1. Reklam


    1. joysro
      ledas
      jungler
      keasro
      zeus
      karantina

ÖSYM Başkanı hakkında şok iddialar!


  1. TurKKillS

    TurKKillS Buralıyım rank8

    Kayıt:
    14 Mart 2007
    Mesajlar:
    4.662
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Çevre Mühendisliği.
    Şehir:
    geriden...
    ÖSYM Başkanı Ali Demir'in Alman Peter Latzke'nin kaleme aldığı makaleleri 1990'da Teknik ve Tekstil adlı dergide dokuz bölümlük dizi halinde kendi yazmış gibi gösterdiğini ortaya çıkaran TV8, yeni bir iddia daha ortaya attı.

    [​IMG]

    TV8’e göre, Demir’in profesörlük dosyasındaki 40 eserden 34’ü doktora çalışmasından kes-yapıştır yöntemiyle birbirinin aynısı olarak hazırlandı. Demir’in profesörlüğü için 5 akademisyenden 4’ünün olumsuz görüş bildirdiği belirtilen haberde, eserlerini değerlendiren bir raportörün, “Bırakın profesörlüğü teknisyen bile olamaz” notu düştüğü öne sürüldü.

    Tv8'de yayımlanan haber şöyle:

    Aralık 1994… İTÜ Makine Fakültesi Tekstil Mühendisliği Bölümü Tekstil Bilimleri Ana Bilim Dalı’na profesör alınacaktır. İlan verilir. Doç. Dr. Ali Demir profesörlüğe yükseltilerek ilan edilen kadroya atanmak için başvurur.

    İTÜ Rektörlüğü 28 Aralık 1994′te ikisi üniversite dışından beş akademisyene ekinde Doç. Dr. Ali Demir’in özgeçmişinin ve akademik çalışmalarının bulunduğu bir yazı gönderir. Akademisyenlerden Demir’in profesörlüğe yükseltilmesinin uygun olup olmadığı konusunda görüş istenir.

    Beş akademisyenden sadece biri olumlu görüş bildirir. Buna rağmen Üniversite yönetimi Doç. Dr. Ali Demir’in profesörlüğe yükseltir ve boş bulunan kadroya atamasını yapar.


    Ali Demir’in akademik yolculuğu çok hızlı. Fakülteyi bitirdikten 12 yıl sonra profesör olur. Demir’in profesörlüğe atanmak için hazırladığı dosyada 40 yayın var. Peki Demir kendisine parlak bir kariyer sağlayan akademik çalışmalarını neden gizliyor ?

    tv8′in günlerdir aradığı yanıt Demir’in yayınlarını inceleyen akademisyenlerin raporlarında gizli.

    Ali Demir Makine Mühendisi, Yüksek lisans çalışması ve Londra’da Loughborough Üniversitesi’nden aldığı doktorası makine mühendisliği üzerine, Doktor titrini Aralık 1987′de alıyor. Tezi bir tekstil makinesinin parçası üzerine. Demir’in o tarihe kadar akademik hayatında tekstille tek ilgisi bu.


    Jet hızıyla doçent

    Yani o tarihe kadar tekstil konusunda hiçbir teorik bilgisi yok. Nisan 1988′de, yani doktorasını aldıktan dört ay sonra doçentlik için başvuruyor. Başka örneği var mı bilinmez. Ama Demir, o tarihe kadarki eğitimi ve akademik geçmişiyle hiçbir ilgisi olmayan Tekstil Teknolojisi Ana Bilim Dalı’nda doçent unvanını alıyor.

    İddiaya göre Demir’in bu hızlı ilerleyişinde itici güç akademik çalışmalarından çok o tarihte milletvekili olan ağabeyi Kadir Demir’dir.

    Demir, doçentliğini Tekstil Teknolojisi Ana Bilim Dalı’nda alır. Ancak İTÜ’de Tekstil Bilimleri Ana Bilim Dalı’na atanır. Doçent olarak atandığı bölümde ana bilim dalıyla ilgili hiçbir ders vermez, veremez. Çünkü o konu üzerine çalışması yoktur. Tabi tamamen yabancısı olduğu alanda yeni bir akademik çalışma da yapamaz.


    Kendi doktorasını da kopyalamış

    Ali Demir’in akademik yolculuğunu takibe devam edelim… Demir’in, profesörlüğe yükseltilmesi için hazırladığı başvuru dosyasının ekinde 40 yayın var. 40 eserden 34′ü doktora çalışmasından kes-yapıştır yöntemiyle alınmış. Bu gerçek Demir’in çalışmalarını inceleyen akademisyenlerin raporlarına dramatik bir şekilde yansıyor.

    “Yayınların içeriği incelendiğinde Doç. Dr. Ali Demir’in doktorasından sonra temel bilgi edinme gayreti içinde bulunmadığı anlaşılmaktadır. Çünkü yayınlarının teker teker değerlendirildiği paragraflar dikkatle okunduğunda sürekli olarak kendi kendini tekrarladığı hemen görülür. 10 bölümlük doktorasını yaklaşık 34 yayın haline getirmiştir.”


    Rapora bakılırsa Ali Demir bazen paragrafları, bazen doktora çalışmasının bir bölümünü aynen alıp yeni yayın gibi sunuyor. Bazen de sadece başlık ve numarayı değiştiriyor. Demir’in profesörlüğe yükseltilmesi için sunduğu dosyadaki 23. yayın için “20. yayın ile aynıdır. Sadece başlık numarası değiştirilmiş ve aynen tekrarlanmıştır” deniyor.

    İlk bakışta ilginç gibi… Ama tv8 Haber Merkezi için şaşırtıcı değil. tv8, Ali Demir’in Peter Latzke’nin makalesini olduğu gibi çevirip kendi yazısıymış gibi sunduğunu ortaya çıkarmıştı. Bölüm Başkanı’nın ders notları da Demir’in yayınları arasına girmiş. Ali Demir’in dosyada 37. yayın olarak sunduğu “Dokuma Makineleri Ders Notları” adlı çalışmasının değerlendirmesiyle devam edelim.

    “Emekli Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Köseoğlu tarafından öteden beri verile gelmiş olan bu dersin notlarının Doç. Dr. Ali Demir tarafından yazıya geçirilip fotokopi usulüyle çoğaltılmasından meydana gelmiştir. Ancak mekik fırlatma mekanizmasının mekaniği anlatılırken yazılan denge denklemi ve buna dayanılarak verilen çözüm yanlıştır. Bu hata ders notlarının hazırlanılmasında yararlanılan ve Talavesek isimli bir Çek tarafından yazılan kitapta aynen vardır.

    Raportör günler süren çalışmanın sonunda raporunun sonuç bölümüne şu tarihi kaydı düşmüş”


    “Teknisyen bile olamaz”

    “Doç. Dr. Ali Demir’in talip olduğu Tekstil Bilimleri Ana Bilim Dalı’nın gerektirdiği ve bu alanda teknisyen seviyesinde çalışanların dahi bilmesi gereken temel bilgileri edinmediği, yayınlarının incelenmesinden ve bilhassa 40. yayınından anlaşılmaktadır. Dolayısıyla bu kadro ile ilgili profesörlüğe yükseltilmesi ve tayini hiç uygun değildir.”

    Rapor bir anlamda akademinin çığlığı… Yazarı yalnız değil… İşte bir başka akademisyenin raporu:

    “Eğer uyarılarımız bu sefer de göz önüne alınmazsa, üç yıl içersinde aynı çalışmalarla Makine Mühendisliği Bölümü’nde ‘Doktora’, Tekstil Teknolojisi Ana Bilim Dalı’nda ‘Doçent’ unvanlarını alma rekorlarının sahibi bulunan Makine Yüksek Mühendisi Ali Demir, bu rekorunu bu sefer 6 yıl içerisinde aynı ve benzer çalışmalarıyla Makine Mühendisliği Bölümü’nde doktora, Tekstil Teknolojisi Ana Bilim Dalı’nda doçent, Tekstil Bilimleri Ana Bilim Dalı’nda profesör olma rekoruyla egale edecektir.”

    Tam da öyle oluyor. Ali Demir’in profesörlüğe yükseltilmesi talebi için beş akademisyenden sadece biri olumlu görüş bildiriyor. Üniversite yönetimi o bir kişiyi dikkate alarak Demir’i profesörlüğe yükseltiyor. Her şey mevzuata uygun. Etik olmadığı kesin. Belli ki sonuç Ali Demir’in de içine sinmiyor. Bu nedenle olsa gerek kendisini 12 yılda profesörlüğe taşıyan yayınlarına karartma uyguluyor.


    (Tv8)