1. Reklam


    1. joysro
      ledas
      jungler
      keasro
      zeus
      karantina

FıkraLar...


  1. iCe_diVe

    iCe_diVe Bilgiliyim rank8

    Kayıt:
    11 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    1.540
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Öğrenci
    Şehir:
    Eskişehir
    Sauna'ya giden bir grup genc erkek, soguk havuzda dinlenirlerken bir cep telefonu calar.
    Bir adam telefonu acar. Ortam cok gurultuludur; telefonun obur ucundaki kadin sesini zorlukla duyar.
    - Sevgilim. Meltem'le disardayim. Biraz once cok guzel bir kurk gordum. 400 milyon liracik.
    Senin kredi kartindan alabilir miyim? N'oooolur, alabilir miyiiiiimmmm?
    - Tabi canim. Al.
    - Ah sevgilimmmm! Cok sekersin. Biseycik daha var ama kizmayacaksin, degil mi?
    - Hayir, kizmam...
    - Buraya gelmeden once Akmerkez'deydik. De Beers'de bir tane tek tas pirlanta yuzuk gordum.
    Cok guzeldi sevgilim. Butun arkadaslarimda var. Senin kredili kart hesabindan alabilir miyim?
    650 milyon liracik. Gelecek ay ikramiye alacaksin. O zaman odersin. N'ooooluuurrrr. Alabilirmiyim?"
    - Peki, al canim.
    - Sevgilim benim. Bi tanem. Cok sekersin. Bu aksam sana harika bir gece yasatacagim.
    Caniiiim, bi sey daha var. Ama kizarsin diye korkuyorum...
    - Kizmam, soyle bakiyim.
    - Son kazadan sonra arabamdan iyice sogudum.
    Galeride bi tane Peugeot 206 gordum sevgilim. Cok guzeldiiii... 9 milyara birakacak.
    Senin adina bankadan bi kredi actirsak diyorum sevgilim. Nuran'in kardesi bankada sube muduru...
    Kefil-belge-imza falan istemiyor, sen tamam dersen hemen yapicak islemleri. N'ooolurrrr sevgilim, seni cok seviyorum....
    - Peki, peki. Tamam. Olur. Al bakalim.
    - Tatli sevgilim benim. Canim sevgilim. Seni coook seviyorum. Hadi by, aksama gorusuruz.
    Genc adam telefonu kapatir ve arkadaslarina sorar:
    - Bu telefon kimindi yahu?...


    Roger agir sartlar altinda calisan bir iscidir. Bos zamanlarini hep bowling ve voleybol oynayarak gecirmektedir.
    Karisi bu duruma uzulur ve bir hafta sonu onu striptiz kulubune goturmeye karar verir.
    O aksam beraberce kulube giderler. Kapidaki bodyguard,
    "Hey Roger! Seni gormek ne guzel!" der.
    Karisi sasirir,
    "Daha once buraya gelmismiydin Roger?"
    Roger,
    "Hayir hayir o adami bowlingten taniyorum..."
    Iceri girerler ve bir masaya otururlar.
    Garson gelir,
    "Iyi aksamlar Roger! Herzamanki gibi Cin tonik degil mi?"
    Karisi,
    "Roger bana bak sen buraya daha once geldin degil mi?"
    Hafif hafif ofkelenmeye baslayan karisini sakinlestirmek zordur.
    Roger,
    "Ne alakasi var! Voleyboldan tanirim onu bir iki tek icmisligimiz var ordan yani..."
    Karisi pek tatmin olmamistir ama susar. Derken stiriptizci hatunlardan biri masaya gelir, stritipzci,
    "Selam Roger! Yine ozel masa sovundan mi istersin?"
    Roger boka batmistir... Karisi hisimla yerinden kalkar ve kulubu terk eder, Roger pesinden kosar,
    Kadin bir taksiye biner ve taksi kalkmadan Roger da yetisir, Karisi ofkeden patlayacak gibidir...
    O sirada sofor arkaya doner ve soyle der,
    "Bu geceki cok suratsizmis Roger!"



    Cehenneme düşmüş olan bir adama önerilen cezalardan birisini seç diyorlar.
    Cezalar kızarma, haşlanma falan ... Derken bizimki bakıyor ki, insanlar içi kanalizasyon suyu dolu bir havuzda beline kadar bu pis suyun içine girmiş sigara içiyor,
    sohbet ediyorlar. Adam "bu çok da ağır bir ceza değil" diye düşünüp bu cezayı seçiyor. Havuza inince bir sigara yakıyor ve o sırada aşağıdan bir ses duyuyor:
    -Mola bitmiştir, herkez aşağıya insin !


    Sinekler
    Dokuz yaşındaki oğlan cocuğu elinde raket, gözünü pencere camına konmuş çiftleşmekte olan sineklere dikmis..
    - "Anneee!!" diye cağırmış.. "Sineklerin erkeği olur mu?"
    Anne bu masum sorudan kuskulanmadığı için "Olur yavrum.." cevabını verince, oğlan sorusunu ikilemiş
    - "Peki sineğin dişisi olur mu?"
    Kadın o zaman soruların çetrefilli bir yere gideceğini sezip, yan çizmiş
    - "Olmaz evladım.."
    Oğlan aradığı cevapları alınca elindeki raketi hırsla sineklerin çzerine yapıştırmış.
    "İbneler!"



    Kayserili cocuk babasından para istemektedir.


    cocuk: Baba, bana 500 lira verirmisin?
    baba: Nee 400 lira mi. Napcan olum 300 lirayı. Simdi sana 200 lira versem carcur edeceksin. En iyisi sana 100 lira verem .

    der ve 100 lira yerine 50 lirayı uzatıp ogluna uzatır.

    cocuk, Bu duruma sasıracagı yerde kıs kıs gülmeye başlar.

    Cocuk : ehehe baba zaten senden 50 lira isteyecektim. Bilerek 500 lira dedim. Senin böyle yapacagını biliyordum.

    Baba: Bak sen itoluna sahte para vermesek bizi kekleyecek.


    ÜÇ KEZ
    Ava çıkmış adam, başına gelenleri anlatıyormuş :

    -Ormanda ilerlerken, karşıma kocaman bir Ayı çıkmaz mı?
    Çifteyi doğrultacak vakit yok!..Silahı bir kenara attığım gibi başladım kaçmaya.
    Fakat Ayı peşimde!Benden hızlı koşuyor.Bir ara ayının sıcacık nefesini ensemde hissettim.O kadar yaklaşmıştı.
    Derken Ayının ayağı kaydı, yere düştü...Fırsat bu fırsat, tabana kuvvet arayı açtım.Ama Ayı toparlandı, kalktı, bana yetişti.Yine nefesi ensemde...
    Pençesini uzatsa omuzumdan yakalayacak.Allahtan tam o sırada yine Ayının ayağı kaydı, yere düştü.
    Talih bana gülüyor!Hızımı arttırabildiğim kadar arttırdım, yeniden arayı beşyüz metre kadar açtım.
    Tanrı sizi inandırsın arkadaşlar, Ayı yine bana yetişti.Yine nefesi ensemde...şansa bakın...Ayının tekrar ayağı kayıp yere düşmez mi?

    Serüveni dinleyenlerden biri dayanamamış :

    -Sen de çok yürekliymişsin kardeşim!...Hayvan bana üç defa nefesi enseme gelecek kadar sokulsa, çok ayıptır söylemesi, ben korkumdan altıma ederim.

    Avcı dönüp ters ters sözünü kesene bakmış :

    -Lafı karıştırma yahu!Ayı üç kez neyin üstüne bastı da ayağı kayıp yere düştü sanıyorsun??


    Uzaylı
    Kamyon şöforünün biri yolda giderken bir anons yapılmış.
    'Dünyayı uzaylılar bastı küçük boylu yeşil yaratıklar dünyayı bastı onları görürseniz dost olmaya çalışın'
    Kamyon şöforü bu anonsu dinledikten bir süre sonra çişi gelmiş ve durmus tam çisini yapacakmış ki çalılarda bir hareketlilik görmüş
    aklına uzaylılar gelmiş ve dost olmak için 'Urfalıyam kamyon şöforüyem sizinle dost olmak istirem'demiş.
    Ses yok bi daha 'urfaliyam kamyon söforüyem sizinle dost olmak istirem 'demiş.
    Bu sefer çalıların arasından bir ses gelmiş' Adanalıyam kamyon şöforüyem rahat bırak da sıçam.....


    Ingiltere ye gezmeye giden Temel taninmamak icin gördügü Türklere selam
    vermiyip selam da almiyormus... Fakat Türk ün üstelik de hemserisinin biri
    Temel deki burnu görünce "Bu kesun lazdur" demis ve pesine takilmis.
    Yanasip sormus Temele :
    - Kardasum sen laz musun?
    Temelden çit yok...
    Adam yine sormus :
    - Kardasum laz musun?
    Temel yine bakmamis adama.
    Adam israrla takip edip devamli ayni soruyu sorunca Temel dayanamamis ve
    adama dönüp söyle demis :
    -Inciluzum Inciluz...



    Temel öksürükten, Dursun da kabizliktan sikayetcidir. Beraber doktora giderler.
    Doktor Temel e öksürük surubu, Dursun a da müshil verir. Bunlar ilaclari
    karistirirlar.
    Bir hafta sonra doktor Temel e sorar :
    - Nasil oldu? Hala öksürüyormusun?
    - Öksürmeye cesaret bile edemiyorum doktor bey...



    Komutan teftis sirasinda bir askere sorar :
    - Oglum nerelisin?
    - Marasliyim komutanim
    Komutan askere bir tokat patlatir ve tekrar sorar :
    - Oglum nerelisin?
    - Marasliyim komutanim
    Komutan askere bir tokat daha patlatir ve tekrar sorar :
    - Oglum bak iyi düsün! nerelisin?
    - KAHRAMAN Marasliyim komutanim!
    - Aferin iste böyle, diyerek diger askere (Temel) döner :
    - Oglum sen nerelisin?
    - Kahraman Trabzonluyum Komutanim !..



    köyün birini teröristler basmış ve bütün halkı rehin almış evli olanlara bi kurtulma şansı vermişler
    eşinin ve kendisini gözleri kapalı bi şekilde kocasını şeyini elliyerek tanırsa serbest kalıcaklarmış
    1. kadın başlamış ellemeye bu değil bu değil bu değil aha işte bu
    terorist şaşırmış
    2.kadın başlamış ellemeye bu değil bu değil bu değil bu değil bu değil buldum işte demiş
    bunu duyunca sinirlenen terorist pantolonunu çıkarmış araya karışmış
    3.kadın başlamış ellemeye bu değil bu değil bu değil bu değil bu değil bu değil bu değil bu bizim köyden diğil


    2. dunya savasinda 2 yahudi almanlara esir olmustur.bunlardan biri digerine kendilerine ne yapacaklarini sorar.o da baslar anlatmaya "
    2 ihtimal var ya bizi oldururler yada esir kampina yollarlar.
    Oldururseler sorun yok kampa gidersek 2 ihtimal var ya kursuna dizilriz ya da gaz odasinda olduruluruz.
    Kursuna dizilirsek sorun yok gaz odasina gidersek 2 ihtimal var bizden ya sabun yaparlar yada kagit.
    Sabun yaparlarsa sorun yok kagit yaparsalar 2 ihtimal var ya gazete kagidi oluruz yada tuvalet kagidi.
    Gazete kagidi olursak sorun yok tuvalet kagidi olursak iste o zaman b*ku yedik".



    Babam öldü, demis Temel.
    ilyas sormus:
    - Neden öldü?
    - Apartmanin sekizinci katinin balkonundan düstü.
    - Eyvah parçalandi mi?
    - Yok, giristeki bakkalin tentesine düsünce oradan havalanip karsi
    apartmana yöneldi.
    - Apartmana mi çarpti, nasil oldu?
    - Yok, karsi apartmanin balkonunda çamasirlar asili idi.Çamasir ipine
    vurup fabrikanin bahçesine düstü.
    - Orada mi öldü?
    - Yok, fabrika çelik yay fabrikasi, bahçedeki yaylarin üzerine düsüp
    havalandi yeniden...
    - Peki sonra?
    - Sonrasi ne? Baktik ki yere inmiyor, biz de vurduk onu



    Dursun birgün ormanda gidiyormus. Temeli bir agaca belinden bagli sekilde
    bulmus. "Napiyosun Temel" demis Dursun; Temel de "Intihar ediyorum" demis.
    Dursun "Benim bildigim öyle intihar edilmez; o ipi beline diil boynuna
    bagliyacaksin" demis. Temel de: onu da denedim; az daha boguluyodum...



    Temel savasta yaninda 10 arkadasiyla birlikte düsmana esir düsmüs. Ilk gün
    iskence sonunda ekipten 5 tanesi bülbül gibi konusmus. Ikinci gün 3 kisi daha
    dayanamamis itiraf etmis. Üçüncü gün sonunda bir tek Temel kalmis. Dördüncü
    gün iskencenin dozu artmis Temel den çit yok. Besinci gün iskence iyice
    agarlasmis ama Temel yine ayni. Iki hafta sonra Temel i kaldigi hücrede
    izlemeye karar vermisler. Bizim Temel hem kafayi duvara vurmakta hem de
    söylenmekteymis :
    -Hatirla...Hatirla... Hatirlaaaa...




    ülkenin birinde 3 hafta üst üste cumaya gitmeyeni idam ediyolarmış
    ama öldürmeden önce 3 isteğini yerine getiriyolarmış
    bir gün adamın biri yakalanmış kral sormuş 1. isteğin ne
    adam kraliçe ile yatmak istiyorum demiş kral duraksamış ama mecbur yerine getirmişler sonra 2. dilek hakkını sormuşlar
    sadrazamın karısıyla yatmak istiyorum demiş sadrazam karşı çıkmış ama merbur yerine getirmişler
    3.dilek hakkını sormuşlar adam bi krala bakmış bi sadrazama sonra bakmışlar sakata geliyolar sadrazam öne atılmış
    sanki bu hafta namazda seni gördüm demiş kral öne çıkarak ne görmesi olm yanımda kılıyordu



    Bakkal, yaninda yeni çalismaya baslayan çiragina çikisti :
    - Oglum, müsteriye yok denir mi? Biraz önceki müsteriye Sülker biskivisü
    tükendi ama Seti biskivüsü var. Aralarinda hiç fark yoktur, demen lazimdi...
    Ertesi gün bakkal mal almaya gitti. Biraz sonra bir müsteri geldi, tuvalet
    kagidi istedi.
    Çirak bakindi, tuvalet kagidini bulamadi. Gözü, ustasinin gitmeden önce
    raflari parlatmak için aldigi zimpara kagidina ilisti :
    - Tuvalet kagidi kalmadi ama, iyi zimpara kagidimiz var efendim...

    Kahveye iriyari, öfkeli bir adam girdi; olanca sesiyle bagirdi :
    - Ahmet kim?
    Kimse agzini açmadi. Adam bir kez daha bagirdi :
    - Ahmet hanginiz? Çabuk karsima çiksin!
    Sonunda ufak tefek, çelimsiz biri yerinden kalkti :
    - Benim.
    Kabadayi yumruklarini sIkIp üstüne atladi, pestilini çikarincaya kadar dövdü.
    Kahvedekiler yerlerinden kimildayamiyorlar, neredeyse soluk bile alamiyorlardi.
    Kabadayi gittikten sonra dayak yiyenin basina üsüstüler :
    - Hastaneye götürelimmi?
    Yerde kanlar içinde yatan adam, bir iki yutkunduktan sonra konusabildi :
    - Nasil kandirdum enayiyu. Benim adim Temel. Amma nasil inandirdum oni



    Temel in eski bir bmc kamyonu vardir. Yolda giderken kirmizi isik yanar ve frene
    basar. Kamyon durmaz önünde giden son model BMW ye çarpar. Temel hemen
    atlar, söföre yalvarir :
    - Aman abi affet, sen zengin adamsin, seni etkilemez, ama ben ömür boyu
    çalissam ödeyemem.
    Adam Temel e acir ve affeder. Yollarina devam ederler. Ileride yine kirmizi isik
    yanar. Temel kamyonu yine durduramaz. BMW yi hurdaya çevirir. Yine atlayip
    yalvarmaya baslar :
    - Aman abi, benim çocuklarim var, affet. Zaten arabana çarpmistim, hasar
    biraz daha büyüdü sadece.
    Adam Temel e yine acir ve :
    - Tamam, gözüme görünme, bas git...
    Yollarina devam ederler. Yine kirmizi isik yanar. Temel BMW ye yine gömer. Bu
    sefer kafasinicamdan çikarip, bagirir :
    - Benim abi benim, devam et...




    Fizikçi, matematikçi, kimyacı, jeolog ve antropologdan oluşan bir heyet bir araştırma için arazide bulunmaktadır.
    Birden yağmur bastırır. Hemen yakındaki bir arazi evine sığınırlar.
    Ev sahibi bunlara bir şeyler ikram etmek için biraz ayrılır. Hepsinin dikkati soba üzerinde toplanır.
    Soba yerden 1 m. kadar yukarda, altındaki dizili taşların üzerindedir. Sobanın niçin böyle kurulmuş olabileceğine dair bir tartışma başlar.
    Kimyacı, "adam sobayı yükselterek aktivasyon enerjisini düşürmüş, böylece daha kolay yakmayı amaçlamış";
    fizikçi, "adam sobayı yükselterek konveksiyon yoluyla odanın daha kısa sürede ısınmasını sağlamak istemiş";
    jeolog, "burası tektonik hareketlilik bölgesi olduğundan herhangi bir deprem anında sobanin taşların üzerine yıkılmasını sağlayarak yangin olasılığını azaltmayı amaçlamış";
    matematikçi, "sobayı odanın geometrik merkezine kurmuş, böylece de odanın düzgün bir şekilde ısınmasını sağlamış";
    antropolog, "adam ilkel topluluklarda görülen ateşe tapmanın daha hafif biçimi olan ateşe saygı nedeniyle sobayı yukarıya kurmuş".
    Bu sırada ev sahibi içeri girer ve ona sobanın yukarda olmasının nedenini sorarlar.,
    Adam cevap verir: - "Boru yetmedi."



    Temel Dursun a arabasinin öyküsünü anlatiyordu :
    Bir gün otostop yapiyordum ki önümde, bu arabayla, mini etekli
    güzel bir bayan durdu ve beni arabasina aldi. Bir süre gittikten
    sonra kadin arabayi kuytu bir köseye çekti. Mini etegini iyice
    yukari çekip, dudaklarini islatti ve "Benden ne istersen
    alabilirsin" dedi, ben de arabasini aldim.
    Dursun : iyi etmissin Temel, zaten mini etek sana hiç yakismazdi.




    Temel in taksisine Texasli bir adam binmis. Istanbul da dolasirken Akmerkez i
    göstererek "Büyük bina, bizim orda bunu 2 günde yaparlar", Galata Kulesi ni
    göstererek bizim orda bunu 1,5 günde yaparlar" diye atip tutuyormus.
    Sonunda Temel incanina tak etmis ve Süleymaniye Camisini göstererek,
    "Allah allah..." demis. Texasli ne oldu diye sorunca, Temel, "Az önce geçtik
    ama burada böyle bir cami yoktu... Yine kasla göz arasinda yapmis bizimkiler"
    demis...




    Temel ormanda agaç kesiyormus, o sirada çevreciler de ormanda yürüyüse
    çikmislar, Temeli bu vaziyette görünce bir güzel pataklamislar...
    Temel üstu basi perisan halde köye dönerken Dursun a raslamis, Dursun;
    -Ula Temel bu ne hal böyle? diyesormus,
    Temel de anlatmis;
    - Ormanda agaç keseydum, birden kalabaluk pir grup Dogan in yengesini
    bozmisum diye dövdü peni, halbuki ne Dogan i taniyruuum, ne de yengesuni




    Almanya da yaşayan Dursun, Temel den hem kendini hem de köyü hatırlatacak bir hatıra fotoğrafı ister.
    Temel de Dursun un çok sevdiği iki ineğinin arasında bir fotoğraf çektirerek Dursun a gönderir.
    Dursun mektubu aldığında fotografin arkasında şu yazıyı okur : "Ortadaki benim!"...




    Temel hayvanat bahçesinde gezerken açik buldugu bir kafesten içeri dalmis.
    Görevliler panik içerinde arkasindan bagirmislar :
    - Hoop, dur ne yapiyorsun, orasi aslanin kafesi !..
    Temel geri dönmüs, görevlilere söyle bir bakip,
    - Sanki aslaninizi yeduk...



    Temel , Cemal e misafirlige gitmistir. Gece sagnak yagis baslayinca, Cemal
    konukseverlik gosterir :
    - Ula Temel , çok yagmur yagiyor, eve gitme , burada kal.
    Temel bunu kabul eder ama biraz sonra ortadan kaybolur. Aradan epeyce
    zaman geçtikten sonra, kapi çalar, kapidaki sirilsiklam bir bicimde islanmis
    Temeldir... Cemal cikisir :
    - Ula neredesun , merak ettum seni?
    - Eve kadar gittim , pijamalarumu aldum da...




    >>>>> 85 yasindan da bir adam dogumhanenin kapisinda beklemektedir..
    >>>>>> Dogumhaneden çikan doktor söyle bir bakindiktan sonra yasli adama sorar:
    >>>>>D- "içerde dogum yapan bayan yakininiz mi?"
    >>>>>A- "Evet, esim."
    >>>>>D- "Ama bayan 25 yaslarinda..."
    >>>>>A- "Tamam iste, esim o. Niye sasirdiniz,
    <<<<< baba olamaz miyim yani?"
    >>>>>D- "Yoo, aklima benim dedem geldi de."
    >>>>>A- "Nesi varmis dedenizin?"
    >>>>>D- "Kendisi av meraklisi idi. sürekli ava çikardi.
    Ancak yaslaninca zorlanmaya basladi. Bir gün ava
    çikacakken kendisini uyardik, aman yapma
    dedecim, sen yaslandin, ava gidemezsin diye. Kendisi Israr etti ve
    hazirlandi. E, tabi yaslilik, çikarken tüfek yerine baston aldi eline.Ben
    de kendisiyle gittim. Ormanda bayagi yol yürüdükten sonra bir geyik gördük.
    Dedim ya, dedem yasli. Bastonu omzuna koydu, dogrulttu ve geyige bastonla
    ates etti. Geyik o anda vurulup yere düstü...
    " >>>A- "Olur mu, baskasi vurmustur onu."
    >>> D- "Ben de onu demeye çalisiyorum iste.!!!!!"



    Mahallenin iki afacan kardesi tüm mahalleliyi biktirmis. Sürekli ana-babalarina sikayet geliyor mahalleliden.
    Kirilan camlarin, kuyruguna teneke baglanan kedilerin,lastigi indirilen arabalarin sorumlusu hep afacan kardesler.
    Ana-babasi usanip bu durumdan kilisenin papazina anlatirlar durumu ve yardim isterler.
    Papaz "gönderin çocuklari konusayim" der.
    Çocuklari gönderirler. Papaz önce büyük oglani çagirir. "Söyle bakiim evladim, Tanri nerede?".
    Çocuk susar. Papaz tekrar sorar:"evladim söylesene Tanrimiz nerede?". Çocuk susmaya devam eder.
    Papaz israrla sormaya devam eder, çocuk susmaya.. Sinirlenir Papaz,"konussana be çocuk nerde Tanri?".
    Çocuk aniden firlar,kiliseden kosarak kaçiyorken seslenir kardesine "kaçalim
    çabuk!". Eve giderler,odalarina çikip kapiyi iyice kapatirlar,küçük oglan sorar büyügüne "neden kaçiyoruz?"
    Büyük yanitlar: "iste simdi hapi yuttuk,
    Tanri kaybolmus bizden biliyorlar!!!"

    Temel, Amerikanin durduk yerde Irak`a saldirmasindan rahatsiz olmustur. Bir
    yolunu bulup baskan Bush`a telefon eder:
    "Alooo! Ben, Temel olarak size savas acayrum haberunuz olsun!"
    Bush, gülerek yanitlar:
    "Hehehe...kac kisilik bir ordun var ki?"
    Temel düsünür:
    "Hmmm...kayinpirader Idrus, halaogli Tursun, kaavedeki arkadaslar..." ve
    yanit verir: "9 kisidur daa!"
    Bush icinden kis kis güler ve ciddi olmaya calisarak:
    "Temel bey, sizin 9 kisilik ordunuza karsilik Amerikan ordusu tam 2 milyon
    askerden olusmaktadir!" der.
    "Hmmm..." der Temel:
    "Sizu pir süre sonra arayacagum."
    Aradan birkac gün gecer ve Temel, Bush`u yeniden arar:
    "Baskan, savas ilanimuz gecerlidur. Bir miktar ekipman hazirladuk size
    karsi!"
    Bush, ilgiyle sorar: "Neymis bunlar?" "Hacan, bizim Tursun`un tiraktörü, benim cakaralmaz tüfek
    bi de kavedeki arkadaslardan birinin bicerdöveri..."
    Bush güler:
    "Iyi ama benim tam 150 bin tankim, 30 bin ucagim ve 10 bin askeri gemim var!
    Haaa, ayrica bu arada askerlerimizin sayisi da 3 milyon oldu!"
    Temel yeni gelisme karsisinda biraz sıkılmıştır:
    "Tamam, bir müddet sonra sizu yeniden arayacagum."
    Birkac hafta sonra Temel, Bush`u yeniden arar:
    "Baskan, savas ilanumuzu ceri alayrum."
    Bush merakla sorar:
    "Neden?"
    Temel, moralsiz bicimde yanitlar:
    -3 milyon savas esirini barinduracak
    yerimiz yoktur!

    Bir papaz, bir sarhos ve bir mühendis giyotinle ölüm
    cezasina
    çarptirilmislardir.
    Sira öncelikle papazdadir. Infaz memuru papaza sorar : "Infaz edilirken
    yukari mi
    asagi mi bakmayi tercih edersin?" Papaz cevap verir : "Yukari bakmak
    isterim. En
    azindan ölürken yüzüm tanriya dönük olur." Papazin istegi yerine
    getirilir,giyotin
    biçagi havaya kaldirilir ve birakilir. Biçagin hizi kesilir kesilir ve
    tam
    papazin
    boynuna santimetreler kala duruverir. Bu tanridan bir isaret olarak
    görülür ve papaz
    serbest birakilir. Sira sarhosa gelmistir.
    Bir umutla sarhos da yukari dönük olmak istedigini söyler. Ayni
    sekilde
    giyotin
    biçagi tam sarhosun boynuna yaklasmisken yavaslar ve durur. Bu da tanrinin
    bir
    isareti olarak kabul edilir ve sarhos da serbest birakilir. En son sira
    mühendistedir. Mühendis de yukari dönük infaz edilmek istedigini belirtir.
    Tam biçak
    havaya kalkmisken
    mühendis bagirir : "Durun bir dakika, biçaktaki sorunun nerede
    oldugunu
    anladim.



    Adamin biri bayagi günah islemis. Bir papaza günah çikartmaya gitmis.
    -Papaz efendi ben çok günah isledim. Mesela dün komsunun küçük kizi geldi.
    Yagmur yagdi simsek çakti ben bir günah isledim...
    -Allah affeder oglum.
    -Onceki gün de büyük kizi geldi. Yagmur yagdi simsek çakti ben bir günah
    isledim...
    -Allah affeder oglum.
    -Daha önceki gün de komsumun karisi geldi. Yagmur yagdi simsek çakti ben bir
    günah isledim.
    -Tamam oglum Allah affeder affeder de, sen yavasyavas gitsen. Hava da
    bozmaya basladi zaten...

    İki i*nenin canı yatmak ister, ama bu işi yapacak mekan bulamazlar. Birinin aklına bu işi metronun son vagonunda yapmak gelir.
    Giderler metroya ama beklenen tren bir türlü gelmez. Sonra aralarında şu diyalog geçer: -
    "Oğlum gel burada istasyonda halledelim?" - "Oğlum nasıl olur?" - "Toplum hiçbir şeye tepki göstermez.
    Bak sana bunu bir örnekle göstereceğim. Şimdi şu "Sigara İçilmez" tabelasının altında bir sigara içeceğim ve kimse bir tepki göstermeyecek.
    " Adam dediğini yapar ve kimse bir tepki göstermez. Sonra oracıkta birlikte olurlar ve mutlu bir şekilde oradan ayrılırlar.
    Bir başka gün başka iki kişi ormana mangal yapmaya gitmek için metroya giderler. Ama bekledikleri metro bir türlü gelmez.
    Adamlardan biri mangalı metroda yakalım der. Diğeri "olur mu ya metroda mangal yakılır mı?" der...
    Diğeri: - "Bu toplum hiçbir şeye tepki göstermez. Bak sana bunu bir örnekle kanıtlayacağım,
    şimdi gidip şu "Sigara İçilmez" tabelasının altında durup bir sigara yakacağım, ve kimse bir tepki göstermeyecek...
    " Diğeri panik bir şekilde atılır: - "Sen ne diyosun oğlum! Geçende birisi şu tabelanın altında bir sigara içmeye kalktı da oracıkta s..tiler adamı




    Kizilderili çocuk babasina soruyor:
    - Baba diger milletlerin ne güzel adları var, Ali, Ay, Hans,Tom....
    Hepsi kisa kisa isimler. Bizimkiler, sanki birer öykü. Gece
    uluyan çakal, gün dogarken uçan kartal, bunlar ne biçim adlar?
    - Bak yavrum, kizilderili adlari, gerçekten bir öyküdür ve güzeldir.
    Örnegin, küçük kardesin Dolun Ay, ay dolunay halinde iken,
    annen yanima geldi, birlikte olduk, o güzel çocuk dogdu..
    Erkek kardesin, Çakan Simsek;annenle bir gün gezerken, saganak
    halinde yagan yagmurdan kurtulmak için girdigimiz
    magaranin agzinda, simsekler çakarken annenle birlikte olduk ve o
    kahraman kardesin, Çakan simsek oldu.
    Ablan, Bahar Çiçegi; ilkbaharda annenle otlarin arasinda
    kosarken,birlikte olduk ve o güzel çocuk, Bahar Çiçegi oldu.
    Simdi anladin mi Yirtik Prezervatif?

    Fizikçi, matematikçi, kimyacı, jeolog ve antropologdan oluşan bir heyet bir araştırma için arazide bulunmaktadır. Birden yağmur bastırır. Hemen yakındaki bir arazi evine sığınırlar. Ev sahibi bunlara bir şeyler ikram etmek için biraz ayrılır. Hepsinin dikkati soba üzerinde toplanır. Soba yerden 1 m. kadar yukarda, altındaki dizili taşların üzerindedir. Sobanın niçin böyle kurulmuş olabileceğine dair bir tartışma başlar. Kimyacı, "adam sobayı yükselterek aktivasyon enerjisini düşürmüş, böylece daha kolay yakmayı amaçlamış"; fizikçi, "adam sobayı yükselterek konveksiyon yoluyla odanın daha kısa sürede ısınmasını sağlamak istemiş"; jeolog, "burası tektonik hareketlilik bölgesi olduğundan herhangi bir deprem anında sobanin taşların üzerine yıkılmasını sağlayarak yangin olasılığını azaltmayı amaçlamış"; matematikçi, "sobayı odanın geometrik merkezine kurmuş, böylece de odanın düzgün bir şekilde ısınmasını sağlamış"; antropolog, "adam ilkel topluluklarda görülen ateşe tapmanın daha hafif biçimi olan ateşe saygı nedeniyle sobayı yukarıya kurmuş". Bu sırada ev sahibi içeri girer ve ona sobanın yukarda olmasının nedenini sorarlar., Adam cevap verir: - "Boru yetmedi."
    (Baya bi uzun oldu ama... )
     
  2. ReAcTiVe

    ReAcTiVe Bilgiliyim rank8

    Kayıt:
    4 Ekim 2007
    Mesajlar:
    2.284
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Öğrenci
    Şehir:
    Lise
  3. Sensei_

    Sensei_ Öğretiyorum rank8

    Kayıt:
    27 Haziran 2007
    Mesajlar:
    690
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    My Home İn {'_'}
    paylaşımlar için saol
     
  4. Sniker

    Sniker Bilgiliyim rank8

    Kayıt:
    9 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    1.495
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    iş te bu güzel olmuş