1. Reklam


    1. joysro
      ledas
      jungler
      keasro
      zeus
      karantina

Filistin Büyükelçisi: İsrail işgaline karşı direnişi sürdüre


  1. AnatoliaFire1

    AnatoliaFire1 Buralıyım rank8

    Kayıt:
    24 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    4.105
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    Hayatın tuzağına düştük, sevginin uzağına...
    Filistin'in Ankara Büyükelçisi Nabil Maruf, İsrail'in Kudüs'ü Filistin'in başkenti olarak kabul etmediği sürece herhangi bir barışın söz konusu olmayacağını söyledi.

    Maruf, Selçuk Üniversitesinde ''Filistin'in Geleceği'' konulu konferansa katıldı. Konuşmasına ''Filistin, bağımsızlığını kazanmak için savaşmaya ve mücadele etmeye devam edecek'' diyerek başlayan Maruf, bağımsızlık mücadelesinin yıllardan beri sürmesinin mücadeleyi daha da karmaşık hale getirdiğini söyledi.

    Nabil Maruf, Filistin'in mücadelesinin tüm dünyayı ilgilendirdiğini belirterek, ''Bu nedenle Filistin'in tarihinden biraz bahsetmek istiyorum. 20. yüzyılın başında Avrupa'da bir Yahudi problemi vardı. Avrupalılar bu problemi, Yahudileri Avrupa'dan çıkararak çözmek konusunda hevesli gözüküyorlardı. Filistin o zamanlar Osmanlı'nın bir parçasıydı. Osmanlı İmparatorluğu'nun bu dönemde zayıflaması, Osmanlı'ya bağlı diğer bölgelerinde zayıflamasına neden oldu'' dedi.

    Fransa ve İngiltere'den iki diplomatın bir araya gelerek Osmanlı'nın topraklarını paylaşmaya karar verdiklerini ifade eden Maruf, şunları kaydetti:

    ''Britanya'nın Dışişleri Bakanı görüşmelerde Yahudilere, Filistin topraklarında bir İsrail devleti kurulması sözü verdi. Daha sonra bu mesele Birleşmiş Milletlere götürüldü ve Birleşmiş Milletler bu toprakların, bir tarafında Filistin bir tarafında da İsrail olmak üzere bölünmesine karar verdi. Daha sonra Britanya bu topraklardan çekilerek burayı İsrail'e bıraktı ve burada İsrail devletinin varlığını da kabul etmiş oldu. Bunun akabinde İsrail, Araplarla savaştı ve topraklarını daha fazla genişletme imkanı buldu. Bu savaşlarda Filistin'in yüzde 78'ini işgal etmiş oldu. Tarihi Filistin Devleti'nden kalan sadece yüzde 22'ydi. Bu yüzde 22'lik kısım da Ürdünlülere ve Mısırlılara bırakıldı. Bunun sonucunda 750 bin Filistinli kendi topraklarını terk ederek diğer topraklara göç etmeye başladı ve Filistinlilerin mülteci sorunu ortaya çıkmaya başladı.''

    Nabil Maruf, Filistin'in 1965 yılında silahlı mücadeleye başladığını, 1990 yılında ise barış sürecinin başladığını belirterek, bu 25 yıllık süreçte her bir Arap ülkesinin Filistin içerisinde kendi organizasyonlarını kurduklarını, Filistin'in mücadeleyi Irak, İran ve Mısır'ın kurduğu gruplarla yürütmek zorunda kaldığını, bu organizasyonların amacının Filistin'i kontrol altında tutmak olduğunu ifade etti.

    Yaşanan süreçte son olarak İsrail'in Gazze'de 1300 insanı öldürdüğünü ve bunların çoğunluğunu çocukların oluşturduğunu dile getiren Maruf, şunları ifade etti:

    ''Yaklaşık 1,5 milyon Filistinli, Gazze'de kuşatma altındadır. Kuşatma altında olduğu için Gazze'ye bir şeyin girip çıkması mümkün değildir. Yoksulluk sınırı yüzde 80 civarındadır. Bazen elektrik bile yoktur. Bu hastaneleri bile etkilemektedir. Hastanelerde kimse doğru bir şekilde tedavi edilememektedir. Dolayısıyla Gazze'de ne petrol ne de başka bir yakıt olduğu için araçlar da çalışmaktadır. Geçen ay İsrail'de bir seçim oldu. Bu seçimin sonuçları Netanyahu'yu tekrar başa getirmektedir. 120 kişilik İsrail parlamentosunda 65 sağ kanat aşırı uç iktidara gelmiş oldu. Bu, İsrail toplumunun aşırıcı bir hale geldiğini göstermektedir. Bu, İsrail'in ve İsrail toplumun Filistin barışı tarafında olmadıkları anlamına gelir.''

    Filistin'de bir barış olmasını beklemediklerini dile getiren Maruf, şöyle devam etti:

    ''Çünkü, İsrail'in bütün uygulamaları bunun karşısındadır. Karşılıklı konuşmakla hiçbir şey olmayacağı gibi İsrail de bir taraftan Filistin topraklarında yerleşmeye devam etmektedir. Bu İsrail'in Filistin ile herhangi bir şekilde barış yapma niyeti olmadığını göstermektedir. İsrail, Kudüs'ü Filistin'in başkenti olarak kabul etmediği sürece İsrail ile herhangi bir barış söz konusu olmayacaktır. Biz 100 yıllık çatışma sürecinde diyoruz ki 'Biz Filistin'de kalmaya devam edeceğiz. İsrail işgaline karşı direnmeye devam edeceğiz. Bütün dünyadaki dostlarımıza ve kardeşlerimize söz veriyoruz ki Kudüs başkent olmak üzere Filistin Devleti'ni kuracağız. Burada arkadaşlarıma ve kardeşlerime söz vermek istiyorum. Tek bir Filistinli kalana kadar İsrail'e teslim olmayacağız ve topraklarımız terk etmeyeceğiz.''

    Maruf, Türkiye'nin Orta Doğu'daki en önemli bölgesel bir güç olduğunu dile getirerek, Filistin Hükümeti olarak Türk halkının Gazze saldırıları karşısında takındığı tavırdan büyük bir mutluluk duyduklarını ve tüm dünyada Filistin'e yüzde 100 destek veren tek ülkenin Türkiye olduğunu sözlerine ekledi.