1. Reklam


    1. joysro
      ledas
      jungler
      keasro
      zeus
      karantina

K.İskender ~ Bir Ayrılığın Anotomisi


  1. Chorus

    Chorus   Admin rank8

    Kayıt:
    6 Şubat 2007
    Mesajlar:
    341.750
    Beğenilen Mesajlar:
    227
    Ödül Puanları:
    63
    Şehir:
    Taksim/IST.
    K.İskender ~ Bir Ayrılığın Anotomisi

    hani şiir aşk sevgi ile girdi ya siteye asker adayı uluçay bende devamını sizlere yön vererek getireyeyim istedim 8)


    Bir Ayrılığın Anotomisi

    dün gece, ağzından ağzıma fışkıran sözcükler
    -bir ihanet nüvesi-
    ve o gize bürünmüş yaşlı masal kahramanları
    ve 'sen sus çocuk' gag'leriyle süslü tiratlar
    ve perde kapandı! artık tiyatrolar hela olacak!

    artık ayrıldık, aşkımız bir rüzgâr gibi geçti!
    aşkımız bir günahtı, ve bir yaz günü bitti!
    unut sana yazdıklarımı ve unut sevişmelerimizi
    memelerini geri al ve geri ver penisimi

    ulan istanbul! bu bana reva mıdır?
    ulan o denli sevmişim, müstahak mıdır?
    siktirip gidiyorum başınızın çaresine bakın
    arabesk dinleyeceğim işte!
    rakı içeceğim
    intihar edeceğim
    kıçınıza kına yakın!


    Küçük İskender




    Ps : bu topic altına mesaj atmak isteyenler K.İskender'den bir şiir yazmak zorundadır aksi taktirde tarafımdan 7 gün uzaklaştırılacaktır.
     
  2. __AEK__

    __AEK__ Öğreniyorum rank8

    Kayıt:
    28 Haziran 2008
    Mesajlar:
    147
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    oKuL SerSerisi
    Bu konuyu görünce araştırdım bu şiiri beğendim koyuyum dedim

    Anahtar Prens

    cam kurtlar var gecenin suyunda
    içilse şehir; yırtılmış taşların
    iade edilmiş melekler örttüğü
    eski, imdat, tahlilsiz hikaye!
    israf edilmiş tayfalarla gelecek
    uzattığım, uzatırken içine
    tıkandığım menekşe! belli
    belirsiz bir yaz ayında
    sözgelimi ekim, sözgelimi kiraz
    kırılacak bir tamburla geçecek
    önerdiğim, önerirken dibine
    çöküverdiğim efsane biraz; sesi yeis
    sesi sabahlara kadar dinlediğim radyo
    sesi oradan oraya oratoryo
    sesi koynuma giren sesi koynundan çıktığım
    sesi el konulmuş şeytan
    sesi el kadar masumiyet
    sesi hür siyah üzerine çalakalem mavi tül
    sesi tül mavi üzerine nakşedilmiş siyah gül
    sesi beni hep döven abim
    sesi beni kovalayan polis
    sesi bıçaklanışım, bıçaklanır
    bıçaklanmaz eriyişim; kabullenilişim;
    ah ben nerdeymişim, ben kimmişim de
    talazlanmış, tozlanmışım! üstümü süpür rüzgar!
    şimdi şikayetim var! çalıntı kalplerle kirlenmişim!
    ağlat beni özgürlüğüm, ağlat! gözyaşlarımla
    yıkanırım, belki öyle başlar kim bilir
    gökyüzünden yeryüzüne doğru
    ölü bir hava kabarcığı gibi yükselişim!

    Küçük İskender
     
  3. Chorus

    Chorus   Admin rank8

    Kayıt:
    6 Şubat 2007
    Mesajlar:
    341.750
    Beğenilen Mesajlar:
    227
    Ödül Puanları:
    63
    Şehir:
    Taksim/IST.
    agh aghh çok tatlı yazıyor bu herif gerçekten.

    özgeçmiş

    küçük İskender mahlasıyla tanınan Derman İskender Över, 28 Mayıs 1964 yılında İstanbul'da dünyaya geldi. Kabataş Erkek Lisesi'ni bitirdikten sonra İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'ne girdi ve beş yıl eğitim gördü. Kendi arzusuyla bıraktığı tıp eğitimini takiben İ.Ü. Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü'ne de üç yıl kadar devam etti. Ağır basan sanat hayatı onu akademik ortamdan kopartarak edebiyat ve sinemaya sürükledi.

    'Marjinal şair' olarak tanınmaya başlaması 1985 yılıdır. Günümüze değin bunca yıllık süreye onlarca şiir ve özgür metin, bir günlük, üç roman, iki özel derleme, bir inceleme, bir antoloji olmak üzere birçok kitap sığdırdı. Kimi Avrupa ülkelerinde çıkan antolojilerde şiirleri basıldı. Kanada'da yayımlanan Descant adlı edebiyat dergisinin Türkiye özel sayısında, ABD'de ise Murat Nemet Nejat'ın 'eda' kavramında yoğunlaştığı Türk şairlerinden çeviri antolojisinde kendine yer buldu. 2000 yılında İtalya'da düzenlenen Avrupalı Genç Şairler Yarışması'nda ( La Giovane Poesia D'europa Nel 1999 ) ilk ona girdi ve bu şairlerle birlikte kitaplaştırıldı. Yine aynı yıl içersinde uzun zamandır sinema dalındaki jürisinde de yer aldığı Orhon Murat Arıburnu Ödülleri'nde 'Bir Çift Siyah Deri Eldiven' adlı şiir kitabıyla birincilik alarak ödüllendirildi. İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Fotoğraf Bölümü master öğrencilerine 'Postmodernizmin Görsel Malzemeye Etkisi' üzerine bir seminer verdi. 2001 yılında Almanya'da, 2002'de de Hollanda'nın çeşitli şehirlerindeki etkinliklerde konuşmacı olarak ve şiir performanslarıyla yeraldı. 2003 yılında Berlin'de düzenlenen İlk Türkiyeli Eşcinseller Kongresi'nde bu konudaki dekleresini okudu. 2004'te Newyork'ta ve Kuzey Carolania'da üniversitelerde konuşma yaptı ve tek kişilik okuma gecelerine konuk oldu. Ayrıca Türkiye'de farklı üniversitelerde ve liselerde panellere, workshop'lara katıldı. Bir dönem seslendirme, senaristlik, radyo programcılığı, şiir matineleri de yapan küçük İskender, içlerinde 'Ağır Roman' ve 'O Şimdi Asker'in de bulunduğu beş filmde de oyuncu olarak rol aldı. Halen Varık, Adam Sanat, Yasak Meyve, Kaçak Yayın adlı dergiler ağırlıklı olmak üzere yazmaya ve kitaplaşmış eserlerini yayımlamaya devam etmektedir.
     
  4. SnowFlake

    SnowFlake Aileden rank8

    Kayıt:
    8 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    7.133
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Ödül Puanları:
    36
    Meslek:
    Şimdilik lise talebesi :)
    Şehir:
    Tüm niyetlerin, bedenleri varmışçasına görülebildi
    Akasyalar
    dışarda.
    kristal bir tekrar olsun istemiş haz tavı.
    şekli buluğ ise itibar uyandırır ölümü.

    şüphesiz.
    kindir tartaklar göğün boşluklarındaki aşkı.
    su göçünün aksindeki ıbne gölü.

    uygundur.
    tınılı parmakuçlarının hazin kül dansı:
    kaynamış zampara gözlerin yorgun düğümü.

    teşhirde.
    ses geçirmeyen görüntülerin toy eşkıyası!
    vücudu örterken inler mi düşgücü...

    sırılsıklam.
    o kopartacak karanlık kanın kabuklarını.
    o kaplayacak insan derisiyle metal üzüntüsünü.

    biliyor yılan
    bir kımıldasa devrilecek akasya ağacının süngüsü.


    Küçük İskender

    ben de bunu beğendim...
     
  5. Chorus

    Chorus   Admin rank8

    Kayıt:
    6 Şubat 2007
    Mesajlar:
    341.750
    Beğenilen Mesajlar:
    227
    Ödül Puanları:
    63
    Şehir:
    Taksim/IST.
    şüphesiz.
    kindir tartaklar göğün boşluklarındaki aşkı.
    su göçünün aksindeki ıbne gölü.

    adam gay bu arada belirteyeyim :P

    resmen döktürmüş satırlara öyle güzel dokunuyor ki yaşadığı anı sere serpe anlatıyor bir aşk bir duygu ancak bu kadar güzel anlatılır.
     
  6. __AEK__

    __AEK__ Öğreniyorum rank8

    Kayıt:
    28 Haziran 2008
    Mesajlar:
    147
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    oKuL SerSerisi
    Küçük İskenderden Fotolar

    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]

    Bunları buldum
     
  7. __AEK__

    __AEK__ Öğreniyorum rank8

    Kayıt:
    28 Haziran 2008
    Mesajlar:
    147
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    oKuL SerSerisi
    :D :headbang:
     
  8. SaIideJaraRufu

    SaIideJaraRufu Öğretiyorum rank8

    Kayıt:
    16 Kasım 2007
    Mesajlar:
    697
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Rasgele Şiirlerini Okudum Aralarından Begendigim 2 Şiir Var...Okumaya Devam...

    Cato Fone

    Dallarımızdan şua salkımları sarkıyor durmadan;
    yeis, bir aşk meyvesi!
    jiletle kestiği bileklerini emiyor ölürken vampir!

    Midyesinden uzak bakır bir inci gibi güneş
    malikânenin camlarını tırmalıyor sabah şeytanları
    bir hediye paketi değil mi tabut, toprağa uzatılan!

    iki kişilik rezervasyon yaptırdım cehenneme!

    Küçük İskender...



    The Crow

    Balıkların aşkları hüzünlüdür,
    Çünkü onlar sevgilileriyle
    elele tutuşamazlar.
    Belki de o uzun kollarıyla
    en güzel sevişmeleri
    yalnızca ahtapotlar yaşar.
    Gerçek denizciler,
    kara görününce sevinmezler,
    çünkü onlar deniz insanlarıdırlar.
    Kara onlar için siyahtır,
    ölümdür,
    ölümlüdür.

    (........)

    Balıkların ölümleri hüzünlüdür, çünkü onlar gömülmezler.
    Bizde ölülerimizi gömmeyiz.
    Onları yemek, onlarla beslenmek trajedimizdir.
    Yarasalar, başaşağı uyusalar da düşmezler.
    Gerçek düşler, düşmez.
    Bizler, cenaze nedeniyle açığızdır adeta.


    Küçük İskender...
     
  9. Leo Kenzo

    Leo Kenzo Bilgiliyim rank8

    Kayıt:
    27 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    1.343
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Şiirleri güzelde keşke gay olmasaymış :mrgreen:
     
  10. Macro

    Macro Old School olduser rank8

    Kayıt:
    19 Haziran 2007
    Mesajlar:
    6.405
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Barmen, Grafik Tasarımcı, Web Tasarımcı, Yazar, Şa
    Şehir:
    Karanfil kokan ülkemin, ülkemin caddelerinde
    [quate="extraloob"]Ps : bu topic altına mesaj atmak isteyenler K.İskender'den bir şiir yazmak zorundadır aksi taktirde tarafımdan 7 gün uzaklaştırılacaktır.[/quate]
    Küçük iskender Gay değildi kşke konuyu okusaydın

    Ayrıca kabataş erkek mezunu 8)
    [​IMG]


    Ateş Üstünde İki Kuş
    -kimseye...

    1.

    onulmaz gecelerin epe parmakları olurdu
    telgraflar alınırdı o saat
    ince uçurumlarına ölü dolan plak ülkelerin
    güzel yalnızlıklarından

    dire straits'in hüküm sürdüğü bir pub'da
    tekbaşınıza otururdunuz sen ve o
    timsah parçası kadın
    -geceyle ölüm arasında
    bir bağlaç gibiydim-

    adamlar sahile iner hıçkıra hıçkıra kanun çalarlardı
    içlerinden ikisi menekşe körü
    diğer üçü ölüm virtiözü ben
    ben gitgide kararan vücudumu suda tutardım
    su bizi sayıklardı ben hüznü sayıklardım
    gözlerimi yumardım seni
    özlediğimi fısıldardım laci sineklere, yüz binlerce.
    bir baygın yılan sokulurdu ağzından ağzıma kimi
    kimi kere, yatağımda bulurdum kopuk bacaklarını
    kopuk hatıralarını bir yerlerinden kan sızlayan
    öylesine bir özlemdi ki sözünü ettiğim
    bütün kuşların aklı durur!
    -kasıklarımda bulduğum ilk tüyü
    senin burnununucuna sürdüydüm-

    kirpiklerinde bir karanfil kayması
    külden bir elbise dikip çocukluğuma
    papuçlarını çaldım camii kapısı önünden
    kapımın altından sızan sıvı kafatası
    sen gök çetesinin reisi
    ben yağmurun üvey oğlu.

    -piyanonun sesini biraz kısar mısınız?
    vücudundaki udu indirirdim tenimden
    söylemine mahlas burakılmış bir aşk tragedyası


    2.

    jimmy hendrix, peter gabriel, lois armstrong
    birdy, angel heart, outsiders, la luna, rumble fish
    hepsini birbiri ardınca dinler
    birbiri ardınca seyrederdim sürekliyüzünde
    sen enjektörü sokarken damarına
    'sabahattin ali'ye benziyorsun derdin
    keserken jiletlerle bileklerini -ayak-
    ben bir omzundan bir omzuna lir telleri gererdim
    ipek böcekleri salardım gülerken süzülen gözyaşlarına
    içki şişesinin kapağını seninle açar
    seninle kapatırdım çıkarken perili konağın kapısını
    puslu bahçeden geçerken topuklarıma
    müge dikenleri batardı
    batardın sayrı dolu geçmişinle yavaşça
    birbirimize vidalanırdık geceler boyu
    uyku,
    bir çocuğun nefesini çalan cin gibi gelirdi ayakucumuza
    sonra bir kadın çığlık çığlığa ağıt tutuştururdu.
    -annem! -benim de!
    -sen bir elementsin keşfedilmemiş -sen de!
    seksle oksitlenirdik
    dokunulmaz gecelerin tan parmakları olurdu
    o parmaklar sessizce sokulur, hislenir
    en kuvvetli unutuluşlarımıza dokunurdu

    marlyn: devekuşunun banyo yaptığı küvet
    james dean: çükümün soluk borusu

    birarada düşünme alışkanlığı, birarada
    duygulanım mekanizması, birarada ayrımsama
    yetisi olan ve birarada yaptırımcı olma
    tehlikesi taşıyan ve birarada
    özgünleşme bilincine erişmiş bir
    gettonun mütevazı ama sıradışı bireylerinin
    tepisine ne zaman maruz kalacağız
    dehliz ve ter. örtüşüyor ıslaklığın
    kampanalar çalarken
    taşocağında bulduğun
    giyotin
    eski bir eşarpla mavi.
    ayrnıtlarını devşirip varlığının

    eski bir okyanus macerasında
    masal kitabımın en harbi korsanı
    bıyıkları yeni bilenen şehzadem
    süzdün ışığı.hole geçti uşak.
    mumları iğnedanlığa batırdı

    sen tanıdığım
    en kadın
    en erkek

    kirpiklerinde bir karanfil kayması

    1.

    onulmaz gecelerin epe parmakları olurdu
    telgraflar alınırdı o saat
    ince uçurumlarına ölü dolan plak ülkelerin
    güzel yalnızlıklarından

    dire straits'in hüküm sürdüğü bir pub'da
    tekbaşınıza otururdunuz sen ve o
    timsah parçası kadın
    -geceyle ölüm arasında
    bir bağlaç gibiydim-

    adamlar sahile iner hıçkıra hıçkıra kanun çalarlardı
    içlerinden ikisi menekşe körü
    diğer üçü ölüm virtiözü ben
    ben gitgide kararan vücudumu suda tutardım
    su bizi sayıklardı ben hüznü sayıklardım
    gözlerimi yumardım seni
    özlediğimi fısıldardım laci sineklere, yüz binlerce.
    bir baygın yılan sokulurdu ağzından ağzıma kimi
    kimi kere, yatağımda bulurdum kopuk bacaklarını
    kopuk hatıralarını bir yerlerinden kan sızlayan
    öylesine bir özlemdi ki sözünü ettiğim
    bütün kuşların aklı durur!
    -kasıklarımda bulduğum ilk tüyü
    senin burnununucuna sürdüydüm-

    kirpiklerinde bir karanfil kayması
    külden bir elbise dikip çocukluğuma
    papuçlarını çaldım camii kapısı önünden
    kapımın altından sızan sıvı kafatası
    sen gök çetesinin reisi
    ben yağmurun üvey oğlu.

    -piyanonun sesini biraz kısar mısınız?
    vücudundaki udu indirirdim tenimden
    söylemine mahlas burakılmış bir aşk tragedyası


    2.

    jimmy hendrix, peter gabriel, lois armstrong
    birdy, angel heart, outsiders, la luna, rumble fish
    hepsini birbiri ardınca dinler
    birbiri ardınca seyrederdim sürekliyüzünde
    sen enjektörü sokarken damarına
    'sabahattin ali'ye benziyorsun derdin
    keserken jiletlerle bileklerini -ayak-
    ben bir omzundan bir omzuna lir telleri gererdim
    ipek böcekleri salardım gülerken süzülen gözyaşlarına
    içki şişesinin kapağını seninle açar
    seninle kapatırdım çıkarken perili konağın kapısını
    puslu bahçeden geçerken topuklarıma
    müge dikenleri batardı
    batardın sayrı dolu geçmişinle yavaşça
    birbirimize vidalanırdık geceler boyu
    uyku,
    bir çocuğun nefesini çalan cin gibi gelirdi ayakucumuza
    sonra bir kadın çığlık çığlığa ağıt tutuştururdu.
    -annem! -benim de!
    -sen bir elementsin keşfedilmemiş -sen de!
    seksle oksitlenirdik
    dokunulmaz gecelerin tan parmakları olurdu
    o parmaklar sessizce sokulur, hislenir
    en kuvvetli unutuluşlarımıza dokunurdu

    marlyn: devekuşunun banyo yaptığı küvet
    james dean: çükümün soluk borusu

    birarada düşünme alışkanlığı, birarada
    duygulanım mekanizması, birarada ayrımsama
    yetisi olan ve birarada yaptırımcı olma
    tehlikesi taşıyan ve birarada
    özgünleşme bilincine erişmiş bir
    gettonun mütevazı ama sıradışı bireylerinin
    tepisine ne zaman maruz kalacağız
    dehliz ve ter. örtüşüyor ıslaklığın
    kampanalar çalarken
    taşocağında bulduğun
    giyotin
    eski bir eşarpla mavi.
    ayrnıtlarını devşirip varlığının

    eski bir okyanus macerasında
    masal kitabımın en harbi korsanı
    bıyıkları yeni bilenen şehzadem
    süzdün ışığı.hole geçti uşak.
    mumları iğnedanlığa batırdı

    sen tanıdığım
    en kadın
    en erkek

    kirpiklerinde bir karanfil kayması


    Küçük İskender
     
  11. OneEyedJack

    OneEyedJack Buralıyım rank8

    Kayıt:
    30 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    3.006
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Öğrenci
    Şehir:
    Edirne
    Aşka Dair
    aşk, biraz aşağılanmıştır
    kadın terzilerin neresinden baksam
    irtifa kaybeder hücum ve şiddet
    geri sayım: dört-üç-iki-bir-sıfır
    patlar yükselir gider ağzım!

    ağzım bana lazım
    diye bağırır parmak çocuk
    çocuk parklarında salıncaklar hızlanır
    kaydıraklar ağlar
    bir kadeh rakı dökülür üstüne ömrümün
    alkolik annem geceden özür diler
    neden sevgi
    onca derbeder ve serseri
    bir şık bıçak darbesiyle
    yarar karanlığı
    yürür giderim orda ileri geri

    orda aşk
    küçülür.. küçülür..
    küçülür biter en güçlü sesiyle!



    Küçük İskender
     
  12. Chorus

    Chorus   Admin rank8

    Kayıt:
    6 Şubat 2007
    Mesajlar:
    341.750
    Beğenilen Mesajlar:
    227
    Ödül Puanları:
    63
    Şehir:
    Taksim/IST.

    k.iskender'in gay olmadığını benden daha iyi mi bileceksin.
     
  13. __AEK__

    __AEK__ Öğreniyorum rank8

    Kayıt:
    28 Haziran 2008
    Mesajlar:
    147
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    oKuL SerSerisi
    abi sen demedinmi gay diye