1. Reklam


    1. joysro
      ledas
      jungler
      keasro
      zeus
      karantina

Gladyatörler


  1. Buzzz

    Buzzz Aileden rank8

    Kayıt:
    27 Eylül 2008
    Mesajlar:
    5.658
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Ödül Puanları:
    38
    Şehir:
    Londra
    Gladyatör, Latincede kılıç ustası anlamına gelir.(gladius)
    Roma İmparatorluğu döneminde ise profesyonel dövüşçülere verilen addır.
    Bu kişiler çoğunlukla köle veya suçlu insanlardı.
    Gladyatörlüğün tarihi daha da eskidir.
    Etrükslerdeki cenaze törenlerinde bazı özel dövüşler yapılırdı ve bunlar ölümle biterdi.
    Amaç ,ölen kişiye öbür dünyada silahlı bir hizmetkar sunmaktı.
    Sonraları bu uygulama bölgesel olarak yayıldı ve nitelik değiştirdi.
    Sözkonusu yerler Roma İmparatorluğunun yönetimine geçtikçe gladyatörlük benimsendi.
    Roma’da dövüşler iki kişi arasında yapılıyordu.Çiftlerin sayısı ilk günlerde 3 idi.
    Sonraları bu sayı 300’e kadar yükseldi.Zamanla daha da arttı.
    Öyle ki İ.S. 107 yılında 5 bin çift dövüşmüştü.
    Gladyatörler,kullandıkları silahlar ve dövüş stilleri yönünden çeşitli gruplardan oluşmuştu.
    Muhtelif kılıç,kalkan,miğfer,ağ,mızrak,kement ve zırh bellibaşlı silah çeşitleri idi.
    Atlı ve arabalı gladyatörler olduğu gibi,siperlikli miğferlerle görmeden dövüşler de oluyordu.
    Gladyatör dövüşleri ekonomik bir faaliyettir.Üstelik yasalara göre belirlenmiş kurallar uygulanıyordu.
    Okullar kurulmuş,özel öğretmenler ders vermiştir.
    Dövüşecek kişilerin sahipleri sermayelerini bu uğurda değerlendiriyorlardı.
    Bazı tüccarlar dövüşçü kiralayarak ta bu alana katılıyorlardı.
    Bugünkü terimlerle konuşursak,gladyatör bir işveren emrinde çalışan işçidir.
    Ancak onun emek olarak sunduğu iş, dövüşmekti.Ölüm de bu işin kaçınılamaz eklentisidir.
    Arenaya çıkan birisinin yapacağı tek şey ölümüne dövüşmektir.
    Korkan veya tereddüt eden kişi,kamçı ile, kızgın demirle dövüşe zorlanırdı.
    Yaralanan birisi,hasmının insafındadır.Hayatta kalabilmesi için işaret parmağını havaya kaldırır.
    İlk zamanlarda yaralının yaşaması veya ölmesi kararını gösteriyi düzenleyen kişi verirdi.
    Sonraları bu karar izleyici olan halka bırakıldı.
    Uygulama ,mendil sallamak veya çeşitli parmak hareketleri ile verilen işaretlerdi.
    Başarılı olan gladyatörler arasında ün sahibi olanlar, toplumda önemli yerlere gelenler olmuştur.
    Hatta siyasette bile yer aldıkları görülür.
    İşin içinde ticari kazanç olduğu için ,iflas etmiş iş adamları bile gladyatör olmuştur.
    Özellikle köleler her an ölümle burun buruna olduklarından sık sık isyan etmişlerdi.
    Bu isyanların en önemlisi Spartaküs’ün önderliğindeki ayaklanmadır.
    Bütün bunları bugünkü bakış açısıyla değerlendirmek hatalıdır.
    İnsan hakları,yaşam hakkı gibi değerler elbette o dönemlerde söz konusu değildir.
    Gladyatörlerin büyük çoğunluğu köle olduğu için bu kavramlar zaten olamazdı.
    Zira kölelik te o dönemlerin kabul ettiği,aksinin düşünülemediği bir sosyal kurumdur.
    Ekonomik altyapı, köleliği gereksiz ve anlamsız kılacak şekilde geliştikçe gladyatörlük te önemini kaybetti.