1. Reklam


    1. joysro
      ledas
      jungler
      keasro
      zeus
      karantina

Günün Röportajı Milliyet Gazetesi Cadde Ekinden Geldi


  1. Chorus

    Chorus   Admin rank8

    Kayıt:
    6 Şubat 2007
    Mesajlar:
    341.750
    Beğenilen Mesajlar:
    227
    Ödül Puanları:
    63
    Şehir:
    Taksim/IST.
    Günün Röportajı Milliyet Gazetesi Cadde Ekinden Geldi


    [​IMG]



    Geçtiğimiz haftalarda yayın hayatına merhaba diyen Milliyet Gazetesi Cadde ekinden Feryal Pere, Fenerbahçe’nin Brezilyalı kaptanı Alex de Souza’nın eşi Daiane de Souza ile röportaj gerçekleştirdi.



    Kendilerinden önce manşetleri geliyor. Anlaşıldı-öğrenildi-bildirildi-belirtildi belirsizlikleri ve artık taraftarları güldüren, bitmek tükenmek bilmeyen havai haberler eşliğinde. Alex de Souza, onlardan biriydi. Fenerbahçe’ye geleceğinin konuşulduğu günlerde, “Mümkün değil, kandırmayın insanları, gelsin sakalımı keserim” benzeri karşı taraf iddiaları da vardı. Ve evet, gelmek bilmedi!



    Sonunda, bir yaz günü Yeşilköy’e indi. Çılgın bir kalabalık tarafından karşılandı. Klasik rotayı izledi, oteline yerleşti, imza töreninde flaşlar patladı, formayı giydi, toplu, topsuz fotoğrafları sardı dört bir yanımızı. Şimdi tam hatırlamıyorum ama muhtemelen o çok sevdiğimiz konuşmayı da yapmış olmalı: “Hayatımda böyle coşku, böyle taraftar görmedim!” Hep böyle oluyor. Sonrası şarkıdaki gibi; kimi aylarca, kimi yıllarca, biri yaşamca kalır ya! Alex de Souza, o ‘biri’ oldu. Türkiye’ye gelen en kıymetli yabancılardan biri, taraftarın göz bebeği.



    Onu çok sevdik. Sevgili eşini de, neredeyse kendisi kadar. Hiçbir tanışıklığa, ortak geçmişe ihtiyaç duymadan, sokakta karşılaşsak çoluk çocuk boynuna sarılacak kadar. Daiane de Souza, genç, güzel, sıcacık bir kadın. Anne. Mutlu sevgili. Milyonların sevdiği genç adamın en kıymetlisi. Onunla, kırık ve çok sevimli Türkçesi ile üç beş kelam, kendini en rahat ifade ettiği Samet Güzel’in çevirisiyle de uzun uzun konuştuk.



    Star TV İcra Kurulu Üyesi Feryal Pere’nin, Daiane de Souza ile buluşmasında, ailenin büyük kızı Maria da vardı. Fenerbahçe tribünlerinin simgelerinden biri haline gelen Maria, geçen yıl bir reklam filminde oynadı.



    Siz daha Türkiye’ye gelmeden, biz hakkınızdaki en önemli şeyleri öğrenmiştik! Kulüp başkanının kızı ve o takımda oynayan bir futbolcu. “Ne şahane bir aşk hikayesi” diye düşündük.



    İlk başlarda aslında bu benzettiğiniz peri masalını ufak tefek sıkıntıları oldu. Daha ilginç bir ayrıntı vereyim size. Biz ilk başlarda bilmiyorduk. Babamın o zamanlar bir şirketi vardı. Alex’in babası o şirkette çalışıyormuş. Babamın hem Alex’in, hem Alex’in babasının patronu olduğunu bir şekilde öğrendik. Başlangıçta en azından, duble sıkıntılı bir durum tabii. Ama babam o kadar mükemmel bir insan ki. Hiçbir zaman ön yargıları olmayan, hiç kimseyi küçümsemeyen biri olduğu için fazla sıkıntı olmadı. Babamın mükemmel kalbi sayesinde biz bütün sıkıntıları çok hızlı bir şekilde aştık.



    “Evleniyoruz” dediğiniz anda karşı çıkan oldu mu?



    Ailemiz ikiye bölündü bu kararımızdan sonra. Bir kısmı destekledi, bir kısmı tamamen karşı çıktı.



    Karşı çıkanların ne dediğini tahmin edebiliyorum!



    Brezilya’da olsun Türkiye’de olsun, artık aileler kızlarının futbolcuyla evlenmesini destekliyor. O zaman, futbolcuyla evlenmek revaçta olan bir şey değildi. İyi bir fikir gibi gelmiyordu insanlara. Benim isteğime de sülalemin yarısı karşı çıktı. “Sen başkanın kızısın, varlıklı bir ailenin çocuğusun. Bu hayatı bırakıp futbolcuyla mı evleneceksin?” dediler. Pişman olacağımı, hata yaptığımı söylediler. Fakat babam beni karşısına aldı. “Senin hakkında yorum yapabilecek kişiler ailenden ibarettir. Başka kimseyi dinlemek zorunda değilsin. Şunu unutma kızım. Gidersin evlenirsin, mutlu olmaya çalışırsın. Ama olmazsan her zaman için döneceğin bir evin var. Evimizin kapıları her zaman sana açık” dedi. Böylece sonsuz desteği de babamdan almış oldum.



    Ne şahane bir baba!



    Annem de aslında mükemmel bir insandır. Ayağını daha temkinli bir şekilde yere basmak istedi. Babamın önceki evliliğinden başka çocukları var. Ben annemin tek kızıyım. Annem için daha zor bir karardı. Çünkü 16 yaşımda evlendim. Daha 16 yaşındaki kızını bir anda ellere vermek o kadar kolay olmadı annem için. Ama şu anki durumuna baktığımız zaman Alex de benim annemin gerçek bir oğlu gibi zaten.



    Şu düğün faslına geçelim. Büyük bir düğün müydü, romantik miydi, şenlikli miydi?



    Brezilya’da evlilik geleneği buradan daha farklı haliyle. Brezilya’da evlilik kilise evliliğidir. Yaşım kilise evliliğine müsait değildi, annemin ve babamın rızası gerekiyordu. Yaşımın dolmasına birkaç ay kalmıştı. Biz de kendi aramızda bir evlilik yapmıştık. Yaşım tuttuğu andan itibaren de kilisede düğünümüzü yaptık. Brezilya’da gelenek şöyledir: Kilisede düğün yapılıp, iki taraf da ‘evet’ dedikten sonra çiftin hayat boyu mutlu olması için eğlenceye geçilir. Parti kısmı başlar. Buradaki düğünlerde belli saatler var ama Brezilya’da ertesi güne kadar sınırsız devam eder. Biz de Alex’le birlikte partiden çıktığımızda saat sabah altıydı. Ama biz ayrılırken davetlilerimiz eğlenmeye devam ediyorlardı. Çok güzel bir düğün oldu.



    Türkiye, yakın tarihe kadar çok iyi, sıradışı futbolcular için cazip bir ülke değildi. İngiltere, İtalya, İspanya değil sonuç olarak. Ve bir futbolcu gelmeyi kabul etmezse, gazetelerde hemen şöyle yazardı: ‘Karısı istemedi‘. Biz de Alex’in gelmesi uzayınca, “Karısı istememiş galiba, ikna etmek için ne yapsak acaba?” diye planlar kuruyorduk. Arkandan epeyce konuştuk yani! (Gülüşmeler) Neyse, geç de olsa geldi. Gerçekten Türkiye onu korkuttu mu? Direnen Daiane miydi yoksa Alex miydi?



    Fenerbahçe, Alex’e ilk teklifi yaptığı zaman ben hamileliğimin ortalarındaydım. İlk kızım Maria’dan önce, iki çocuğumu kaybetmiştim. Maria’ya hamile kalmak için bir buçuk yıl tedavi gördüm. Çocuğumuz olmasını çok istiyorduk. Dünyanın hangi kulübü gelirse gelsin, biz teklifi reddecektik. Çünkü doğum çok yakındı, sıkıntılı bir hamilelik devam ediyordu. Önceki travmalardan sonra böyle bir risk almak istemedik. Hatta şöyle açıklayayım. Yedi aylık doğdu Maria, bir süre yoğun bakımda kaldı. Biz bunları daha önceden tahmin ettiğimiz için gelemedik. Türkiye’ye olan güvensizlikten değil, o anda sadece doktorumuza inandığımız ve oradaki güvenli ortamımızı bırakmak istemediğimiz için gelemedik. Zaten ben ikinci çocuğum Antonia’yı burada doğurdum.



    Biz Antonia’ya ne diyoruz, biliyor musun? Anatolia! (Gülüşmeler)



    Menajerimiz Figer, teklifi kabul etmeyeceğimizi Fenerbahçe’ye iletince, yöneticiler inanmamış. O kadar inanmamışlar ki, Hakan Bilal Kutlualp ve Mahmut Uslu, Brezilya’ya geldi. Belo Horizonte şehrindeydik. Alex’in oynadığı kulüp Cruzeiro, o şehrin takımıydı. Geldiler ve orada beni ikna etmeye çalıştılar. Ve ben bir söz verdim onlara. Dedim ki, “Çocuğumuz sağlıklı bir şekilde doğsun, söz geleceğiz. Ama çocuğumuz doğmadan kesinlikle gelmiyoruz.” Neyse ki geldik. Böyle bir sevgiyi asla tahmin edemezdim. Çok büyük sürpriz oldu. Çok mutluyuz burada olduğumuz için. İnsan hayattan daha ne ister ki?



    Saraçoğlu’nun ‘Uğur’u



    Maçlardan önce, uğur olsun diye seni öpmeye gelenlere alışıksın. Bir seferinde ben de geldiğimde, Alex’in annesi ve anneannesi oradaydı. Öylece kalakaldığımı hatırlıyorum. Birebir Alex suratları, aynısı! Sadece ikisi de kadın. Biri daha genç biri daha yaşlı! (Gülüşmeler) Anne, anneanne, torun… Hepsi birbirinin aynısı. Gözleri, gülüşleri aynı. Maria da öyle!



    “Alex’i tanıdıkça çok sevdim”



    Alex gülerse, Türkiye’nin yarısı güler. Alex’in gülmesinde en büyük etken evdeki bu güzel kadın. Çok futbolcu geldi gitti. Ama Alex hepimizin kalbinde başka bir yerde. Daiane yenge, çocuklar yeğen! Daiane, Fenerbahçe taraftarının gözbebeği. Meraklı bir ahali olduğumuz için, konuşmadığımız, sormadığımız pek bir şey kalmadı. Ama şu peri masalından başlayalım. Eski günlere gidelim, Brezilya’ya! Şu müthiş aşkın başlangıcına. İlk nerede gördünüz birbirinizi, olanlar nasıl oldu?



    Söyledikleriniz için çok teşekkür ederim. Bize gelince, ilk görüşmemiz diye bir şey yok. Babam Coritiba Kulübü’nün başkanıydı. Alex de o takımın futbolcusuydu. Sürekli futbolcularla birlikteydik. Takım, hep amcamın otelinde kamp yapardı. Babam ailesini otele götürmeyi severdi. Yani Alex’le sürekli birbirimizi görüyorduk. Ama başkanın kızıyla, futbolcunun tanışıklığından ibaretti. Bir de Alex’i ilk gördüğümde yaşım çok küçüktü. Bizim takımın futbolcusu olduğu için ona zaten bir ilgim vardı. Ama yürek kıpırtıları zamanla oluştu, onu tanıdıkça çok sevdim.



    Alex ve Daiane’in ikinci kızı Antonia Türkiye’de doğdu. Fenerbahçe taraftarları, ona Anadolu anlamına gelen ‘Anatolia’ demeyi tercih ediyorlar. Alex, her golden sonra locadaki ailesine koşarken, bütün stat bu aşkı bir kez daha kutsuyor.