1. Reklam


    1. joysro
      ledas
      jungler
      keasro
      zeus
      karantina

Erdoğan Tekel işçisi için konuştu


  1. Lenneth

    Lenneth   Admin rank8

    Kayıt:
    11 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    20.570
    Beğenilen Mesajlar:
    12
    Ödül Puanları:
    38
    Meslek:
    Tekstil
    Şehir:
    İstanbul
    [​IMG]
    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Tekel işçilerine destek için yapılan genel grev ve iş bırakma ile ilgili olarak konuştu. Erdoğan 'yasal olmayan eyleme ait olanlar var' dedi. Parasını alan işçi sayısını da açıkladı

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Dün itibariyle aldığım rakam şu anda 4 bin 500 civarında TEKEL işçisi, yatan oradaki paralarını çekip kendi ayrıca hesaplarına yatırmak suretiyle oradan faizini nemasını alma imkanını yakaladı. Yine dün itibariyle şu anda kadar 4C'ye müracaat edenlerin sayısı 450'yi bulmuş durumda'' dedi.

    Başbakan Erdoğan, Yeşilay tarafından Ankara'da düzenlenen, ''Kapalı Alanlarda Tütün Ürünlerinin Kullanımını Engelleyen Yasanın Kabul Edilişinin İkinci Yıl Dönümü Ödül Töreni''nin ardından gazetecilerin gündemle ilgili sorularını yanıtladı.

    ''TEKEL işçilerinin eylemine'' ilişkin bir soru üzerine Erdoğan, ''Gündemde sizlerin de destekleriyle tutulan bu eylem, kusura bakmayın bunu böyle söyleyeceğim, bir defa haklı bir eylem değil.

    Haksız bir eylem ve bu eylem daha önce söylediğim gibi ideolojik bir eylemdir ve bu ideolojik eyleme alet olanlar vardır. Hiç TEKEL işçiliğiyle alakası olmayanların da bu işin içinde olduğunu çok açık net gördük, görüyoruz.

    Tespitler var. Bir iş yeri kapatıldığında iş hukukuna göre bir hukuk devletindeyiz. Orada çalışanların kıdem tazminatları verilir, ihbar tazminatları verilir ve iş biter.

    Onlara daha sonra iş taahhüdü bile yapılmaz. Fakat biz bu iş hukukundaki gereklerin dışına da çıkarak yine hukukun bize verdiği yetkiye dayanarak Bakanlar Kurulu kararıyla 2004'de sendikalarla da mutabık kalarak sendikaların da talebiyle gerçekleştirdiğimiz biliyorsunuz 4-C uygulamasını özelleştirme kapsamı içinde olanlara yapıyoruz'' diye konuştu.

    TEKEL işçilerinin özelleştirme kapsamında bulunmadığını, kapatılan işyerlerinin mensupları olduğunu belirten Erdoğan, TEKEL işçilerinin iş akidlerinin feshedildiğini anımsattı.

    Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    ''Ama biz bunları da 4-C kapsamına aldık. Biz sizin ihbar ve kıdem tazminatlarınızı veriyoruz. Ama bunun dışında da size arzu ederseniz 4-C kapsamının kapısını açıyoruz.

    Bu konuda da yine arkadaşlarımı çalıştırdım. Daha önce 4-C kapsamında olanlar asgari ücretle çalışırken, o civarda bir rakam alırken bu arkadaşlarımıza yaklaşık 100 lira daha fazla ücret ödemek suretiyle yani ilkokul mezunu olanlara 100 lira daha fazla, lise mezunu olanlara 100 lira daha fazla, üniversite mezunlarına 100 lira daha fazla ödenmek suretiyle o adımı attık.

    İhbar ve kıdem tazminatlarının toplamları da 20-80 bin arasında tutuyor. Ortalaması 40 bin lira. Bu rakamlarda ayın 31'i itibariyle saat 15.00'te banka hesaplarına yattı.

    Dün itibariyle aldığım rakam şu anda 4 bin 500 civarında TEKEL işçisi yatan oradaki paralarını çekip kendi ayrıca hesaplarına yatırmak suretiyle oradan faizini nemasını alma imkanını yakaladı. Yine dün itibariyle şu anda kadar 4-C'ye müracaat edenlerin sayısı 450'yi bulmuş durumda. Bu ay sonuna kadar müracaat devam edecek.''

    ''BEN AKLISELİMİN HAKİM OLDUĞUNU GÖRÜYORUM''

    TEKEL işçilerinin yarıya yakınının banka hesaplarından parayı çekerek, faiz nema hesaplarına yatırdığına, bugünkü eylemde de ülkede hayatı felç edecek olumsuz etkileyecek herhangi bir gelişme yaşanmadığına işaret eden Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

    ''Ben aklıselimin hakim olduğunu görüyorum ve TEKEL işçisi kardeşlerime tekrar sesleniyorum: Bu yanlış oyuna, bu tuzağa asla gelmeyin. Biz bugüne kadar nasıl samimiyetle her zaman işçimizin yanında olduysak, bundan sonra da aynı şekilde yanında olacağız.

    Ama bu tuzaklara ne ülkemizi ne milletimizi kurban edemeyiz. Çünkü bizler şu anda 3-3.5 milyon işsizin yaşadığı bir ülkede hiçbir imkanı olamayan vatandaşların olduğu ülkede kalkıp bu imkanları tesis ederken, burada AK Parti iktidarını işçi düşmanı olarak gösterme gayretini TEKEL işçisi kardeşlerimizin üzerinden yapmayı da insafsızlık olarak görüyorum.

    Buna da bizler hiçbir zaman kusura bakmasınlar göz yumamayız. Sonuna kadar biz kendilerine gerekli desteği verdik, vereceğiz. Şu andaki uygulamalar yasal uygulamalar değildir.

    Ama biz bunlara şu ana kadar tahammül ediyoruz. 4-C ile ilgili süre bittiği andan itibaren de Hükümet olarak yasal uygulama neyse o uygulamayı da o zaman yapmaya başlayacağız.''

    ''Bugünkü eyleme katılanlarla ilgili bir tavrınız olacak mı'' sorusunu da Erdoğan, ''Eğer yasayı çiğneyenler varsa olacak'' diye yanıtladı.

    ''CHP Milletvekili Çetin Soysal'ın açlık grevine katılması'' konusundaki bir soruya Başbakan Erdoğan, ''Aldırmıyorum, çok önemli şeyler değil'' cevabını verdi.

    ''TEKEL işçileri ay sonuna kadar TÜRK-İŞ'in önünden ayrılmazlarsa polis müdahalesi gelebilir mi'' şeklindeki soru üzerine, işçilere bu ayın sonuna kadar müdahalede bulunmayı düşünmediklerini belirten Erdoğan, ''Ay sonundan sonra tabii düşünüyoruz. Çünkü bunların hepsi işgaldir, böyle bir şeyi yapma hakları yoktur'' dedi.

    ''AÇILMASI GEREKTİĞİ ZAMAN...''

    ''Dün bir konferansta, 'yaşadıklarımızı anlatırsam bu ülke kaldırmaz' demiştiniz. Bugün de Sayın Arınç, bir TV programında 'Anayasa kitapçığının fırlatılmasından daha vahim şeyler yaşadık' dedi. Bunu biraz açabilir misiniz'' sorusu üzerine Erdoğan, ''Açılması gerektiği zaman oraları açarız'' şeklinde konuştu.

    ''EMASYA protokolüyle ilgili son durumun'' sorulması üzerine Başbakan Erdoğan, İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın bugün açıklama yapacağını ifade ederek, ''Söylediğimiz istikamette gelişmeler gerçekleşmiştir ve EMASYA kalkacaktır'' değerlendirmesinde bulundu.

    ''MHP, TBMM Genel Kurulu'nda yaşanan olaylardan sonra Genel Kurul'da AK Parti'nin, Hükümetin Türkiye'den özür dilemesi gerektiğini söyledi bir yorumunuz olur mu'' sorusu üzerine şunları söyledi:

    ''Konuyla ilgili olarak söyleyeceğim tek şey var, Türkiye'den özür dilemesi gereken bir parti varsa MHP'dir, MHP'nin milletvekilleridir.

    Bu ülkede başbakanın eşi inancı gereği başörtüsü sebebiyle hasta ziyaretine gitmeye mani olanlara karşı çıkacağına, eşimle istihza edecek bir yapı, anlayış, zihniyet temsilidir MHP.

    Onun da ötesine geçerek şahsımla alakalı bir hatta buna tahammülümüz mümkün değil, 'peygamberlik isnat edilen başbakan' yaklaşımı.

    Bir defa ben Müslümanım diyen hiçbir insanın ağızına alamayacağı bir ifadedir. Ama bunu bir MHP milletvekili ağzına almıştır. Buna tahammül etmek mümkün değildir.

    O gün de dediğim gibi 'ben partimin çatısı altında bu tür yaklaşımlar içinde olan bir insanı zaten tutmam' dedim. Çünkü biz tabuları yıkmak üzere geldik.

    Tabuları inşa etmek üzere değil. Hiçbir zaman kalkıp da bunu konuşmak dahi istemiyorum, şahsımla ilgili böyle bir izafede bulunmak...

    Dün bunlar şecaat arz ederken sirkatini söylüyorlar, yanlış üzerine yanlış yapıyorlar. Yani 'eğer peygamberlik zinciri bitmeseydi Erdoğan peygamberlik bekliyordu' böyle saçmalık olur mu?

    Bunlar bu kadar battıkça batıyorlar, çünkü bunlar bir batağın içindeler zaten.''

    Kaynak:Haber7 AA