1. Reklam


    1. joysro
      ledas
      jungler
      keasro
      zeus
      karantina

Şehitlerimizi Rahmetle Anıyoruz..!!


  1. _Dejavu

    _Dejavu Öğretiyorum rank8

    Kayıt:
    13 Nisan 2007
    Mesajlar:
    500
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    Hiç bilmediğim bir yerde , En çok bildiklerimleyim
    Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Kuzey Irak'a yaptığı operasyonda şehit düşen astsubaylar Selam Kener ve Emre Bolat ile erler İbrahim Gedik, İbrahim Ülger,Erkan Aslan ve Gökhan Özkan'ın cenazeleri toprağa verildi.

    Astsubay Selam Kener için doğduğu yer olan Konya Ilgın'da, Emre Bolat için Eskişehir'de Gökhan Özkan için Çanakkale Yenice'de, komando er Erkan Aslan memleketi Diyarbakır'da, İbrahim Gedik için Trabzon'da, komando er İbrahim Ülger için Kırıkkale'de cenaze törenleri düzenlendi. Vatandaşların ellerinde Türk bayrakları ile yoğun katılımı ile gerçekleşen cenaze törenlerinde terör örgütüne lanet yağdı.

    'Şehitler ölmez vatan bölünmez', 'bir ölür bin doğarız' sloganları atan katılımcılar, sık sık tekbir getirerek şehit mehmetçikleri

    Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyâda eşi?
    En kesif orduların yükleniyor dördü beşi.
    -Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya-
    Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.
    Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!
    Nerde-gösterdiği vahşetle 'bu: bir Avrupalı'
    Dedirir-Yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,
    Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi!
    Eski Dünyâ, yeni Dünyâ, bütün akvâm-ı beşer,
    Kaynıyor kum gibi, mahşer mi, hakikat mahşer.
    Yedi iklimi cihânın duruyor karşında,
    Avusturalya'yla beraber bakıyorsun: Kanada!
    Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk:
    Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk.
    Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ...
    Hani, tâuna da züldür bu rezil istilâ!
    Ah o yirminci asır yok mu, o mahlûk-i asil,
    Ne kadar gözdesi mevcûd ise hakkıyle, sefil,
    Kustu Mehmedciğin aylarca durup karşısına;
    Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına.
    Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz...
    Medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz.
    Sonra mel'undaki tahribe müvekkel esbâb,
    Öyle müdhiş ki: Eder her biri bir mülkü harâb.

    Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı;
    Beriden zelzeleler kaldırıyor a'mâkı;
    Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;
    Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
    Yerin altında cehennem gibi binlerce lağam,
    Atılan her lağamın yaktığı: Yüzlerce adam.
    Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer;
    O ne müdhiş tipidir: Savrulur enkaaz-ı beşer...
    Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak,
    Boşanır sırtlara vâdilere, sağnak sağnak.
    Saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller,
    Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller.
    Veriyor yangını, durmuş da açık sinelere,
    Sürü halinde gezerken sayısız teyyâre.
    Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler...
    Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler!
    Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;
    Alınır kal'â mı göğsündeki kat kat iman?
    Hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahrına râm?
    Çünkü te'sis-i İlahi o metin istihkâm.

    Sarılır, indirilir mevki-i müstahkemler,
    Beşerin azmini tevkif edemez sun'-i beşer;
    Bu göğüslerse Hudâ'nın ebedi serhaddi;
    'O benim sun'-i bedi'im, onu çiğnetme' dedi.
    Asım'ın nesli...diyordum ya...nesilmiş gerçek:
    İşte çiğnetmedi nâmusunu, çiğnetmiyecek.
    Şühedâ gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar...
    O, rükû olmasa, dünyâda eğilmez başlar,
    Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
    Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!
    Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker!
    Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.
    Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi...
    Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.
    Sana dar gelmiyecek makberi kimler kazsın?
    'Gömelim gel seni tarihe' desem, sığmazsın.
    Herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb...
    Seni ancak ebediyyetler eder istiâb.
    'Bu, taşındır' diyerek Kâ'be'yi diksem başına;
    Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;
    Sonra gök kubbeyi alsam da, ridâ namıyle,
    Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmıyle;
    Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan,
    Yedi kandilli Süreyyâ'yı uzatsam oradan;
    Sen bu âvizenin altında, bürünmüş kanına,
    Uzanırken, gece mehtâbı getirsem yanına,
    Türbedârın gibi tâ fecre kadar bekletsem;
    Gündüzün fecr ile âvizeni lebriz etsem;
    Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana...
    Yine bir şey yapabildim diyemem hâtırana.
    Sen ki, son ehl-i salibin kırarak savletini,
    Şarkın en sevgili sultânı Salâhaddin'i,
    Kılıç Arslan gibi iclâline ettin hayran...
    Sen ki, İslam'ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,
    O demir çenberi göğsünde kırıp parçaladın;
    Sen ki, rûhunla beraber gezer ecrâmı adın;
    Sen ki, a'sâra gömülsen taşacaksın...Heyhât,
    Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât...
    Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
    Sana âgûşunu açmış duruyor Peygamber.

    Mehmet Akif Ersoy
     
  2. _CaspeR_

    _CaspeR_ Buralıyım rank8

    Kayıt:
    27 Nisan 2007
    Mesajlar:
    3.887
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    EXtraloob.com !!
    Sad Sad Sad Sad Sad
     
  3. Exqusei

    Exqusei Buralıyım rank8

    Kayıt:
    28 Ekim 2007
    Mesajlar:
    4.335
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    36
    Meslek:
    öğrenci
    Şehir:
    Exqusei in wonderland
    Cenab-ı Hak Bu Vatan Uğruna Hayatlarını Bizler İçin Feda Eden Bütün MEHMETCİK'lerin Mekanını Cennet Eylesin Crying or Very sad Crying or Very sad Crying or Very sad
     
  4. Chorus

    Chorus   Admin rank8

    Kayıt:
    6 Şubat 2007
    Mesajlar:
    341.751
    Beğenilen Mesajlar:
    228
    Ödül Puanları:
    63
    Şehir:
    Taksim/IST.
    Allah rahmet eğlesin, kalanlara sabır versin Confused
     
  5. DMSTR

    DMSTR Tanınıyorum rank8

    Kayıt:
    29 Ocak 2008
    Mesajlar:
    282
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    Melankolia Records..
    aLLah rahmet eğLesin.. Sad Sad Sad Sad
     
  6. Morwena

    Morwena Buralıyım rank8

    Kayıt:
    16 Nisan 2007
    Mesajlar:
    4.461
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Bütün şehit ailelerine allah sabır versin Crying or Very sad
     
  7. HastaInsan

    HastaInsan Aileden rank8

    Kayıt:
    19 Haziran 2007
    Mesajlar:
    7.766
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Allah şehit ailelerine kolaylık , şehidimize rahmet eylesin Sad
     
  8. alpay29

    alpay29 Öğretiyorum rank8

    Kayıt:
    10 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    526
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    16
    Bu aziz vatana sahip olmak için Çanakkale’de, Sakarya’da, Dumlupınar’da, Sarıkamış’ta ve güneydoğuda devlet için, vatan ve millet için, bayrak için toprak için canını kanını feda eden, bu milletin birlik-dirlik içinde yaşaması, huzurlu ve mutlu olması için, cennet vatanı korurken can veren aziz şehitlerimizi minnetle, şükranla anıyor, Yüce Allah’tan rahmet ve mağfiret diliyorum. Ruhları şad, mekanları cennet olsun.
     
  9. alpay29

    alpay29 Öğretiyorum rank8

    Kayıt:
    10 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    526
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    16
    Şehitlik; yüce dinimizin belirlediği ve kutsal kitabımızda övgüyle bahsettiği bir kavramdır. Kur’an’ı Kerimde Bakara Suresi 154. ayetinde ifade edildiği şekliyle “Allah yolunda öldürülenlere “ölüler” demeyin. aslında onlar diridirler. Ancak siz bunu bilemezsiniz” denilmek suretiyle şehitliğin, Allah katında büyük bir değere ve yüce bir mevkiye sahip olduğunu belirtilmiştir.

    Şehitlik malıyla, canıyla Allah yolunda, O’nun dinini yüceltmek, sahibi olduğu yurdunu, vatanını, ırz ve namusunu korumak amacıyla savaşan kimselere; niyet ve gayretlerini kanlarıyla mühürlemiş olmaları sebebiyle Allah'ın verdiği bir unvandır. İslam Dinine göre bütün ameller niyetlere göredir ve Allah için yapılan hiçbir amel karşılıksız kalmayacaktır. Hal böyle olunca en değerli varlığı olan canını Allah yolunda feda eden kimselere Allah, şehitlik unvanını layık görmüştür.

    Şahadet (Şehitlik), dini bir kavramdır. İslam dininin bilerek ve isteyerek Allah için, din vatan ve kutsal değerleri için ölümü göze almanın bedeli olarak insana bahşettiği yüce bir makamdır. Şehit, kelimesi, aynı zamanda Allahın sıfatlarındandır. Kur’an-ı Kerim’de Şehit (Şüheda), Şahit, Şahitlik ve Şahadet, gibi kavramlar bir çok yerde geçmektedir.

    Burada konumuza örnek teşkil etmesi bakımından Kur’an-ı Kerim’in muhtelif ayetlerini şöyle sıralayabiliriz:

    "Allah yolunda öldürülenlere "ölüdür" demeyin. Aslında onlar diridirler fakat siz bunu bilemezsiniz." (2/154)

    “Allah adaleti ayakta tutarak, kendisinden başka ilah olmadığına şahitlik etmiştir. Melekler ve ilim sahipleri de öyle. Ondan başka ilah yoktur. O güçlüdür, hikmet sahibidir.”(3/18)

    "Allah yolunda öldürülür veya ölürseniz, Allah'ın bağışlaması ve rahmeti onların topladıklarından daha iyidir." (3/157)

    “Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler,Rableri katında Allah’ın, lütfünden kendilerine verdiği nimetlerin sevincini yaşayarak rızıklandırılmaktadırlar. Arkalarından kendilerine ulaşamayan (henüz şehit olmamış) kimselere de hiçbir korku olmayacağına ve onların üzülmeyeceklerine sevinirler. (3/169,170)

    “Kim Allah’a ve Peygambere itaat ederse, işte onlar, Allah’ın kendilerine nimet verdiği peygamberlerle, sıddıklarla, şehitlerle ve iyi kimselerle birliktedirler. Bunlar ne güzel arkadaştır.” (4/69)

    "Öyleyse, dünya hayatına karşılık ahireti satın alanlar, Allah yolunda savaşsınlar. Kim Allah yolunda savaşırsa ister ölsün ister galip gelsin. Biz ona büyük bir ödül vereceğiz."(4/74)

    Ayetlerden de anlaşıldığı üzere, Yüce dinimiz şehide öylesine değer vermiştir ki, ruhunu Allaha, bedenini toprağa sunduğu anda; Allah şehidin kanını canını tezkiye eder temizler. üzerinde bulunan eşyaların bile, o yolda kişinin tüm varlığı ile değerli hale gelmesine sebep olur. Bu görüntü dünyada ve ahirette Allah için ölümün göze alınabilirliğinin şahidi, delili ve ispatı sayılır. Bu delillerin aynen korunması sebebiyledir ki, şehitler kanlı elbiseleri ile defnedilirler. Dirilme gününde de aynı hal ile Allahın huzuruna çıkacakları ifade edilmektedir. Bu anlamda Yüce Kitabımızda: "Gerçekten ölüleri biz diriltiriz. Onların yaptıkları işleri delilleriyle birlikte biz yazarız. Her şeyi apaçık bir kitapta sayıp yazmışızdır.” (36/12) buyrulmaktadır.

    Peygamberimiz (AS) hadislerinde şehitleri övmüş ve Şehit olmayı teşvik etmiştir. Bir gün savaşmak üzere peygamberimize gelen bir kimse: "Savaşayım mı? yoksa iman mı edeyim?" diye sorduğunda, Peygamberimiz "Önce iman et, sonra savaş" demiştir. Bunun üzerine o kişi şehadet getirerek iman ettiğini ifade etmiş ve katıldığı o savaşta şehit olmuştur. Bu kimse için Peygamberimiz (as) "Az amel işledi, çok mükafat kazandı." buyurmak suretiyle şehit olmanın insan için ne kadar değerli olduğunu, insana büyük bir mertebe kazandırdığını işaret etmişlerdir.

    İşte saygı değer okurlarım Yüce dinimizin belirgin bir şekilde öne çıkardığı şehitlik anlayışı, millet hayatımızda din ve devletin, vatan ve bayrağın, bunun yanında kutsal değerlerin korunması hususunda bütün insanlığa örnek teşkil edecek bir hal almıştır. Bugün sahip olduğumuz bu cennet vatanı, aziz şehitlerimizin bizlere bıraktığı en değerli hatıra kabul ederek, ay yıldızlı bayrağımızı bu uğurda can veren şehitlerimizin kanından bilmez miyiz?

    Öyleyse sahip olduğumuz değerlerin kıymetini bilerek, şehitlerimize ve onların bizlere olan emanetlerine sahip çıkarak, birlik ve beraberlik ruhuyla nice yıllara diyor; Çanakkale savaşlarının yıldönümünde bütün şehitlerimizi rahmetle minnetle anıyor, aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum. Ruhları şad, makamları Cennet olsun.

    ALLAH KATINDA ŞEHİTLİK

    Şehit; Allah yolunda, din,vatan ve namus gibi kutsal değerleri uğrunda ölen; ruhunu Allah’a bedenini toprağa sunan, bir gül bahçesine girercesine şu kara toprağa giren eli öpülesi bir kahramandır.

    İnanç kültürümüzde özel bir yeri ve yüce bir değeri olan şehitlik, yüce dinimizin önemsediği ve teşvik ettiği bir rütbedir. İnsan çalışarak pek çok rütbe ve unvan elde edebilir. Bu rütbelerin başında hiç şüphe yok ki, şehitlik ve gazilik gelir. Çünkü bu rütbeler hayat karşılığında elde edilir ve inançla kazanılır. Hem Hakkın, hem de halkın nezdinde şahadet mertebesine yükselmek, büyük bir mazhariyettir. Kur’an-ı Kerim’de Allah şehitler hakkında şöyle buyurur;

    “Allah yolunda öldürülenlere (şehitlere) ölüler demeyin. Bilakis onlar diridirler. Lakin siz onu anlayamazsınız.” (Bakara, 154)

    Bizzat Peygamberimiz, bir defa değil birkaç defa şehit olmayı istemiş ve şöyle buyurmuştur:

    "Ruhumu kudret elinde tutan Allah'a yemin ederim ki, Allah yolunda savaşıp öldürülmemi, sonra tekrar dirilip savaşarak tekrar öldürülmemi, yine dirilip savaşta öldürülmemi arzu ederim."

    Değerli dostlar; şehitlik olmadan vatan olmaz. Vatan bir toprak parçasıdır, ama her toprak parçası vatan değildir. Vatan, uğruna şehit olunan, can verilen kan dökülen, kanla canla bedeli ödenen toprak parçasıdır.

    "Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır." diyen şairin sözü bu anlamda çok anlamlıdır.

    Vatan insan için özellikle bir millet için mutlak gereklidir. Çünkü din, namus, şeref ve bağımsızlık gibi kutsal değerler ancak vatan sayesinde, hür ve özgürce korunur ve yaşanır. Bu sebepledir ki, atalarımız bu vatan için hiçbir fedakarlıktan kaçınmamış, kanlarını akıtarak onu düşmana teslim etmemişler; uğruna ölmeyi şeref bilmiş ve severek isteyerek şehit olmuşlardır. Yavrusu şehit olan analar, oğlu şehit olan babalar “Vatan sağ olsun” diyerek evlatlarının şahadetiyle teselli bulmuşlardır.

    Anadolu insanı için çok büyük bir anlam ifade eden Şehitlik ve Gazilik, bu milletin var oluş sebebidir. Bu nedenledir ki, yavrusunu askere gönderen analar: “Haydı oğlum haydi git, Ya gazi ol ya şehit” diyerek uğurlamış, giden vatan evladı ise anasına siperden mektup yazarak:

    “Allah’a dua et düşman tırpanı
    Devlet ağacını yolmasın anne!
    Altında dökülsün oğlunun kanı,
    Bayrağın gül rengi solmasın anne!

    Üzülme boş gelse de posta tatarı,
    Yarın akın var siperden dışarı,
    Kadere razı ol uzayan yolları,

    Bekleyen gözlerin dolmasın anne!” diyerek Allah’a olan bağlılığını, devletine olan saygısını ifade etmiş, vatan için bayrak için ölmeyi şeref bilmiş, yolunu bekleyen anasını şehide yaraşır bir edayla teselli etmiştir.
     
  10. belirsizzzzz

    belirsizzzzz Aileden rank8

    Kayıt:
    21 Aralık 2007
    Mesajlar:
    7.655
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    CeyRRANNCI
    Şehir:
    Tokyo /Y.t
    Allah rahmet eylesin ailelerine sabır versin geride kalanlara kolay versin Confused
     
  11. Presence

    Presence Bilgiliyim rank8

    Kayıt:
    5 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    2.586
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Öğrenci
    Şehir:
    İstanbul
    allah rahmet eylesin
     
  12. Jigsaw

    Jigsaw Aileden rank8

    Kayıt:
    13 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    8.951
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    Close enough to cut your throat...
    Savaşa lanet olsun, toplumsal silahlanmaya hayır!
     
  13. stalebug

    stalebug Bilgiliyim rank8

    Kayıt:
    20 Nisan 2007
    Mesajlar:
    1.279
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    36
    Şehir:
    Zszc
    Peace UP!!!!
     
  14. DarkGirl

    DarkGirl Öğreniyorum rank8

    Kayıt:
    25 Şubat 2008
    Mesajlar:
    149
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    HayalPerestlik...
    Şehir:
    Balıkesir-Bandırma
    Şehitlerimize Allah Rahmet Eğlesin Mekanları Cennet Olsun...
    Crying or Very sad Crying or Very sad Crying or Very sad