray'da da Lincoln oynuyor. Aklından hiç "Onların yerinde ben olsaydım" diye geçiriyor musun?
    Onlar henüz Türkiye'de değilken, ben onların şimdi üstlendikleri görevlerin benzerini Fenerbahçe'de yapıyordum. 33 yaşında olmama rağmen, hâlâ büyük takımlarda oynama şansım da var. Nasıl bu takımlar 30 yaşın üzerindeki oyuncuları yurtdışından getirip kadrolarında yer veriyorlarsa, Anadolu takımlarında oynayan futbolcuların da bunu başarma şansları var.

    Türkiye'de beğendiğin, birlikte oynamak istediğin yerli-yabancı oyuncular var mı?
    Hakan Şükür'le oynamayı çok isterdim ama bu olmadı. Mevcut oyuncular arasından Türkiye'de çok kaliteli isimler var ama bu tür bir sorunun cevabını hiç düşünmemiştim. O yüzden isim veremeyeceğim.

    Bugüne kadar birlikte oynadığın oyunculardan bir ideal on bir çıkarabilir misin?
    Değişik takımlarda çok kaliteli oyuncularla birlikte forma giydim. Bursaspor'da da çok iyi futbolcular var. Burada bir on bir söylemeye kalksam, dışarıda bırakmak zorunda kaldıklarıma haksızlık yapmış olurum. O yüzden iyisi mi hiç isim vermeyeyim.

    Mükemmel bir oyun görüşün var. Bu özellik oynadıkça geliştirilen bir şey mi yoksa sence başlangıçtan beri aynı Yusuf'u mu izliyoruz?
    Uzun süreden beri bu özelliğim var. Oyunu iyi takip eden, arkadaşlarımın sahaya dizilişini iyi gören bir futbolcuyum. Maçlara çıkmadan önce iyi konsantre olup, bütün gücümü ve enerjimi sahaya yansıtmaya çalışıyorum.

    Denizlispor'da kendini yeniden bulmuştun. Ayrılığın sebebi neydi?
    Bu konuda çok fazla konuşmak istemiyorum. Ancak şu kadarını söyleyeyim, eğer Denizlispor'da kalsaydım kulübe zarar verebilirdim. Zaten bundan dolayı ayrılma gereği duydum. Denizlispor'la kötü bir ayrılığım da olmadı. Gayet medeni bir şekilde yönetime ayrılmak istediğimi söyledim. Onlar gitmemi istemese de ben kararımı vermiştim.

    Bursaspor'a söz vermiştim

    Neden Bursaspor'u tercih ettin, başka teklifler de almış mıydın?
    Geçen sezonun devre arasında Başkan İbrahim Yazıcı bana telefon etmişti. Bana talip olduğunu ve Bursaspor'a almak istediğini söylemişti. Ocak'ta transferim gerçekleşmedi ama kendisine "Eğer Denizlispor'dan ayrılırsam size geleceğim" diye söz vermiştim. Ayrılma kararını verdikten sonra başkanla bir kez daha görüştük ve şartlarda anlaştık. Verdiğim sözün yanında, Bursaspor'un ateşli bir taraftar grubuna sahip olması ve Bursa şehrinin büyüklüğü de kararımı etkiledi.

    Sezon başında hazırlık maçında aldığın cezadan söz eder misin? Tecrübeli bir oyuncunun düşmemesi gereken bir durum gibi geliyor bana.
    Bu görüşünüze yüzde yüz katılıyorum. Benim gibi tecrübeli ve hatta takım kaptanı olan bir futbolcunun böyle bir duruma düşmemesi gerekiyordu. Yaptığımdan dolayı defalarca özür diledim. Bir kez daha TamSaha aracılığıyla özür dilemek istiyorum. Biz futbolcular nasıl maç içerisinde hata yapıyorsak, hakemler de yapabilir. O yüzden ben de dâhil bütün futbolcu arkadaşlarımızın hakemlere daha fazla yardımcı olması gerekir.

    Bursaspor'un bu sezon yükselen performansını neye bağlıyorsun?
    Başarıya aç futbolcuların fazlalığına bağlıyorum. Gerek maddi gerekse manevi olarak futboldan tatmin bekleyen oyuncularımız var. Sezon başında hocamızla birlikte, ligi ilk beş içinde bitirmek ve Fortis Türkiye Kupası'nı kazanmak hedefi koymuştuk. Önceleri başarımızın tesadüfî olduğu düşünüldü ama altı maçta elde edilen beş galibiyet gücümüzü kanıtladı. Bursaspor'un, Bursa şehrinin büyüklüğüne yakışır hedefleri olması gerekir. Biz de bu hedefler için teknik adamıyla, futbolcusuyla, malzemecisiyle, taraftarıyla kenetlendik.

    Sezona çok yüksek performansla başlayan takımların süreç içinde düşüşe geçtiğine çok tanıklık ettik. Senin Bursaspor için böyle bir endişen var mı?
    Yakın geçmişten, elimizde Sivasspor ve Kayserispor örnekleri var. Zirveden kopmadan üst sıralara oynayabiliyorlar. Bizim amacımız da insanlara "İyi bir çıkış yaptılar, sonra düşüşe geçtiler" dedirtmemek. Hocalarımız da biz de işi sıkı tutuyoruz. Bursaspor yakın zamanda çok iyi yerlere gelecek. Bunu da herkes görecek.

    Takım arkadaşların Sercan ve Gökhan attıkları gollerle öne çıkıyor. Bunda senin yaptığı asistlerin payı büyük ama galiba onlar da yetenekli oyuncular. Forvet hattınızı oluşturan Sercan, Gökhan ve Adriano'dan söz eder misin biraz?
    Onları tek tek incelemeyelim ve eleştiri yapmayalım. Çünkü takımda başka iyi futbolcular da var. Sercan dışında Volkan, Gökhan, Bekir, Mustafa Sarp, Ömer, Veli, Mustafa Keçeli var. Hepsi de mevkilerinin iyi futbolcuları. Tüm bunlar arasından gençlerimiz ön plana çıkıyorsa ne mutlu bize. Türk futboluna en iyi şekilde hizmet ediyoruz demektir. Bursaspor da onlar gibi daha çok gencimiz var. İnşallah onlar da yakın zamanda futbolumuza katkı yapmaya başlayacaklar.

    Şampiyon son haftalarda belli olur

    Anadolu takımları bu sezon oldukça iddialı görünüyor. Bursaspor, Gaziantepspor, Kayserispor ve Sivasspor oldukça güçlü kadrolar kurdu. Sence şampiyonluk bu sezon İstanbul dışına çıkabilir mi?
    Şampiyonluğun İstanbul'un dışına çıkması gerçekten çok zor. Ama bu sezon İstanbul takımlarını zorlayacak daha fazla takım var. İyi kadroların kurulduğu bu sezonda, lig çok zorlu geçecek ve bence son haftalara kadar şampiyon belli olmayacak.

    Bursaspor'un bu yarıştaki yeri ne olur?
    Bu sene yeni oluşan bir takımımız var. Bu yüzden, bu sezon için kendimize şampiyonluk hedefi koymadık. Amacımız Turkcell Süper Lig'i ilk beş içinde bitirebilmek.

    Eski takımın Fenerbahçe'nin içinde bulunduğu durumu nasıl değerlendiriyorsun? Sence Fenerbahçe'de ters giden nedir?
    Sakatlıklarla boğuştular, cezalıları oldu. Yine de Fenerbahçe büyük bir camia ve bu zor durumdan kurtulacaklarına inanıyorum. Hedefledikleri yerlere yavaş yavaş ulaşacaklardır. Teknik adamı eleştirmekse bana düşmez. Başlarında İspanya'yı Avrupa Şampiyonu yapmış bir hoca var.

    Ne zamana kadar futbol oynamayı planlıyorsun?
    Bursaspor'la 2 artı 1 yıllık sözleşmem var. Ayaklarımın beni götürdüğü yere kadar futbol oynamayı planlıyorum.

    Bundan sonrası için hâlâ hedeflerin var mı?
    Bursaspor'da iyi futbol oynayıp Milli Takım'ın devamlı oyuncularından bir tanesi haline gelmek başlıca hedefim.

    Milli Takım'ın Dünya Kupası'na yükselme şansını nasıl görüyorsun?
    Türk futbolunun hedefi hep yüksektir. Dünya Kupası finallerine gidecek güce sahibiz ve ülke olarak da bu tür üst düzey turnuvalarda başarıya açız. Grup birinciliği çok zor gözükse de İspanya ile çekişeceğimizi düşünüyorum. Gelecek yıl Mart sonunda ve Nisan başında İspanya ile arka arkaya iki maç yapacağız. Sanılanın aksine arka arkaya oynamayı bir dezavantaj olarak görmüyorum. Çünkü önünde sonunda rakibinizle karşı karşıya geleceksiniz.

    Futbolu bıraktıktan sonra ne yapmayı düşünüyorsun?
    Futbolu bıraktıktan sonra yüzde yüz futbolun içinde kalmayı düşünüyorum. Teknik direktör olmak istiyorum.