1. Reklam


    1. joysro
      ledas
      jungler
      keasro
      zeus
      karantina

^^ İlginç Fıkralar ^^


  1. Metamorph

    Metamorph Old School olduser rank8

    Kayıt:
    21 Aralık 2007
    Mesajlar:
    4.365
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    36
    Şehir:
    BlackArmy ~ Stockholm
    Ne Mutlu
    Paris`te bir nehrin kenarındaki bulvarda yürüyen Temel, suyun ortasında bir elin yükselip battığını görür...İyice nehrin kıyısına yaklaşır ve boğulmakta olan adama doğru bağırır :
    - "Uşağum sen hanci millettensun?"
    Adam kendisine bir kurtarıcı çıktığını görmenin sevinciyle bağırır :
    - "Türk"üm...Türk"üm !! "
    Temel batıp çıkmakta olan adama son bir kez daha bakıp yürümeye başlarken şöyle seslenir:
    - "Ne mutli Türk"üm diyene ! "


    İki heykel
    Yıllarca, iki kahraman heykeli; biri erkek, biri dişi, birbirlerine bakar durumda parkta dururlarmış, ta ki bir gün bir melek cennetten gelene kadar... - "Sizler iyi ve örnek birer heykel oldunuz, bu yüzden ben de size özel bir hediye vereceğim. Yarım saat için sizi canlandıracağım, siz de bu süre içinde ne isterseniz yapabileceksiniz!" demiş. Ve melek ellerini çırpar çırpmaz heykeller canlanmış, birbirlerine biraz utanarak yaklaşmışlar, ama sonra hızla parktaki çalılıkların arkasına koşmuşlar. Kısa bir süre sonra çalılıkların arkasından kikirdeşmeler, kahkahalar duyulmuş, çalılar sallanmış. Onbeş dakika sonra, çalılıklardan çıkmışlar, ikisinin de yüzünde geniş bir tebessüm varmış. - "Onbeş dakikaniz daha var!" demiş melek, gözlerini anlamlı anlamlı kırparak... Dişi heykelin yüzündeki tebessüm biraz daha yayılmış ve erkek heykele dönmüş: - "Harika! Ama bu sefer güvercini sen tut, ben pisliyim kafasına!"

    Valla ben zürafayım
    Bir gün, CIA, KGB ve MİT teşkilatlarından hangisinin daha başarılı olduğunu tespit etmek için bir "istihbarat yarışması" düzenlenmiş. Bu yarışma uyarınca, her üç teşkilatın en iyi adamlarından oluşan onar kişilik ekipleri Kongo'nun balta girmemiş ormanlarına göndermişler.
    Ormanın girişinde görevlerini açıklanmış:
    - "Ormana girip, en kısa sürede bir zürafa bulup getiren kazanır..."
    Önce KGB liler gitmiş. 15 dakika sonra bir zürafa ile çıkagelmişler.
    Sonra CIA gitmiş. 10 dakika sonra zürafa ile gelmişler.
    En sonunda bizim MİT gitmiş, 7 dakika sonra bir fille dönmüşler.
    Yarışmayı düzenleyenler "Bu da nedir?.." diye sorunca fil atlamış:
    "Abi valla ben zürafayım..."


    Atayisun düşiyii
    Temel ava gitmiş anlatıyordu;
    Uşaklar geçen gün bi kuş sürüsüne rasladum, geçen gün bi kuş sürüsüne rasladum ben diyim size sürü sen deki süpsürü ha oyle bi süriye rastladum. Atayirum duşiyii atayirum duşiyii atayirum duşiyiii. Attuk attuk attuk attukça duşiyiii yahu...
    İdris hemen lafını bölmüş;
    Ula Temel biliyirum senun tufeğun otomatik değil nasil kurşundur habu yetişuyi ona yahu, atayisun duşiyii atayisun duşiyii buna nasil kurşun yetitiriyorsun.
    Eee demiş Temel ula habu karuşuklukta akluma kurşun doldurmak mi geluyi oyle, atayisun duşiyii işte.


    Ağaç Yürümezse
    Nasreddin Hoca'ya yapılan sataşmalar tükenip bitmez. Akşehirliler bir gün Hoca'ya takılır ve sorarlar: - "Hocam senin evliyalar katında ulu bir kişi olduğun söylenir aslı var mıdır?" Hoca'nın böyle bir iddiası elbette yoktur ama bir kere soruldu ya cevaplar: - "Her halde öyle olmalı." - "Böyle kişiler zaman zaman mucizeler göstererek bu özelliklerini herkese kanıtlar. Hoca madem kabullendin göster bir mucize de görelim!" Hoca: - "Pekala şimdi size bir numara yapalım" der.. Karşısında durmakta olan çınar ağacına; - "Ey ulu çınar çabuk yanıma gel!" der. Tabii ne gelen ağaç var ne giden. Hoca yürümeye başlar ağacın yanına varır. Akşehirliler: - "Ne oldu Hoca ağacı getiremedin, kendin oraya gittin!" diye gülünce Hoca: - "Bizde kibir yoktur, dağ yürümezse abdal yürür", der.

    Yüzme bilmiyorum
    Doktorlar delilerin iyileşip iyileşmediklerine görüp dışarı salmaya karar vermişler. Bunu nasıl yapacaklarını düşünmeye başlamışlar. Sonunda karar vermişler ve bir duvara havuz çizip delilere havuza atlamalarını ve yüzmelerini söylemişler.
    Birinci deli atlamış ve duvara çarpıp kafasını yaralamış. İkinci üçüncü derken sıra deli cemal'e gelmiş, doktor:
    -Atla demiş.
    Cemal:
    -Atlamam demiş.
    Doktor tekrar:
    -Atla oğlum demiş.
    Cemal:
    -Saçmalama doktor demiş.
    Doktor cemal'in iyileştiğini düşünmüş ve
    -afferin oğlum demiş. Peki neden atlamıyorsun söylermisin demiş.Cemal de:
    - ya doktor yüzme bilmeyen birinin havuza atlaması kadar saçma birşey varmı ya demiş.


    Dağcılar
    Biri normal konuşan, diğeri kekeme olan iki arkadaş, bir dağa tırmanıyorlarmış. Tırmanış sırasında kekeme olan sürekli bir şeyler söylemeye çalışmış ama diğeri hep "yukarıda söylersin" diye geçiştirmiş. Yukarıya çıktıklarında kekeme güç bela konuşmuş: -"Mmmm... mallll... malllzzemeee... mallzzemeeleerri... aşş... aşşaaddaa... unutt... unutttukk..." Başlamışlar aşağı inmeye. Kekeme yine bir şeyler söylemeye çalışıyormuş ama diğeri bu sefer de: -"Aşağıda söylersin" diyormuş. Aşağı inmişler, kekeme yine konuşmuş: -"Aaa... abbbbii... Şşşaaa... şşşaakaa... yaappp... tımmmm..."