1. Reklam


    1. joysro
      ledas
      jungler
      keasro
      zeus
      karantina

Seçmece Fıkralar Bunlar gel akşama kadar oku


  1. DanTe__

    DanTe__ Öğreniyorum rank8

    Kayıt:
    12 Şubat 2009
    Mesajlar:
    205
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Ford otosan bilgi işlem Stajeri
    HOCANIN KARISI
    Nasreddin Hoca' ya dert yaniyorlar:
    -Yahu Hoca senin kari çok geziyor.
    Hoca :
    -Olur mu canim? O kadar gezse arada bir bizim eve de ugrar.

    KARISTIRMADIN KI
    Iki deli havuzun basinda oturuyorlarmis.Biri kalkip havuza seker atmis.Havuzdan bir
    yudum almis ve tükürmüs.Arkadasina:
    -Havuza seker attim ama tatli olmadi..
    Arkadasi:
    -Karistirmadinki salak!

    PROVA
    Iki deli birgün deliler hastanesinden kaçmislar.Kimse bu delileri bulamamislar.Doktorlar
    ümitlerini kestikleri an deliler çika gelmis.Doktorlar hayretle niye geldiniz demis:
    Deliler"Yarin kaçacagizda, onun provasini yaptik.

    ARITMETIK DELI
    Delinin biri yolun kenarindaki uçurumda durmus asagiya bakarak "13, 13, 13...."
    diye soyleniyormus. Oradan gecen biri, delinin ne yaptigini merak etmis, yanasarak
    " ne yapi...." diyemeden deli onu birden uçurumdan asagiya ativermis ve devam etmis
    "14, 14, 14......"

    DUYMAMIS
    Delinin teki timarhanenin bahçesinde yürürken bakmis baska bir deli agacin altinda oturmus
    kahkahalr atiyor...hemen yanina kosmus..ve sormus "hey sen neye gülüyorsum öyle?", öbür
    deli "hiç ben hep kendi kendime fikra anlatirim ama bu seferki ni duymamistim"

    BOGALARDAN HOSLANIYORÖgretmen sinifa geç gelen ögrenciye:-neden geç geldin oglum* der
    -bizim inegi damizlik bogaya götürdüm hocam. der çocuk
    -o isi baban yapamazmiy di? diye sorunca ögretmen, çocuk gülerek
    -belki yapabilirdi hocam ama bizim inek bogalardan daha çok hoslaniyor..

    ÖNCE KAÇANLAR
    Bir akil hastanesinde iki deliyi çikartmak zorundalarmis.Bir test yapalim demisler.Iki
    deliyi teste tabi tutmuslar.Adamlarin önüne bir kavanoz böcek ile zeytin koymuslar`` buyrun
    beyler yiyin``demisler bir tanesi hemen zeytine saldirmis.
    Öbürü hemen önünü kesmis ve demiski``önce kaçanlari yiyelim sonra duranlari yeriz``demis

    FAYDASI
    Saglik dersinde ögretmen bir ögrenciye sordu :
    - Söyle bakalim, bebeklerde anne sütü neden inek sütünden daha faydalidir ?
    Ögrenci kendinden emin bir sekilde cevap verdi,
    - Daha lezzetlidir, eksimez, pasta yapiminda ve baska amaçlarla kullanilamaz, bebege
    özeldir, ambalaji nefistir.

    ERIYOR ISTE
    Deli , kahveye girdiginde soluk solugaydi.Bos bir masaya oturup ocaga seslendi;
    - Bana bir çay !
    çay geldi , sekerleri atip karistirdi.Garsonadan yine seker istedi. Onlari da atip
    karistirdi,yeniden istedi.Garson;
    - Sekiz seker koydun çaya ,dedi saskin saskin,
    - Koydum ama , iste görüyürsun, hepsi eriyor

    BENDE VARDIM
    Hoca bir gün arkadasiyla konusuyormus arkadasi demis ki : -Ya hocam dün sizin evden bir
    ses çikti. Bu neydi?. Hoca ise : -Hiç sadece hanimla biraz tartistik kavugum
    merdivenlerden
    yuvarlandi, demis. Arkadasi : -Yahu hocam hiç kavuktan
    bu kadar ses çikar mi?, demis. Hoca : -Ya anlasana içinde bende vardim, demis

    TEK BASINA
    Okula yeni gelen ögretmen ilk dersinde ögrencilere ilginç bir çagrida bulunmus:
    "Kendini geri zekali hisseden varsa ayaga kalksin..."
    Sinifta çit yok. Nihayet biri kalkmis:
    "Sen kendini geri zekali mi hissediyorsun?"
    "Hayir", demis çocuk, "ama sizin tek basina ayakta kalmaniza gönlüm razi olmadi da…"

    AÇMADIM KI
    Akil hastanesinde koguslari gezen
    bashekim,bir delinin oturmus,birseyler yazdigini gördü:
    -Kolay gelsin ne yaziyorsun?
    -Mektup yaziyorum efendim.
    -Yaaa..Kime yaziyorsun?
    -Kendime..
    -Peki ne yazili mektupta??
    -Ilahi doktor bey,deli misiniz siz
    Mektubu daha almadim ki içinde ne
    yazdigini bileyim.

    SIKARKEN
    Nasrettin hoca bir gün yolun kenarinda kedisini yikiyomus. yoldan geçen arkadasi hocaya:
    "hocam kediyi yikama ölür. " demis. hoca aldiris etmemis ve yikamis. arkadasi dönüste
    hocayi tekrar yolun kenarinda görmüs. kedi ölmüstü. adam: " hocam ben size kediyi
    yikamayin ölür demedimmi? " demis. hoca: " ben kediyi yikarken ölmediki sikarken öldü

    AYNISINI SÖYLEDIM
    Küçük Ali okuldan eve gelir ve üzgün bir sekilde, "Matematik dersinden 1 aldim" der.
    Babasi hemen sorar, "Neden ?" "Ögretmen 3x2 kaç eder?" diye sordu, ben de "6" dedim.
    Babasi hemen oglunu tasdikler ve "Fakat bu dogru" der. Ondan sonra da "ögretmen 2x3
    kaç eder?" diye sordu.
    "Has *iktir, ne farki var ki ?"
    "Ben de ögretmene aynisini söyledim....

    TEKRAR
    Temelin üç tane sevgilisi vardir.Biri ögretmen biri doktor, biri de santral görevlisidir.
    Fakat
    ögretmenle evlenmeye karar verir. Bunu duyan arkadasi sorar "Niye ögretmen de digerleri
    degil?" diye.Temel de döner:"Ula der,bilmez misin doktorlar "Bugün git yarin gel"
    der.Santral görevlisi de"Su an mesgul,
    daha sonra tekrar deneyin" der. Ama ögretmen ne der? Haydi bir daha tekrarlayalim..."

    GERI GETIRDIM
    Akil hastanesinde delinin biri bashekimden iki tane sise ister.
    Bashekim sise yerine,deliye iki tokat atar.Deli kizgin bir sekilde odasina döner.
    Ertesi gün deli bashekimin odasina gider.Girer girmez bashekime iki tokat atar.
    noldugundan habersiz bashekim; "Deliye naptigini zannediyorsun" diye çikisir.
    Delide "birsey yaptigim yok efendim,dün verdiginiz siseleri getirdim" der.

    BIR KEDI DAHA
    Akil hastanesinden kaçan iki deli, karsidan gelen bekçiyi görünce iri gövdeli bir çinarin
    arkasina saklandilar.Bekçi,onlarin ayak seslerini isitmisti.Sordu:
    - Kim o?
    içlerinden biri kedi gibi miyavladi.
    Bu basarili miyavlamadan sonra bekçi yürüyüp gidiyordu ki,delilerin ayaklari altindaki
    yapraklar hisirdadi.Bekçi geri dönüp yine seslendi:
    - Kim var orada?
    ikinci deli cevap verdi:
    - Bir kedi daha.

    KISACA
    Imam Hatip Lisesinde teftis yapan bir mufettis sinifa girer..Ders Kur'an-i Kerim'dir.
    Bir ogrenciyi
    kaldirarak ismini sorar. Ogrenci:"Fatih" diye cevap
    verir..Mufettis : "Peki oyleyse yavrum Fatiha suresini
    oku bakalim.."..cocuk sureyi okur. Sira baska bir ogrenciye gelmistir. Mufettis yine
    sorar.."Ismin ne
    cocugum?"..cocuk cevap verir: "Yasin ama arkadaslar
    kisaca Kevser derler "

    ISIKSIZ KALIRIZ
    Akil hastanesinde bir gün delilerden biri kosarak doktorun yanina gelmis.
    Doktor Bey çabuk bizim kogusa gelin demis.
    Doktor gitmis, delilerden bir tanesi kendini ayaklarindan tavana asmis öylece duruyor.
    Doktor ne bu? diye sormus.
    Doktoru çagirmaya giden deli cevaplamis, Doktor Bey bu zir deli kendisini ampul saniyor.
    Doktor kizmis, olurmu öyle sey hemen indirin onu asagiya.
    Yine ayni deli, " Doktor Bey o zaman da biz isiksiz kalmazmiyiz!!!"

    SILIKON
    Ögretmen sinifta madenleri ve ne kadar degerli olduklarini anlatiyormus.
    Dersin bitiminde çocuklara sormus:
    -"Kim hangi madene sahip olmak ister çocuklar?"
    Önce David cevap vermis: "Platin, ögretmenim. Onunla kendime bir Porsche alirdim."
    Ardindan Mike cevaplamis: "Altin, ögretmenim. Altinlarimla kendime son model bir Cadillac
    alirdim."
    En son Küçük Joe yanitlamis: "Silikon, ögretmenim. Ablamda iki tane var, kapinin önündeki
    arabalari hayal bile edemezsiniz!..."

    SIGMAZSINIZ
    Bir gün padisah Nasreddin Hoca' ya sormus.
    Hocam ben ölünce cennete mi gidecegim yoksa cehenneme mi, söyle bakayim? demis.
    Hoca padisahtan korkmadan :
    -Cehenneme gidersiniz padisahim? demis.
    Padisahin sinirden sakallari titremis.
    Bu durumu gören Hoca :
    -Kizmayin padisahim ben aslinda size cennete gidersiniz diyecektim fakat sizin
    cellatlarinizin kiliçlariyla ölen suçsuz kisilerden
    cennet dolup tasmis.Bu yüzden cennete sigmazsiniz diye cehenneme gidersiniz dedim, demis.

    YARI MANYAK
    Ögretmen derste çocuklara dönerek sorar:
    - Söyleyin bakayim,kuzeyimizde karadeniz,güneyimizde akdeniz,batimizda ege denizi varsa
    BEN KAÇ YASIMDA OLURUM..?
    Arka siralardan bir parmak kalkar:
    - Kirkdört ögretmenim..
    Gerçekten de o yasta olan ögretmen sasirir:
    - Dogru..Ama nasil bildin.?..
    - Gayet kolay ögretmenim..Benim yari manyak bir agabeyim var;tam
    yirmiiki yasinda..Onun yasini iki ile çarpinca sizin yasiniz çikiyor....

    ZATEN ABDESTSIZDIM
    Nasreddin Hoca bir gün agacin altinda namaz kiliyormus.Agaçta bulunan biri de onu
    izliyormus.
    Namazi bittikten sonra namazimin kabul olmasi için Allah'a dua etmeye baslamis.
    -Allahim sen namazimi kabul et.
    Agaçtaki adam:
    -Etmem diye cevap vermis.
    Hoca sasirmis.Tekrarlamis.
    -Alahim sen kildigim namazi kabul et.
    -Etmem.
    Hocanin saskinligi iyice artmis.Yine:
    -Allahim sen namazimi kabul et
    demis.
    Agaçtaki adam tekrar:
    -Etmem deyince hoca sinirlenmis.
    -Etmezsen etme.Zaten abdestsiz kilmistim.

    AGIZDAN DOLUYOR
    Adam çok zamparaymis.Faaliyetlerinin sonucu olarak günün birinde hastaligi kapmis.Doktor
    hastaligin tedavisinin çok kolay bir yolu oldugunu,bir hafta boyunca ufakligi her gün 15
    dakika içi süt dolu bir bardagin içinde tutmasini söylemis.Adam hergün banyoya bir bardak
    sütle girip kapiyi kilitleyerek tedaviyi uyguluyormus.Karisi durumu merak edip sordugunda
    bir sekilde geçistiriyormus.Dördüncü gün banyoya girmis ancak kapiyi kilitlemeyi unutmus.
    Bunu firsat bilen karisi kapiyi açip içeri girdiginde gördügü manzara karsisinda bir an
    duraklamis ve "aaaaaaaa
    kirk yil düsünsem bunun bir dolmakalem gibi agizdan dolduruldugu aklima gelmezdi" demis

    GÖZLEM
    tip fakültesinde profösör derse girer ve ögrencilere tipta önemli iki kuralin oldugunu
    söyle...birincisi hiç bir seyden mideniz bulanmayacak hiç bir seyden tiksinmeyeceksiz...
    simdi size uygulamali olarak gösterecem der ve masanin üzerinde duran cesedin anüsüne
    parmagini batirir ve yalamaya baslar..daha sonra bu isi tüm ögrencilerin yapmasini ister.
    bütün ögrenciler siraya girer ve cesedin anüsüne parmagini sokar ve yalarlar.bu is
    bittikten sonra profösör "simdi gelelim ikinci kurala" der.
    "tipta ikinci önemli kural gözlemdir" der ve ekler "ben cesedin anüsüne isaret parmagimi
    soktum ama orta parmagimi yaladim"

    SECDEYE KAPANIRSA
    Bir gun Hoca, yol ustu bir hana inmis. Nuh Nebi'den mi kalmis, Kaalubela'dan mi? Her ne
    ise.. Her tarafi delik desik olmus; adeta cokmeye bir basi kalmis. Hoca'nin yuregine
    bir korkudur dusmus ama, ne desin? Nihayet bir soz arasinda:
    "Yahu, bu senin tavan da ne kadar gicirdiyor be, besik mi mubarek!" diyecek olmus ama,
    hanci baba hic orali olmamis; sozu sakaya bogarak;
    "Agzini hayra ac Hoca, bu gicirti besik gicirtisi degil; tavan tahtalari Hak'ka tesbih
    cekiyor!" demis.
    Hoca'nin kozu kullenirmi? Gozlerini hancinin gozune dikerek;
    "Peki ama, demis; ya bu tavan boyle tesbih ceke ceke aska gelip de secdeye kapanirsa,
    bizim halimiz nice olacak!"

    FARK VAR
    bashekim birgun deliler hastanesinde hastalari ziyarete cikar ve bir kosede delilerin
    kendi aralarinda bir rakam soyledikten sonra gulduklerini gorur ve dayanamaz sorar:neden
    soylediginiz her rakamdan sonra guluyorsunuz diye?Delinin biri cevap verir biz der butun
    bildigimiz fikralara numara verdik 5 dedigimiz zaman 5 numarali fikra aklimiza geliyor
    guluyoruz 8 deyince 8 numarali fikra aklimiza geliyor guluyoruz demis.Bashekim birde ben
    soyleyeyim ozaman demis 5 demis cit yxok, 7 demis cit yok.b akmis cit yok ve sormus ben
    soyleyince neden gülmüyorsunuz?delinin biri cevap vermis:bashekimim anlatmadan anlatmaya
    fark var.

    HAYAL KIRIKLIGI
    Ingiltere'nin saygin kiz kolejlerinden birinde biyoloji ogretmeni ogrencilerden Miss
    Perkins'a "Soyle bakalim, insan vucudunda uyarildiginda normal buyuklugunun alti katina
    ulasan organ hangisidir?"
    Ogrenci yuzu kizararak "bana bu soruyu sordugunuzdan ailemi haberi olacak" demis. Ogretmen
    baska bir ogrenciye donmus ve "Sen soyle Miss Sarah" demis. Sarah "los isikta gozbebegi"
    yanitini vermis. Ogretmen aferin dedikten sonra Miss Perkins'a donmus ve sana uc sey
    soyleyecegim demis:
    1- dersine hic calismamissin bundan ailenin haberi olacak
    2-aklin fikrin surekli kotu seylerde.
    3- ilerde cok buyuk hayal kirikligina ugrayacaksin...

    RUJ IZI
    Bir kiz yurdunda söyle bir sorun yasanmaktadir: Kizlar, sabah
    dudaklarina ruj sürdükten sonra aynayi öperek dudak izi
    birakmaktadirlar, bunlarin temizlenmesi sorun olmaktadir. Yurdun müdürü birgün
    yurtta kalan kizlari ve tuvaletleri temizleyen
    hademeyi tuvalete toplar. Kizlara yönelik söyle bir konusma yapar:
    "Bazilariniz dudaklarina ruj sürdükten sonra aynalari
    öperek dudak izi birakiyorlar. Hadememiz bunlari temizlerken çok
    zorlaniyor. Simdi ne kadar zorlandigini hep beraber
    izleyelim." Der. Bir isareti ile hademe firçasini klozetlerden birine daldirip aynayi
    temizlemeye baslar. O günden sonra
    aynalarda bir daha dudak izine rastlanmaz.

    HANGI LASTIK
    Dört universite ogrencisi sabahleyin uyanamayarak matematik finalini
    kacirirlar, sinav ertesinde hocalarini yakalayip, zarzor bindikleri
    arabanin
    lastigi patladigi icin sinavi kacirdiklarina ikna ederler.
    Kadin, yalvarmalarina dayanamayarak, bu dört arkadasa sinavi 3 gun
    sonra yapacagini soyler.
    Sinav gunu geldiginde, matematik hocasi bizim dortluyu sinifin dört
    kosesine
    oturtur. Finali gecmek icin de en az 50 almak lazimdir, sinavda da 5
    soru
    vardir. Sayfanin onundeki 4 matematik sorusu basit sorulardir ve her
    biri 10
    puanliktir.
    Kagidin arkasindaki soru ise 60 puanliktir ve de soru aynen soyledir
    Hangi lastik patladi ??

    BEN ASTIM
    Jim ile Mary akil hastanesinde iki hastadir. Birgun hastanenin yuzme havuzunun etrafinda
    dolasirken Jim aniden suya atlayip en dibe batar. Bunu goren Mary hemen ardindan atlar ve
    dibe kadar yuzup Jim'i kurtarir. Tabii Mary'nin bu kahramanca davranisi hastanede olay
    olur. Bunu duyan bashekim de Mary'nin artik iyilestigini dusunup, hastaneden derhal
    taburcu edilmesi emrini verir. Islemler yapilir, belgeler cikartilir, Bashekim ayni gun
    Mary'nin yanina gider:
    -Mary, sana bir iyi bir de kotu haberim var. Iyi haberim, yaptigin kahramanca davranistan
    oturu anladik ki akli dengen tamamen yerinde ve boylece hastanemizden taburcu oluyorsun.
    Kotu habere gelince, kurtardigin hasta, Jim, intihar etmis. Az once odasinin banyosunda
    kendisini asmis bulundu.
    Mary gayet sakin yanit verir:
    -O intihar falan etmedi ki. Ben onu astim kurusun diye.

    BACAK
    Biyoloji dersinden yapilacak sinav için siniftaki herkes acayip çalismis,
    notlar, kopyaliklar havada uçusmus. Daha sonra sinavin yapilacagi gün
    gitmisler bir de bakmislar, ortada kagit kalem yok sadece sira sira
    mikroskoplar.
    Hoca;
    -Bu mikroskop lam'larinda bir böcegin bacagi var, sinaviniz bacagindan böcegi tanimak"
    Tabi hemen itirazlar ama fayda etmemis, hoca dedigi dedik. Ögrenciler
    mikroskoplarin basina geçmis ama taniyamiyorlar… En sonunda biri dayanamamis,
    kapiyi çarpip
    çikmis.
    Hoca arkasindan seslenmis;
    -Kimsin sen, kapiyi çarpip çikiyorsun?
    Kapi hafifçe aralanmis ve bacagini uzatmis,
    -Tanisana hadi tanisana kim oldugumu…

    BIRSEY OLMAZ
    Kucuk kiz sinifta Fen Bilgisi dersinde birden parmak kaldiriverdi:
    "Ogretmenim ben bisey sormak istiyorum!!"
    "Evet seni dinliyoruz..?"
    "Benim anneannemin bebegi olur mu???"
    Ogretmen tabi cok sasirmis ama "anneanneler bebek yapmak icin
    biraz yaslidirlar" diye gülumsemis..
    Bizim bidik yine sormus: "Peki annemin bebegi olur mu??"
    Ogretmen cevaplamis: "Annelerin bebegi olur ama yaslari
    ilerledikce
    bebekleri olma ihtimali de azalir"
    Derken kucuk kiz "Peki ogretmenim.."demis.. "ya benim bebegim olurmu??"
    Ogretmen gulmus: "Canim senin yasin daha cok kucuk, olur mu
    oyle sey??"
    Bunun uzerine arka siralardan erkek cocuklardan biri
    bagirmis:
    "BAAAAAK!!! BEN SANA BISEY OLMAZ DEMEMIS MIYDIM".

    ALISTIRA ALISTIRA
    Istanbul'da üniversitede okuyan genç kiz Ankara'daki babasina telefon etmis:
    -"Baba, meraba. Ben Lale...."
    -"Ooooo. Güzel kizim benim. N'abersin bakalim?..."
    -"Hiç sorma babacigim. Hiç keyfim yok valla..."
    -"Hayirdir? Bi sorun mu var?...
    Kiz aglamaya baslar; babasi ise üzüntü ve meraktan kafayi yemektedir:
    -"N'ooldu kizim? Anlatsana..."
    -"Murat evi terketti. Bosanmak istiyormus..."
    -"Ne evi lan? Ne bosanmasi? Sen ne zaman evlendin de bosaniyorsun?..."
    -"Hani senin hiç hoslanmadigin esrarkes çocuk vardi ya. Ben onunla evlendim."
    -"Iyi halt ettin, zilli. Neyse, artik yapacak bi sey yok. Versin mahkemeye,
    hemen bosanin..."
    -"Bosanalim ama benden 10 milyar istiyor. Eger vermezsem, iyi zamanlarimizda çektigi
    çiplak
    fotograflarimi Internetten herkese yollayacakmis...."
    -"Püüh. Rezil... Çiplak fotograf çektirdin, öyle mi?"
    -"Ama babacigim. O benim kocamdi. Ne biliyim böyle bir pustluk yapacagini."
    -"Peki. Olan olmus artik. Yarin havale ederim parayi...Ögleden sonra Bankaya gidip
    çekersin;
    sonra da alip yakarsin o kahrolasi fotograflari..."
    -"Sagol baba. Eeee. Sey...Bi de kürtaj için 2 milyara ihtiyacim var..."
    Adam artik iyice fenalasir. Boguk bir sesle konusur:
    -"Kürtaj mi? Bi de hamile mi kaldin o çocuktan sen?..."
    -"Aslinda ondan degil... Zenci bi çocuk vardi...Zaten o yüzden ayriliyoruz ya...."
    Adam bayilmak üzeredir. Nabzi yükselir, tansiyonu düser, artik inleyerek konusmaktadir:
    -" Biz seni oraya okumaya yollamistik. Sen ne haltlar çevirmissin. Allahim. Nedir bu
    basimiza gelenler...Okulu bititir bitirmez Ankara'ya dönüyorsun, yoksa kirarim
    bacaklarini..."
    -"Istersen hemen dönebilirim babacigim. Ben geçen yil okuldan atildim çünkü..."
    Adam masanin üzerindeki soguk su dolu sürahiyi basindan asagiya devirir ve ancak bu
    sekilde konusmasini sürdürebilir:
    -"Okuldan mi atildin? Hani birlikte avukatlik yapacaktik, zilli?...Eh ulan? Sen hele bi
    gel buraya. Ben sana yapacagimi bilirim. Evden disariya adim attirmiycam sana. Ilk
    isteyenle de evlendiricem...."
    -"O is zor be baba. Biliyorsun, moda oldu, artik evlenmeden önce esler birbirlerinden
    saglik raporu istiyorlar... Pek iyi bi rapor sunacagimi zannetmiyorum ben..."
    -"Allahim, çildiracagim... Bir de cinsel hastaliklar haaa.....Kesin o zencidendir..."
    -"Çok pis arkadaslari vardi. Bilmem artik hangisinden kapmisimdir..."
    Güm diye bir ses duyulur. Adam kisa bir süre için kendinden geçmistir; ancak hemen
    kendisini toparlayip tekrar telefonu alir.
    -"Hemen bu aksam dayini yolluyorum oraya. Seni alip gelecek. Adresini ver bakiyim..."
    -" Mahmutpasa Karakolu'ndayim... Gelirken kefalet için de biraz para getirsin yaninda..."
    -"Karakol mu?...Bi de karakola mi düstün layyynnn? Ne yaptin?...."
    -"Dün kafam çok bozuktu, çok içmisim. Araba kiralayip dolasmaya çiktim. O kafayla
    Arnavutköy'de kokoreççi dükkanina girdim. Ama neyse ki kimse ölmedi. Dükkan sahibiyle
    kiralik araba firmasina biraz para vermek gerekir sanirim..."
    Adam artik iyice fenalasmistir. Hatta fenalasmak ne kelime; adeta kahrolmustur.
    Telefonda kisa bir sessizlik olur. Kiz tekrar konusmaya baslar:
    -"Babacigim. Sakin üzülme. Bütün bunlar bir sakaydi. Ben sadece sinifta kaldigimi
    söylemek için aramistim...
    Bunun üzerine adam sevinçle ve mutlulukla haykirir:
    -"Canin sagolsun be güzelim, bosveeerrr. Okul da neymis? Hiç mühim degil, tatli
    canin sagolsun senin...."


    EKIPMANA SAHIPSINIZ
    Bir çift , göl kiyisina tatile gider..
    Gölde bazi bölümlerde balik avlamak yasaktir.Koca, yasak olmayan bölümlerde avlanarak,
    kadin da kitap okuyarak günlerini gecirmektedirler.Derken bir gün adam balik avlamaktan
    gelir ve ögleden sonra kestirmek üzere odasina cekilir.Kadinin cani sikilir ve botla golde
    bir gezinti yapmaya karar verir. Bu gezinti umdugu gibi gitmez ve botun hakimitiyetini
    yitirir. Bot göl üzerinde serbestce dolasmaya baslar.
    Kadin da yapacak bir sey olmadigi icin çikarip kitabini okumaya baslar. Derken devriyeye
    cikmis olan serif kadini gorur ve yanina yanasir..
    "Hanimefendi burada ne yapiyorsunuz?"
    "Görmüyor musunuz kitap okuyorum."
    "Ama bu bölgede balik avlamak yasaktir."
    "Zaten ben de balik avlamiyorum"
    "Ama gerekli butun ekipmana sahipsiniz, sanirim sizi karakola goturup ceza kesmem
    gerekiyor."
    "Eger boyle bir sey yaparsaniz ben de bana tecavuz ettiginiz soylerim."
    "Size dokunmadim bile..!!"
    "Ama gerekli tum ekipmana sahipsiniz, degil mi?"

    FITILI KISAYDI
    Bir timarhanede deliler ayaklanir ve binanin orta bahçesini isgal ederler. Hiçbiride
    dagilmaz. Bunun üzerine doktorlar toplanarak yönetmeligi açarlar ve aynisini uygulamaya
    karar verirler. Yönetmeligi göre bir doktoru çiril çiplak soyar delilerin içine atarlar.
    Doktor içeri girince * BOMBAAA * diye bagirir. Bu gören deliler doktoru tuttuklari gibi
    camdan disari atarlar. Bunun üzerine doktorlar tekrar toplanir ve konusurlar. Bu iste bir
    yanlislik vardir. Delilerin hepsinin dagilmasi gerekmektedir. Yeniden denerler. Bir
    doktoru daha soyup içeri atarlar ve oda * BOMBAAA * diye bagirir. Deliler onu da tutuklari
    gibi camdan disari atarlar. Bashekim en sonunda bir de ben deneyim der ve soyunup
    delilerin arasina girer ve * BOMBAAA * diye bagirir. Bunun üzerine bütün deliler kaçisir
    ve binayi ve orta bahçeyi terk ederler. Doktorlar merak eder ve biraz akilli
    olanlarindan toplayarak bu durumu sorarlar. * Niçin siz ilk iki doktor girdiginde binayi
    bosaltmadiniz da son bashekim girdiginde bosaltiniz? * derler. Delilerde * Ilk giren iki
    bombanin fitili uzundu ama son giren bombanin fitili kisaydi zamanimiz yoktu içerde
    patlamasin diye böyle yaptik * derler.

    EN AKILLI ADAM
    Bir kesis dünyanin en akilli adamini bulmak için diyar diyar geziyormus sira nasreddin
    hocanin köyüne gelmis ve köylülere sormus.
    - sizin köyün en akilli adami kim?
    demis. Köylülerde:
    - nasreddin hoca demis.
    bunun üzerine kesis köy meydaninda
    hoca ile görüsmeye baslamis ve eline bir çomak almis yere bir daire çizmis, nasreddin
    hoca da çomakla daireyi ortadan ikiye bölmüs, kesis bir dogru daha çizerek daireyi dörde
    bölmüs,hocada
    dörde bölünmüs dairenin üç dilimine çarpi isareti koymus,kesis
    elleriyle asagidan yukariya dogru hareket yapmis,hocada yukaridan asagiya yapmis ve kesis
    büyük bir hayranlikla hocayi tebrik etmis.
    Olup bitenden bir sey anlamayan halk kesise ne oldugunu sormus kesisde :
    - Bu adam gerçekten dünyanin en akilli adami, yere dünya çizdim
    o ortadan ekvator geçer dedi,ben dünyayi dörde böldüm o da dört de üçü sudur dedi,ben
    yerden buharlasma sonucunda ne olur dedim o da yagmur yagar dedi.
    Bu sefer hocaya neler oldugunu sorar halk hoca da:
    - Bu adam oburun biri, yere bir tepsi baklava çizdi ben de yarisi benim dedim, daha sonra
    tepsiyi dörde böldü o zaman dört de üçü benim dedim, o da tepsi altindan atesi
    hafif hafif
    almali dedi ben de üstüne findik fistik ekelersek daha iyi olur dedim.

    TED AMCA
    Amerika'da bir ilkokulda ögretmen çocuklara evde ders alinabilecek bir hikaye
    yaratmalarini,
    ertesi gün sinifta okuyacaklarini söylemis. Ertesi gün çocuklar hikayelerini anlatmaya
    baslamis. Ilk sirada küçük Suzi varmis. Baslamis anlatmaya:
    Bizim çiftligimiz var. Bir gün babamla yumurtalari topladik, bir sepete koyduk. Arabayla
    giderken bir tümsekten geçtik, sepet devrildi ve yumurtalarin hepsi kirildi." Ögretmen
    - Güzeel. Peki bu hikayeden alinacak ders nedir?
    - Bütün yumurtalari ayni sepete koyma.
    - Aferim çok güzel. Lily sira sende.
    Küçük Lily tahtaya kalkmis ve anlatmaya baslamis:
    - Bizim de bir çiftligimiz var. Babam yumurtalardan civciv çikmasi için onlari kuluçka
    makinesine koyar, geçen hafta 12 yumurta koydu. 12 civcivi olacagini saniyordu, ama
    sadece 8inden civciv çikti.
    - Eveeet. Peki burdan alinacak ders nedir?
    - Tavuktan çikmamis yumurtalari sayma
    - Aferim bu da çok güzel. Billy, sira sende
    Küçük Billy tahtaya kalkmis ve anlatmaya baslamis:
    - Amcam Ted Vietnam Savasina katilmisti. Bir gün helikopterle bir göreve giderken
    helikopter vurulmus. Ted Amcam helikopter düsmeden elinde bir makinali tüfek, bir
    kasatura ve bir sise bira ile atlamayi basarmis. Parasütüyle yere inerken yolda birayi
    içip bitirmis. Inince mermisi bitene kadar makinali tüfegiyle 70 kisiyi haklamis. Sonra
    kasatura kirilana dek onunla 20 kisiyi halletmis. Sonra da son 10 kisiyi de silahsiz
    bitirmis.
    - Böyle korkunç bir hikayeden alinacak ne ders olabilir?
    - Içerken Ted Amcama bulasmayin...




    SPIKER
    Temel dünya turuna çikar ve yolu Canada'ya da düser. Kirk yilda bir Karadeniz'de hamsi
    avlamaktan daha degisik bir firsat çiktigini düsünerek buz tutmus bir gölde, buzu kirip
    balik tutmaya özenir ve ise koyulur. Tam buzu kiracakken, insanin içini titreten bir ses
    duyulur:
    - Oglum burada balik yok!
    Temel az öteye gidip tekrar buzu kiracakken ses yine gürler,
    - Burada balik yok dedim sana...
    Temel'in eli ayagi titreyerek seslenir:
    - Tanrim, sen misun yoksa?
    Ses yeniden duyulur,
    - Hayir oglum, ben buz hokeyi stadinin spikeriyim

    DÖNMEYIZ
    Temel ile Dursun bir aksam otobanda iki sarisini arabalarina almislar ve issiz, kuytu
    bir yere gitmek için basmislar gaza...
    Yarim saat sonra gidecekleri yere
    yaklastiklarinda sarisinlardan biri der ki :
    - Simdiden söyleyelim, biz dönmeyiz.
    Temel kendinden emin bir sekilde cevap verir :
    - Valla bu kadar geldikten sonra biz de dönmeyiz.

    BOZULDU
    Temel' e ikramiyeden büyük miktarda para çikar ve imajini degistirmek ister.
    Ilk önce gözlük
    almaya karar verir.Gözlükçüden kaliteli bir gözlük ister,gözlügü takar ve fiatini
    sorar 10 Milyon cevabini alinca bu gözlük yakismadi diyerek baska gözlük dener fiati
    sorar 100 Milyon lafina da karsilik yakismadigini soyler.Gözlükçü çelik kasa da sakli
    dünyada benzeri olmadigini söyledigi gözlügü çikarir. Temel gözlügü takar hosuna gider.
    Çünkü gözlükçü karsisinda çiplak durmaktadir.Etrafina bakar tüm insanlar çiplak
    gözükmektedir.Gözlügü 100 Milyar'a satin alir evin yolunu tutar Fadimeye hava atacaktir.
    Eve girince köyden hemserisi Dursun misafir gelmistir fakat Fadime ile Dursun'u çiplak
    görmektedir.gözlügü çikarir yine çiplak görmektedir.Gözlügü takar çiplak,çikarir çiplak
    sinirlenip gözlügü ayaklarinin altina alir kodumun gözlügü ne çabuk bozuldu der.

    BAK AKILLANDIN
    hoca yolculuk sirasinda mola verip bir hana girer, bu sirada hana bir baska yolcu
    daha girer ve ikisi birden hancidan yiyecek birseyler isterler. Fakat hanci yiyecek
    olarak sadece bir balik oldugunu söyler ve bunu paylasmalarini önerir. Bunun üzerine
    hoca 'ben baligin sadece basini yiyecem' der. Hanci bunun nedenini sorar, hocada
    'balik basi zekayi arttirir,balik basi yiyen insan akilli olur' der. Bunun üzerine
    diger yolcu hemen atilir ve hocaya 'balik basini niye sen yiyeceksin, ben yemek
    istiyorum' der. Hoca da itiraz etmez ve baligin koca gövdesini hoca yer ve bir güzel
    karnini doyurur, diger yolcu ise sadece baligin basini yer ve sonra hocaya seslenir
    'sen koca gövdeyi yedin karnini doyurdun ben sadece kafayi yedim aç kaldim ' der Hoca
    da bunun üzerine sunu der 'Bak nasil akillandin'
    BORSACI
    Kurt borsaci genç borsaciyi yanina almis, isin inceliklerini anlatiyor. Bütün önemli konular gibi, bu konu da parkta yürüyüs yaparken konusuluyor.
    Yasli kurt anlatiyor:
    - Durumu degerlendirirken, kafanda ne kadar risk karsisinda ne kazaniyorum hesaplarini Iyi yapacaksin... Mesela bak suraya bir köpek pislemis, normalde igrenç ama sana "parmagini degdir ve yala, karsiliginda bir milyar veririm" dedigimde bir firsat sekline dönüsür degil mi?
    - Elbette.
    - Haydi bakalim, bir milyar veriyorum parmagini degdir ve yala.
    Genç denileni yapar, ihtiyar kurtun aninda saydigi bir milyari cebe atar, yürüyüs devam eder.
    - Peki ben size bir milyarinizi geri almaniz için su köpek pisligine parmaginizi degdirip yalamanizi söylesem...
    Yasli kurt hemen yapar ve bir milyari geri alir.
    Yan yana yürümeye devam ederler...
    Genç: - Ceplerimizdeki para ayni, ikimizin de agzinda köpek pisligi tadi var. Ne fark etti?
    Yasli kurt: - Öyle deme; iki milyarlik islem hacmi yarattik!

    Aganin Ayricaligi
    Irgat kosa kosa agasinin yanina gelir;
    -Agam aksam rüyamda seni gördüm
    -Hayirdir len nasil gördün?
    -Ikimizde ayni uçakta seyahat ediyorduk.
    -Eeee
    -Sonra uçak ariza yapti ve düstü.
    -Hayirdir insallah,ne oldu sonra?
    -Ben bok çukuruna, sen de bal çukuruna düstün.
    -Olacak di mi o kadar fark. Agaligim rüyada bile belli olmus.
    -Sonra birbirimizi yalaya yalaya temizledik.

    Kolkola
    Hayvanat bahçesinde iki ahtapot kollarini birbirine sarmis dolasiyorlardi.Erkek ahtapot egildi hafif bir sesle disi ahtapotun kulagina fisildadi:
    -Ne güzel bir gece degil mi sevgilim?...Mehtap,yildizlar,sen,ben...Ve bu güzel gecede seninle ikimiz böyle kolkola kolkola kolkola kolkola kolkola kolkola kolkola kolkola kolkola dolasiyoruz...

    Renk insani degistirir
    Amerika'da bir fuar açilmisti. Fuarda zencileri beyaza dönüstüren bir makine tanitiliyordu. Denemek 10 dolardi. iki zenci fuari gezerken bu makineyi gördüler ve denemeye karar verdiler. Birinin 11 dolari digerinin ise 9 dolari vardi. 9 dolari olan arkadasina dönüp
    -Sen 1 dolarini bana ver. Gidip birlikte beyaz olalim. dedi. Arkadasi ise :
    -Dur! Önce ben gireyim, deneyeyim. Eger memnun kalirsam sana 1 dolarimi veririm. Sen de beyaz olursun. dedi.
    Anlastilar. Zenci gidip makineye girdi ve bir süre sonra beyaz olarak çikti. Disarida kalan zenci duruma çok sevinmis olarak arkadasinin yanina gidip :
    -Hadi dedi. 1 dolari ver ben de beyaz olayim.
    -Hadi oradan pis zenci!

    Topun Hacmi
    Bir matematikçi, bir fizikçi ve bir mühendise bir kirmizi top verip bunun hacmini nasil bulacaklarini sormuslar. Matematikçi, bir mezura ile etrafini ölçüp formülle yariçapini hesapladiktan sonra diger bir formülle yariçapindan hacmini bulacagini söylemis. Fizikçi ise topu suya batirip yer degistiren suyun hacmini ölçerek topun hacmini bulabilecegini söylemis. Top son olarak mühendisin eline verilmis, mühendis topu söyle biraz çevirip bakmis ve sonra: "Bana kirmizi toplar katalogunu bulun"

    Teknoloji
    Bir Türk, Japon arkadasinin daveti üzerine Japonya'ya gidiyor. Birkaç gün gezdikten sonra arkadasi onu çalistigi fabrikaya götürüyor. Teknoloji muazzam. "Bak !", diyor Japon : "Burada robot yapiyoruz. Su Robotlar ögle yemegini hazirlar ve getirir. Sunlar bebek bakar. Sunlar araba bile kullanir." Bizim Türk vatandasi hayretler içinde kalir. Dolastikça gözleri fal tasi gibi açilir. Japonya'dan ayrilirken arkadasi Türkiye'ye mutlaka gelmek ve teknolojisini görmek istedigini söyler. Ve o gün gelir. Fakat bizim Türk nereyi gezdirecegini bir türlü bilemez. Düsünür ne göstermelide altinda kalmamali Japonyada gördüklerinin. Aklina hamam gelir. Japon ne anlar Türk Hamamindan. Alir götürür. Japona ilginç gelir: "Ne oluyor burada?" "Biz burada insan yapiyoruz." " Sahi mi?" der Japon. Bir odanin kapisini açarlar. Içeride tellak bir adamin kolunu ovmaktadir. "Bak der bizimki, burada kollar monte ediliyor." " Bir baska odada bacak ovulmaktadir. "Buradada bacaklar takiliyor." Japon bu sefer hayrette. Diger odanin kapisini açarlar. Içeride bir kadinin üstünde bir erkek is üstünde. Japon sorar : "Peki burada ne oluyor." "Burada montaj bitmis delikler açiliyor."

    Emektar
    Adamin biri sabah uyaninca o gün 90 yasinda oldugunu hatirlamis. Yavas yavas yataktan kalkarken gözü ayaklarina ilismis "sevgili ayaklarim" demis, "Bugün 90 yasina girdik. Bu kadar sene beni istedigim yere götürdügünüz, bu yasima sizinle girdigim için bahtiyarim, sizlere çok tesekkür ederim, nice seneler dilerim."
    Sonra dizlerine dikkat etmis "Sevgili dizlerim, bugün 90 yasina girdik. Bu kadar sene beni tasidiniz,"bükül" dedim büküldünüz, çömel dedim çömeldiniz, bu yasima sizinle girdigim için sükür ediyorum. Sizlere çok tesekkür ederim, nice seneler dilerim"
    Sonra gözü biraz daha yukari kaymis "Eee emektar" demis "Eger sende yasasaydin bu günümüzü birlikte kutlayacaktik."

    Sinekler
    Dokuz yasindaki oglan cocugu elinde raket, gözünü pencere camina konmus çiftlesmekte olan sineklere dikmis..
    - "Anneee!!" diye cagirmis.. "Sineklerin erkegi olur mu?"
    Anne bu masum sorudan kuskulanmadigi için "Olur yavrum.." cevabini verince, oglan sorusunu ikilemis
    - "Peki sinegin disisi olur mu?"
    Kadin o zaman sorularin çetrefilli bir yere gidecegini sezip, yan çizmis
    - "Olmaz evladim.."
    Oglan aradigi cevaplari alinca elindeki raketi hirsla sineklerin üzerine yapistirmis.
    "Ibneler!"

    Haremagasinin Intikami
    Ahmed sarayin hizmetkarlarindan biri.. Yillardir Kraliçeyi görür ve onun gögüslerine hayran olurmus.. Artik bir saplanti halini almis Kraliçenin gögüslerine dokunmak, öpmek.. Tüm cesaretini toplayip haremagasina açilmis..
    "Bana sultanin memelerini koklat.. Ömür boyu biriktirdigim bin altin senin" demis.. Harem agasinin akli yatmis bu karli ise..
    Kenar mahallelerde tanidigi bir simyaci, büyücü karsimi bir kadin varmis.. Ona gidip bir losyon hazirlatmis ve bu losyonu, sultanin o gün banyodan sonra giyecegi korsaya iyice sürmüs.. Sultan çiplak tenine korsayi takinca, losyon etkisini hemen göstermis. Memeleri yangin yeri gibi yanmaya baslamis.. Saray doktorlari merhemlerle, ilaçlarla çare bulamamislar.. Sultan acidan, kasintidan, yanmadan ölecek.. Harem agasi ortaya çikmis ve padisaha "Saray hizmetkarlarindan Ahmet, derdinize derman olabilir. Onun salyasi, herseye iyi geliyor. Tek çare, Ahmed'in dili.. Kraliçemizi ancak o kurtarir, eger izin verirseniz" demis.. Padisah çaresiz çagirmis Ahmed'i hareme.. Ahmed bir saate yakin sultanla yalniz kalip muradina ermis... Ne var ki söz verdigi halde 1000 altini harem agasina vermeye yanasmamis.. "Bu olayi açiklarsan ikimizin de kellesi gider. Bunu göze alamazsin.. Hadi bakalim, çek arabani" demis, haremagasina.. Çok kizmis harem agasi.. Öyle kizmis ki.. Ertesi gün ayni yakici losyonu padisahin, banyodan sonra giyecegi donuna iki kat sürmüs..

    Güvenilmez
    Adamin biri gazetedeki is ilani üzerine gelmis ve sirasi gelince görüsmeye girmis.
    Is ilaninda üniversite mezunu, iyi fransizca konusan, pazarlama konusunda tecrübeli bir yönetici arandigi yaziyormus.
    - Hosgeldiniz, hemen baslayalim. Hangi üniversite mezunusunuz?
    - Üniversite mezunu degilim.
    - Öyle mi? O zaman yabanci dilinize güveniyor olmalisiniz.
    - Yabanci dil bilmem.
    - Demek bilmiyorsunuz. O zaman tecrübenize güvenerek geldiniz.
    - Pazarlama konusundan anlamam.
    - O zaman niye geldiniz canim kardesim ?
    - Bu iste bana güvenmeyin. Onu demeye geldim.

    Penguenler
    Alaska'da bir bardan içeri iki Ingiliz girmisler ve içki söylemisler. Bir süre sonra bir tanesi barmene
    - Buralarda siyah kadin bulunur mu ?
    - Hayir, bulunmaz elbet.
    - Peki buralarda siyah beyaz kadin bulunur mu ?
    - Bulunmaz tabi
    Bunun üzerine Laz arkadasina dönerek :
    - Sanirim dün gece iki penguenleydik.

    Mezarlik?
    Iki kisi arkadasi konusuyorlarmis :
    - Nasil, is bulabildin mi ?
    - Elbette, altimda 1500 kisi çalisiyor.
    - Vay canina ! Ne isi bu ?
    - Mezarlik bekçisiyim.

    Sizin Kizdan Ne Haber?
    Iki aile varmis ve her iki ailenin de birer kiz çocugu varmis. Birgün misafirlikte sohbete baslamislar;
    -Eee sizin kizdan ne haber?..
    -Valla iste ne olsun biliyorsunuz ise girdi geçen sene. Basini kasiyacak vakti yok. Ilk baslarda geceleri fazla mesai yapiyordu. Sonra hafta sonlari da çalismaya basladi. Patronu çok sevmis her isi ona veriyormus. Derken Ankara seyahatleri basladi. Bizimki çanta sekreter gibi patron nereye o oraya. Sonra Paris seyahatleri filan en sonundabu is böyle olmayacak dediler, patronu ev tuttu. Deli gibi çalisiyor evladim. Ee, peki sizinki ne alemde?
    -Valla bizimki orospu oldu, ben sizin kadar güzel anlatamiyorum...

    Cennet-Cehennem Ligi
    Bir devrin tüm en klas futbolculari cennette toplanmislar. Cennetin bas melegide futbola çok merakliymis. Seytani çagirtmis ve :
    -Cennetle cehennem arasinda bir maç düzenleyelim ne dersin?
    -Bosuna oynamayalim, biz kazaniriz, demis seytan.
    -Olur mu en iyi futbolcular bizde. Ne kadar da kötü futbolcu varsa sizde. Seytan seytanca gülümsemis ve :
    -Ama bütün hakemler de bizde.

    Müsrif
    Salamon be! Benim hanim çok müsrif, para yetismiyor. Inanamazsin, Pazar günü benden 200 frank istedi, Pazartesi 300, Sali 400, Çarsamba 500, Persembe 800, dün de 1000 frank!..
    - Acidim sana be Mison. Nereye harciyor bu kadar parayi?
    - Ne bileyim ben, verdigim yok ki...

    Bizi de Uyandirir misiniz?
    Adam otele gelip resepsiyona kaydini yaptirirken görevli sordu :
    - Sabah sizi kaçta uyandirmamizi istersiniz? Adam basini salladi :
    - Hiç geregi yok. Ben her sabah saat beste kendim uyanirim. Resepsiyonda ki görevlinin yüzü güldü :
    - Aman ne iyi. Lütfen uyandiginiz zaman bizi de uyandirir misiniz?..

    Iran Halisi
    Kadinin biri pahali halilar satan bir dükkana girer.. ve ilk bakista çok begendigi bir iran halisina dogru yönelir. Haliya daha yakindan bakmak üzere yere dogru egildiginde istemeyek sesli bir sekilde gaz kaçirinca çok utanir ve hemen kimse duydumu diye etrafina bakinir ve arkasinda duran saticiyi görünce konuyu unutturmak için aceleyle adama
    -Bu Iran halisi kaç para? diye sorar. Satici gayet piskin söyle yanit verir.
    - Valla hanimefendi, haliya sadece bakmakla osurduguna göre fiyatini duysan ziçarsin.

    Masum Seytan
    Bir gün seytan büyük bahçeli koskoca bir malikaneye girmis. Merdivenleri çikmis. Bir kuzu görmüs. Kuzunun boynunda bir ip varmis. Seytan ipi çikarmadan sadece biraz gevsetmis. Kuzu malikenenin önünde bulunan aynayi görmüs. Sasirinca bir hamle yapip aynayi kirmis. Çikan gürültüye evin hizmetçisi gelmis. Sen naaptin? ben simdi burayi nasil temizliycem. Evin beyi bunu duyunca kesin beni kovar demis ve kuzuya bir tekme atmis. Kuzu merdivenlerden düsünce ip yetmemis ve kuzunun boynunu kesip onu öldürmüs. Bu sirada evin usagi gelmis. Neler oldugunu sormus. Kadin anlatinca bunu nasil yaparsin. Bey simdi ikimizi de kovucak. O kuzu onun için çok degerliydi demis. Ve hafifçe kadini itmis. Kadin dengesini kaybetmis ve merdivenlerden düsüp boynunu kirmis. Sesi duyunca evin hanimi gelmis. Olanlari ögrenince sinirlenmis. Tam usagi dövmek için usaga yaklasirken usak lütfen beni bagislayin ve beni kovmayin diyerek diz çökmüs. Usagin üstüne hizla gelen kadin ise ona çarpip merdivenlerden yuvarlanmis ve ölmüs. Evin beyi gelip de olanlari dinleyince belinden silah çekip usagi vurmus. Sonra kendi kendine eyvah ben ne yaptim? bir kuzu, aynanin kirilmasi ve sevmedigim karim için elimi kana bulamaya, katil olmaya degermiydi? demis ve silahi çekip bir kursunda kendine sikmis. Bütün bu olanlari bir kenardan izleyen seytansa siritarak "Ben hiç bisey yapmadim ki. Sadece aciyarak kuzunun boynundaki ipi gevsettim, o kadar..." demis...

    Alis-Veris
    Eski Istanbul'da bir yaptigi veresiye alis verislerde pek borcunu ödemeyen bir memur varmis. Bir gün bir alisveristeyken çarsiyi denetleyen belediye baskani adi Mehmet olan bu adama da hal hatir sormus:
    - Ooo Mehmet Efendi nasilsin?
    - Iyi alis veris yapiyorum. Bu cevap üzerine agzi Mehmet Efendi'den yanan dükkan sahibi hemen atilmis:
    -Vallahi efendim su ana kadar yalnizca aldi. Çok sükür daha bir sey verdigini pek görmedik.

    Iddia
    Nasreddin Hoca, bir gün esegiyle odun getirir. Hava da cok sicak oldugundan hem kendisi hem esegi kan ter içinde kalirlar. Hoca odunlari indirir, yerlestirir. Karisina:
    - Hatun, esek cok yoruldu, onu bir yemleyiver, diye seslenir.
    Karisida o gün yorgun oldugundan:
    - Efendi, benim isim var, sen yemleyiver, der.
    Hoca sicaktan iyice bunalmis vaziyette kendini minderin üzerine atar.
    - Olmaz! Hiç halim yok, veremem, sen ver der.
    Esegin yemini sen vereceksin ben verecegim derken is kizisir. Epeyce tartisirlar. En sonunda Hoca:
    - Pekala! Öyleyse aramizda bahse tutusalim. Kim önce konusursa esege o yem versin. Anlastik mi? der.
    Karisi teklifi kabul eder. Ikisi de birer köseye çekilirler. Az sonra kadin, el isini alarak komsuya gider. Hoca birsey diyemez. Aradan biraz zaman geçer. Eve bir hirsiz girer. Hoca'yi görünce kaçacak olur. Ama Hoca'dan hiç ses ve tepki gelmedigini anlayinca kaçmaktan vazgeçer. Ortalikta ne var ne yoksa koca bir çuvala doldurur. Hoca'nin gözleri önünde çuvali yüklenerek evden çikar. Karisi epey zaman sonra eve girip evin halini görür. Esyalarin yerinde yeller esmektedir. Telasla:
    - Bu ne hal? Efendi! diye çiglik atar.
    Hoca yattigi yerden dogrularak:
    - Haydi bakalim Hatun, bahsi kaybettin. Esegin yemini sen vereceksin! der.

    Mutlu Bebek
    Iki gey birlikte yasamaktadir. Her sey çok iyi gitmekte oldukça iyi geçinmektedirler. Sonunda evlenmeye karar verirler. Evlilikleride oldukça mutludur ancak tek bir dertleri vardir oda çocuk sahibi olamamak. Bu onlari yiyip bitirmektedir. Birgün akillarina bir fikir gelir kiralik bir anne bulacaklar spermlerini birlestirerek mikroenjeksiyon yöntemi ile hamile birakacaklardir. Operasyon gerçeklesir ve bebeklerinin dogumunu beklemeye baslarlar. Dogum günü gelmistir ve her ikiside heyecanla hastane koridorunda beklemektedir. Sonunda hemsire gelir ve
    -"müjde nur topu gibi bir oglunuz oldu" diyerek mutlu haberi verir. Çok heyecanlanan gey ler bir an önce bebeklerini görmek isterler ve yeni dogan bebeklerin oldugu bölüme hemsire ile birlikte giderler. Fakat bütün bebekler feryat figan aglamakta ancak bir bebek mutluluktan uçarcasina gülücükler atmaktadir. Heyecanla hemsireye bebeklerinin hangisi oldugunu sorduklarinda hemsire
    - "gülen bebek sizinki" der. Sasiran geyler "nasil olur bütün bebekler aglarken bizim bebegimiz gülüyor" hemsire
    - "kiçindaki dereceyi çekeyim siz ozaman görün aglamak nasil oluyor."

    Merakli Deve
    Genç deve annesine sormus
    -"Anne niye bizim ayaklarimiz bu kadar büyük?"
    Anne cevap vermis:
    -"Çölde kuma batmamak için."
    Genç deve tekrar sormus:
    -"Peki kipiklerimiz niye bu kadar gür.
    Anne tekrar cevap vermis:
    -"Çölde kum firtinalarinda kum kaçmasin diye."
    Meraki yatismamis olan genç deve bir soru daha sormus:
    -"Bizim niye hörgüçlerimiz var."
    Anne deve sabirla yanitlamis :
    -"Çölde çok uzun süre susuz idare edebilmek için suyu hörgüçlerimizde depolariz."
    Sonunda dayanamayan genç deve sormus :
    -"Peki bizim bu hayvanat bahçesinde ne isimiz var?"

    Kirsehirli Muavin
    Bir kamyonun soförü Nevsehirli, muavini de Kirsehirli'ymis. Bir gün kamyona 6 metre yüksekliginde yük yükleyip yola çikmislar. Bir süre sonra yüksekligi 5 metre olan bir köprüden geçeceklermis. Kirsehirli muavin saga sola bakinmis, Nevsehirli soföre "Trafik yok, geç agbi" demis.

    Yolunacak Kaz
    Cok soguk bir kis gunu padisah, tebdil'i kiyafet gezmeye karar vermis.Yanina basvezirini alip yola cikmis. Bir dere kenarinda calisan yasli bir adam gormusler.. Adam elindeki derileri suya sokup, doverek tabakliyormus. Padisah, ihtiyari selamlamis.
    " Selamunaleykum ey pir'i fani..."
    " Aleykumselam ey serdar'i cihan..." Padisah sormus.
    " Altilarda ne yaptin ?"
    " Altiya alti katmayinca, otuz ikiye yetmiyor..." Padisah gene sormus.
    " Geceleri kalkmadin mi ?"
    " Kalktik...Lakin, ellere yaradi..." Padisah gulmus.
    " Bir kaz gondersem yolar misin ?"
    " Hem de ciyaklatmadan..." Padisahla basvezir adamin yanindan ayrilip yola koyulmuslar. Padisah basvezire donmus.
    " Ne konustugumuzu anladin mi ?"
    " Hayir padisahim..." Padisah sinirlenmis.
    " Bu aksama kadar ne konustugumuzu anlamazsan kelle ni alirim." Korkuya kapilan basvezir, padisahi saraya biraktiktan sonra telasla dere kenarina donmus. Bakmis adam hala orada calisiyor..
    " Ne konustunuz siz padisahla..." Adam, basveziri soyle bir suzmus.
    " Kusura bakma. Bedava soyleyemem. Ver bir yuz altin soyleyeyim.." Basvezir, yuz altin vermis.
    " Sen padisahi, serdar'i cihan, diye selamladin. Nereden anladin padisah oldugunu.."
    " Ben dericiyim. Onun sirtindaki kurku padisahtan baskasi giyemezdi.." Vezir kafasini kasimis.
    " Peki, altilara alti katmayinca, otuz ikiye yetmiyor ne demek..." Adam, bu soruya cevap vermek icin de bir yuz altin daha almis.
    " Padisah, alti aylik yaz doneminde calismadin mi ki, kis gunu calisiyorsun, diye sordu. Ben de, yalnizca alti ay yaz degil, alti ay da kis calismazsak, yemek bulamiyoruz dedim." Vezir bir soru daha sormus...
    " Geceleri kalkmadin mi ne demek ?" Adam bir yuz altin daha almis. " Cocuklarin yok mu diye sordu..Var, ama hepsi kiz. Evlendiler, baskasina yaradilar, dedim..." Vezir gene kafasini sallamis.
    " Bir de kaz gonderirsem dedi, o ne demek..." Adam gulmus.
    " Onu da sen bul..."

    Borsa
    Köylünün biri essegini satmaya karar vermis.50 milyon fiyat biçmis. Herkes itiraz etmis bu yüksek fiyata. Derken baska bir köylü razi olmus ve satin almis. Satan köylünün aksam gözüne uyku girmemis, demek ki var bir hikmeti de essegi satin aldi demis. Ertesi sabah sattigi kisiye gidip 75 milyon teklif etmis. Tekrar satin aldigi essek bu sefer diger köylüyü rahatsiz etmis. Sabahi sabah edip ilk sahibine 125 milyon verip tekrar almis. Bu böyle devam etmis.
    -Birgün meydanda müthis bir kalabalik bagira bagira bir essegin etrafinda toplanmislar. Bir yabancinin dikkatini çekmis ve essegin fiyatini sormus; 995 milyon cevabini alinca: Olur mu be! En fazla 20 milyon eder demis. Bir Köylü hemen itiraz etmis:
    -Abi sen ne diyorsun!Var ya bu essek 1 Milyar direncini geçti mi 1.5 Milyara kadar yolu var...

    Oscar
    Atlas Okyanusu'nda giden geminin kaptani gemide olan bütün herkesi güverteye çagirmis. Herkes gelince
    -Size bir iyi bir kötü haberim var.
    Önce hangisini söyliyeyim.
    Herkes: "Iyi" demis.
    -13 dalda oscar kazanacagiz.

    Yüzbasi
    Bir Astsubay'la bir gözü takma Yüzbasi ayni bekar lojmaninda birlikte kaliyorlardi. Yüzbasi her gece yatmadan takma gözünü çikartir su dolu bir bardaga koyar sabah tekrar yerine takardi. Sicak bir Yaz aksami gece yarisi Astsubay susadi,el yordamiyla sehpadaki bardagi kapti bir dikiste yuvarladi oda ne..suyla birlikte gözüde yutmustu.Astsubay farkina vardi ama artik is isten geçmisti. Ertasi gün sabah sporundan sonra Astsubay tuvalete gitme ihtiyaci duydu .Kosar adimla tuvate gitti pantolonunu siyirdi basladi ikinmaya fakat mümkün degildi bir türlü rahatlayamiyordu.Onun ikinma sesini duyan tuvalet nöbetcisi er telaslandi nazikçe kapiyi tiklatti..
    -Komutanim yardimci olayim.. Astsubay can havliyle kapiyi açti,
    -Bak oglum surada ne var bir türlü s...çamiyorum deyip er'e dogru döndü. Er egilip bakar bakmaz hazirola geçti ve selam durdu.Bunu gören Astsubay sinirlendi,
    - Ne selam durdun evladim diye bagirdi..
    Asker yanitladi; -Nasil selam durmayim Komutanim içeriden Yüzbasim bakiyor......

    Denize girmek yasak
    Bir grup Ingiliz, Amerikan ve Türk gemiyle yolculuk ediyorlarmis. Birden siddetli bir firtina kopmus. Geminin batacagini anlayan kaptan hemen yolculara kosup gemiyi bosaltmalarini istemis. Fakat kimse buna inanmayarak kendini denize atmayi kabul etmemis. Bir süre sonra bütün yolcularin ölüm tehlikesiyle karsi karsiya oldugunu gören kaptan hemen bir tayfasini çagirmis. "Git bir de sen dene onlari gemiden atlamaya ikna etmeyi" demis. Tayfa gitmis ve kisa bir süre sonra geri dönmüs. Kaptan merakla sormus:
    -Eee, noldu?
    -Hepsi atladilar efendim.
    Kaptan çok sasirmis:
    -Nasil olur, daha demin killarini bile kipirdatmamislardi. Ne dedin onlara?
    -Çok kolay. Ingilizlere "Sizin gibi soylu insanlar batmak üzere olan bir gemide olmamalilar" dedim.
    Amerikalilara deniz suyunun insan vücudu için çok faydali oldugunu söyledim.
    -Peki ya Türklere ne dedin?
    -Onlara da "Denize girmek yasak! " dedim.

    Çin Iskencesi
    Adamin biri ormanda bir geziye çikiyor ve kayboluyor. Iki gün geçiyor. Adam düzlük bir yere geliyor. Bir bakiyor büyük bir ev. Hemen kosup kapiyi çalior. Kapiyi yasli bir çinli açiyor.
    -Amca ben tanri misafiriyim. Ormanda kayboldum. Iki gündür durumum sudur budur anlatiyor. Çinli de:
    -Seni evime alirim ama bir sartla kizima sarkmiyacaksin yoksa sana üç çin iskencesi uygularim diyor. Zaten açlik ve susuzluktan kadin düsünecek hali olmayan adam hemen kabul ediyor. Eve giriyor dinleniyor aksam yemekte kizi görüyor. Afet bir hatun. Gece herkes yattiktan sonra gizlice kizin odasina giriyor. Isini bitirdikten sonra odasina dünüp uyuyor. Sabah karninda bi aciyla uyaniyor bir bakiyor karninda dev bir kaya. Üzerinde de bi kagit:
    - 1.çin iskencesi. Adam zar zor tasi kaldiriyo. Camdan disari atiyor. Kaya asagi düserken adam kayaya bagli bir ipinde kayayla beraber asagi gittigini göruyor. Bi bakiyor ipin üzerinde bir kagit:
    - 2.çin iskencesi. Lan gene noluyor diye bakinirken ipin diger ucunun sag testisine bagli oldugunu farkediyor. Camdan asagi bakiyo. Cok yuksek. Simdi burdan asagi atlasak kolumuz bacagimiz kirilir ama tasagi kurtaririz diyo atliyo. Adam duserken, havada ucusan bi kagit goruyo. Adam yakaliyo kagidi, uzerinde bi yazi: - 3.çin iskencesi (NOT: Obur tasaginida yatagin bacagina bagladim)

    Çilgin moruk
    Yasli bir amca parkta bir banka çökmüs etrafi seyrediyormus....Derken yanina bir delikanli gelmis ki saçlari yesil, kirmizi, turuncu, mavi, sari renk boyali...
    Adam çocuga bakakalmis....çocuk da küstah bir sesle:
    - "ne var moruk, sen hayatinda hiç çilginca birsey yapmadin mi" demis.. Adam gülümsemis: "Yaptim.. bir seferinde çok sarhostum ve bir papagani becermistim.. simdi de yoksa bu çocuk benim oglummu diye merak ediyorum..."

    Tesadüf
    Doktor muayene saatini sonuna dogru kapiyi açip, salonda sohbet eden bir hanimla bir bey gördü. Buyurun ikiniz de dedi. Ikisi de muayene odasina girdiler, doktor:
    -Soyunun, dedi.
    Adam soyunmaya basladi, biraz tereddütten sonra kadin da kizara bozara ve sinirlenerek soyundu. Soyunmalari bittikten sonra doktor adama:
    -Bayan hep böyle sinirli midir?
    -Vallahi bilmem... Ben de ilk defa görüyorum kendisini.

    Iddia
    51. piyade alayinda yuzbasi jack diye bir subay varmis. Bu alayda bütün herkes bu yzb'dan illallah demis. Çünkü her girdigi iddiayi kazaniyormus. Alay komutani sonunda dayanamayip yzb. jackin tayini ni çikarmayi basarmis. Ve bizim yzb. 61. piyade alayina tayini çikmis. 51. piyade alay komutani, 61. piyade alay komutanina telefon ederek yüzbasi için 'aman bu adama dikkat edin sakin kimseyle iddiaya girmesin. Aka kara der iddiayi yinede kazanir' diye uyarida bulunmus.
    61. piyade alay komutani olurmu canim öyle sey diyip telefonu kapatmis. Neyse bizim yzb. 61. piyade alayina gelmis ve alay komutanin karsina geçerek komutanim ben geldim' demis. Alay komutani:
    - Sen misin su meshur yzb. jack derken, yzb. alay komutanina
    - a a komutanim beni hatirladiniz mi, demis
    - hayir hatirlamadim
    - olurmu komutanim vietnam savasinda beraber mevzide idik siz o zaman yarbaydiniz bende daha tegmendim.
    - yok canim ben o savasa katilmadim
    - aa komutanim ben adim gibi hatirliyorum sizin kiçiniza saraplen parçasi gelmisti. Kesin onun yara izide kalmistir.
    - olurmu canim sen manyakmisin ben ne o savasa katildim ne de kiçimda saraplen yarasi var.
    - komutanim 100$ iddiasina girerim ki sizin kiçinizda saraplen yarasi var demis ve 100$ iddiasina girilmis. Alay komutani indirmis pantalonu ve yaranin olmadigini göstermis. yzb:
    - ah komutanim çok özür dilerim. yanilmisim buyurun 100$ inizi demis ve 100$ i vermis.
    61. piyade alay komutani sevine sevine 51. piyade alay komutanini telefonla arayarak
    - he he bu muydu her iddiayi kazanan adam.
    - ne oldu ki
    - iddiaya girdim ve kazandim
    - sakin ona kiçimi gösterdim deme!
    - nereden anladin kiçimi gösterdigimi
    - ulan senin allah belani versin allah seni kahretsin o adam senin kiçini görmek için bütün alayla iddiaya girmisti.

    Kedi sütü iç
    Çocuk peltekmis. Ögretmeni tahtaya kaldirmis ve tahtadaki "kedi sütü iç" yazisini okumasini istemis. Çocuk "tedi tütü it" demis. Ögretmen bagirmis ve dogru söyle demis. Çocuk yine "tedi tütü it" demis. Ögretmen acaip sinirlenmis ve çocugu dövmüs ve "dogru oku dedim sana sunu" demis. Çocugun artik canina tak etmis ve ".natini .ttimin tediti ittene tu tütü" demis.

    Peri
    3 erkek çocugu olan bir ailenin bir de inekleri var ve ineklerini çok seviyorlar, herseyleri canlari, cigerleri o inek. Bir gün evin annesi ahira gidip bakiyor ki inek ölmüs. O da hemen orda kriz geçirip ölüyor. Sonra en büyük oglan ahira gidiyor, bakiyor ki inek de anne de ölmüs buda intahar etmek için bogaz köprüsüne gidiyor. Tam atlayacak iken bir peri kizi geliyor. Oglana benimle bes kere birlikte olursan hem inegi hem de annenizi diriltirim diyor. Tabii büyük oglan hemen tamam diyor. Gelgelelim iki diyor üç diyor dördüncü de kaliyor... 5. yi yapamayip kendini köprüden atiyor asagi. Sonra ortanca oglan geliyor ahira bir bakiyor ki anne ve inek ölmüq. Oda gidiyor köprüye. Peri kizi yine geliyor bu sefer benimle on kez beraber olursan ineggide annenizi de abinizi de diriltirim diyor. Oglan bir basliyor o da en son 8 e kadar gelebiliyor. O da kendini atiyor köprüden. En son da küçük oglan geliyor ahira bir bakiyor ki anne ölmüs bu da gidiyor köprüye. Peri kizi geliyor yine... Bu seferde benimle 15 kere birlikte olursan 4 ünüde diriltirim diyor. Bunun üzerine küçük oglan 18 olmazmi diyor peri kizi olur diyor. Oglan ya yirmi diyor tabbii o da olur diyor peri kizi.. Oglan bu sefer 25 de olurmu diyor.. Tamam deyince peri kizi, oglan gözleri parlayarak:
    - Bak sonra inek gibi ölmek yok ama..

    Hadim
    Eski bir devirde Ingiliz, Fransiz ve Türk arkadaslar haremin camindan içeriyi gözetlerken yakalanmislar. olayi ögrenen Padisah çok sinirlenerek hepsinin meslegine göre hadim edilmesine karar vermis. Ingilize meslegini sormuslar;
    -Terziyim...
    -Kesin makasla,
    Fransiza sormuslar;
    -Oduncuyum...
    -Kesin baltayla,
    Bu sirada Türk gülmekten katiliyormus. merakla sormuslar; -Ya neden gülüyorsun, biraz sonra hadim olacaksin...
    -ben dondurmaciyim, yalaya yalaya nasil bitireceksiniz onu merak ediyorum...

    Ucuz Tedavi
    Adamin biri isyerindeki kantinde arkadasiyla yemek yerken * Kolumun agrisindan ölüyorum, diye arkadasina dert yanmis. Doktora gitsem iyi olacak Arkadasi da
    * Yahu ne lüzum var demis. Ilerde kösedeki marketin çikisinda yeni bir bilgisayarli cihaz koydular. Üç otuz paraya bir jeton aliyorsun kasadan,atiyorsun, yaninda getirdigin idrar örnegini açilan kapaktan içeri atiyorsun, on saniye sonra neticeyi ve tedavi için yapman gerekenleri ögreniyorsun demis. Gördügün gibi ucuz ve çabuk diye eklemis.
    Adam hemen bir kaba idrarini doldurup arkadasinin dedigini yapmis ve Bilgisayar hemen yazili olarak cevap vermis:
    * Kolunuzda bir cins eklem agrisi olan Tenis elbo olusmus. Sicak suya koyun, agir islerden kaçinin, iki hafta sonra düzelecektir demis
    Memnun biçimde eve dönen adam, bir yandan Bilgisayarin dedigini uygularken bir yandan da muzurca fikirlere kapilip bu akilli cihazin nasil aldatilabilecegini düsünmeye baslamis. Ertesi gün olunca bir miktar çesme suyuna köpeginden alinmis bir kili koymus, üstüne bir sekilde elde ettigi karisinin ve kizinin idrar örneklerini eklemis, tüm bu karisimin üzerine bir de mastürbasyon yapip dogru cihazin yanina varmis. Jetonu atip kabi makinaya vermis, on saniye sonra cihazdan yazili yanit gelmis.
    1. Çesme suyunuz çok kireçli. Bir filtre cihazi almayi düsünün
    2. Köpeginizde kene var. Eczaneden özel bir sampuan alip köpeginizi yikayin
    3. Kiziniz kokain bagimlisi. Bir psikiyatri klinigine yatirin
    4. Kariniz hamile. Kiz ikizler. Sizden degil. Iyi bir avukat bulun.
    5. Kendinizi bu yolla tatmin etmeyi birakmazsaniz kolunuz iyilesmez

    Ceset parasi
    II. Dünya Savasi sirasinda Rus ordulari geri çeliyorlar. Ve Rus generali durumu kurtarmak için askerleri tesvik etmeye karar vermis. Her getirilen ölu Nazi için 10 ruble vaad etmis. Askerler saldirdilar. Çatismadan sonra kimi 1 kimi 3 ceset getiriyorlar ve paralarini aninda aliyorlar. Birara bir Yahudi asker bir vagon sürükleyerek getirdi. Vagonun kapisini açti, içerisi ceset doluydu. General bunu görünce sasirdi ve askeri kenara çekerek söyle dedi :
    -Asker, anlarsin ya bütçemiz zayif, haydi ben sana 7.50 ruble ceset basi veriyim.
    Asker : -Olmaz, dedi, Zaten bana gelis fiyati 8.30 ruble

    General
    Komutan karargah garajina telefon açar:
    Komutan: "Zirrr Zarrr..."
    Er:"Aluuu"
    Komutan: "Su anda garajda kaç tane araç var?"
    Er: "Su anda ipne generalin jipinden baska bi moh yokh
    Komutan:" Ulan sen kiminle konustugunu biliyor musun lan, ben generalim!
    Er: Mosmor bir sekilde yaa öyle mi? Eee peki siz kiminle konustugunuzu biliyor musunuz?
    Komutan: "Yooo..."
    Er:"O zaman bay bay mina godumun generali! Çatt

    Safari
    Bir Amerikali ile Japon safari'ye çikmislar. Her ikisi de son teknolojik silahlarida birbirlerine nazire yapmak için yanlarina almislar. Derken uzakta bir aslan görünmüs....
    Amerikali lazer tüfegini dogrultmus ve aslana ates etmis. Ama karavana. Hemen Japon uydudan yönlendirmeli tüfegini dogrultup ates etmis. Fakat o da karavana. Aslan bizimkileri farkedince üzerlerine dogru gelmeye baslamis. Amerikali bir yudum viski içip aci sonu beklemeye baslamis. Japon hemen botlarini çikarip spor ayakkabilarini giymeye baslamis. Amerikali sormus :
    -Ne o, aslandan hizli mi kosacaksin ?
    -Yoo, senden hizli kossam yeter.

    Ekmek ve Ördek
    Ördek bara girer ve barmen'e:
    - ekmek var mi
    - yok
    - ekmek var mi
    - yok
    - ekmek var mi
    - yok
    - ekmek var mi
    - yok dedik ya
    - ekmek var mi
    - eger bir daha sorarsan seni duvara çivilerim
    - çivi var mi
    - yok
    - ekmek var mi

    Kamplumbaga
    Ücra bir koyun ilkokuluna mufettis gelecegi haberi alinir. Bunu duyan tek sinifli ilkokulun tek ögretmeni panikler çünkü çocuklar 2. sinifta olmalarina ragmen çok zor okumaktadirlar. Ögretmen mufettisin gelecegi gün sinifta ufak bir konusma yapar:
    "Bakin çocuklar bugün okulumuza müfettis gelecek. Muhtemelen de tahtaya birseyler yazip okumanizi isteyecek. Müfettis tahtaya birsey yazmaya baslarsa hemen bana bakin ben size ne yazdigini anlatirim, siz de okumus gibi yapip söylersiniz."
    Çocuklarin aklina yatmis bu tabii. Müfettis gelmis, kisa hosbesten sonra ögretmen çocuklardan birine "Kalk bakalim" demis "Su tahtaya yazdigimi oku" ve baslamis kocaman harflerle "kaplumbaga" yazmaya. Bunu gören ögretmen müfettise çaktirmadan çocuga bir güzel anlatmis ne oldugunu tahtadakinin.
    Müfettis: "Oku bakalim oglum ne yaziyor?"
    Ögrenci: "Tos-ba-ga"

    Enayi
    Enayi Bir arastirmaci sabir ve dikkatle çalisarak iki fareye aciktiklari zaman burunlari ile bir zile basmayi ögretti. Üç gün sonra bu farelerden biri digerine söyle diyordu: "Enayiyi amma alistirdik yahu... Her zile basisimizda peynir veriyor"

    Sempanze
    Kadin bebegiyle otobüse binerken otobüs söförü kendini tutamayip söyle demis:"- Aman tanrim ne kadar çirkin bir bebek..." Kadin sinirle biletini kutuya basmis, en arka tarafa geçmis, bir adamin yanindaki bos yere oturmus. Adam dönüs kadina;"- Özür dilerim. Acaba az önce söförle aranizda ne geçti?"
    Kadin: - Büyük bir terbiyesizlik etti. Hakaret...
    Adam: - Bir kamu görevlisi insanlara hakaret edemez. Suç teskil eder.
    Kadin: - Dogru. Gideyim de sunu bir azarlayayim.
    - Merak etmeyin, ben maymununuza gözkulak olurum...

    Ögrenci Yurdu
    Üniversitede dönemin ilk gününde Rektör yeni gelenleri toplamis, üniversite kurallarini anlatirken sira yurt olayina gelmis. Rektor demis ki
    "- Kiz yurtlari erkek ögrenciler için yasak bölge. Erkek yurtlari da kiz ögrenciler için. Yasak bölgede yakalanan kisiye ilk seferinde 20 dolar ceza kesilecek. Ikinci yakalanisinda 60 dolar, üçüncü yakalanisinda da 180 dolar ceza kesilecek. Sorusu olan var mi?"
    Arka taraftan bir erkek ögrenci sesi:
    - Sezonluk bilet ne kadar?

    Süpermen
    Iki adam New Yorktaki Empire State binasinin tepesindeki barda oturuyorlarmis. Biri digerine dönmüs:
    - Biliyor musun geçen hafta sunu kesfettim; Bu binanin etrafinda öyle kuvvetli rüzgarlar var ki, tepesinden atliyorsun asagi, 10. Kata kadar düsüyorsun, sonra rüzgar o kadar kuvvetleniyor ki seni döndürüp 10.Kat penceresinden içeri atiyor...Barmen bunu duyunca kafasini olumsuz bir sekilde sallamis. Öbür adam demis ki:
    - Yahu sen deli misin olacak sey degil su dedigin..
    - Yok kesinlikle oluyor denedim ben. Istersen simdi göstereyim sana.
    Ve adam kalkmis bardan, gitmis pencereye, yallah atlamis asagi. 10.Kata yakinlasinca birdenbire pencereden içeri dogru kayivermis. Sonra da asansöre binip yukari, bara çikmis. Öbür adam demis ki:
    - Yahu gördüm ama bu bir sefer olacak bir seydi bir daha olmaz
    - Olur olur bir daha göstereyim bak...
    Ve adam yine cumburlop asagi atlamis. Yine 10. kat civarinda rüzgar adami pencereden içeri ativermis. Adam bara dönünce öteki adama deneyip görmesini söylemis. Öbür adam:
    - Haydi bakalim. Hakkaten ise yariyor demek. Bir deneyeyim...Demis ve pencereden asagi atlamis. Direk asagi uçarken 11. kati geçmis, 10.kat, 9.kat, 8.kat derkent taakk diye kaldirima yapismis. Yukarida barda barmen birinci adama dönmüs ve:
    - Süpermen, içince essogluessegin teki oluyorsun...

    Büyülü göl
    Bir zenci ormanda yürüyormus. Birden uzaktan gelen garip sesler isitmis :
    "Çan Lin Wang, Wung Çon Li..."
    Sesin geldigi yöne dogru yürümeye baslamis. Birkaç saniye sonra sesler yine duyulmus :
    "Po Mang Fu,Wong Ton Çi...".
    Bu arada adam açik bir alana gelmis, bir de bakmis ki mistik görünümlü bir göl var. Az ötede de bir Çinli duruyor. Hemen yanina gitmis ve bu tuhaf seslerin ne oldugunu sormus.
    "Haaa" demis çinli, "Bu göl büyülü. Eger bir tas sektirirsen sana atalarinin isimlerini söylüyor. Bak simdi.." ve bir tas sektirmis. Büyülü ses yine duyulmus :
    "Wu Lang Çing, Hung Wong Lu..."
    Çinli Zenciye "Haydi sen de dene" demis. Zenci bir tas almis ve sektirmis ve ses duyulmus:
    - Sem Pan Ze

    Kizilderili
    Nasa, 1966 yili civarinda aya gidecek Apollo astronotlarini egitmek için kizilderili rezervasyonu sinirlarinda bulunan ve ortami ay yüzeyine çok benzeyen Tuba City e götürmüs. Astronotlar çalismaya baslamis. Acayip görünümlü kamyonlarin arasinda sadece 2 uzay giysili astronot görünüyormus uzaktan. Yakinlarda da yasli bir Navajo çobani ile oglu koyun otlatiyormus. E iki astronot dikkatlerini çekmis izlemeye baslamislar. Bu arada da bazi Nasa personeli onlari farketmis ve yanlarina gelmis. Çoban ingilizce bilmedigi için oglu araciligiyla o iki acaip adamin ne oldugunu sormus. Nasa personeli de "O adamlar aya gidecek astronotlar, egitim yapiyorlar" deyince Çoban çok heyecanlanmis ve astronotlarla aya bir mesaj yollamasi mümkün mü diye sordurmus ogluna. Nasa personeli bunun çok orijinal bir sey olacagini düsünüp bir kosu teyp getirmisler ve adamin mesajini Navajoca teybe kaydetmisler. Mesaj kayidi bitince Nasa personeli çocuktan babasinin mesajini tercüme etmesini istemis ama çocuk reddetmis. Daha sonra Kizilderili rezervasyonunda birçok kisiye yanasmislar, her biri önce "Cik cik cik" demis sonra da mesaji tercüme etmeyi reddetmis. Ama en sonunda eline para sikistirilinca bir genç yasli adamin mesajini tercüme etmis:
    - Bu heriflere dikkat edin, topraklarinizi çalmaya geldiler
    Microsoft & General Motors
    Bu gerçek bir olay. Geçmis yillardaki bir COMDEX bilisim fuarinda Bill Gates Bilgisayar endüstrisi ile araba endüstrisini kiyaslarken "Eger General Motors araba teknolojisini bilgisayar teknolojisi kadar geliismis tutsaydi, hepimiz 25 dolara satin alinabilen ve bir litre benzinle bin kilometre yapan arabalar kullaniyor olurduk" demesiyle baslamis. Bunun üzerine General Motors bir basin bildirgesi hazirlamis ve bu bildirge General Motorsdan bay Welch tarafindan okunmus. Eger General Motors teknolojiyi Microsoft gibi gelistirseydi su karakteristiklerde arabalar kullaniyor olurduk:
    - Yol çizgilerinin her boyanisinda yeni araba almak zorunda kalirdiniz
    - Arabaniz anayolda yoktan yere sik sik stop ederdi, siz de bunu dogal kabul eder, arabayi yeniden çalistirir ve yolunuza devam ederdiniz
    - Çogu zaman manevra yaparken arabaniz stop eder ve tekrar çalismazdi ve siz de motoru yeniden taktirmak zorunda kalirdiniz. Her nedense bunu da dogal kabul ederdiniz.
    - Macintosh günes enerjisiyle hareket eden, iki kat daha güvenilir, bes kat daha hizli, iki kat daha kolay kullanilan bir araba yapardi, ama bu araba Microsoft tekelinden dolayi yollarin ancak yüzde besinde gidebilirdi.
    - Yag, Isi, Benzin ve Sinyal göstergelerinin yerini tek bir "Genel Araba Hatasi" göstergesi alirdi
    - Kaza aninda Hava Yastigi açilmadan önce sorardi: "Emin misiniz?"
    - Eger yeni bir araba almaya gücünüz yetmezse arkadasinizinkini ödünç alip kopyalardiniz
    - Yeni bir araba aldiginizda çalismaya baslamasi için bir hafta boyunca atesleme sistemi ayarlariyla ugrasmaniz gerekirdi
    - Eger bir kaza geçirseydiniz, nasil oldugu hakkinda en ufak bir fikriniz olamazdi
    - Microsoft arabalarina koyacagi, ama diger arabalarda çoktandir olan "Yeni" özelliklerle ilgili tantana yapardi

    3 Zarf
    Sirkette eski genel müdür kovulmus, yeni bir genel müdür atanmisti. Eski müdür görevi devrederken, yenisine tavsiyelerde bulundu ve 3 adet zarf verdi. Her biri numaralanmisti. Eski müdür yenisine ileride her basi sikistiginda bir zarfi açmasini söyledi. Ve yeni müdür ise basladi. Alti ay isler yolunda gitti. Fakat sonra satislar birdenbire düstü. Ne yapacagini bilemeyen yeni müdür, en sonunda 1. zarfi açti. Zarfta söyle yaziyordu:
    - Kendinden önceki müdürü suçla... Yeni müdür hemen bir basin toplantisi ayarladi ve sorunlar için kendinden önceki müdürün politikalarini suçladi. Basin ve borsa bu açiklamalara olumlu bakti, sirket hisseleri toparlandi, bu arada da satislar düzeldi... Isler bir süre daha yolunda gitti. Fakat sonra üretim sorunlari çikti. Önceki olaydan tecrübeli yeni müdür gecikmeden 2. zarfi açti. zarfta su yaziyordu:
    - Sirketi yeniden organize et. Yeni müdür reorganizasyonu uygulamaya koydu, sorun çözüldü. Bir süre sonra isler yine bozuldu. Yeni müdür kosa kosa gitti ve 3. zarfi açti:
    - 3 zarf hazirla...

    Meslek
    Birinci sinifa baslayan çocuklara ögretmen, babalarinin mesleklerini soruyordu :
    -Söyle bakalim Tuna, baban ne is yapiyor? Tuna :
    -Otobüsleri kaldiriyor efendim, dedi. Bir sira önde oturan bir çocuk yanindaki arkadasina yavasça sordu:
    -Pekiyi anlayamadim, neymis babasi? Arkadasi büyük bir saflikla cevap verdi:
    -Vinç mis, vinç!

    Iyilik
    Okulda ögretmen çocuklardan hafta sonu bir iyilik yapip gelmelerini ister..Siniftada 3 afacan çocuk vardir.. Hafta basi gelince ögretmen sirayla herkese ne tür iyilikler yaptiklarini sormaya baslar.. Sira bizim afacanlara gelmistir..
    Ali'ye sorar: Ali söyle bakalim sen nasil bir iyilik yaptin..?
    Ali övünerek: Hocam yasli bir bayanin karsiya geçmesine yardim ettim der.
    Ögretmen: Aferin der..
    Sira Veli'ye gelir: Onada ayni soruyu sorar..
    Veli'de: Hocam bende Ali'ye yardim ettim..Yasli bayani karsiya geçirdik..
    Ögretmen : Peki hala der..
    Sira Osman'a gelir.. Ayni soruyu onada sorar..
    Osman'da: Hocam bende Ali ile Veli'ye yardim ettim, Yasli bayani karsiya geçirdik..
    Hoca biraz düsünür ve sorar:
    -Neden üçünüzde ayni kisiye yardim ettiniz peki?
    Çocuklar hep bir agizdan:
    -Hocam, yasli kadin karsiya geçmek istemeyince üçümüz bile az geldik, ne diyonuz siz?

    Imamlarin maçi
    Trabzonlu imamlar kendi aralarinda maç yaparlarmis ama ne hikmetse hep merkez imamlarinin takimi maçi kaybedermis. Bir gün merkezin hocalardan biri demis ki: -Böyle olmayacak. En iyisi biz Trabzonspor'lu Hami'ye rica edelim gelsin takimda oynasin.Soran olursa merkez camii imami Hami Hoca deriz demis. Hami'den rica etmisler. Hami de kabul etmis. Maç oynanmis ama merkezin imamlari yine maglup olmuslar. Maç dönüsü merkez imamlarinin arkadaslarindan biri sormus:
    -Hoca bu hafta kazandik degil mi?
    -Malesef 2-1 yenildik
    -Yapma ya nasil olur Hami oynamadi mi?
    -Oynadi ve bizim golümüzü de o atti
    -Peki onlarin gollerini kim atti?
    -Roberto Carlos Hocayla, Ronaldo Hoca

    Cüceler
    Cüce kiz kardesler evlenmeye kara verirler. Iki cüce erkek kardes bulup evlenirler. Daha sonra balayina çikarlar. Otelde odalar yanyanadir. Çiftlerden biri bir türlü beceremez. Bu arada yan odadanda sürekli hop hop hooop hop diye sesler geldigini duyar. Bu duruma çok sinirlenir. Tekrar tekrar denerler ama yinede beceremezler. Sabah çiftler kahvaltiya oturduklarinda, birtürlü yapamayan çift diger çifte; biz dün gece birsey yapamadik, sinirlendik uyuduk der. Diger çifette; siz yine uymussunuz biz yataga bile çikamadik der.

    Hepsi eriyor
    Deli , kahveye girdiginde soluk solugadir. Bos bir masaya oturup ocaga seslenir;
    - Bana bir çay !
    Çay gelir, sekerleri atip karistirir. Garsonadan yine seker ister. Onlari da atip karistirir, yeniden ister. Garson;
    - Sekiz seker koydunuz çaya, der saskin saskin,
    - Koydum ama , iste görüyürsun, hepsi eriyor

    Posta
    Bir fakir Kirsehirli paraya çok sikismis. Her türlü çareye basvurmus, yardim eden olmamis.
    Son çare olarak, 'Allah, sikisan kuluna yardim eder' inancindan hareketle, Allah'a mektup yazmaya karar vermis. 'Cenab-i Allah Yüksek Katina' diye baslamis ve 'Allah'im ne olur bana bir yüz milyon lira gönder' diye bitirmis. Zarfin üzerine de 'Esirgeyip bagislayan Yüce Allah' diye yazip postaya vermis.
    Postacilar mektuplari ayirirken, gitmesi mümkün olmayan adresi görünce açmislar. Mektup sahibine acimislar ve aralarinda para toplayip yardim etmeye karar vermisler. Ama, ancak 80 milyon lira toplayabilip, göndermisler. Parayi alan Kirsehirli, hemen Allah'a bir mektup daha yazmis.
    Postacilar, 'Allah' adresli iknici mektubu açmislar. Kirsehirli söyle yaziyormus:
    'Allah'im gönderdigin parayi aldim, tesekkür ederim. Ama, bundan sonra para gönderirken, Meleklerinle gönder, hirsiz postacilar gönderdiginiz paranin 20 milyon lirasini çalmislar.'

    Fotograf
    Resmi bir daireden, Kirsehirli birisinden 12 fotograf isterler. Kirsehirli, yaninda 6 fotograf oldugunu söyler. Görevli, 'Onlari ver, arkadan 6 fotograf daha getir' der.
    Bunun üzerine Kirsehirli, biraz sonra enseden çekilmis 6 fotografi, görevliye getirir

    Parasütçü
    Kirsehirli iki arkadas askere gitmisler ikisi de parasütçü olmus. Belli bir egitim gördükten sonra parasütle deneme yapiyorlarmis. Ikisi de uçaktan atlamislar. Ellerinde yüksekligi gösteren bir alet varmis. Arkadaslardan birisi alete bakarak sayiyormus.'250,200,150,100,90,80,70,60,50,40,30,2 0 açmasak da olur. Geldik'

    Muavin
    Bir kamyonun soförü Nevsehirli, muavini de Kirsehirli'ymis. Bir gün kamyona 6 metre yüksekliginde yük yükleyip yola çikmislar. Bir süre sonra yüksekligi 5 metre olan bir köprünün altindan geçeceklermis. Kirsehirli muavin saga sola bakinmis, Nevsehirli soföre 'Trafik polisi yok, geç agbi' demis

    Ayakkabi
    Bir Kirsehirli ayakkabi almak için magazaya gitmis. Denedigi ve begendigi ayakkabilardan birisinin ayagini siktigini söylemis. Magaza sahibi de 'Bir hafta sonra açilir' demis. Kirsehirli, 'Iyi o zaman, ben bir hafta sonra gelip alayim' demis.

    Kaplumbagalar
    iskoçyada nesli tükenmekte olan dünyanin en uzun ömürlü hayvanlarindan üç kaplumbaga nin canlari sikilmis ve ne yapacaklarini bilmiyorlarmis. Içlerinden biri uzklardaki bir dagi gösterip.
    -Hadi biralarimizi da alip su dagin zirvesinde piknik yapalim demis.
    -Güzel fikir diye almislar yanlarina soguk biralarini ve yiyeceklerini yola koyulmuslar.dagin zirvezine ulasmak tam yirmi yilda olmus.soluklandiktan sonra içlerinden biri,
    -hadiyemegimizi yiyip biralarimizi içelim. demis sofra hazirlanmis ama o da ne?Biralari açmak için açacak getirmeyi unutmuslar.kimin gidecegine kararverirken içlerinden yasi küçük olan -Ben giderim ama bir sartla kimse ben gelinceye kadar yemeklere dokunmayacak.demis ve kabul edildikten sonra yola koyulmus.aradan 20 yil 30 yil 40 yil derken 50 yil geçmis hala gelen yok. içlerinden en yasli olani
    -Ben artik yaslandim izin verde bir parça ekmek yiyeyim demis arkadasida tamam demis ve yasli kaplumbaga tam agzina lokmasini götürüp isirdigi esnada karsi taraftaki çalilarin arasinda bir hisirti duyulmus ve birden en küçük kaplunbaga firlamis ve
    -Yalancilar. e vallahi gitmeyecegim. demis

    Ilk deneyim
    Bir gün iki erkek kedi iki disi kediden konusuyorlarmis. Erkek kediler, disi kedilere
    -Aksam 11 de bulusup seviselim demisler, disi kediler de kabul etmisler. Bunu duyan bir yavru kedi de
    - Abilerim beni de götürün; sevismek konusunda hala hiçbir sey bilmiyorum demis. Erkek kedilerde tamam gel demis demisler ve bulusma yerine gitmisler, disi kedileri beklemeye baslamislar ama saat 11 olmus yoklar, 12 olmus disi kediler ortada yok, 1 olmus hala yoklar.. Sonunda yavru kedi dayanamamis ve
    - Abi demis ben biraz daha sevisirsem soguktan ölecem demis.

    Sirk
    Ruslar, Kirsehir'de gösteri yapmak için bir sirk getirmis.
    Sirk gösterilerinin baslamasina kisa bir zaman kala maymun ölmüs. Yenisini getirmeleri mümkün olmadigindan, çare aramaya baslamislar. Sonunda bir Kirsehirli'ye maymun kiyafeti giydirmeye karar vermisler ve hiç konusmamasi için siki siki uyarmislar.
    Kirsehirli, kafesine geçip, hoplayip ziplamaya, çocuklarin attiklari fistiklari yemeye baslamis. Kendisini o kadar kaptirmis ki, ziplarken, birden yandake aslan kafesine düsmüs. Can havliyle 'imdaaat' diye bagirmaya baslamis. Aslan, Kirsehirli maymunun kulagina egilip 'Çaktirma lan, sus. Ben de Kirsehirli'yim' demis.

    Papagan yumurtasi
    Siverekli bir adam hayatinda ilk defa Istanbul'a gider orada burada dolasirken gözüne bir petshop ilisir ve içeri girer.Pet shop'ta hayinda görmedigi ve adini bile duymadigi renkli bir kusa rastlar ve Pet shop sahibine bunun ne oldugunu sorar..
    Pet shop sahibi papagani ve özellikleri anlatir, bizim siverekli bu kusu almak istedigini ve köyüne götürüp herkese göstermek istedigini söyler ve fiyatini sorar. Pet shop sahibi yüksek bir rakam söyleyince siverekli okadar parasi olmadigini ama kusu gerçekten almak istedigini söyler.
    Pet shop sahibi sivereklileri cok sevdigini bu nedenle ona papagan yerine onun üç yumurtasini verecegini söyler..
    Adam üç yumurtayi alip köyüne sevinçle döner,aradan zaman geçer ve yumurtalardan bir serçe, bir kumru ve bir guvercin çikar..
    Siverekli cok sinirlenip istanbul yolunu tutar..Pet shop'a çok sinirli girer ve o anda papagan geri zekali geri zekali diye bagirir.. Buna dahada çok sinirlenen siverekli cevap verir belki ben geri zekali olabilirim ama bizim bütün köy de senin orospu oldugunu biliyor..

    Islem Hacmi
    Yasli borsaci ile genc borsaci parkta sohbet ederek dolasiyorlar. Yasli, gence meslegin puf noktalarini anlatiyor: - Bak evladim. Bu meslekte basarili olmak icin sadece firsatlari degerlendirmek yetmez. Zaman zaman firsatlari da senin yaratman gerekir. Bunun icin surekli dikkatli olman gerekir. Uygun bir yorumla hic umulmadik olaylar bile cok buyuk firsatlara donusebilir. Bak mesela su karsida gordugun taze kopek pisligi sana sadece igrenc bir sey olarak geliyordur. Ama ben eger 'su pislikten bir lokma agzina atarsan sana 1 milyar lira veririm' dersem olay senin acindan nasil da buyuk bir firsata donusuverir degil mi? Yapar misin?' Genc borsaci tabi efendim der. Parmagini pislige daldirir, bir lokma alir yutar. Yasli borsaci cebinden bir milyari cikartir, gence verir. Bir sure yururler, genc dayanamaz sorar: - Hocam, ben size ayni teklifte bulunsaydim kabul eder miydiniz.? Bakin ileride de baska bir pislik var. Bir milyar karsiligi dener miydiniz? Yasli borsaci tabi ki der. O da bir lokma alip yutar. Genc borsaci da cikartir, biraz once kazandigi 1 milyari iade eder. Bir sure sessiz sessiz yururler. Genc yine dayanamaz sorar: - Hocam. Ne sizin cebinizdeki para miktari degisti. Ne de benim cebimdeki. Soyler misiniz biz bu boku niye yedik ? Kurt borsaci cevap verir: - Oyle deme evladim. 2 milyarlik islem hacmi yarattik!!!

    Allah erkegi yaratti
    Allah essegi yaratti ve ona dedi ki : Sen bir esseksin. Sabahtan aksama kadar yorulmadan çalisacaksin ve agir yükleri sirtinda tasiyacaksin. Ot yiyeceksin, az akilli olacaksin ve 50 yil yasayacaksin.
    Essek cevap verdi : 50 sene böyle bir hayat için çok çok fazla, lütfen bana 30 yildan fazla verme ! Ve böyle oldu... Sonra Allah köpegi yaratti ve ona dedi ki : Sen bir köpeksin. Insanlarin mallarini koruyacaksin, onlarin en yakin dostu olacaksin. Insanlardan geriye kalan artiklari yiyeceksin ve 25 yil yasayacaksin.
    Köpek cevap verdi : Allahim, 25 yil böyle yasamak çok fazla. Bana 10 yil ver yeter ! Ve böyle oldu... Daha sonra Allah maymunu yaratti ve dedi ki : Sen bir maymunsun. Agaçtan agaca salinacak ve bir aptal gibi davranacaksin. Insanlari eglendireceksin ve 20 yil yasayacaksin. Maymun cevap verdi : 20 sene dünyanin palyaçosu olarak yasamak çok fazla. Bana 10 seneden fazla verme ! Ve böyle oldu...
    En sonunda Allah erkegi yaratti ve ona dedi ki : Sen erkeksin, dünyada yasayacak tek rasyonel düsünen canli sen olacaksin. Diger yaratilmislara zekani kullanarak hükmedeceksin. Dünyayi yöneteceksin ve 20 yil yasayacaksin. Erkek cevap verdi : Allahim erkek olmak için 20 yil yetmez. Lütfen bana essekten artan 20 yili, köpekten artan 15 yili ve maymunun 10 yilini da ver...
    Allah bunu kabul etti ve erkek 20 yil erkek olarak yasadi, sonra evlendi ve 20 sene esek olarak sabahtan aksama kadar çalisti ve agir yükleri tasidi. Sonra çocuklari oldu ve 15 yil köpek gibi yasadi, evi korudu, aileden artanlari yedi. Sonra ilerleyen yasinda 10 yil maymun olarak yasadi, aptal gibi davrandi ve torunlarini eglendirdi. Bugüne kadar böyle geldi...

    Yine kardayiz
    Ücüncü Bogaz Köprüsü'nü Japon, Amerikan ve Türkler'den olusan bir konsorsiyum almis. Tam açilisin yapilacagi sirada kurdela kesilirken köprü büyük bir gürültüyle yikilmis. Japon; 'gitti bütün emeklerim, mahvoldu kumlarim' diyerek harakiri yapmis.
    Amerikali; 'gitti çeliklerim, tonlarca çelik yikildi' diyerek tabancasini çekip intihar etmis.
    Tüm bunlari izleyen Türk müteahhit de derin bir 'Oh!' çekerek yanindakilere dönmüs: '
    'Iyi ki çimento koymamisim, yoksa bunlar gibi mahvolurdum'...'

    Amerikan hastanesi
    Bir USA Askeri Birliginde açinin yemekleri yüzünden millet hemoroid olmus. Tam 107 kisi yatak yorgan yatiyormus. Bir gün Revire gezmeye gelen komutan her askerin önüne duruyor ve soruyormus:
    - Merhaba asker , hastaligin nedir ?
    - Merhaba komutanim , hemeroidim var
    - Tedavi olarak ne yapiyorlar ?
    - Ilaçli pamuk efendim.
    - Bir arzun var mi asker ?
    - Bir an evvel iyilesip tekrar vazifeme dönmek istiyororum komutanim...
    Komutan herkesin önünde durup ayni sorulari sormus ve hep ayni cevaplari alinca memnun olmus. Sira en son siradaki adama gelmis. Ona da ayni sorulari sormaya baslamis:
    - Merhaba asker , hastaligin nedir ?
    - Bademciklerimden rahatsizim efendim.
    - Öyle mi ? Peki ne ilaç kullaniyorlar ?
    - Ilacli pamuk efendim.
    - Güzel. Peki bir istegin var mi evladim?
    - Var, efendim. Mümkünse sira bana gelince pamugu degistirseler diyecektim de....

    Dünyanin Sonu
    Günün birinde Bill Clinton, Fidel Castro ve Bill Gates kendilerini tanrinin yaninda bulmuslar. Tanri bunlara dönmüs " Sizi buraya çagirdim çünkü 2000 yilinda kiyametin kopacagini cemaatlerinize haber vermenizi istiyorum" demis. Daha ne oldugunu anlayamadan bi de bakmislar ki evlerindeler...
    Clinton, hemen ülkenin bütün televizyonlarina haber vermis ve canli yayina çikmis. " Sayin vatandaslarim, size bir iyi bir de kötü haberim var. Iyi olani, In god we trust harbi harbi var. Yani bunca zaman bosuna inanmadiniz. Kötü olan ise 2000 yilinda kiyamet kopacak...
    " Kastro'da bos durmamis hemen insanlarinin karsisina geçmis. " Yoldaslar üzgünüm ama size iki kötü haberim var. Birincisi, bunca zaman kendimizi kandirmisiz, tanri gerçekten de varmis! Ikincisi ise daha kötü, daha tanriya inanamadan hepimiz ölecegiz, çünkü 2000 yilinda kiyamet kopuyor.
    " Bu arada Gates'de bütün kurmaylarini toplamis havadis veriyor. "Baylar size iki iyi haberim var. Birincisi, tanri beni dünyanin en önemli üç kisisinden biri olarak görüyor. Ikincisi ise artik "year2000" problemini çözmemize gerek kalmadi..."

    Savas Gemisi
    Bir savas gemisi karanlik ve sisli bir gecede yol aliyormus. Derken kaptan köskündeki komutan tam karsida ve uzakta üzerlerine dogru gelen bir isik farketmis. Hemen karsi tarafa sinyal göndererek su mesaji geçmis: -"Derhal rotanizi 30 derece doguya çeviriniz" Karsidan aninda cevap gelmis:
    -"Sen rotani 30 derece batiya çevir!" Komutan sasirmis, biraz da sinirlenmis, mesaji tekrarlamis:
    -"Rotani derhal 30 derece doguya çevir, emrediyorum!" Karsidan cevap:
    -"Asil sen rotani 30 derece batiya çevireceksin!"
    Komutan öfkeden küplere binmis, bir mesaj daha yollamis.
    -"Ben 30 yillik kaptanim, sana son kez emrediyorum, rotani 30 derece batiya çevir!"
    -"Sen 30 senelik kaptansan ben de 20 senelik denizciyim, sen rotani 30 derece doguya çevir."
    Komutan, o kadar sinirlenmis ki, hemen mürettebata bütün toplari atese hazir hale getirmelerini emretmis ve son kez bir mesaj göndermis: -"Burasi bir savas gemisi, derhal rotani 30 derece batiya çevirmezsen atese baslayacagiz."
    -"Burasi da bir deniz feneri.. Sen rotani bir an önce 30 derece doguya çevirmezsen birazdan kayalara çarpacaksin"

    Dilenci
    Adamin biri bir gün yolda giderken bir dilenciye rastlar. Dilenciye bir para verir ve al bununla bir sigara alirsin der. Dilenci "beyim ben hiç sigara içmem" der. Bunun üzerine adam o zaman bir bira içersin der. Dilenci "ben agzima içki koymam" der. Sen de o zaman bir altili oynarsin. Dilenci "beyim ben hiç kumarda oynamam" deyince adam o zaman al bu parayi ve bizim eve gel der. Dilenci neden oldugunu sorar. Adam "Karim seni bir görsün içki ve sigara içmeyen, kumar oynamayan bir adamin hali ne oluyor."

    Tampon
    Üç mahkum cezaevi yolundadir. Herbirine, hapiste geçirecekleri günler için bir esya getirilmesine izin verilmistir. Otobüste, biri digerine döner ve sorar, "ee, sen ne getirdin ?", diger mahkum bir kutu boya çikarir ve bunlarla herseyi boyayabilecegini söyler ve diyer mahkuma sorar, "sen ne getirdin ?". Oda, yanindaki kutuyu açar ve içinden iskambil kagitlarini çikarir. "Bunlarla poker oynayabilir, fal bakabilir veya herhangi bir kart oyunu oynayabilirim" der. Üçüncü mahkum kösede sessizce siritarak oturmaktadir. Diger iki mahkum farkeder ve sorarlar, "Sen niye kendinden eminsin o kadar, sen ne getirdin ?" Üçüncü mahkum bir kutu çikarir ve gülerek "bu tamponlari getirdim," der. Diger iki mahkumunda kafasi karismistir, merakla sorarlar, "Bunlarla ne yapabilirsin ki?" Üçüncü yine siritir ve kutuyu göstererek "Kutuda yazdigina göre, bunlarla at sürebilir, yüzmeye gidebilir hatta paten kayabilirmisim

    Cehennem
    Biçkin ve ayni zamanda hovarda bir adam ölür ve cehenneme gider. Cehennemde birkaç gün kaldiktan sonra cennet görevlisi melek gelir ve seni cennete götürecegim der. Bizim biçkin halinden memnun görevli melekle cennetin yoluna koyulurlar. Cennetin kapisina yaklastiklarinda içeriden feryat figan sesler duyar ve melege döner,
    - Sen beni cennete götürecektin der. Melek burasi cennet deyince, içerideki sesler nedir demis,
    melek : - ha o sesler içerideki iyi insanlara kanat takilacak onun için sirtlarina delik açiliyor demis. Bizimki ürkmüs cennetin yolunda biraz daha ilerlemisler bu sefer geçenki seslerden daha aci ve yogun sesler gelmeye baslamis. Biçkin yine sormus; Simdi neler oluyor, neden sesler daha aci?
    Melek: - Iyi insanlarin baslarina halka takilacak onun için baslarini deliyorlar. Bizimki iyice korkmus ve ben cehenneme gitmek istiyorum deyince melek iyi ama orada da sana kuyruk takacaklar demis. Biçkin olsun olsun nasil olsa onun deligi hazir demis.

    Abluka
    Amerikada yasayan ünlü bir mafya babasinin karisi dogum yapacakmis. Hastaneye kaldirmislar. Tabii ilgi obiçim. Doktorlar, hemsireler etrafinda pervane. Neyse dogumhaneye almislar. Kadin ikiz doguracakmis. Ilk çocuk gelmeye baslamis, çocuk kafasini çikarinca etraftaki kalabaligi görür görmez hemen bagirmis. -Hey Joe, Ön kapiyi tutmuslar, arka kapidan kaçalim.

    Kamuflaj
    Askerde kamuflaj yarismasi var... Herkes cuvallara giriyor,, komutan gelip tekme atiyor onlarda hayvan sesleri çikariyorlar komutan onayliyor... Birinci çuvala vuruyor.. Hav hav hav. Komutan aferin diyor köpek çuvali.... Ikinci çuvala vuruyor, miyav miyav.. Komutan gene begeniyor.. Böyle on onbes çuval geziyor. Hepsi çok iyi taklit yapiyorlar... Enson çuvala vuruyor ses yok... Daha sert vuruyor gene ses yok, tekme, tokat, tahta, tüfek, ses yok... Askerlere emir veriyor iyicene tekmeleyin... Çuvaldan kan sizmaya basliyor.. Bes dakika sonra da ince, bitkin bir ses: "Patateeeeeees, Patateeeeeees!!!"

    Yorgunluk
    Genç bir sanatçi adayi , kiz doktoruna telefon açip aldigi randevuya gelemiyecegini söyledi. Doktor sordu: "Neden çok mu hastasiniz?"
    -Yoo degilim. Yalniz bugün bir prodüktöre gidip bir rol istedim. Sonra terzime gittim. Daha sonra ev sahibiyle kira meselesini tartistik.
    Kisacasi doktor bey, bir defa daha soyunacak halim kalmadi!

    Senfoni
    Bir Türk Amerikaya ziyarete gezmeye gitmis.Sokakta dolasirken tuvaleti gelir. Kostura kostura umumi bir tuvalet bulur.Kendini bir an önce içeri atmak ister fakat kapidaki adam 25 cent ister.Bizimki sikisa sikisa 25 cent i verir içeri dalar.Zart zurt sesli yaparken yandan "yavas be adam" diye ses gelir meyerse yandakide bir Türkmüs.Isini bitirip disari çiktiktan sonra yandakiyle karsilasir ve lafi yapistirir. "Be adam 25 cent e mozartimi yoksa sopennimi dinleyecegini saniyordun" der.

    Ekonomik kriz
    Iki otomobil galerisi sahibi dertlesmektedirler.
    Bir ara biri:
    -Isler öyle kötü ki,sorma. Su siralar en azindan bir araba satamazsam, popomu satmak zorunda kalacagim. Yaninda oturan ve bu sözleri isiten sarisin dilberden özür diler. Bunun üzerine sarisin:
    -Bos verin canim. Neler hissetiginizi anliyorum. Bizim islerde kötü. Su siralar bende popomu satmazsam, arabami satmak zorunda kalacagim.

    Isler
    Iki otomobil galerisi sahibi dertlesmektedirler.
    Bir ara biri:
    -Isler öyle kötü ki,sorma. Su siralar en azindan bir araba satamazsam, popomu satmak zorunda kalacagim. Yaninda oturan ve bu sözleri isiten sarisin dilberden özür diler. Bunun üzerine sarisin:
    -Bos verin canim. Neler hissetiginizi anliyorum. Bizim islerde kötü. Su siralar bende popomu satmazsam, arabami satmak zorunda kalacagim.

    Bisiklet
    Birgün ali askerdeyken komutanin postacisiymis, o günlerde komutaninin tayini çikacakmis buda yeni tayin yerini ögrenmeye gitmek için hazirlanirken aliyi yanina çagirmis. Bak Ali oglum biliyorsun yengen hamile bundan önceki çocuklarim hepsi kiz eger yengen dogum yaparsa oglan olursa bana mektupta dersinki; komutanim bekledigin bisikilet geldi yazarsin ben anlarim. Yoksa arkadaslar erkek oglum oldugunu duyarlarsa ziyafet isterler tamammi deyip gider. Aradan zaman geçer yenge dogum yapar ama gene kiz olur Aliyi bir düsünce alir gider. Mektupta kamyonun geldi desem olmaz minübüsün geldi desem anlamaz tam o anda aklina; komutanim bekledigin bisikilet geldi ama ponpasiyla çantasi eksik geldi der.

    Tahrik
    Savci, sanik sandalyesindeki yasli teyzeye sorar :
    - Bize yasinizi söyler misiniz?
    - 86 yasindayim
    - Lütfen bize olay günü neler oldugunu anlatin
    - O gün hava çok güzeldi ve ben parkta oturuyordum....derken o adam geldi yanima oturdu
    - Onu taniyor muydunuz?
    - Hayir ama tatli birine benziyordu
    - Sonra ne oldu?
    - Birden bacaklarimi oksamaya basladi...
    - Ona engel oldunuz mu?
    - Hayir
    - Neden?
    - Çünkü hosuma gitti.. kocam 30 yil önce öldügünden beri kimse bana böyle dokunmamisti....
    - Sonra ne oldu?
    - Sonra gögüslerime dokundu....
    - Engel oldunuz mu?
    - Hayir
    - Neden?
    - Çünkü bana kendimi uzun zamandir ilk defa bir kadin gibi hissettiriyordu...
    - Sonra ne oldu??
    - O kadar tahrik olmustum ki bacaklarimi açtim ve "SEVIS BENIMLE HADI SEVIS BENIMLE!!!"diye bagirdim...
    - Sizinle sevisti mi??
    - HAYIR!! Ben öyle bagirinca o da birden "GÜLÜMSEYIIIN, KAMERA SAKASIIII!!"diye bagirdi ben de onu vurdum !!!!!!!

    Dogum Yeri
    Adamin biri birgün trene binmis ve karsisinda çok hos bir bayan görünce konusmaya çalismis ve sonunda:
    - Hanimefendi size 1 milyon dolar versem su eteginizi 2 parmak yukari kaldirir misiniz
    Kadin: - Hayhay der daha sonra
    - Size 2 milyon dolar daha verim, 2 parmak daha derken is yukari kadar çikar, adam sonunda kadina - Hanimefendi size 5 milyon dolar vereyim bana dogum yaptiginiz yeri gösterin der ve kadin kabul ederek söyle der:
    Bakin su agaçlarin arasindaki binanin 2 katindaki oda...

    Köprü
    Bir gun cennet ve cehenlemdekilerin cani sikilmis cennettekiler ve cehenlemdekiler karsi karsiya duruyolarmis. Birgün demislerki cenlettekiler cehenleme kadar yarim köpru yapsin, cehennemdekilerde cennete kadar yarim bir köpru yapsin hergün o köprüde konusuruz demisler bakmislarki cehenlemdekiler bitirmis cenlettekilerde daha bir tugla bile koymamis eee neden yapmadiniz demisler. Cennettekiler cevap vermis: Eee bözde hiç muteaahit yokki!

    Bes Lira
    Küçük çocuk yolun ortasinda hüngür hüngür agliyordu... Yasli bir hanim aciyarak sordu;
    -Ne için agliyorsun evladim?
    -Bes lirami yitirdim...
    -Peki al sana bes lira.
    Yasli hanim bir iki adim yürüdü. Küçük çocuk yine aglamaya basladi. Hanim döndü:
    -Peki simdi neden agliyorsun?
    -Nasil aglamam? O bes lirami yitirmeseydim simdi on liram olacakti...

    Degisim
    Körfez Savasi'ndan önceki yillarda, Amerikali bir bayan gazeteci, kadinlarla erkeklerin toplumdaki yeri hakkinda bir yazi dizisi hazirlamak üzere Kuveyt'e gitmis.. gözlemleri sirasinda ilk dikkatini çeken, kadinlarin kocalarinin 5 adim gerisinden yürüdükleriymis...
    Yillar sonra ayni gazeteci tekrar bir yazi dizisi için Kuveyt'e gittiginde bu sefer bir de bakmis kadinlar önden gidiyor, kocalari 5 adim arkalarindan geliyor... bu ise çok sasirmis, hemen bir kadina yaklasip sormus:
    "Bu gördügüm inanilmaz bir gelisme... peki ama bu degisikligin sebebi nedir??"
    Kuveyt'li kadin cevap vermis:
    "Mayinlar..."

    Manyak
    Yolcu gemisi okyanusta issiz bir adanin yanindan geçerken yolcular uzun sakalli üstü basi yirtik siska bir adami farketmisler.. Adamcagiz sahilde oradan oraya kosuyor, çilgin gibi ellerini salliyor, zipliyor, bagirip çagiriyormus.. Yolculardan biri
    "- Kim bu kaptan?" diye sormus..
    "- Bilmem.." demis Kaptan
    "- Her sene buradan geçeriz, her seferinde de bu manyak böyle kafayi üsütür.."

    Mustafa Abi
    Bir gün köy ahalisi köy kahvesinde bir yandan haberleri izliyorlar mis biryandan da pispirik çeviriyorlarmis. Içlerinden biri (Mustafa Abi) televizyonda Ecevit'i görmüs ve demis:
    - Ulan, basbakan oldu yüzümüze bakmiyo. Eskiden böylemiydi bea! Etrafimda dolanirdi! Hey bee, zaman ne çabuk geçiyor... Tabii kahvedekiler merakla sormuslar:
    - Mustafa Abi? Sen nereden taniyorsun Basbakani yahu?
    Mustafa Abi istifini bozmadan cevap vermis:
    "-Ulan üniversite yillarinda abilik ettim ona! Az ekmegimi yemedi!! Gel gör ki simdi bizi unutmus baksana!"
    Kahvedeki ahali inanmamis tabii ki. Mustafa Abi'de inandiirmak için demis ki:
    - Gelin ulan! Meclisin önüne gidiyoruz. Çikista yakalayacagiz Ecevit'i. O zaman anlarsiniz yalan mi degil mi??
    Hepbirlikte T.B.M.M.'nin önüne giderler ve çikista Ecevit'i yakalarlar. Ecevit hemen Mustafa Abi'nin elini öpmeye kalkisir ve der ki:
    - Abim, Mustafa abim; kusura bakma basbakanlik bir dakika bos birakilmiyor ki! Kusuruma bakma abi.
    Mustafa abi kahve ahalisine söyle bir bakar ve ahalinin acayip sekilde etkilendigini görür. Baska birgün gene kahvede ahali ile TV seyreden Mustafa Abi TV'de Süleyman Demirel'i görür ve der:
    - Bu da öyle. Cumhurbaskani olunca kendini birsey zannetti. Hayirsiz çikti bu da!!
    - Hadi canim. Ecevit'i belki sans eseri taniyorsun ama buna inanmiyoruz!!, der.
    Mustafa Abi hemen ahaliyi toplar ve Çankaya'ya gider. Mustafa Abi'yi gören Demirel hemen Ecevit gibi Mustafa Abi'nin ellerine sarilir ve öpmeye kalkisir. Mustafa Abi buna izin vermez tabi. Demirel ekler:
    - Abi Vallahi billahi kusura bakma. Uzun yillardir göremiyordum seni. Tamda seni ziyarete gelecektim der.
    Mustafa Abi tekrar ahaliye dönerek bir bakis atar ki artik ahalinin gözünde peygamber kadar yükselmistir.
    Yine birgün kahvede tv izlerken bu sefer tv ye Clinton çikar. Mustafa Abi söze baslar ve der ki:
    - Ulan ne çabuk unuttun o sefalet dolu günleri? Tabi zengin oldun, Amerika'ninda basina geçince unuttun bizi.. Hayirsiz herif!!
    Ahali bu kadarininda fazla oldugunu söyler ve digerlerinin belki bir sans eseri olabilecegine ama Clinton'u tanimasinin imkansiz olduguna imece usülü karar verirler.
    Mustafa Abi'nin tabii ki kafasi atar ve bazi köylüleri alarak Beyaz Saray'a giderler. Kapidaki görevliye Clinton ile görüsmek istediklerini söylerler.. Görevlide sadece bir kisinin girebilecegini söyler. Köylüler düsünürler ve sadece Mustafa Abi'nin Clinton'u tanidigini söyleyerek Mustafa Abi'nin gitmesini isterler.
    Güvenlik Mustafa Abi'yi iyice arayarak içeri sokar. Saatler geçer ama kapidan kimse çikmaz. Köylüler sikilir. Penceredende bakma olanaklari olamadigi için ordan geçen uzun boylu birine sorma karari alirlar. Sans eseri orada o anda Michael JORDAN geçmektedir. Ingilizce bilen bir köylü Michael Jordan'a döner ve der ki:
    - Ya Jordan Abi. Senin boyun uzun. Camdan içeri bakip neler oluyo, kaç kisi var bi baksana... Jordan camdan bakar ve cevap verir:
    - Vallahi ne oldugunu bilmiyorum. Içerde 6 kisi var. Biri Mustafa Abi, digerlerini tanimiyorum.

    Ekran Koruyucu
    BILL GATES ölmüs ve tanrinin huzuruna çikmis. Tanri Sen iyi bir çocuksun Bill demis, herkese yapmam ama sana seçme hakki verecegim, cenneti de cehennemi de gör, hangisini istersen oraya git.?
    Bill önce cehenneme gitmis, deniz kenarinda, harika bir gün batimi yasanmaktaymis, kizarmis köpükler kumlari yaliyor, hafif ilik rüzgarda palmiyelerin yapraklari nazli nazli sallaniyormus. Allah allah demis Bill, Bize hiç böyle anlatmamislardi!? Sonra cennete gitmis.Orasi da fena degilmis ama dogrusu cehennemle kiyaslanmazmis. Cehennemi seçtim demis tanriya.
    Güzel düsler kurarak kapidan girdiginde tam da bildigi cehennemle karsilasmis; kazanlar kayniyor, zebaniler ortalikta dolasiyor,alevler gökyüzünü kizila boyuyormus.
    Aman demis Bill, Hemen tanriya çikmam lazim ve soluk soluga bagirmis; Benim ilk gördügüm cehennem böyle degildi.?
    Tanri gülmüs, çok geç artik Bill demis, seçimini yaptin. O ilk gördügün sadece ekran koruyucuydu...?

    McGayver
    McGyver markete gitmis. Kasiyer kiza yaklasip, "Iyi günler, ben 6 metre dikenli tel, bir tane demir makasi, bolca zimpara kagidi, bir de elektrikli testere istiyorum" demis.
    Kasiyer kiz sasirmis: "I.. i. iyi ama onlari burada bulamazsiniz ki, burasi küçücük bir market, burada sebze meyve gibi seyler vardir sadece..." demis.
    McGyver 1-2 dakika düsünmüs, sonra kasiyer kiza dönmüs: "Tamam, onlar da olur" demis

    SA
    Sakip Sabanci Aga'ya bir gün demisler ki : -Aga bu dünyada her sey senin için güllük gülistanlik. Nereye baksak her tarafta senin sirketleri, fabrikalari görüyoruz, (MarSA, YünSa, LasSA, ToyotaSA...). Burada isin iy. Ya diger tarafta ne olacak, orada ne yapacaksin, nasil kurtulacaksin zebanilerden?.. Sakip Aga gülmüs:
    -Öte yanda da isimizi saglama aldik
    Bir tarafimizda ISA, diger tarafimizda MuSA."

    Servet
    Iki fakülte arkadayi yillar sonra sokakta karsilasir, biri digerini eve yemege davet eder...
    - Oglum bu ne ev böyle be, su salonun büyüklügüne bak! Nereden buldun bu kadar parayi birader? Duvarlarda nadide tablolar...
    - Gel göstereyim, gel su pencerenin önüne... Suradaki otoyolu görüyor musun?
    - Evet.
    - 20 milyon dolar tuttu, 25 milyon dolara fatura ettik, farki cebe indirdik.
    Iki yil sonra iki arkadas yine karsilasir...
    - Gel bu sefer ben seni davet edeyim, bize gidelim...
    - Yuh! Suraya bak... Vay anam vay! Oglum sen bizim eve saray diyordun bu ne böyle. Bizimki bunun yaninda müstemilat olmaz valla, saray asil burasi.
    - Gel nasil yaptigimi sana göstereyim, geç su pencerenin önüne, bak surada otoyolu görüyor musun?
    - Hayir! - Iste !!!

    Beni Bekle
    Anne ve babasi ile uzun bir tartismadan sonra biyiklari yeni terleyen delikanli, bavulunu toplamis..
    "Sakin beni durdurmaya kalkmayin.. Ben heyecan istiyorum, Ask istiyorum..Cosku istiyorum..Bol para, güzel kizlar istiyorum.. Bu evde bunlarin hiçbiri mümkün degil.."
    Sonra kapiya dogru yürümüs..
    "Dur" diye bagirmis, babasi arkasindan..
    "Size söylemistim, beni durdurmaya tesebbüs etmeyin diye geriye bagirmis delikanli.."
    "Dur" diye yeniden bagirmis babasi, oglu bahçe kapisindan çikarken..
    "Dur... Beni bekle.."

    Önemli Neden
    -Hayrola nereden?
    -Be be ben mi? Rad rad radyodan geliyorum...
    -Ne vardi radyoda?
    -Spi spi spi spiker si si si synavi vardi da...
    -Eeee, ne oldu?
    -Bi bi bi birak yahu? Ki ki kiravat tak tak takmadik diye almadilar.

    Kamyon Soförü
    Bir kamyon soförü 30 kisiyi ezerek öldürmüs. Mahkemeye çikmis. Hakim sormus,anlat bakalim nasil oldu. Soför anlatmaya baslamis. Kamyonla yokustan asagi inerken arabamin fireni patladi benimde durmam için saga veya sola çarpmam gerekiyordu. Sag tarafta küçük çocuk, soltarafta da 30 kisi vardi. Bende sag tarafa çarpmaya karar verdim demis.Hakim de sinirlenerek sormus. E o zaman nasil 30 kisiyi ezdin. Kamyon soförüde: ben ne yapayim çocuk birden bire karsiya geçti demis.

    4 Motorlu uçak
    Amerikali'lar 4 motorlu bir uçak yapmislar ve arabistan çöllerinde uçurmak istemisler , yanlarina bir arap pilot almislar ve uçmaya baslamislar giderken bom diye bir ses gelmis ve 1. motor patlamis, göstergede no panik this is a amerikan teknoloji yazmis,biraz daha gitmisler tekrar bom diye bir ses gelmis ve 2. motorda patlamis,yine no panik this is a amerikan teknoloji yazmis,az daha gitmisler tekrar bom diye bir ses gelmis 3. ve 4. motorlarda patlamis yine no panik this is a amerikan teknoloji yazmis ve pilot uçagi otomatik pilota baglamis ve uçak yere inmis.Araplar'da böyle bir uçak yapmislar ve amerikali bir pilotla kesfe çikmislar giderlerken 1. motar patlamis no panik this is a arabik teknik yazmis giderken 2.motorda patlamis ve yine no panik this is a arabik teknik yazmis giderken 3. ve 4. motor da patlamis göstergede repeat after me eshe düella ilahe illah ve eshe dü enne muhammeden abduhu versulühü yazmis.

    Not
    Arabasini park edip lokantaya giren adam, çiktginda arabasini akordeona dönmüs bir halde bulur.Cam sileceginin altinda bir kagitt vardir. Kagidi açtiginda, su satirlarla karsilasir :
    -Ön vitesle geri vitesi karistirip arabaniza sert bir sekilde çarptim. Arabanizda gördü?ünüz gibi çok büyük hasar var. Olayi gören kimseler de su an, ben bu satirlari yazarken çevremde toplanmis bulunuyorlar ve bu kagida adimi ve adresimi yazdgimi saniyorlar.Ne halin varsa gör, o kadar enayi degilim!

    Ilk Ask
    Evliliklerinin ustunden henuz bir ay gecmistir.Mutlu koca genc ve guzel karisina sarilir :
    -Ilk ask ne kadar tatli, ne heyecanli degil mi?
    Genc karisi yanitlar :
    -Evet... ama seni tanidigima da memnunum...

    Ameliyat yeri
    Iki sevgili bir agacin golgesinde otururlar.Delikanlinin tatli sozleri arasinda bir ara kiz sevgilisinin kulagina fisildar :
    -Sevgilim sana apandist ameliyati oldugum yeri gostereyim.
    Delikanlinin gozleri parlar.
    -Goster canim goster.
    Kiz eliyle uzak bir yeri gostererek :
    -Bak su ilerde gorunen sari bina var ya, onun ucuncu kati....

    Kuaför
    Adam, lüks erkek kuaföründe oturmus bir yandan sakal tirasi yapilirken bir yandan da elleri manikürlenmektedir.
    Manikürü yapan sarisin fistik adamin ilgisini çekmekte gecikmez, "Güzelim, bu gece benimle çikmaya ne dersin??"
    Kiz gülümser, "Özür dilerim ama ben evliyim."
    "Bosversene" der adam, "Seninkine telefon et bu gece isin çiktigini eve gelemeyecegini söyle!"
    "Istersen sen söyle, su anda seni tiras ediyor..."

    Tarla
    "Bir adamin çok büyük bir tarlasy varmis,tarlasyyla övünür ,hava atarmis.Ancak bir gün tarlasyna geldiginde onu çok kizdiran birsey görmüs ki,Tarlasynyn ortasyna birisi bir yol yapmy?,oturup beklemeye baslamis ve ilk geleni iyi bir dövecegim demis.Biraz sonra esegin üzerinde bir adam çika gekmis,mal sahibi adamy e?ekten indirip dövmeye baslamis,esek bayilana kadar dövmüs,daha sonrada adamy ayni sekilde bayilana kadar dövmüs.Olayi uzaktan seyreden üçüncü bir sahis sormus ; neden ilk önce esegi dövdün ? adam cevap vermis "ilk önce adamy dövseydim esek kaçardi"

    Golf
    Bir cumartesi sabahi.. Iki genc kadin golf oynuyorlar.
    Sarisin olani topu dikmis.. Sopayi oyle bir savurmus ki.. Top havada kursun gibi ucmus, obur delikte golf oynayan bir erkege o hizla carpmis..
    Kadinlar dehset icinde, erkegin iki elini bacaklarinin arasinda kelepceleyip iki buklum kaldigini gormusler.
    Sarisin hizla oraya kosmus ve ozur dilemeye baslamis..
    "Lutfen izin verin size yardim edeyim.. Ben bir fizik tedavi uzmaniyim ve eger izin verirseniz cektiginiz aciyi azaltabilecegimi biliyorum."
    "Yooo.. Yooo.. Gerek yok" diye inler gibi konusmus adam, elleri hala bacaklarinin arasinda kelepceli..
    "Onemli degil.. Birkac dakika icinde duzelirim merak etmeyin.." Sarisin israr etmis.. Oyle israr etmis ki adam "Peki" demis sonunda.. Kadin cok yumusak hareketlerle adamin ellerini birbirinden ayirip iki yana sarkitmis once. Sonra adami cimlere uzatmis. Pantolonun kemerini gevsetmis.. Elini iceri sokmus ve masaj yapmaya baslamis..
    Biraz sonra sormus..
    "Simdi nasil hissediyorsunuz kendinizi.."
    "Harika" demis adam.. "Harika hissediyorum..
    Ama bas parmagim hala fena halde zonkluyor!.."

    Patron ve Sekreter
    Patron (adam) ve sekreteri (kadin) sehir disina yemege gitmek için arabayla yola çikarlar.
    Fakat araba yolda problem yaratir. Inip bakarlar tamir olacak gibi degil. Burda kaldik diye söylenirler. Ilerde bir küçük ev görürler. Giderler ve kapisinin açik oldugunu görürler. Araladiklari kapidan baktiklarinda sanslarina bir de yatak olduguna sevinirler.
    Adam,"sen yataga yatabilirsin, ben de uyku tulumuyla suraya kivrilirim" der. Yatarlar.
    Biraz sonra sekreter "ben üsüyorum" der. Adam uyku tulumunun fermuarini açar, kalkar ve bir battaniye alip kadinin üzerine örter. Tekrar gider uyku tulumunun içine girer. Fakat çok geçmez.
    Kadin biraz da arzulu bir sesle "ama ben hala üsüyorum der". Adam yine kalkar ve bir battaniye daha alip kadinin üzerini örter. Döner, uyku tulumuna girip uyumaya çalisir.
    Yine biraz sonra kadin arzulu bir sesle "ama ben isinamadim" der. Adam tekrar kalkar. Bir battaniye daha alir ve kadini örter. Dönüp tekrar uyku tulumunun içine girer.
    Biraz sonra kadin daha arzulu bir sesle "ama ben üsüyorum ve bir türlü isinamiyorum" der.
    Adam "en iyisi biz seninle bu aksam evliymisik gibi davranalim, ne dersin?" diye sorar.
    Kadinin hosuna gider ve sevinçle "olur" der. Adam oldukça yükses tonda bagirir:
    "kalk ve su lanet battaniyeyi alip üzerini ört" der



    Vehbi Efendi
    Bir gün padisah Vehbi Efendi'yi yanina çagirir ve: "Bana öyle bir siir yaz ki bir misrasini okuyunca içimden seni öldürmek, bir sonrakini okuyunca ise ödüllendirmek gelsin" der. Ve iste sonuç asagida:
    * Azm-u hamam edelim, sürtüstürem ben sana, Kese ile sabunu, rahat etsin cism-u can.
    * Lal-u sarap içurem ve islatip geçirem, Parmagina yüzügü, hatem-i zer drahsan.
    * Egil egil sokayim, iki tutam az midir? Lale ile sümbülü kakülüne nevcivan.
    * Diz çökerek önüne ilik ilik akitam, Bir gümüs ibrik ile destine ab-i revan.
    * Salinarak giderken arkandan ben sokayim, Ard etegin beline, olmasin çamur aman.
    * Kulaklarindan tutam, dibine kadar sokam, Sahtiyenden çizmeyi, olasin yola revan.
    * Öyle bir sokayim ki, kalmasin disarda hiç, Düsmanin bagrina, hançerimi nagehan.
    * Eger arzu edersen, ben agzina vereyim, Yeter ki sen kulundan lokum iste her zaman.
    * Herkese vermektesin, bir de bana versene, Avuç avuç altini, olsun kulun saduman.
    * Sen her zaman gelesin, ben Vehbi'ye veresin, Esselamun aleyküm ve aleykümesselam. Sümbülüzade Vehbi Efendi

    Iskoç'un Taragi
    Sokakta karsilasan iki Iskoçyali, aralarinda konusuyorlardi:
    - Üzgün görünüyorsun, Neyin var?
    - Sorma? Canim çok sikiliyor.
    - Neden ?
    - Taragimin bir disi kirildi.
    - Taragin bir disi kirildi diye, insan bu kadar üzülür mü?
    - Kirilan taragin son disiydi

    Rolex
    Avukat arabasini bürosunun önüne çekmisti inmek için kapiyi açti tam o sirada arkadan hizla gelen tir kapiyi aldi götürdü hemen kalabalik birikti ambulans polis ...vs polis avukata sordu nasil oldu avukat sinirli inecekken arkadan geldi kapiyi aldi götürdü eyvah o kadar para vermistim. Polis: peki beyfendi kolunuz nasil koptu Avukat bagirarak eyvah rolexim rolexim

    Herkes, Hiç kimse, Herhangibirisi, birisi
    Öykünün kahramanlari 'Herkes! 'herhangi biri' birisi ve Hiç kimse adli dört kisidir Ortada HERKESTEN yapmasi istenilen bir is vardi.HERKES bu isi kesimlikle BIRISININ yapacagina inaniyordu HERHANGI BIRININ yapabilecegi bu isi nedense HIÇKIMSE üstüne almadi BIRISI bu duruma çok üzüldü Çünkü yapilmasi gereken is HERKESIN isiydi Fakat buisi HERKESIN yapamayacagini HIÇKIMSE aklina getirmemisti HERKES ise konuya nasilolsa HEHANGI BIRI yapar gözüyle bakiyordu sonunda HErKES,HERHANGI BIRININ yapabilecegi fakat HIÇ KIMSENIN yapamadigi bu isin suçunu BIRISInin omuzlarina yükledi

    Enayi
    Bir arastirmaci sabir ve dikkatle çalisarak iki fareye aciktiklari zaman burunlari ile bir zile basmayi ögretti.Üç gün sonra bu farelerden biri digerine söyle diyordu:
    enayiyi amma alistirdik yahu ....her zile basisimizda peynir veriyor.

    Uyusturucu
    Iki genc uyusturucu icerken yakalanmislar ve cuma gunu mahkemeye cikarilmislar. Hakim - Bakin cocuklar daha cok gencsiniz size 2. bir sans veriyorum. Hafta sonu elinizden geldigince insanlari uyusturucudan vazgecirin pazartesi goruselim
    Haftasonu gecmis..
    Hakim - Eeee ne yaptiniz anlatin bakalim ..
    1. genc - Ben 17 kisiye uyusturucuyu biraktirdim..
    hakim - Cok guzel nasil yaptin?
    1. genc - Iki daire cizdim.. ( O o ) seklinde ve 1. si uyusturucudan onceki beyniniz 2. si ise uyusturudan sonraki beyniniz deyince inandilar..
    Hakim - Guzel, inandirici..Serbestsin..ya sen?
    2. genc - Ben 156 kisiye biraktirdim..
    Hakim - Ho !?..Inanilmaz,nasil ?
    2. Genc - Bende 2 daire cizdim.( o O ) seklinde.. 1. daire uyusturucudan onceki kiciniz 2. si ise hapishaneden sonraki dedim..

    Sadece Yagmur Yagdiginda
    Kadin kocasi isteyken sevgilisini eve cagiriyor, ikisi yatakta zevk dolusaatler gecirirken birden kapi caliyor bi de bakiyolar KOCASI EVE ERKEN GELMIIIIIS!!!... Kadin panik icinde: "Allahim bu nerden cikti simdi!!!Cabuk al topla kiyafetlerini, camdan atla kaybol!!"
    Adam pencereden asagi bir bakiyor: "Hayir atlayamam deli misin nasil yagmur yagiyor gormuyor musun!!!"
    Kadin deli gibi kosturuyor: "Kocam bizi burda yakalarsa ikimizi de öldürür atlamak zorundasin hadi cabuk cabuk!!!!"
    Boylece adam caresiz,kiyafetlerini kaptigi gibi camdan atliyor.. ayaga kalkip bir de etrafa bakiyor ki bir maratonun tam ortasina dalmis....bozuntuya vermeden yariscilarla kosmaya baslamis.....tabi cirilciplak ve pantolonu gomlegi elinde kosan bitek kendisi oldugu icin dikkat cekiyor ...
    Kosuculardan biri soruyor kendisine: "Siz hep ciplak mi kosarsiniz?"
    "Ah evet evet...rüzgarin ciplak tenime degmesi kadar guzel bi duygu yok"
    "Ama ciplak kosarken de hep kiyafetlerinizi elinizde mi tasirsiniz?"
    "Yaaa öyle...kosu bitince arabama biner giyinir eve giderim diye"
    "Gercekten cok ilginc....peki kosarken hep prezervatif de takar misiniz?"
    "Aaa..seyy.. sadece yagmur yagdigi zaman..."

    Tetikçi
    Mafya babasi korumaya aldigi muesseselerden haraclari toplamak icin yeni bir tetikci buldu. Sectigi adam sagir ve dilsizdi. Baba, yeni tetikcinin polisin eline gecerse, fazla bir sey anlatmasinin mumkun olamayacagini dusunuyordu boylece.
    Baba, bir gun odemelerin geciktigini fark etti ve tetikciye adamlarini gonderdi. Adamlarin sagir dilsizle anlasmalari mumkun olmadi tabii. Bunun uzerine "Baba" sagir dilsizi odasina aldirtti. Bir de isaret alfabesi bilen tercuman buldular.
    Tercuman isaretle sordu:
    "Paranerde?..
    " Sagir dilsiz isaretle yanit verdi:
    "Ne parasi.. Benim paradan haberim yok.. Neden bahsettiginizi anlamiyorum
    ." Tercuman tercume etti.
    "Neden bahsettiginizi anlamiyormus..
    " Baba 38'ligini koltuk altindan cekip sagir dilsizin beynine dayadi.
    "Simdi sor bakalim, para nerde?.."
    Tercuman isaretle sordu: "Para nerde?
    ." Sagir dilsiz isaretle yanit verdi:
    "Central Park'ta, Bati 78'inci Caddeye acilan kapidan girince soldan ucuncu agacin kovugunda 100 bin dolar var."
    Baba ofkeyle gurledi:
    "Ne dedi?.."
    Tercuman yanitladi:
    "Dediki hala neden bahsettiginizi anlamiyormus. Ayrica diyor ki, o tetigi cekmeye de g..unuz yemezmis!.."

    Kanca
    Sahil kasabasindaki meyhaneye giren tek bacagi, tek kolu ve tek gözü olmayan kara korsan müsterilerin derhal dikkatini çekmis.
    Tahta bacagini ileri dogru uzatip kanca kolunu yanindaki iskemleye dayadiktan sonra içkisini yudumlayan korsana meyhanedekiler biraz hosbesten sonra merakla sormuslar:
    - Bacagini nerede kaybettin?
    - Preveze deniz savasinda...
    - Ya kolunu?
    - Düelloda...
    - Peki ya gözüne ne oldu?
    - Güvercin pisledi...
    - Güvercin pislemesi gözü kör eder mi?
    - Güvercin pisledigi gün koluma kancayi yeni taktirmistim

    Iskoç Yöntemi
    Iskoç gencin birisi, evlendigi günün ertesi Amerika'ya çalismaya gider. 2 sene sonra vatanindan eline bir telgraf gelir:
    "Karin öldü stop. Acele gel stop."
    Iskoç atlar ilk uçaga ve memleketine döner. Haniminin basucuna gider ve baslar yakarmaya. Kiraz dudaklarina doyamadim, elma gögüslerine doyamadim derken sehvete gelir ve ölü hanimini becerir. Is buya hanimi birden canlanir
    . Bir kaç gün daha memleketinde kalan iskoç tekrar Amerikaya döner.
    Aradan bir iki yil daha geçtikten sonra, eline bir telgraf daha geçer:
    "Amcanin oglu öldü stop. Gelmene gerek yok stop. Bütün köy bir haftadir ugrasiyoruz stop.

    Doktor Çok Kizdi
    Adam doktora gitmisti. Muayeneden sonra doktor : -Sana suppozituvar yaziyorum. Aksamlari uygularsin der. Adam eve geldikten sonra karisina sorar.
    -Suppozituvar ne demek?
    -Ben nerden bileyim aç telefonu doktora sor.
    Adam doktora telefonda suppozituvarin nasil kullanilacagini sorar.
    Doktor yanitlar.
    -Rektal yoldan kullanacaksin.Ve telefonu kapatir. Adam karisina döner ve : -Rektal yol ne demek?
    -Ayol delimisin ben nereden bileyim doktora sorsana.
    Adam bu sefer de rektal yoldan kullanmak nedir diye sorar.
    Doktor yanitlar.
    -Anal yoldan uygulayacaksin. Adam yine anlamamistir. Tekrar sorar :
    -Anal yol nedir? Doktor tekrar yanitlar.
    -Kiçina sok kardesim. Ve telefonu kapatir. Adamin yüzü burustugu için karisi sorar.
    -Doktor ne dedi?
    -Valla adamin ne dedigini anlamadigim ama çok kizdi sanirim. Ilaci kiçina sok dedi.

    Yöneten Erkekler
    Yeryüzündeki herkes ölür ve Tanri'nin huzuruna çikarlar... Tanri der ki:
    "Erkekler 2 sira olsun, bir sirada karilari tarafindan yönetilen erkekler, diger sirada karilarini yöneten erkekler..
    ayrica bütün kadinlari cennete aldim onlar meleklerle birlikte gidecekler simdi..."
    Böylece kadinlar gittikten sonra Tanri erkeklerin karsisina geçer...
    Bir bakar ki karilari tarafindan yönetilen erkeklerin sirasi 100 km.uzun...ama karilarini yöneten erkeklerin sirasinda sadece bir adam duruyor... Tanri diger siradakilere çok kizar:
    "Kendinizden utanin!! Sizi bu dünyada güç ve idarenin temsilcisi olarak yarattim ve suraya bak, hepiniz güçsüz karaktersiz 100 km.lik bir sürü olmussunuz... bakin bir tek erkek kulum su yan sirada tek basina gururla dikiliyor...Ondan ders alin!!! Oglum, sen anlat bunlara, sen ne yaptin da "karilarini yöneten erkekler" sirasinda bir tek sen oldun????"
    Ve adam cevap verir:
    "Bilmem... karim bana burda durmami söyledi"

    Siyanürlü Karpuz
    Bir karpuz tarlasi olan çiftçi, her aksam tarlasina çocuklariin dadandigini ve birkaç karpuzun eksildigini farketti. Epey düsündukten sonra, tarlaya bir uyari levhasi koymaya karar verdi.
    "Dikkat! Karpuzlardan birine siyanür enjekte edildi! "
    Ertesi aksam karpuz yiyemeden kaçan cocuklari keyifle izledi.
    Bir hafta sonra, çiftci tarlasinda geziyordu. Karpuzlarinii kontrol ederek eksik olmadigii düsünürkenken gözü kendi levhasinin yanina konan bir levhaya ilisti
    "Simdi o karpuzlardan iki tane var !"

    Kravat istiyorum
    Günün birinde bir adamin aksam patronla yemegi varmis. Adam takim giysisine çok güzel ve görkemli bir kravat almak istiyormus. Bir magazaya gitmis.Yanina bir kadin yaklasmis ve sormus:
    -Ne arzu etmitiniz efendim?
    -Bir kravat alacaktim.
    Kadin: -Bizde müsteriyi memnun etmek esastir kravatlarimiz 2. kattadir.
    Adam 2. kata çikmis. Adam kadina bir kravat istiyorum demis ve kadin sormus:
    -Kravatiniz renkli mi olsun yoksa siyah beyaz mi?
    Adam: -Renkli olsun, demis.
    kadin: -Bizde müsteriyi memnun etmek esastir lütfen bir kat yukari çikin, demis.
    Adam çikmis. Kadina ben renkli bir kravat istiyorum demis.
    Kadin: -Kravatiniz renkli ve üstünde çizgiler mi olsun yoksa renkli ve üstünde çiçekler mi demis?
    Adam : -Çiçekler olsun,demis.
    Kadin: -Bizde müsteriyi memnun etmek esastir lütfen bir kat yukari çikin,demis.
    Adam bi kat daha yukari çikmis.
    Kadina: -Renkli ve desenleri çiçekli olan bir kravat istiyorum,demis.
    Kadin: -Kravatinizdaki çiçeklerin fonu koyu renk mi açik mi olsun ,demis.
    Adam: -Açik renk olsun,demis.
    Kadin: -Bizde müsteriyi memnun etmek esastir lütfen bi kat yukari çikin,demis.
    Adam renkliydi, açikdi,koyuydu, çizgiliydi, fonu açikti, maviydi, sariydi derken 36. kata ulasmis ve sinirli bir halde istedigi kravatin özelliklerini saymis.
    Kadin: -Alacaginiz kravat bu giysinizin üstüne mi olacak yoksa baska bir giysinizin üstüne mi, diye sormus.
    Adam: -Evdeki bir takimimin üstüne demis.
    Kadin: -Bizde müsteriyi memnun etmek esastir,eger verecegimiz kravat takiminizin üstüne olmazsa bu bizim disiplin kurallarimiza uymaz lütfen evdeki giysilerinizi getirin, demis.
    Adam sinirli bir halde asansöre dogru yürümüs ve o anda asansörün içinden yari çiplak bir adam çikmis ve demis ki:
    -Bu popom bu da klozet kapagim lütfen verin artik su tuvalet kagidini!

    Eleman Araniyor
    Bir sietin kapisinda bir ilan asilmis söyle yaziyor:
    "Dakikada 70 kelime yazabilen, Bilgisayar bilen, Yabanci dili olan eleman araniyor"
    Bir köpek ordan geçerken bu ilani görüyor..bir süre bakiyor; bakiyor,derken agziyla kagidi yerinden söküp ofise giriyor, dogru müdürün odasina...Ve müdürün karsisina geçip agzinda kagitla ona öylece bakiyor... Adam bunu görünce kahkahayi basiyor....
    - "Hahahahahahaaa ama ben bir köpegi ise alamam ki??"
    - Ama köpek israrla kagidi adama uzatiyor...Ve müdür sonunda diyor ki
    - "peki o zaman sana bi mektup vericem bunu yaz bakalim"
    Köpek kagidi aliyor,bilgisayarin basina geçiyor, gayet güzel tikir tikir mektubu yazip bitiriyor...Müdür sok oluyor,ama bozuntuya vermeden bu sefer diyor ki:
    - "Bak söyle söyle bir uygulamaya ihtiyacimiz var, buna bir program yaz çalistir bakalim.."
    15 dakika sonra köpek bilgisayarda o problemi çözecek süper hizli bir uygulama yaziyor, adam inceliyor ve dumur oluyor....Artik söyleyecegi tek sey kaliyor:
    -"Sen inanilmaz birseysin!!! Ama yine de seni ise alamam...Ne yazik ki senin herseyin mükemmel ama yabanci dilin yok" Ve köpek cevabi yapistiriyor:
    -"Miaaooooowwwwww"

    Papagan
    Kadinin birinin cani sikilir ve hayatinda degisiklik olsun diye pet shoptan bir hayvan almaya gider.Pet shopa gidince kedi,köpek ve bir papaganin fiyatini sorar. Papaganin fiyatinin cok ucuz oldugunu gören kadin sorar:
    ''bu papagan neden bu kadar ucuz'' .Pet shopun sahibi yanitlar:
    ''bu papagan daha önce bir genelevde duruyordu, agzi biraz bozuktur, alanlarda ondan sikayetçi onun için fiyat ucuz.
    ''Kadin bu fiyati kaçirmak istemez ve bir papagan ne kadar kötu konusabilir ki diyerek alir evine götürür. Eve gelince kadin papaganin örtüsünü kaldirir. Yeni ortami gören papagan
    ''ooo yeni mekan, yeni patron '' der.
    Kadin bunlara gülüp geçer. Daha sonra evin iki kizi okuldan gelir. Papagan bunlari görerek
    ''ooo, yeni mekan yeni patron, yeni kizlar'' der..
    Tabii kizlar saskin. Anneleri olayi anlatinca kizlar da gülerler. Bu sirada evin babasi gelir. Papagan yine acar agzini:
    ''yeni mekan, yeni patron, yeni kizlar''
    sonra evin babasina bakarak
    ''OOOO, Mehmet abi hos geldin yaaa!!!

    Gözbebegi
    Ingiltere'nin saygin kiz kolejlerinden birinde biyoloji ögretmeni ögrencilerden miss perkins'a "söyle bakalim, insan vucudunda uyarildiginda normal büyüklügünün alti katina ulasan organ hangisidir?" Ögrenci yüzü kizararak bana bu soruyu sordugunuzdan ailemin haberi olacak demis. Ögretmen baska bir ögrenciye dönmüs ve sen söyle miss sarah demis. Sarah "los isikta gözbebegi" yanitini vermis. Ögretmen aferin dedikten sonra miss perkins'a dönmüs ve sana üç sey söyleyecegim demis. 1- dersine hiç çalismamissin bundan ailenin haberi olacak 2-aklin fikrin sürekli kötü seylerde. 3- ilerde çok büyük hayal kirikligina ugrayacaksin...

    Baskasinin Pantolonu
    Ögretmen çocuga sormus,
    'Oglum elini pantalonun sag cebine attin ve bir 10 milyon lira çikarttin, sol cebinden de 5 milyon lira çikti. Senin simdi neyin var?
    Ögretmen çocugun '15 milyon liram var' cevabini vermesini beklerken Çocuk cevap vermis
    'Her halde üzerimde baska birinin pantalonu var!'

    Gaipten Gelen Ses
    Koyboy colorado colunde atiyla yorgun argin giderken birden bire nereden geldigi belli olmayan bir sesle irkilir.
    - '' DUUR''
    sasiran kovboy etrafina baksada kimseyi göremez. gaipten gelen bir sesdir bu. az sonra tekrar ayni ses,
    - '' ATINDAN IN VE KUREGINI AL'' der.
    sasiran kovboy korku içinde emre itaat edip atindan iner ve kuregini atinin arka tarafinda çekip alir. bu arada etrafina bakmayi ihmalde etmez ama koca colde kimseler yoktur. az sonra o ugultu seklindeki gürleyen ses tekrar duyulur.
    -'' SOLA DOGRU YIRMI ADIM AT''
    kovboy aynen denileni yapar. yapar ama korkudan ne yapacagini bilememektedirde. Adimlari sayar ve durur. birazdan, o ses... -'' ORAYI KAZ HEMEN''der
    kovboy kazmaya bassar. Az sonra kuregine bir sey takilir. biraz daha kazar ve bir sandik görür...
    -'' SANDIGI ÇIKART ORADAN''
    denileni yapar hemen
    -'' AÇ ONU'' diye gürler o ses yine kovboy sandigin kilidini kirar ve içini açar. oda ne içi, çil çil altin dolu. ne yapacagini sasiran kovboy etrafina bakar bakar ama kimseyi göremez. saskinligini üzerinden atamadan o ses yine gürler,
    -'' HEMEN ATINA BIN VE DOGRU LAS VEGASA GIT'' der.
    bir robot gibi emre itaat eder ve hemen sandigi atinin arkasina baglar ve saskinlik içinde atini Las Vegas'a sürer. Las Vegas'a geldiginde o ses ...
    -'' DUUUR VE SAGDAKI KUMARHANEYE GIR'' der
    kovboy denileni yapar içeri girer . ve yine o ses
    -'' RULET MASASINA GIT VE BÜTÜN ALTINLARI SIYAH 5'E OYNA'' der.
    kovboy, parlayan gözlerle denileni yapar. masaya yaklasir ve sandigi herkesin saskin bakislari arasinda siyah 5'e koyar. rulet dönmeye baslar kovboy kendinden emin olmakla beraber birazda heycanlidir. top döner, döner,döner ve oda ne?
    KIRMIZI 12 . Evet top kirmizi 12' de durur. sessizlik olur kovboy saskin etrafina,saga sola bakarken gürleyen ses....
    -'' HASS..R BE'' der.....

    Kirik Anten
    Kaynana geline devamli söylenirmis babanin evinden ne getirdin diye.
    Gelin sonunda dayanamamis "daha ne getireyim"
    gögüslerini göstermis "kristal avize" demis,
    göbegini göstermis "6 metrekare bünyan hali" demis
    ekmek teknesini gösterip "renkli televizyon" demis
    sonra kaynanaya sormus :
    "Oglun ne getirdi, kirik bi anten, o da oynamazsan göstermez

    Mars'ta Hayat Yok
    Temel, marsa gidecek ilk astronottur. 10 milyar dolarlik muhtesem bir uzay gemisi ile giden Temel'den dönüse dek haber alinamayacaktir.
    10 yil sonra geri döndügünde flaslar patlar herkes merakla etrafini sarar:
    "Marsta hayat var mi???"
    Temel omuzlarini silker: "Yok ..."
    Bilim adamlari, basin ve tüm dünya hayal kirikligi içindedir. Temel'i uçaga bindirip Trabzona ugurlarlar.
    Aksam evinde ailesi ile kendi dönüsünü seyreden Temel'in oglu sorar:
    "Baba hakkaten hayat yok muydu acaba?"
    Temel yine omuzlarini silker: "Haçan saat 11 dedin miydu butün tükkanlar kapanii! Sen puna hayat mi diisin?"

    Hakan Sükür
    Bir gün Fatih Terim Ridvan Dilmen'i Florya tesislerine cagirir ve :
    -Benim oyuncularim seninkilerden akilli, der. Bunun uzerine Ridvan :
    -Göster hadi, der.
    Fatih :
    -Hakan gel ogum, der. Hakan :
    -Buyur hocam, der.
    -Senin babanin oglu olupta senin kardesin olmayan kimdir?
    -Tabiki benimdir hocam, der.
    -Afferim dogru söylüyormussun, der Ridvan. Fenerbahçe tesislerinde : -Boliç gel evladim.
    -Buyur hocam.
    -Senin babanin oglu olupta senin kardesin olmayan kimdir?
    -Valla bilmem kimdir hocam?
    -Bak birde bana soruyor git iki kat antreman yap!!!
    Boliç düsünür :
    -Ulan hocayi kizdirdik bari Rüstü'den ögreniyim.
    -Rüstü.
    -Ne var.
    -Senin babanin oglu olupta senin kardesin olmayan kimdir?
    -Tabiki benim.
    -Sagol.
    Boliç kosarak Ridvan'in yanina gelir.
    -Hocam hocam cevabi buldum.
    -Nedir?
    -Tabii ki Rüstü'dür hocam.
    -Salak herif cevap Rüstü olur mu?
    -E peki o zaman nedir?
    -Tabiki Hakan Sükür'dür.

    Gece Kursu
    Birkaç Fransiz kantinde gevezelik ederken içlerinden biri sorar :
    -Gütenberg kim. Biliyormusunuz?
    -Hayir, der ötekiler.
    -Güzel, sizde benim gibi gece kurslarina gitseydiniz, Gütenberg'in basim makinasini bulan kisi oldugunu bilecektiniz.... Ya Panmentier'i?
    -Hayir, der ötekiler.
    -Güzel, sizde benim gibi gece kurslarina gitseydiniz, Panmentier'in patatesi bulan kisi oldugunu bilecektiniz.Eger gece kurslarina gitmezseniz yasam boyunca....
    Iste o zaman, aralarinda lehimci olani öfkelenip patlar :
    -Oldu, anlastik! Gütenberg'i, Panmentier'i bilmiyoruz. Sen Totoche kim biliyormusun?
    -Hayir!
    -Peki öyle ise ögren! Totoche, sen gece kurslarina giderken karinla yatan adam!

    Güle Güle
    Adam bakmis, küçük oglu Hz. Isa'nin resmi önünde dua ediyor.
    -Tanrimin anneme, babama, büyük babama uzun ömür ver.Güle güle anneanne...
    Bir anlam verememis bu duaya...Ancak ertesi gün aci haber gelmis.Anneanne sizlere ömür...
    Ertesi hafta adam bakmis çocuk yine duada :
    -Tanrim anneme babama uzun ömür ver. Gülegüle büyük baba...
    Ertesi gün büyük baba mefta...
    Bir hafta sonra adam bakmis küçük çocuk yine duada :
    -Tanrim anneme uzun ömür ver. Güle güle baba...
    Adam ertesi sabah bir hastaneye gitmip yatmis.Tetkikler, tahliller, kalp elektrosu, röntgen çekimleri...Sapasaglam.
    Bakmis karisi iki gözü iki çesme agliyor. -Ne oldu hanim.
    -Bizim postaci, demis hanim. Ne iyi adamdi. Bugün haber aldim. Ölmüs!!!!

    Trafik Cezasi
    Iki polis otobanda arabayla yavas yavas giderlerken bir amcanin esegiyle otobaninin kenarindan giderken görürler ve biraz dalga geçmek için arabayi durdururlar.
    Amcacigim senin bu yaptigin yasalara aykiri. Otobana esekle girilmez. Bu yüzden ceza yazmamiz gerekiyor. Cezayi sana mi yazalim yoksa esege mi? Amca düsünmüs ve bana yazin demis.
    Polisler bir daha sormus ama yine ayni cevabi almislar. Polisler cezanin neden kendisine yazilmasini istedigini sorunca yasli amca;
    "Ben bu esegi ilerde polis yapacagim. Sicilinin simdiden bozuk olmasini istemem." demis

    Boynuzlar
    Bi adamla kadin evlilermis fakat çocuklari olmuyormus 15 sene sonra kadin müjde kocacim hamileyim demis bizimki çok sevinmis ee kolay diil 15 seneden sonra baba olmak, fakat 8 ay sonra isyeri adami yurtdisina göndermis adam çok üzülmüs dogumda karisinin yaninda olamayacagi için ama eli mahkum gitmis 4 ay sonra geldiginde ne görsün çocuk zenci, karisina sorunca kadin sogukkanlilikla cevap vermis.
    Aslinda çocuk normal dogdu fakat sonradan benim sütüm kesildigi için zenci bir süt annesi buldum onun sütünü içe içe böyle karardi demis.
    Adamda ben en iyisi anneme sorayim o herseyi bilir demis annesine anlatmis. Anneside:
    evet oglum dogrudur sende normal dogdun fakat sütün kesildigi için seni inek sütüyle besledim simdide boynuzlarin çikiyor!

    Reha Muhtar'in konugu
    Reha Muhtar türkiyenin en yasli adamini stüdyosunda anahaber bültenine çagirir.
    Reha- Efendim bize basinizdan geçen güzel bir aninizi anlatirmisiniz.
    Adam- Bir gün köyde komsumuzun esegi kayboldu. köyün gençleri olarak onu aramaya gittik. Geri dönerken aksam olmustu. Esek gözümüze güzel göründü...
    (Reha Muhtar hemen keser)
    Reha- öhö öhö burda olmaz efendim. Siz en iyisi bize baska bir aninizi anlatin.
    Adam- Bir gün muhtarin kizi kayboldu. köyün gençleri olarak onu aramaya gittik. Geri dönerken aksam olmustu. Kiz gözümüze güzel göründü...
    (Reha Muhtar hemen keser)
    Reha- öhö öhö ayip oluyor efendim. siz en iyisi güzel anilarinizi bosverin basinizdan geçen kötü bir olayi anlatin bize.
    Adam-BIR GÜN BEN KAYBOLDUM!

    Temel'in Atalari
    Temel bilim adamidir ve bir arkeoloijk uluslararasi toplantiya katilir. jopon bilim adami kürsüye çikar ve:
    -Biz yaptigimiz kazilarda 50 m ye kadar indik ve telefon tellerine rastladik demekki bizim atalarimiz telefon kullaniyorlarmis temel:
    -Bizde yaptigimiz çalismalarda 100 m ye kadar indik ve hiç bir sey bulamadik demekki bizim atalarimiz da telsiz tefon kullaniyorlarmis.

    Essek Kaybolunca
    Nasreddin Hoca'nin esegi kaybolunca arkadaslari üzülmüs ve esegi aramaya koyulmustu. Hoca ise bunlarin arasinda:
    "Allaha sükürler olsun", diye dolasiyordu.
    Arkadaslari dayanamadi:
    "Hoca efendi biz üzülüyoruz ve esegini ariyoruz, sen ise sükürler olsun diye adeta seviniyorsun, bu ne haldir." deyince:
    Hoca: "Ben esegin kaybolmasini degil, esegin üzerinde ben olmadigima sükrediyor seviniyorum, yoksa dört gündür ben de yitik olacaktim.

    Ramazan
    Bayramin yaklastigi günlerden birinde, iftar sirasinda, misafirlerden biri:
    "Keske Ramazan senede iki gelse..." der.
    Ayni sofrada misafir bulunan Bektasi ise hemen su cevabi verir:
    "Madem bu kadar seversiniz, Ramazan gider gitmez neden Bayram edersiniz..."

    Biletimi Yirtiyor
    Sinemaya girip, filmi seyretmek istiyodu. Giseden biletini aldi. Birkaç dakika sonra gelip bir tane daha aldi. Sonra bir bilet daha, bir daha... Gisedeki görevli dayanamadi; "Karaborsa yapiyorsun galiba. Bu kaçinci bilet alisin?" Deli; "Içeride bir deli var." dedi.
    "Tam kapidan girince biletimi yirtiyor. Bende gelip yenisini almak zorunda kaliyorum!"

    Dilinizi Çikarin
    Doktor sikayetiri dinledikten sonra kiza dönmüs: "Soyunun!" demis. "Fakat doktor..." demis kiz, "Hasta olan ben degilim, annem..."
    "Doktor anneye dönmüs: "Dilinizi çikarin bakayim hanimefendi..."".

    Wilson Çivileri
    Adamin birinin bir çivi fabrikasi vardir ve reklam yaptirmak istiyordur. Pazarlamaci bir arkadasi ile konusurken arkadasi "Wilson Çivileri" diye bir reklam ayarlayabilecegini söyler. "Bana bir hafta ver." der arkadasi. "Sana bir kasetle dönecegim." Bir hafta sonra pazarlama uzmani Wilson'u görme ye gelir. Kaseti videoya koyar ve çalistirir. "
    Romali bir asker, Isa'yi çarmiha çivilemekle mesgul, yüzünü kameraya çevirir ve "Wilson Çivileri kullanin, onlar her seyi tasirlar!" der. Wilson çilgina döner ve bagirir; "Senin problemin ne? Bunu asla TV'de göstermezler, sana ikinci bir sans veriyorum, ama kesinlikle Romalilar'in Isa'yi çarmiha germesi gibi seyler istemiyorum."
    "Ikinci hafta pazarlamaci elinde baska bir kasetle gelir. Yine kaseti videoya koyar ve çalistirir. Bu sefer kamera, Roma'nin disindan merkeze dogru yakinlasir ve çarmiha gerili Isa'nin önünde durur. Romali bir asker yukari bakar ve "Wilson Çivileri... Her seyi tasir!" der.
    "Wilson kendini tutar bu sefer. "Sen, beni anlamiyorsun, çarmihta bir Isa istemiyorum. Sana son sans veriyorum ve bir hafta içinde yayinlanabilecek bir reklamla gelmeni istiyorum." der. Bir hafta daha geçer. "
    "Wilson sabirsizca beklemektedir. Pazarlama uzmani yeni kasetiyle gelir. Saçlari uzamis, çiplak bir adam nefes nefese kosmaktadir. Bir düzine Romali asker de pesinden kovalamaktadir. Tepenin basina gelirler ve askerlerden biri kameraya döner: "Keske Wilson Çivileri kullansaydik!"

    Papaz
    Papaz, iki metre ilerisinde duran zangoça sormus:
    "Gizli gizli sen mi içiyorsun kutsal sarabi?" Zangoç'ta derin bir sessizlik... Iyice köpürmüs Papaz: "Sana soruyorum be adam! Duymuyor musun?" "Hayir, buradan hiçbir sey duyulmuyor efendim!" Olacak sey mi! Iki adim öteden beni duymuyorsun..."
    Zangoç biyik altindan gülmüs;
    "Isterseniz yer degistirelim, anlarsiniz..." Yer degistirmisler. Bu kez Zangoç seslenmis: "Kilise için toplanan yardimlari kim iç ediyor?"
    Papaz kendi kendine söylenmis:
    "Hakikaten yahu! Buradan hiçbir sey duyulmuyor."

    Melez
    Bir gün bir tavsan ormanda neseyle yürüyormus.
    Derken karsisina tanimadigi bir hayvan çikmis. "Nesin sen?" diye sormus tavsan. .
    "Ben katirim. Annem essek, babam ise bir attir." demis. Tavsan "Hmm... hayli enteresan." diyerek yoluna devam etmis. .
    Derken yine tanimadigi bir hayvana rastlamis. .
    "Peki sen nesin?" .
    "Ben bir kurt köpegiyim. Annem köpek, babam ise kurttur." Tavsan yine "Enteresan..." diyerek ilerlemis. .
    Ancak bu sefer karsisina ne idügü belirsiz bir hayvan daha çikmis. .
    "Sen de kimsin?" "Ben bir devekusuyum." "Hassittir len..."

    Limon Kalmadi
    Karadenizlinin biri bara girmis. "Barmen bey, Limonsuz bir tekila lütfen" demis.
    Barmen: "Beyefendi, limonumuz kalmadi, kusura bakmayin. Portakalsiz versek olur mu?"

    Program
    Basbakan Temel gazetecilere açikliyor;
    -Programimizi tamamlamak için dört yil daha istiyoruz!
    -Programiniz nedir?
    -Dört yil daha görevde kalmak!

    Relativite
    Bir adam, tanrinin dogasini anlamak istiyormus ve ona sormus;
    "Tanrim, bir milyon yil senin için ne kadar bir süredir?"
    Tanri söyle cevaplamis;
    "Bir milyon yil, benim için 1 dakika kadardir." Adam sormaya devam etmis;
    "Peki tanrim, bir milyon dolar senin için ne kadardir?" Tanri cevaplamis;
    "Bir milyon dolar benim için bir pennydir"
    Adam dayanamamis; "Tanrim bana bir penny verir misin? " demis.
    Tanridan söyle bir cevap gelmis;
    "Bir dakika. "

    Kulaklar
    Bir hanimefendi, yillik kontrol için doktora gitmis. "Doktor..." demis.
    "Ben son derece saglikli bir kadinim. Bir tek kusurum var. Gaz kaçiriyorum. Durmadan gaz kaçiriyorum. Evde, iste, otobüste, asansörde, süper markette. Durmadan kaçiriyorum. Ama fazla da sikayetim yok. Kendime hiç sorun yapmiyorum bunu. Çünkü benim kaçirdigim gazin ne kokusu var, ne de sesi çikiyor."
    Doktor, bir hap yazmis kadinin reçetesine. "Bu haplardan günde üç tane al, haftaya gel, gene beni gör." demis.
    Kadin, ertesi hafta hisimla girmis doktorun muayenehanesine. "Doktor..." demis. "Hey doktor... Geçen.` hafta verdigin haplardan sonra, kaçirdigim gazlar les gibi kokmaya basladi..."
    Doktor, "Güzel..." demis.
    "Çok güzel... Sinüslerinizi tedavi ettik demek. Simdi sira geldi, kulâklariniz üzerinde çalismaya..."

    Iki Deli
    Akil hastanesinden kaçan iki deli, karsidan gelen bekçiyi görünce, iri gövdeli bir çinarin arkasina saklandilar.
    Bekçi, onlarin ayak seslerini isitmisti. Sordu; "Kim o?"
    Içlerinden biri kedi gibi miyavladi.
    Bu basarili miyavlamadan sonra bekçi yürüyüp gidiyordu ki delilerin ayaklari altindaki yapraklar hisirdadi.
    Bekçi geri dönüp yine seslendi: "Kim var orada?"
    Ikinci deli cevap verdi; " Bir kedi daha."

    KARADENIZ FIKRALARI


    Skorbord
    Temel, evli bir arkadasini ziyarete gider. Evin hanimi çok güzel bir içki masasi hazirlamistir. Hep birlikte yiyip, içip sohbet ederler. Kimse zamanin nasil geçtiginin farkina varmaz. Içkinin etkisiyle, ev sahibi sizar ve horlamaya baslar. Kadin, Temel'e yaklasir ve kulagina fisildar:
    - Haydi biraz seviselim.
    Temel sikilarak:
    - Nasil olur? Sen benim arkadasimin esisin. Hem sonra ya aniden uyanirsa ?
    Kadin, üstündeki son giysiyi de çikartirken: - Yer yerinden oynasa, uyanmaz artik. Temel egilir ve arkadasinin gögsünden bir kil kopartir. Arkadasinin horultusunda hiçbir degisme olmaz. Bunun üzerine kadinla çilginca sevismeye baslar.
    Kadin, bir süre sonra içli bir sesle:
    - Haydi bir daha.
    Temel, arkadasinin gögsünden bir kil daha kopartir, horultu yine devam etmektedir. Bir kez daha sevisirler. Olay, sabaha kadar tam bes kez tekrarlanir. Günesin ilk isiklari odaya dolarken, Temel bir kil daha koparinca, arkadasi: - Bak dostum, bütün gece karimla sevistin. Ses çikartmadim. Ama beni skorboard olarak kullanmaya devam edersen, canina okurum ha!

    Çukur isi
    Temel bir grup arkadasiyla çukur açiyormus.Bir baska grupda gelip çukurlari kapiyomus. Adamin biri çok merak etmis ve ne yaptiklarini sormus.
    Temel: -Bir grup daha fardu, onlarda fidan dikeydu, bucün gelmeduler, piz de pizim isler geri kalmasin diye çalisayruz...

    Dedikoducu Pezevenk
    Temel hergün evine trenle gidip gelmektedir.Yine bir gün trende giderken karsisinda oturan adamin biri pezevenk der. Temel sasirir acep bagami dedi diye sagina soluna bakinir. Adam yine pezevenk der.Temel yine saskinlik içinde saga sola bakinir; sanirim baga dedi der. Olay çikmamasi için ilk durakda iner ve olayi evde karisina anlatir.
    -Fadime bugün trende adamin biri baga pezevenk dedi der.
    Fadime ; hadi ya bak terbiyesize der.
    Temel ertesi gün ayni adamla tekrar trende karsilasir.Adam bu sefer Temel'e bakarak söle der:
    -Dedikoducu pezevenk...

    Dile benden ne dilersen
    Temel, Dursun'a arabasinin öyküsünü anlatiyordu :
    -"Bir gün otostop yapiyordum ki önümde, bu arabayla, mini etekli güzel bir bayan durdu ve beni arabasina aldi. Bir süre gittikten sonra kadin arabayi kuytu bir köseye çekti. Mini etegini iyice yukari çekip, dudaklarini islatti ve "Benden ne istersen alabilirsin" dedi, ben de arabasini aldim."
    Dursun : -"iyi etmissin Temel, zaten mini etek sana hiç yakismazdi!."

    Firar
    Ufak bir suçtan hapse düsen Temel'in kogus arkadasi sik sik hastalanmakta haftada bir doktora gitmektedir.Adamin doktordan her gelisinde bir uzvu kesilmektedir.Bir gün bacagi,sonra kolu,eli...Son gelisinde Temel kogus arkadasinin kulagina egilir manali bir gülüsle: -Uy!Hemserim sanmaki anlamayrum,baga öyle geliyoki galiba sen kisim kisim firar edeysun...

    Isaret
    Baliga çikacak olan Lazlar konusuyorlarmis :
    - Dün balik avladigimiz yeri isaretledin mi ?
    - Evet kayiga isaret koydum
    - Aptal! Ya bugün baska kayikla baliga çikarsak ?!

    Paça
    Adamin biri Karadeniz'i gezerken bakmis bir köyde bütün koyunlar üç bacakli. Merak etmis ve arabasindan inip çobana sormus niye koyunlar böyle diye. Bunun üzerine çoban :
    - Canimiz her paça istediginde koca koyunu kesecek degildik herhalde...

    Yassi Tavuk
    Karadeniz'i gezen bir adam yolda aniden önüne çikan tavugu ezmis. Hayvani ezdigi için üzüntü duymus ve gidip sahibine en azindan parasini vermek istemis. Almis tavugu ve hemen oradaki köye gitmis. Elindeki tavukla kahveden içeri girmis ve :
    - Afedersiniz; ben hemen köy disinda bu tavugu ezdim. Sahibini ariyorum, en azindan parasini vereyim diye. Acaba bu tavugun sahibi kim ? Bunun üzerine hep beraber tavuga bakan Lazlar :
    - Hemserim sen yanlis geldin. Bizim köyde böyle yassi tavuk bulunmaz.

    Mendil
    Temel ve Idris sahilde gezinirken Temel'in kafasina marti siçmis. Temel :
    - Mendilin var mi
    - Var da, ne yapacaksin ? Marti çoktan uzaklasti.

    Pro
    Lazlar kahvede otururken bir arkadaslari içeri girmis :
    - Temel, ineklerinden pipo içen var mi ?
    - Yok
    - O zaman ahirin yaniyor

    Boyaci Laz
    Laza karayollarini boyama isi vermisler. Laz baslamis çalismaya. Ilk gün tam 200 metre boyamis. Ikinci gün 100 metre, üçüncü gün 50 metre. Artik dördüncü gün 10 metre boyayinca amiri Lazi çagirmis:
    - Hayirdir evladim iyi çalisiyordun ?
    - Ben yine iyi çalisiyorum
    - Iyi ama dün 50 metre bugün de 10 metre boyamissin.
    - E... haliyle. Ilk günlerde boya kovasina gidip gelmek kolaydi, sonralari çok vakit almaya basladi.

    Dogan in Yengesi
    Temel ormanda agaç kesiyormus, o sirada çevreciler de ormanda yürüyüse çikmislar, Temeli bu vaziyette görünce bir güzel pataklamislar... Temel üstü basi perisan halde köye dönerken Dursun a rastlamis, Dursun;
    -Ula Temel bu ne hal böyle? diye sormus,
    Temel de anlatmis;
    - Ormanda agaç keseydum, birden kalabaluk pir grup Dogan in yengesini bozmisum diye dövdü peni, halbuki ne Dogan i taniyruuum, ne de yengesuni..

    Temel, Karisi ve Karisinin Asigi
    Temel, bir haftaligina gittigi memleketten, haber vermeden erken dönünce karisini evde baska bir erkekle yatakta bulur. Derhal belinde tasidigi tabancasina davranan Temel, yatakta yakaladigi adami alninin ortasindan vurur. Tabancayi tam kendi kafasina dogrultmusken, karisi haykirarak üzerine atlar:
    - Dur Temelim, kiyma kendine!..
    Temel, sinirden titreyerek haykirir:
    - Sus kaltak, sira sana da gelecek!..

    Sislik
    Temel tarlada çalisirken çisi gelmis, çikarmis oraya çisini yaparken baslamis bagirmaya
    -"uyy yandum!..".
    Fatime kosmus yanina -"Ula ne oldi?"
    Temel: -"Ari sokti çukumi daa."
    Hemen kasabaya doktora giderler. Doktor Temelin aletini eline alir evire çevire incelerken Fatime de yandan onlara bakmaktadir. Fadime doktorun kulagina egilir ve der ki:
    -"Toktor bey acisini al ama sisluk kalsun

    Bir kötülügünü görsem tikliycam
    Temel evlenir iki ay geçer ama tik yok, haber önce Hatice'nin annesine, oradan tüm mahalleye ve tabii ki Dursun'nun kulagina gelir. Ilk karsilasmada Dursun dayanamaz sorar.
    -Evlilik nasil gidiyor Temel
    -Iyi gidiyor
    -Nasil böyle dersin tik yokmus daha?
    -Henüz hiç bir kötülügünü gormedim ki.!!

    Akrobat Temel
    Temel marangoz ama ne marangoz mesleginin zirvesinde derken trabzona dünyanin en büyük sirki geliyor çadir diregini dikmek içinde usta bir marangoza ihtiyaç var arayip sorusturuyorlar en iyi usta olarak temeli tavsiye ediyorlar temel sirke gelip ne is yapilacagina bakip takimlarini alip geliyor ve diregin üstüne çikip basliyor diregi yere çakmaya bu sirada sirkin patronu asagidan temeli seyrediyor derken temel birden havada iki parande üç salto atarak yere iki ayaginin üstüne ve ellerini bacaginin yanlarina vurarak saglam bir sekilde düsüyor bunu gören patron içtigi puroyu yutuyor ve kosarak temelin yanina gelip ayni hareketi yapmasini ve bunun karsiliginda ise çok büyük para kazanacagini anlatiyor temel ise kesinlikle olmaz diyor patron gene ayni hareket için para ve 20 senelik ip canbazlarinin bile bu hareketi yapamadigini anlatiyor adam israr ediyor temel kabul etmiyor adam gene israr temel en sonunda adamin kulagina egilip ula hemserim benim her sefer ayni hareketi yapmam için diregin tepesinde aletin basina mi vurmam lazim.

    Deneme Atlayisi
    Temel ile tursin askerde egitimlerini parasütçülük üzerine yapiyorlardi.
    Komutan: Bu bir deneme atlayisidir, simdi herkes sirayla atlayacaktir sonra asagida bulusma yerine gidip digerlerini bekleyecektir, eger parasüt açilmazsa fazla telas yapmayin ikinci parasütü deneyin der ve herkesi teker teker atlatir. Temel birinci parasütü çeker açilmaz o anda ordan geçen Dursuna bagirir:
    - Ula Tursun parasüt açilmiy der.
    Dursun soguk bir kanlilikla yedegi çek der. Temel onuda dener oda açilmaz. Temel Dursuna yine bagirir:
    - Ula yedegide çektum oda açilmiy, galiba yere çakilip ölecegum Dursun der. Dursun Temeli söyle bir süzer ver derki:
    - Ula Temel hiç korkma haçen bu sadece denemedur.

    Rezil Çirak
    Temel bir gün yolda yürürken Dursunla karsilasmis. Dursun 'ooo temel dükkan açik çirakta disari çikmis' demis. Temel de 'dün aksam o beni rezil etti, bu günde ben onu rezil ediyorum' demis.

    Beyincik
    Adamin biri beynini degismek ister. Bunun için bir beyin doktoruna gider... Doktor fiyat listesini gösterir.. Listede sunlar gözükür...
    1 Astronot beyni 25.000
    1 Profesör beyni 50.000
    1 Karadenizli beyni 1.000.000
    Adam listeye baktiktan sonra karadenizli beyninin neden pahali oldugunu merak eder ve doktora sorar.. Doktor söyle yanit verir.
    - Bir astoronot öldürüyoruz iki beyin çikiyor, bir profesör öldürüyoruz 5 beyin çikiyor ancak 100 karadenizliden ancak bir beyin çikiyor.

    Düsüs
    Temel, New York'taki gökdelenlerden birinin 53. katinda çalisirken aniden ayagi kaymis ve asagi dogru uçmaya baslamis... 52, 51, 50, 49, 48... Katlari yildirim hiziyla geçen Temel 8, 7, 6, 5, 4, 3, 2... Ve 1'inci kata geldiginde kafasindan simsek gibi su düsünceler geçmis:
    - Saga çok sükür Tanrum, haburaya kadar sag saglim celduk... Birinci kattan düssen de nasil olsa piseycukler olmaz.

    Sahipsiz
    Yargiç, otomobil çalmak suçundan sanik olarak karsisina getirilen Temel'esordu:
    - Otomobil çalmissin, bunu neden yaptin söyler misin?
    - Sahibi yok sanmistum...
    - Peki, sahibi olmadigi kanisina nereden vardin?
    - Mezarlugun önine parketmistu da...

    Davet
    Temel Fadimeye demis ki; "Fadime, bu aksam bize gel. Evde kimse olmayacak."
    Fadime aksam gelmis kapiyi çalmis çalmis kimse açmamis...

    Kuru saçlar
    Temel dus almaya girer, sampuani saçlarina bosaltip ovalamaya baslar. Sirtini keselemeye gelen annesi sorar :
    - Oglum kafani islatmiyacak misin ?..
    Temel cevap verir :
    - Yok anne bu sampuan kuru saçlar içinmis !..

    KUS YEMI
    Bizim Temel birgün elinde bir çantayla havaalanina geliyor. Havaalanindaki güvenlik alanindan geçerken tarama yapan alet alarm veriyor, bunun üzerine güvenlik görevlisi Temel'e soruyor:
    - Çantanizda ne var
    Temel: - Kus yemi var diyor.
    Gorevli: - O zaman bir daha geçin bakalim diyor ve Temel tekrar geçiyor ama alet yine ötüyor bunun üzerine görevli Temel'e çantasini açmasini söylüyor ve Temel çantayi açinca görevli çantada mücevher, altin, saat gibi degerli seylerin oldugunu görüyor ve Temel'e soruyor:
    - Hani kus yemi vardi çantada?
    Temel: - Valla ben bunlari götürüp kusun önüne koyuyorum ister yer ister yemez...

    Otelci
    Temel, seyahate çikmis. Uzun zaman evinden ayri kalmis. Bir aksam bir kente gelip küçük bir otele inmis. Odasina yerlestikten sonra, asagiya telefon etmis. Telefonu otelin sahibi açmis.
    Temel, ne istedigini söylemis:
    "Bana bir fahise bulup gönderin."
    Bunu söyledikten sonra telefonu kapatmis. Otelin sahibi sasirmis. Yaninda duran karisina dönmüs:
    "Demin gelen müsteri kadin istiyor..."
    Otelin sahibinin karisi öfkeden deliye dönmüs:
    "Terbiyesiz adam, ne zannediyor bizim otelimizi. Hemen git o müsteriye agzinin payini ver..."
    Otel sahibi, müsteriye agzinin payini verme fikrini pek tutmamis:
    "Adama ne söyleyecegim karicim, bir terbiyesizlik eder, basim derde girer..."
    Kadin çok sinirliymis:
    "Sen gitmezsen, ben gider söylerim..."
    Ve, hisimla merdivenleri çikip Temel'in agzinin payini vermeye gitmis. Kocasi da asagida bekliyormus. Yukardan gürültüler gelmeye baslamis.
    Onbes yirmi dakika sonra Temel asagiya inmis. Üstü basi yirtilmis, yüzü tirmiklanmis...
    Otelcinin yanina gidip bir güzel çikismis:
    "Ne biçim kadin göndermissin be. Istemem diye tutturdu. Becerene kadar anam agladi."

    Sayi
    Temel bir konferansta konusma yapiyormus:
    "Insanlar üçe ayrilir. Sayi saymayi bilenler ve bilmeyenler."

    Sürpriz
    Temelle dursun bir gün sinemaya giderler filmde bir at yarisi sahnesi vardir ve temel dursuna sorar
    -iddaya varmisun ben diyrum 1.at kazanur.
    dursun; -oldi benda 2. ata oynayrum
    iddayi temel kazanir ve temel dursunun 5 milyonunu alir ertesi gun temel dursunu arar
    -dünkü film faridiya ben oni bidaa seyretmistum vicdanum rahat etmedi onun içun aradum
    dursun; benda seyretum
    temel; o zaman niye 2. ata oynadun
    dursun; süpriz oynadum olum

    Buzdolabi
    Temel ile dursun 15 sene sonra ilk kez görüsmüsler. Dursun Temel'i evine davet etmis. Dursun un iki karisi varmis (biri imam nikahli digeri ise resmi). Dursun Temel'i yedirmis içirmis. Aksam Temel Dursunlar da kalmis. Gece Dursun un imam nikahli karisi Dursun un yanina gelmis ve söyle demis:
    "Dursun çok azdim benimle beraber ol!"
    Dursun: "olmaz evde misafir var"
    Karisi israr etmis. Dursun karisina "git buzdolabinin kapagini aç isigindan bak Temel uyuyorsa gel"demis. Kadin bakmis, Temel uyuyor numarasi yapmis. Dursun ile karisi isi bitirmisler. Derken öbür karisi gelmis. Aralarinda ayni konusmalar geçmis. Dursun bu karisiyla da isi bitirmis. Sabah olmus. Dursun Temel e sormus:
    "rahat uyudun mu?". Temel:
    "evet ama gece çok susadim" demis. Dursun sormus:
    "peki niye içmedin?". Temel yanitlamis:
    "nasil içerim buzdolabinin kapagini her açani hallediyorsun!"

    Bizim ev
    Temel evlenemis.Kizin babasinin evine ziyarete gitmisler.Gece Fadime sevismek istememis.
    -Neden kaçaysun, diye sormus Temel.
    -Ha pura pabamin evii, demis Fadime.
    -Purasi pabanin evi de, pizim ev çerhane midur

    Hem iyi Hem kötü
    Dursun,köyünden ayrilip,çalismak için Istanbul'a gider.. Aradan uzunca bir süre geçer, ama,Dursun'dan haber alinamaz.. Köyde sevilen bir kisi olan Dursun'un akibetini arastirmak üzere arkadasi Temel!i Istanbul'a gönderirler.. Onbes-yirmi gün sonra Temel döner..Kahvede toplanan köylüler merakla Temel'e sorarlar:
    -Ula Temel,Dursun'i buldun mi.?...
    - Hee..bulmusim oni...
    -Peçii nasildir?..Iyi mudir..köti mi.?..
    - açan,hem iyudurr..he mi de kötii..
    - Ula o nasil oluyii..hem iyi,hem kötii..
    -Kötüdir,Çünkü Dursun ibne olmustirr..
    - uyy..Haçan bunun iyiligi nerde dür.?..
    - Valla ben kendisini düzdüm..Muamelesi çok iyi daa..

    Temel Hamile
    Midesi agriyan Temel, doktora gider. Tanidik olan doktor, Temel ile biraz dalga geçmek için, kisa bir muayeneden sonra hemen teshisi koyar:
    - Temel, sen hamilesin.
    Temel, kendi kendine söylenir:
    - Ne? Yaktin beni Fadime, sana kaç kere "Sevisirken üste çikma" demistim.

    Uyari
    Temel ile Fadime yatakta sevisirken Fadime sürekli olarak Temel'e " Temel bu is böyle olmuyor önce uyarilmam lazim" diye itiraz etmekteymis. Temeli'in canina tak etmis. Bir sabah ise giderken;
    - "Bak Fadime seni uyariyorum aksama seni halledecegum ona gore. Sonra uyarmadi

    25 sent
    Temel, 55 yasina kadar canini disine takmis çalismisti..Pastaci çirakligi ile alisdigi hayata, pastane sahibi olarak devam etmis, yetenekleri ve becerisi sayesinde Türkiye'nin en ünlü pastanesinin sahibi olmus, milyarlar kazanmisti.. Bir gün karisina "Paralari mezara götürecek halimiz yok. Kendimize yeni ve rahat bir hayat seçtim" dedi.."Bizim oradaki hemserilerle konustum... Herseyi iyice ögrendim. Kaliforniya'ya gidecegiz. Kazandigim para bize ömrümüzün sonuna kadar yeter.. Çocuklar da güzel üniversitelerde okurlar..."Temel, neyi var, neyin yok satti. Paralarini dolara çevirdi. Bir milyon dolari olmustu. Karisini yanina aldi. Uçaga bindi.. Los Angeles'e uçtular birgün... Uçsuz bucaksiz Nevada çölleri üzerinde uçarken, motorda bir ariza belirdi. Las Vegasa zorunlu inis yapmak zorunda kaldilar. Uçak sirketi görevlileri" Buranin en lüks otelinde, sirketimizin konugu olarak kalacaksiniz. Yalniz bu kentin Las Vegas oldugunu unutmayin. Kumar oynarsaniz eger, kendi hesabiniza.." derler.. "Kumar mi" dedi, Temel, karisina.."Kumardan kazanmayi düsünen kafayi yemis olmali... Allah göstermesin.." Ama bir kez sansini denemek için, rulete 500 dolarlik bir fis atmaktan da kendini alamadi. Arkasi çorap sökügü gibi geldi.Temel herseyini rulet masasinda birakti. Rulet basinda nefes almadan geçirdigi saatler sirasinda fena halde de sikistigini hissetti. Hizla tuvalete kostu. Tuvalet kapilari otomatikti. 25 sentlik bozuk para atilinca açiliyordu. Oysa Temel'de metelik kalmamisti. Sikinti içinde dolanirken, oradan geçen biri, avucuna bi 25 sentlik sikistirdi.. Bu konularda deneyimliydi. Temelin basina gelenleri anlamisti.
    Temel"çok iyi bir insansiniz. Bu iyiliginizi hayat boyu unutmayacagim. Bana lütfen kartinizi verin. Bu borcumu da size ödeyecegim" dedi. Karti aldi, cebine atti.. Tuvalete döndügünde kapiyi açik buldu. Içeri girdi, rahatladi..Çikti..Elinde kalan 25 sentle yürürken karsisina, Tek Kollu Canavar çikti.Parayi delige atti, kolu çekti ve bir sangirti ...Alet bosaldi adeta.. Temel bir kova dolusu 25 sent kazanmisti. Bunlari fise çevirdi, rulet masasina döndü..Gerisi peri masali.. Iki saat içinde tam 2 milyon dolari olmustu. Iki ay sonra yeni Kaliforniyali Temel, bos oturmanin kendisine göre bir is olmadigini farketti. Elinden gelen tek is pastacilikti.Parasi da vardi. Bir pastane açti. Pastalari öylesine tutuldu ki, önce Los Angele'e, sonra Kaliforniya'ya, sonrada tüm Amerika'ya yayildi,Temel Pastaneleri... Bir kaç yil sonra, Temel, Amerika'nin en zengin adamlari arasina girdi. Temel Pastaneleri'nin onuncu yili dolayisi ile büyük bir gece düzenlendi. Sirketin en gözde elemanlari ile, ünlü konuklar bir araya geldiler. Temel yemegin sonunda konusma yapmak için kürsüye çikti.. Tüm basina gelenleri anlatti..
    "Bütün bu basariyi ve bu serveti bir tek kisiye borçluyum. O kisiyi bulana kadar, iste size söz veriyorum, gerekirse Amerika'daki her tasin altina bakacagim.." Sirketin genel müdürü sordu: "Ama Temel bey, size 25 sent borç veren adamin kartini aldiginizi söylemistiniz... Adi, adresi sizde olmali zaten.." "Bana 25 sent veren umurumda degil" dedi temel.. "Ben,tuvaletin kapisini açik birakan adami ariyorum!.."

    Temel'in Kedisi
    Temelin bir kedisi varmis ve hergün düzenli olarak gezmeye çikartirmis.Birgün yolda karsilastigi bir arkadasi:
    -Ula senun paska isin yok midur pikmaymusun herkün bu kediyi gezdirmekten? diye sorunca Temel:
    -KPende piktum ama ne yapayum ha pu kedi pakiredir istemayrum pi de yavrulasin korkayrum salamayrum! demis. Bunun üzerine arkadasi:
    -Ula usagum ha punun kolayi fardur... Penzine pula sal oni yanuna gelmez kedi medi..
    Temelin kafasina yatmis bu yöntem bir deneme yapmis bakmis gerçekten yanina kedi falan yanasmiyor hergün sabahtan salarmis kediyi benzine bulayip... aksam hava kararinca kedi de eve dönermis rahat etmis Temel, taaa ki bir aks am kedi hava kararipta hala eve dönmeyinceye kadar...
    Bir telas bir telas oraya bak buraya sor yok yok gitti bizim kedi diye düsünürken rastladigi mahallenin çocugu
    -ha pen kördum senun kediyi su ileriki ranpada penzini bitmis öbür kediler dayanaydu...

    Findiklar
    Temel ile fadime birbirlerini çok istiyorlarmis. Fakat utangaçliklarindan birbirlerine açilmak ne kelime konusmalari bile çik zormus. Tesadüfen yalniz kaldiklari bir günde artik canina tak demis olan temel fadimeye; habu findukluklardan yukari bir çikalummi der. Fadime de he temel çikalum der. Biraz yürürler. Temel konusacak kelime bulamaz, fadime durumu anlar bari bir soru sorayimda temel açilsun diye düsünür.
    -"Uy temel habu findukluklar kimundur" der.
    Temel hemen atilir
    -Emicemundur bi tane koparanun a...na koyarum ",
    Fadime hemen bir findik koparir. Temel firsati kaçirmaz hemen sarilir fadimeye findikliklarin altinda islerini bitiriler.
    Sonra kalkip tekrar yürümeye baslarlar ikiside mutludur. Biraz sonra fadimenin cani çeker temele tekrar sorar,
    -"Temel, habu findukluklar kimundur.
    Temel" dayimundur, bitane koparanun a.. na koyarum der.
    Fadime hemen birtane koparir. Temel tekrar sarilir fadimeye uzun uzadiya findiklarin arasinda islerini görürler.
    Tekrar kalkarlar yürüler. Biraz sonra fadimenin cani tekrar ister temelde ayni isi yapar. Bu böyle birkaç defa daha devam eder fakat Temelin pili bitmistir, ama fadime doymak bilmez tekrar sorar
    "Uy temel ha bu findukluklar kimundur da",
    temel "ha bilmeyirum galiba fiskobirlugunduler"

    El isareti
    Bir gün temel bir minübüse durmasi için isaret etmis adam ellerini havaya kaldirarak ve tüm parmaklarini oynatarak çok kalabalik demis.
    Temelde bas parmagini isaret ve orta parmaginin arsina sokmus. Soför kizmis ve asagi inmis
    -Sen ne kadar terbiyesiz adamsin demis.
    Temel "asil sen ne kadar terbiyesizsin bana böle böle yaptin" demis
    Soför "ben sana kalabalik" dedim diye yanit vermis. Bunun üzerine temel
    - "e bende beni araya sikistirirsin diyordum"

    Geber ula
    Temel ile Dursun hararetli bir sekilde iddialasirlar.
    Temel: - "Ula Dursun ha pen pu pinanun çatusundan pi pardak suya paluklama dalarum daa." Dursun: - "Nah dalarsun ula imkanu yoktur"
    Vardir yoktur bir milyarina iddiaya girer kafadarlar. Temel gider bir bardak su getirir ve kaldirima koyar.
    -"Iyi izle ula" der "Nasul dalacam hamsi cibi"
    Dursun ise hala Temel'i umursamamakta, dalgasini geçmektedir. Temel catiya çikar Dursun'a seslenir:
    -"Ula Dursun iyi izleyesun ha celeyrum!" ve kendini bosluga birakir. Tam yere üç bes metre kala Dursun yerdeki bardaga bir tekme sallar:
    "Geber ula ..pne Temel"

    Bos bardak
    Fadime ile Temel evlenirler. Ilk gece fadimenin dikkatini birsey çeker: Kocasi yatmadan içi su dolu bardagi yataginin ucuna koymustur. Biraz sonra Temel ile Fadime sevisirler, temel bardagi kafaya diker uyur.
    Birkaç gün sonra temel odaya bir dolu birde bos bardak getirir. Fadime durumu anlamis ve hazirlanmistir ancak bos bardagi da merak etmistir. Temele döner;
    -Usagim doli bardagi anladik da, bos ne oliyi.
    Temel; -Haçen bugün canim sevismek istiyo ama su içmek istemiyoo.

    Tarti sefasi
    Temel'in eczanesine genç ve güzel bir kadin girmis. Tartinin üzerine çikip parayi atmis. Begenmemis, manto ve ceketini çikarmis ve para atip tekrar tartilmis. Yine sikilmis etegini çikarinca, Temel atilmis ve parayi atmis,
    -Devam edin bundan sonrasi müesseseden

    Tarikat
    Temel tarikata girmek icin basvurmus. Seyhin karsisina çikarmislar. Temel:
    - Seyhim tarikata girmek istiyorum demis. Seyh de:
    - Olur, ama 3 hafta karinla yatmayacaksin. demis. Neyse aradan üç hafta gecmis ve temel seyhin önüne tekrar gelmis. Seyh sormus:
    - Temel tamam mi ? Sabredebildin mi ? Temel:
    - Valla, ilk hafta hiç problem yoktu. Ikinci hafta sabrim cok zorlandi. Ama dayandim. Ücüncü hafta bir gün Migros'a gitmistik. Benim kari üst raflardan bir iki paket almaya çalisiyordu. Hatunun bacaklari gözükünce içim gitti. Daha sonra paketler yere düstü. Benim kari da paketleri almak için egilince dayanamadim daldim demis. Seyh de:
    - Aaaa olmadi. Simdi biz seni tarikata alamayiz. deyince, Temel:
    - Bosver tarikati bizi artik Migros'a bile almiyolar.

    Üç dil
    Temel ile Dursun Sultanahmette gezinirken bir turist gelip kendilerine bir adres sorar.
    Turist ingilizce,almanca,fransizca sorar fakat bizim lazlar anlamaz...
    -Ula dursun bir yabanci dil ögrenemedik gitti, der Temel,
    Dursun: -Ula neye yarayacakki bak adam üç dil biliyor yine derdini anlatamiyo

    Tedavi Niyetine
    Temel hastalanmis, doktora gitmis. Doktor Temel'i muayne ettikten sonra yeni dogum yapmis bir kadinin memesinden süt emerse hastaliginin iyi olacagini söylemis. Temel kara kara düsünerek doktorun yanindan çikmis.
    Nerden bulacagini kimden isteyecegini düsünürken aklina arkadasi Dursun'un karisi Fadime gelmis. "O yeni dogum yapmisti, rica ederim" demis ve kapiya dayanmis. Kapiyi Fadime açmis, Temel "Dursun evde mi?" diye sormus Fadimeye. Evde yok yanitini alinca Temel utana sikila derdini açmis. Fadime de "N'olacak ula alti üstü bir kaç damla süt, hem sevaptir gir içeri demis" Fadime memesini açmis Temel'in agzina vermis. Temel memeyi emmeye baslamis. Temel emdikçe Fadime tahrik olmus. Dayanamaz duruma gelmis. Temel'e "Ula Temel baska birsey de ister misin?" diye sormus. Temel Ayip olmaz mi?" diye yanitlamis. Fadime ihtirasli bir sekilde "Niye ayip olsun?" diye cevap vermis.
    Temel -"Iyi öyleyse, bir iki tane de bisküvit ver bari, içim ezildi".

    Dedigi dedik
    Temel ile Cemal tuttuklari baligin disi mi erkek mi oldugu konusunda iddialasmis. Temel çözüm önermis.
    - Yüzbasiya soralim.
    - O ne pilir ki?
    - Ama dedigu dediktur.

    Temelin Sirri
    Taka kaptani Temel Reis yillardir her sabah kasasini açar ve çikardigi bir kagit parçasina dalgin dalgin bakarmis. Sora onu dikkatle kasaya koyar ve kimseye emanet etmedigi anahtariyla dikkatle kilitlermis. Tayfa merak içindeymis, define haritasi falan zannediyorlarmis. Bir gün Temel Reis ölmüs. Anahtari koynundan alip sararmis kagidi çikarmislar.
    Söyle yaziyormus: 'Sancak sag, iskele sol.'

    Istikamet
    Temel trene binmis, Kontrol gelmis, biletinin Istanbul'a oldugunu, trenin Ankara'ya gittigini söylemis. Temel kendinden emin,
    - Peçi maçinist yanlis istikamete cittigini piliy mi, demis.

    Teknoloji
    Temel Eskisehir'den Ankara'ya gidecek bir trene binmis. Karsisindakine nereye gittigini sormus, Istanbul'a gittigini ögrenince,
    - Teçnoloji ne çadar celisti, pen purada oturayrum Ançara'ya, sen çarsumda oturaysun Istanbul'a cideysun.

    N'oldi?
    Temel ölmüs. Mezar tasinda sunlar yaziliymis:
    'Ölecegim dedum dedum Inanmadunuz.
    N'oldi?'

    Siyah ve Beyaz
    Temel ile Idris bir gün 2 tane at almislar. Ancak bir tane ahirlari varmis iki ati da ayni ahira koymuslar. Temel demis ki: - yaw Idrus, biz ha punlari karistiriruk. Pen penumkinin yelesini kesayum daa - Ha çan temamdur, diyor Idris. Aradan bir iki gün geçiyor. Bir de bakiyorlar iki atinda yeleleri kesik. Temel hemen olaya el koyup, - Ulu usagum baksana daa. Ikusinin de yeleleri kesuktur. Pen penumkinin kuyrugunu kesayum, haçan sen kesmeyesun. Temel kendi atinin kuyrugunu kesiyor. Bir iki gün sonra yine bakiyorlar iki atinda kuyruklari kesik. Temel de Idris de hayvanlarin bir taraflarini kesmekten bikiyorlar sonunda Temel bir çözüm söylüyor: - Usagum Idrus cel piz söle yapalum. Siyah olani sen al beyazi ben.

    "U" harfinin sakincasi
    Karadenizli vapur acentasina gitti: 'Biz vapuru kaçirduk, baska vapur bulur misunuz?' dedi. 'Kaç kisisiniz?', 'Yediyuz.'. Acenta yetkilisi bu kadar müsteriyi kaçirmamak için hemen yeni bir vapur istedi. Vapur geldiginde Karadenizli ve arkadaslari rihtimda toplanmislardi. Ama nedense fazla kalabalik degillerdi. Görevli sordu: 'Hani yedi yüz kisiydiniz?'. 'Dogridur, iste pir, içi, uç, dort,pes, alti, yedi. Toplam yediyuz daa..' dedi Karadenizli. Kafasi atti acenta yetkilisinin. Karadenizliyi bir güzel dövdü ve: 'Eger, bir daha (i) yerine (u) dersen, canina okurum...' dedi. Ayni Karadenizli birkaç gün sonra bir bakkala gitti. 'Bana bir mim verin...' dedi. Bakkal anlayamadi, birkaç kez tekrar ettirdi, sonra eliyle göstermesini istedi. Karadenizlinin isaretine bakinca: 'Yooo, o mim degil mumdur.' dedi. 'Olsun, mim demek, dayak yemekten iyidir.' dedi Karadenizli.

    Kulak
    Bizim marangoz Temel, ahsap bir binanin restorasyonunda çalismaktadir. Elinde testere ile ikinci katin iskelesinde çalisirken görünmez bir kaza meydana gelir ve testereyi kaydirarak bir anda yanlislikla kulagini keser. Kulak da asagiya düser. Kulagini görmek ümidiyle asagiya bakar ve orada çalisan isçilere seslenir: 'Hey beyler asagilarda bir kulak gördünüz mü?' Saskin isçiler söyle bir etraflarina bakarlar ve kanlar içinde bir kulak bulup bizim Temel'e gösterirler: 'Bu mu?' Temel asagi dogru egilip gözlerini kisar: 'Yok yav, benimkinin arkasinda kalem olacakti'.

    Manali Bakis
    Temel otobüse binmis. Sormuslar,
    - Ne yaptin, pilet aldin mi?
    - Piletci sankim pilet almamusum gibi paga manali manali paktu.
    - Peki sen ne yaptin?
    - Pen de sankim pilet almisum gibi ona manali manali paktum.

    Parlak Fikir
    Trabzonlu imamlar ile Rizeli imamlar her hafta hali saha maçi yaparlar. Nedense her defasinda Rizeli imamlar kazanir. Trabzonlu imam temel arkadaslarina
    -Usaklar, haçan bu maçlar boyle citmiyi... Dursun
    -Haçan napalim da der
    -Aklima parlak bir fiçir celdu da...
    -eee
    -Haçan bizim Tirabzonsiporlu hami'ye ciydurelim cüppeyi sarugu bu bizim merkez caminin imami diye yutturalum da
    Temelin bu parlak fikri herkesce kabul edilir. Hami alinir ve deplasmana gidilir... Dönüste sorarlar...
    -Haçan ne oldi maç da? Temel:
    -Yenildük... içi-bir (2-1)
    -Haçan cine mi? peçi golleri çim attu?
    - Bizimçini Hami hoca attu, onlarinçini Del piyero hoca ile Roberto karlos hoca

    Vurduk oni
    - Babam öldü, demis Temel.
    Ilyas sormus:
    - Neden öldü?
    - Apartmanin sekizinci katinin balkonundan düstü.
    - Eyvah parçalandi mi?
    - Yok, giristeki bakkalin tentesine düsünce oradan havalanip karsi apartmana yöneldi.
    - Apartmana mi çarpti, nasil oldu?
    - Yok, karsi apartmanin balkonunda çamasirlar asili idi.
    Çamasir ipine vurup fabrikanin bahçesine düstü.
    - Orada mi öldü?
    - Yok, fabrika çelik yay fabrikasi, bahçedeki yaylarin üzerine düsüp havalandi yeniden...
    - Peki sonra?
    - Sonrasi ne? Baktik ki yere inmiyor, biz de vurduk oni.

    Verimli
    Bizim Temelin köyüne bir gün ziraat mühendisleri gelmis bütün köylünün tarlalarinda arastirma yapip tarlalarin verimini ölçüyorlarmis.Sira Temel'in tarlasina gelmis. Arastirmayi yapan mühendisler Temel'e:
    -Temel senin tarlan çok verimli bu tarlaya 1 verirsin 5 alirsin' demisler. Temel baslamis üzülmeye mühendisler:
    -Temel bunun nesi kötü? deyince: Temel:
    Neresi iyidir? Ben gecen sene buraya kaynanami gömmüstüm der.ama geri ödeyecek döt yoktur."

    Kredi
    Paraya sikisan temel, kredi almak için bankaya gider. Banka müdürü kredi verebilecegini ama bunun için bir saglik raporu getirmesi gerektigini söyler:
    Temel bir anlam veremesede solugu bir hastanede alir. Muayene bittikten sonra doktor; raporu müdüre gönderecegini ve Temel'e de ertesi gün bankaya gitmesini tembihler. Temel ertesi gün büyük bir merak ve heyecanla müdürün karsisina dikilir ama sonuç olumsuzdur. Saglikli oldugunu düsünen Temel sinirli bir sekil de raporu görmek istedigini söyler ve okuyunca sok olur.. Teshis kisa ve nettir;
    "Bahse konu kiside Kredi alacak göz var ama geri ödeyecek döt yoktur."

    Fidye
    Dursun fena halde sikintiya düsmüstü.. Bir çocuk kaçirip fidye istemeye karar verdi. Dogru, Yildiz Parki'na gitti.. Orada kendi kendine oynayan bir çocukla ahbap oldu.. Trilyoner Temel'in oglu oldugunu ögrenince, planini yapti.. Çocugu hemen bir kalin çinar agacinin arkasina çekti.. Cebinden çikardigi kagida fidye notunu yazdi:
    "Temel Bey, Oglunu kaçirdim. Yarin sabah yedide, Yildiz parkindaki büyük çinar agacinin içindeki kavuga, sari bir çanta içinde 10 bin dolar birak..Dursun!."
    Notu çocugun iç cebine itina ile yerlestirdi ve "Simdi dogru eve git, baban bu notu okusun" dedi..
    Ertesi sabah yedi buçukta parka gittiginde, çinarin kovugunda sari bir çanta içinde 10 bin dolari buldu. Yaninda bir de not vardi:
    "Iste paran. Ama gene de bir Karadenizli'nin kendi hemserisine bunu yapabilecegine inanamiyorum. Temel..."

    Oruç
    Dursun Temel'e sormus
    - Usagum oruçlu oruçlu kaç hamsi yiyepilursun?
    Temal - 100 tane demis.
    Dursun - Hadi oradan yesen yesen 1 tane yersin geriye kalan 99 hamsiyi oruçsuz yersin demis. Bu espri Temel'in çok hosuna gitmis. Yolda Cemal'i görmüs ve hemen sormus
    - Usagum oruçlu oruçlu kaç hamsi yiyepilursun ?
    Cemal - 50 demis.
    -Ha usagum 100 deseydun sana müthis bir espiri yapacaktum demis.

    Süper
    Temel arabayla giderken bakmis benzini bitiyor. Hemen en yakin benzinciye girmis, pompanin yaninda durmus, arabadan inip benzin deposunu açmis, baslamis isemeye. Temel'in isedigini g ören pompaci
    "-Ya sen ne yapiyorsun, bu yaptigin normal mi?".
    Temel "yooo Süper."

    Piyano
    Temel Laz oldugu için kendinden nefret ediyormus. Amerikaya gitmis ve birçok ameliyattan sonra burnunu düzelttirmis, iyi sekilde Ingilizce ögrenmis ve meshur bir piyanist olmus. Birgün büyük bir topluluga konser verdikten sonra seyircileri selamlarken ön taraftan bir ses duymus:
    -Helal sana hemserum, çok iyi çalayusun da!
    Temel: - Benim Laz oldugumu nereden anladin yahu. Halbuki Lazlara benzememek için bir sürü ameliyat oldum.
    - Nasil anlamayayim, demis adam. Bütün piyanistler otururken sandalyeyi kendilerine çekerler, sen ise sandalyeye oturup piyanoyu kendine çekeyusun.

    Akvaryum
    Temel bir gün bir hayvanat bahçesine gitmis. Akvaryumlarin yaninda birini görmüs. Adam elini akvaryumun neresine götürse balik da takip ediyormus. Temel sormus:
    - Ula bu nasi oliyi?
    Adam: - Her zaman daha zeki olan yaratiklar kendinden daha az zeki olanlari yönetebilirler demis.
    Adam oradan uzaklasmis. Bir kaç dakika sonra geldiginde bir de ne görsün? Temel kafasini akvaryuma sokmus agzini baliklar gibi bir açip bir kapatiyor.

    Eczane
    Temel eczacilik fakültesini bitirmis. Fakat eczane açacak parasi yok, Girmis bir eczaneye:
    - Beyefendi sizde sogan var mi?
    Adam Temel'i basindan savmis.Temel bu durur mu? Hergün yeni saçma soru larla geliyormus. Birgün eczaci Temel'e:
    -Kardesim senin derdin ne? -Burayi bana sat.
    Eczaci kurtulmak icin eczaneyi satmis,birkaç gun sonra Eczaneyi satan a dam içeri girmis,Temel'e:
    -Siz de sogan varmi? demis...
    Temel adama 'biz de sogan var ama senin reçeten var mi?'demis...

    Çay
    Temel uzun yoldan gelir ve yol boyunca da esini hayal eder durur. Ama eve geldiginde çok yorgundur ve bu yüzden performansi ile ilgili tereddütleri vardir... Ya yorgunluktan birsey olmazsa, ya yapamazsam rezil olurum diye düsünür. Sonunda ne yapacagina karar verir ve fadimeye seslenir...
    - Fadime suyu ocaga koy! Olmazsa çay demleruz!

    Tahlil
    Temel hastaneye gitmektedir. Giriste birinin agladigini görür.
    Yaklasir ve sorar: "Hayrola hemserim! Neden agliyorsun?".
    Adam: "Kan tahlili yaptirmaya geldim. Parmagimi kestiler." der.
    Bu sefer Temel daha siddetli bir sekilde aglamaya baslar. Bu sefer susan adam Temel'e sorar:
    "Hayirdir hemserim. Sen niye aglamaya basladin?".
    Temel: " Ben..." der, "Idrar tahlili yaptirmaya geldim..."

    Avci Temel
    Dört kisilik avci grubu, tecrübeli avci Temel'in önderliginde ormanda ilerlemektedirler. Karsilarina küçük bir delik çikar. Temel yatin yere tavsan deligi! Bütün avcilar yere yatarlar. Gerçekten bir müddet sonra delikten tavsan çikar. Avcilar hemen Vururlar.
    Tekrara yürümeye baslarlar. Bir süre sonra büyük bir delik çikar karsilarina. Temel: "Yatin yere, tilki deligi!" Yatarlar. Biraz sonra tilki çikar onu da vururlar. Tekrar düserler.
    Bu defa daha büyük bir delik çikar. Temel:" Yatin yere ayi ini", Yere yatarlar ve çikan ayiyi vururlar. Iyice keyiflenen avcilar yürümeye devam ederler. Kisa bir zaman sonra kocaman bir deligin basinda dururlar. Acemiler hep birden Temel'e bakaralar. Temel:"Usaklar ne çikacagunu bilmeyrum. Ama yatin ne çikarsa bahtumuza!" Ertesi gün gazetelerde:
    Dört avci tren altinda can verdi...

    Refleks
    Temel Istanbul'a gelmis ve Istanbullu bir kizla flört etmeye baslamis. Beraber yolda yürürlerken kiz dalginlikla bir muz kabuguna basmis. Sendelemis, fakat tam düsecegi sirada tekrar dengesini saglayip son anda yere düsmekten kurtulmus. Ve Temele demis ki:
    - Nasil refleksim iyi mi?
    Sendeledigi sirada kizin iç çamasiri olmadigini da gören Temel cevap vermis :
    - Uyy siz ona refleks mi diyisiniz ?

    Alkol Kontrolü
    Trafik memurlari bir gün, trafik kontrolü yapiyorlarmis. Karsidan gelen Temel ile Fadime’yi gören komiser hemen arabayi durdurmus. Ikisini de emniyetkemeri takilmis görünce,
    - Ya beyefendi bu gün yaptigimiz kontrolde tek emniyet kemerini takan çift sizsiniz, bu yüzden size 500 milyon ödül veriyoruz der. "Ama merak ettik bu parayla ne yapacaksiniz. Temel sevinçle
    - "Ne yapacagim hemen gidip kendime bir ehliyet alacagum der. Komiser saskin saskin
    - "Ne ehliyetiniz yok mu der, Fadime olayi toparlamak için, kusura bakmayin memur bey temel içince ne dedigini bilmez” der. Komiser daha da saskinlikla
    - "Ne bir de içkili misiniz diye haykirir. Arkadan yasli adam öne atilir ve
    - "Ben demis idum çalinti arabayla yola çikmayalum basumuza bi is gelir diye. Komiser neye ugradigini sasirmisken, bagajdan atlayan Idruste kosa kosa gelerek
    - "Ne oldi geçtuk mi siniri"der.

    Pijama
    Temel Dursun'a misafirlige gitmis. Fakat bi zaman sonra bardaktan bosanircasina yagmur yagmaya baslamis. Dursun
    - "Temel bu aksam gitme, çok yagmur yagiyor. Burda kal yarin gidersin.Yoksa çok islanirsin" demis. Temel kabul etmis. Bir ara Temel ortaliktan kaybolmus. Sonra kapi çalmis. Kapiyi açan Dursun Temel'i sirilsiklam karsisinda görünce saskin bi halde sormus:
    - Ula Temel bu ne hal? Temel de
    - "Haçan pijamalarimi almaga cittum" demis.

    Papagan
    Fadimeyle Temel bulusmaya gitmisler. Fadimenin elinde birde papagani varmis. Temel sormus:
    - Hangi dili konusagi bu kus?
    Fadime:- ze inglis. lafganse. a capan
    Temel:- Lazca bilmiyor mu?
    Fadime: -Bilmiyor


    :D:D:D:D:D:D:D:DD::DD::DD:D:D:D:D
     
  2. PolgaraWahrenheit

    PolgaraWahrenheit Aileden rank8

    Kayıt:
    12 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    8.320
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Üni
    Tonla fıkra alıntı yapmışsın da keşke 1-2 tanesini okusaydın :rolleyes1:
     
  3. XER0

    XER0   rank8

    Kayıt:
    19 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    10.644
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    36
    Meslek:
    Öğrenci
    En azından başlıklarını renklendirseydin :coffee:
     
  4. mertcangs

    mertcangs Old School olduser rank8

    Kayıt:
    4 Mart 2008
    Mesajlar:
    2.527
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    36
    Meslek:
    Öğrenci
    Güle Güle
    Adam bakmis, küçük oglu Hz. Isa'nin resmi önünde dua ediyor.
    -Tanrimin anneme, babama, büyük babama uzun ömür ver.Güle güle anneanne...
    Bir anlam verememis bu duaya...Ancak ertesi gün aci haber gelmis.Anneanne sizlere ömür...
    Ertesi hafta adam bakmis çocuk yine duada :
    -Tanrim anneme babama uzun ömür ver. Gülegüle büyük baba...
    Ertesi gün büyük baba mefta...
    Bir hafta sonra adam bakmis küçük çocuk yine duada :
    -Tanrim anneme uzun ömür ver. Güle güle baba...
    Adam ertesi sabah bir hastaneye gitmip yatmis.Tetkikler, tahliller, kalp elektrosu, röntgen çekimleri...Sapasaglam.
    Bakmis karisi iki gözü iki çesme agliyor. -Ne oldu hanim.
    -Bizim postaci, demis hanim. Ne iyi adamdi. Bugün haber aldim. Ölmüs!!!!

    bu dikkatimi çekti büyükbaba öldüyse ve babası postacıysa ölen postacının babası olmazmıydı :?