1. Reklam


    1. joysro
      ledas
      jungler
      keasro
      zeus
      karantina

Nazım Hikmet-Güneşi içenlerin türküsü


  1. Reformist

    Reformist Tanınıyorum rank8

    Kayıt:
    21 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    354
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    öğrenci
    Bu bir türkü:-
    toprak çanaklarda
    güneşi içenlerin türküsü!
    Bu bir örgü:-
    alev bir saç örgüsü!
    kıvranıyor;
    kanlı; kızıl bir meş'ale gibi yanıyor
    esmer alınlarında
    bakır ayakları çıplak kahramanların!
    Ben de gördüm o kahramanları,
    ben de sardım o örgüyü,
    ben de onlarla
    güneşe giden
    köprüden
    geçtim!
    Ben de içtim toprak çanaklarda güneşi.
    Ben de söyledim o türküyü!

    Yüreğimiz topraktan aldı hızını;
    altın yeleli aslanların ağzını
    yırtarak
    gerindik!
    Sıçradık;
    şimşekli rüzgâra bindik!.
    Kayalardan
    kayalarla kopan kartallar
    çırpıyor ışıkta yaldızlanan kanatlarını.
    Alev bilekli süvariler kamçılıyor
    şaha kalkan atlarını!

    Akın var
    güneşe akın!
    Güneşi zaptedeceğiz
    güneşin zaptı yakın!

    Düşmesin bizimle yola:
    evinde ağlayanların
    göz yaşlarını
    boynunda ağır bir
    zincir
    gibi taşıyanlar!
    Bıraksın peşimizi
    kendi yüreğinin kabuğunda yaşayanlar!

    İşte:
    şu güneşten
    düşen
    ateşte
    milyonlarla kırmızı yürek yanıyor!

    Sen de çıkar
    göğsünün kafesinden yüreğini;
    şu güneşten
    düşen
    ateşe fırlat;
    yüreğini yüreklerimizin yanına at!

    Akın var
    güneşe akın!
    Güneşi zaptedeceğiz
    güneşin zaptı yakın!

    Biz topraktan, ateşten, sudan, demirden doğduk!
    Güneşi emziriyor çocuklarımıza karımız,
    toprak kokuyor bakır sakallarımız!
    Neş'emiz sıcak!
    kan kadar sıcak,
    delikanlıların rüyalarında yanan
    " o an"
    kadar sıcak!
    Merdivenlerimizin çengelini yıldızlara asarak,
    ölülerimizin başlarına basarak
    yükseliyoruz
    güneşe doğru!

    Ölenler
    döğüşerek öldüler;
    güneşe gömüldüler.
    Vaktimiz yok onların matemini tutmaya!

    Akın var
    güneşe akın!
    Güneşi zaaaptedeceğiz
    güneşin zaptı yakın!

    Üzümleri kan damlalı kırmızı bağlar tütüyor!
    Kalın tuğla bacalar
    kıvranarak
    ötüyor!
    Haykırdı en önde giden,
    emreden!
    Bu ses!
    Bu sesin kuvveti,
    bu kuvvet
    yaralı aç kurtların gözlerine perde
    vuran,
    onları oldukları yerde
    durduran
    kuvvet!
    Emret ki ölelim
    emret!
    Güneşi içiyoruz sesinde!
    Coşuyoruz,
    coşuyor!..
    Yangınlı ufukların dumanlı perdesinde
    mızrakları göğü yırtan atlılar koşuyor!

    Akın var
    güneşe akın!
    Güneşi zaaaaptedeceğiz
    güneşin zaptı yakın!


    Toprak bakır
    gök bakır.
    Haykır güneşi içenlerin türküsünü,
    Hay-kır
    Haykıralım! HAYKIRALIM!!!

    Akın var Güneşe AKIN!
    Güneşi Zaptedeceğiz,Güneşin zaptı YAKIN!!!!
     
  2. Baha i

    Baha i Bilgiliyim rank8

    Kayıt:
    31 Ocak 2008
    Mesajlar:
    1.160
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    ...
    Şehir:
    Africa
    Mükemmel bir şiir Paylaşım için teşşekürler.
     
  3. Reformist

    Reformist Tanınıyorum rank8

    Kayıt:
    21 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    354
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    öğrenci
    ne demek her zaman :D
     
  4. EliteTurk

    EliteTurk Aileden rank8

    Kayıt:
    26 Ekim 2008
    Mesajlar:
    9.713
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Turist Rehberi
    Şehir:
    Antalya Beach
    vay vay vay içindeki devrimci kanı durmicak sanırım :D Cosmos un üstüne yemin ederimki tüylerim diken diken oldu güzel paylaşım çok teşekkürler :wink1:
     
  5. Reformist

    Reformist Tanınıyorum rank8

    Kayıt:
    21 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    354
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    öğrenci
    :D devrimci ateşimiz bir orman yangınına benzer.Bilgili veya bilgisiz her ağaç bu ormanda tutuşur.Ama Bir gün gelir ki söndürelemez olur.İçimizdeki devrimci duygular bu ateşi besler ve körükler.Etrafımızdaki düzenbazlıklar,hilekarlıklar ve ezilmişlikler bir ateşe atılmış benzin gibidir.

    Oysa ki ampülün ışığı bir şeye bağlıdır.( hani o geçenlerde yabancılara satttıkları barajlardan,tedaşdan bahsediyorum).Bir elektrik kesintisinde fossss :(