1. Reklam


    1. joysro
      ledas
      jungler
      keasro
      zeus
      karantina

İnsan Denen Kap


  1. Polgara

    Polgara Öğretiyorum rank8

    Kayıt:
    8 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    537
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Nasıl başlayacağımı düşünmeden giriyorum yine konuya. Belki de bu ilk cümlede onlarca kişi vazgeçecekken okumaktan hem de...

    Benim derdim binlere hitap etmek değil. Bir bir kurtarmak aslında. Çünkü merak ediyorum bazen gerçekten. Nereye doğru yol aldığımızı gören bu kadar az kişi miyiz biz? Gerçekten neler olduğunu farketmiyor musunuz? İnsanların artık iyice uç noktalarda yaşamaya başladıklarını gören bu kadar az insan mı var?

    Kısa bir hikaye anlatmama izin verin...

    2008 yılında Silkroad Online'dan başımı kaldırıp bir süre için salona geçtim. Güzel bir belgesel vardı. Türkler tarafından yapılmış, eski buharlı gemileri anlatıyor. Tabi bu esnada o zamanlardaki gündeme, önemli olaylara da yer veriyor.
    Vapurlardaki ilk seyyar satıcılıktan başladı anlatmaya. O zamanlar Burhan Demircan dendiğinde İstanbul'da tanımayan yok. Burhan pazarlama olarak bilinen, 44 yıldır Eminönü vapur hattında seyyar satıcılık yapan Burhan beye kadar her detaya girdi. İnsanların o zamanki vapur "adabına" kadar. Bakın bir vapur adabından bahsediyorum burada.
    Biz nasıl ki bugünlerde otobüse hemen hemen aynı insanlarla biniyorsak işe gidip gelirken, o zamanların vapurları da böyleymiş. Birbirine selam veren, hemen hergün aynı yere oturan, görevlisine, büfesine kadar teşekkür eden bir nesil düşünün. Koşturarak vapura binip inen değil, fötr şapkasını tutup hafifçe kaldırarak selam veren, birbirine yol veren nesilden bahsediyoruz.
    Bunları gördükçe içim bir hoş oldu. Anlatan adam da kendini öyle güzel kaptırmış ki, belgeseli bulsam defalarca izlerim.
    Neyse ki o an geldi... Artık buharlı vapurlar kalkmaya başladı. İstanbul'dan kalkan buharlı vapurlardan "İnkılap Vapuru'nun da İzmir Aliağa tershanesine götürülüşü anlatıldı.
    İnsanların İstanbul'da ve Çanakkale boğazında o gemiyi izleyip ağladığı videolar gösterildi. İster inanın ister inanmayın, ben de ağladım.
    Neler taşımış, neler yaşamış sizin basit bir teneke yığını dediğiniz o vapur. Ne anarşi ne devrim ne cinayet girişimleri, ne sağcılar, ne solcular görmüş. Ne dalgalara, ne rüzgarlara göğüs germiş bir bilseniz...
    İnsanlar, O vapura saygısından sabahın erken saatlerinde kalkıp gidişini izlemiş, çekiciler eşliğinde...

    Bugün neye saygımız var diye düşünüyorum?
    Yere attığımız çöple görüyorum ki, doğaya saygımız yok.
    Anneye bağıranları görüyorum ki, aileye saygımız yok.
    Metrobüste koşturan gençleri görüyorum ki, yaşlılara saygımız yok.
    Yapılanları beğenmeyenleri görüyorum ki, emeğe saygımız yok.
    Hepsini geçtim;
    Kendine küfrü yakıştıranı, el-alemin kızına bakanları görüyorum da anlıyorum. Artık kimsenin kendine saygısı yok.

    Kızların 3-5 fotoğrafla kendine binlerce hayran yaratabildikleri bir facebook var artık nihayetinde. Aç gençliğimiz sayesinde elde avuçta edinebileceğimiz kız "arkadaşlarımızı" da kaybettik artık. Selam verip "sen de mi hayransın bana?" diye cevap almaya alışmaya başladık. Sanal ortamda sağladıkları özgüven sayesinde kendini dev aynasında gören binlerce kız dolaşıyor dışarda. Aşka, sevgiye, arkadaşlığa saygısı olmayan...

    Tüm gün "saçımı nasıl tarasam?" diye düşünen erkeklerimiz var bu sayede. Artık erkekliğin ne olduğunu unutmuş bir biçimde "ortam çocuğu" olmaya çalışan.

    Gerçekten kınıyorum. Bugün baktığımızda gördüğümüz resimle 40 yıl öncesi arasında çok fark var. Burhan ağabeyimiz çok güzel ürün pazarlıyordu ama neslimiz bunu yanlış anladı. Afedersiniz ama, kendini pazarlıyor.

    Hem görüyor hem de duyuyoruz. Çok yakın bir arkadaşım, hakim eşi ve aynı zamanda öğretmen olan babaannesinden bahsediyor. Gençken nasıl fileli şapkalar takarmış, nasıl eldivenleri varmış, nasıl giyermiş o kıyafetleri endamıyla... Dışarı çıkıp bakınca, "ah" diyorum, "keşke o 60'ların, 80'lerin kadınları olsa yine sokakta. Bir erkek bakınca yüzünden ne düşündüğü anlaşılmasa. Yanlış anlaşılma korkusu ile uzun süre bakmasa. Saygılı davranıp tanışmak istediğinde bir çiçek tutuştursa eline..."

    [​IMG]

    Bana geri verin o saf güzelliği, ben de size "yüzüne badana yapılmış" gençlerimizi göndereyim. Siz bize Kurt Cobain'i verin, Justin Bieber'ı gönderelim.

    Yollarda bey amcalarımıza selam verelim yine.

    Ben o yılları yaşamak istiyorum. Saygıyı görmek istiyorum. Sadakati, aşkı görmek istiyorum. Böyle saçma insanların saçma tripleriyle uğraştırmayın beni. Ben biraz Marilyn Monroe göreyim. Marlon Brondo izleyeyim birazcık. Western filmlerine bakayım. Plaklarda şarkılar dinleyeyim. Doğal hayata döneyim yine. İnsanların birbirlerini resimleri yüzünden değil, kişilikleri yüzünden beğenildiği zamana gideyim.


    "Okumayan, araştırmayan, gezmeyen bu toplumun bir bireyi olmak istemiyorum.
    Ben milliyetçiyim, ülkem en iyi olsun istiyorum.
    Ben hürriyetçiyim, ülkem en rahatı olsun istiyorum.
    Ben tarihçiyim, ülkem unutmasın istiyorum.
    Ben ilericiyim, ülkem geleceğine yapsın yatırımı istiyorum.
    Ben hümanistim, ülkem insanına değer versin istiyorum.
    Ben hayvanseverim, kedi köpek taşlamak kimseye iyi hissettirmesin istiyorum.



    Neyle doldurulur bu insan denen kap ben biliyorum. Ne yer, ne içer, neyle beslenir ben biliyorum. Ama hazmi kolay her şeyi seçer insan onu da biliyorum. Zorlanmaya gelmez, kolayına kaçar, tembelleşir, görüyorum. Ve ne alırsa başta, onu verir sonunda. Neyle beslenirse, onu çıkarır karşına.

    Ben hepinizde varım biraz ama siz "vicdan" ne demek pek bilmiyorsunuz. Ben hepinizde varım da siz içinizde olduğumu bilmiyorsunuz. Ben hepinize söz geçiririm de siz rahatlıktan vazgeçmek istemiyorsunuz. Siz sadece sizin işinize geleni yapıyor, sadece kendinizi düşünüyorsunuz."
    ~İnsanlık



    http://www.polwahrenheit.blogspot.com/2 ... n-kap.html

    http://www.dailymotion.com/video/xb1ubx ... inci-bolum
    http://www.dailymotion.com/video/xb24ii ... inci-bolum
    http://www.dailymotion.com/video/xb27jo ... uncu-bolum
    http://www.dailymotion.com/video/xb2bnu ... uncu-bolum
    http://www.dailymotion.com/video/xb2bqx ... -son-bolum
     
  2. lemonade

    lemonade   exlmanager rank8

    Kayıt:
    3 Ocak 2009
    Mesajlar:
    11.367
    Beğenilen Mesajlar:
    18
    Ödül Puanları:
    48
    Meslek:
    студент
    Şehir:
    Белгород
    eski zamanlarda yaşamadm.belki de tahammülsüzlüğümden bende bu çağın insanlarıyla yaşamak istemiyorum.her şey yapmacık, her şey elinin altında hemen bıkkınlık veriyor.yaşım büyük olsaydı daha fazla olurdu eskiye özlemim.şimdi dinlediklerimle, okuduklarımla hayal edebiliyorum.keşke yaşasaydım
     
  3. RoqA

    RoqA   asistan rank8

    Kayıt:
    17 Mart 2009
    Mesajlar:
    5.822
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    36
    Şehir:
    LoL
    Baştan sona soluksuz okudum, özellikle facebook kısmına sonuna kadar katılıyorum. Kim bilir, belki 20-30 yıl sonra şimdiki hallerimizi arıyor olacağız.
     
  4. djfko

    djfko Bilgiliyim rank8

    Kayıt:
    9 Haziran 2008
    Mesajlar:
    1.773
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Öğrenci
    Şehir:
    En son bıraktığın yerde...
    harikaydi :kalp: ben de eskiyi ozleyenlerdenim.

    ben kucukken toz toprak icinde elimizle ufacik yol yapar,arabalarimizla oynardik.sapan yapardik,siseleri dizip uzaktan atis yapar devirirdik.aksam saatlerinde hava biraz kararir gibi olurken,sokakta arkadaslarla saklambac oynamanin keyfi anlatilmaz.hele babaannem ekmegin uzerine birseyler suruyup verirdi,oyun oynarken yedigim o ekmegin tadi bambaskaydi.
    sansli hissediyorum kendimi.

    simdiki cocuklara sorsan nasil oyunlar biliyosun diye,gta der sana.arkadasiyla oyun oynamaya kalksa,tek oynadiklari gta'yi sirayla oynamak...
     
  5. Savtekin

    Savtekin Gözlemliyorum rank8

    Kayıt:
    2 Eylül 2011
    Mesajlar:
    63
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Öğrenci
    Çok güzel gerçekten ne varsa eskilerde var denilirya gerçekten doğru. Paylaşım için sağolun
     
  6. Lenneth

    Lenneth   Admin rank8

    Kayıt:
    11 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    20.570
    Beğenilen Mesajlar:
    12
    Ödül Puanları:
    38
    Meslek:
    Tekstil
    Şehir:
    İstanbul
    Yardırmışsın yine hacım, çok anlamlı yazıyorsun cidden. :buddha:
     
  7. tenpanter

    tenpanter Old School olduser rank8

    Kayıt:
    28 Mart 2009
    Mesajlar:
    3.319
    Beğenilen Mesajlar:
    5
    Ödül Puanları:
    38
    Şehir:
    Hayallerim neredeyse, ben oradayım.
    Çok güzel yazmışsın eline sağlık :kalp:
     
  8. volkanka

    volkanka Aileden rank8

    Kayıt:
    20 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    5.284
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Ödül Puanları:
    38
    Meslek:
    University Students...
    Şehir:
    ANALA
    haddime değil hacım ama cidden girişi iyi yapamamışsın.

    Bu arada yazını sonra okuyacağım...

    rezerved.
     
  9. Polgara

    Polgara Öğretiyorum rank8

    Kayıt:
    8 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    537
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Bunu girişte belirttim zaten kardeşim, o kısmı okuyunca anlaşılmıyor mu iyi yapmadığımı belirttiğim? Bende de hata olabilir, ben yazdığımı bir daha okumuyorum hiç bu yüzden en saf haliyle duruyor ama belirttim diye biliyorum.