1. Reklam


    1. joysro
      ledas
      jungler
      keasro
      zeus
      karantina

Köyün hesabı kabarık çıktı!


  1. Lampard_08

    Lampard_08 Bilgiliyim rank8

    Kayıt:
    4 Mart 2009
    Mesajlar:
    1.233
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    >>> ÖSS <<< ZEDEEEE :@:@
    44 kişinin katledildiği olayda rant iddiaları ağırlık kazanıyor...

    [​IMG]

    Öldürülenlerin çeşitli illerdeki banka hesaplarında yaklaşık 13 milyon TL bulunuyor Bu paranın 3 milyon TL’si eski muhtar Cemil Çelebi’ye ait.

    Sabah'ın haberine göre; ailenin Mardin’de üç minibüs, İstanbul’da da sarı taksi hattı bulunduğu ortaya çıktı
    Mardin'in Bilge köyünde meydana gelen katliamın sebebi konusunda her kafadan farklı bir ses çıkarken, SABAH'ın ulaştığı savcılık tutanakları ve tanık anlatımları, olayın gerçek sebebinin petrol rantı paylaşımı, namus meselesi ve koruculuktan kaynaklı hakimiyet mücadelesi olduğunu ortaya koydu. Öldürülen Çelebi ailesinin banka hesaplarında 13 milyon TL para bulunduğu da ortaya çıktı. Tutuklu şüpheli Mehmet Sait Çelebi ile Mazlum-Der Diyarbakır Şubesi'nden bir grup avukatın 6 Mayıs'ta Mardin Cezaevi'nde yaptıkları görüşmede, Çelebi, köyde boru hatlarına vana takıldığını ve petrol çalındığını anlattı. İmza altına alınan görüşmede Sait Çelebi şunları anlattı: "Osman Çelebi ve Cemil Çelebi'nin aralarında ham petrol bizim köyden geçiyor. Geçen borulardan vana açmışlardı. Osman Çelebi köy korucusuydu. Bölgemizde 4 tane boruya vana taktılar. Cemil Çelebi (eski muhtar) hepsini yedi, Osman'a vermedi. Osman da onun yüzünden köy koruculuğunu bıraktı. Osman Çelebi, Cemil Çelebi'yi muhtarlıktan attı zorla, tehdit ederek." Mazlum-Der Diyarbakır Şubesi ve kısa adı TÖRKAD olan Töre Cinayetlerini Önleme ve Kadın Potansiyelini Değerlendirme Derneği de, katliamda kaçak petrol konusuna dikkat çektiler. Mazlum-Der'in yazdığı raporda şu ifade var: "1994 yılında, 4 Mayıs 2009 tarihinde öldürülen şahıslarla aynı aileden olan 6 kişinin bir çatışma sonucu öldürüldüğü anlaşılmıştır. O dönemde bu olayın PKK tarafından yapıldığı belirtilerek olay örtbas edilmiştir. Hemen sonrasında köye koruculuk sistemi getirilmiştir."

    HESAPLARINDA 13 MİLYON TL

    Köyde öldürülen Çelebi ailesinin fertlerinin Mardin, İstanbul ve Ankara'da bulunan hesaplarındaki yaklaşık 13 milyon TL civarındaki parayla ilgili herhangi bir işlem yapılmadı. Paranın 3 milyon TL'sinin öldürülen eski muhtar Cemil Çelebi'nin olduğu, gerisinin de diğer aile fertlerinin Vakıfbank başta olmak üzere diğer banka hesaplarında bulunduğu ortaya çıktı. Öte yandan öldürülen Abdurahman Çelebi'nin, Mardin merkezde şehir içi ulaşım yapan üç minibüs hattı bulunduğu ve her hattın yaklaşık 500 bin TL değerinin olduğu belirtildi. Bunun dışında Çelebi ailesinin İstanbul'da da değeri 750 bin lira olan sarı dolmuş hattı sahibi olduğu öğrenilirken, ailenin özellikle 1990'lı yılların sonunda zenginleştiği ifade edildi.

    PETROL BORU HATTI RANT KAPISI

    Mardin Cumhuriyet Savcılığı, 44 kişinin öldüğü olayla ilgili tutuklanan Mehmet Sait Çelebi'nin, altı yıl önce BOTAŞ Genel Müdürlüğü aleyhine Mazıdağı'ndaki mahkemede hattın delinip arazisine aktığı ve ağaçlara zarar verdiği iddiasıyla tazminat davası açtığını tespit etti. Çelebi'nin bu davada, 18 bin TL'lik maddi ve manevi tazminat talep ettiği belirlendi. Bölgede BOTAŞ davalarında bilirkişilik yapan ancak adının güvenlik gerekçesiyle açıklanmasını istemeyen bir bilirkişi, "BOTAŞ bu hırsızlık olayları nedeniyle tahmini 700 milyon TL zarara uğradı" dedi. Hırsızlığın en çok Mardin ve Diyarbakır taraflarında yapıldığını savunan bilirkişi, "Ne yazık ki hırsızlık yapılan bölgelerin çoğu ya korucu köyü, ya da asker denetimde" diye konuştu. Aynı bilirkişi şöyle devam etti: "Bir tanker 150 ton petrol alıyor. Tankerin dolumu bir buçuk saat sürüyor. Bu işten net beş bin dolar kazanç elde ediliyor. Günde bir tanker petrol çalınsa, yıllık 1 milyon 875 bin dolar gelir elde ediliyor. Mazıdağı Cumhuriyet Savcılığı Kalemi, bu tür petrol hırsızlığı dava dosyalarıyla dolu."

    CEZAEVİ CEZAEVİ DOLAŞTIRILIYOR

    Katliamı yaptıkları iddia edilen 12 tutuklu şüpheli, güvenlik gerekçeleriyle cezaevi cezaevi dolaştırılıyor. İlk günler Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi'nde kalan zanlılar, daha sonra Diyarbakır Cezaevi'ne nakledilmek istendi, ancak Diyarbakır Cezaevi bunu kabul etmedi. Zanlılar Gaziantep F Tipi Cezaevi'ne nakledildi. Buradan da şüphelilerin cezaevinin güvenliği ve can güvenliklerinden dolayı Adana'ya nakledildikleri, zanlıların avukatlığını yapan ve ilk defa SABAH'a konuşan avukat Aslan Toparlı tarafından ifade edildi.