1. Reklam


    1. joysro
      ledas
      jungler
      keasro
      zeus
      karantina

dönem Ödevi YardımM!!!!!


  1. _CaspeR_

    _CaspeR_ Buralıyım rank8

    Kayıt:
    27 Nisan 2007
    Mesajlar:
    3.887
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    EXtraloob.com !!
    arkadaşalar dönem ödevi lazım konu türkiyede depremden korunma yolları diye bana bulabilirseniz çok tşk ederim

    bulan kişilere şimdiden tşk ederim
     
  2. ReAcTiVe

    ReAcTiVe Bilgiliyim rank8

    Kayıt:
    4 Ekim 2007
    Mesajlar:
    2.284
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Öğrenci
    Şehir:
    Lise
    DEPREMDEN KORUNMAK IÇIN ÖN HAZIRLIK
    1. Afetle ilgili egitim kurslarina ve tahliye siniflarina gönüllü ve aktif olarak katil, çevrende bu kurslarin düzenlenmesini tesvik et. Japonya da Afet Günü 1 Eylül, Afet Haftasi 30 Agustos - 5 Eylül ü içine alan haftadir.
    2. Depremde ne yapacaginizi ailece tartisin. Aile üyeleri arasinda günlük hazirlik ve konusmalar esastir. Tahliye edilecek yer ve kullanilacak yol, yerel makamlar tarafindan belirlenecektir.
    3. Evin temel ve ana yapisal mesnetlerini, çatidaki kiremitleri kontrol et ve güçlendir.
    4. Geçmis depremlerde duvarlardan düsen tugla ve taslardan çok can kaybi meydana gelmistir. Bunun nedeni duvarlarin kötü insa edilmesidir. Duvarlari kontrol et ve yeteri kadar donati kullanilarak insa edilip edilmediklerine dikkat et.
    5. Simdiye kadar meydana gelen depremlerde birçok kisi devrilen mobilya ve ev esyalarindan, kirilan camlardan yaralanmistir. Mobilyalari metal parçalarla güvenli hale getir.





    SONUÇ VE ÖNERiLER

    Bireylerin %77’sinin yıkıcı depremi yasadıgı aktif bir deprem bölgesinde deprem gerçeginin yeterince algılanamadıgı anlasılmaktadır. Çalısma sonunda elde ettigimiz bulgular yetiskinlerin %30’unun depremi dogal bir süreç olarak görmedigini, Tanrıya karsı suç isleyenlerin deprem felaketi ile cezalandırıldıklarına inandıklarını göstermektedir. Bu gruptaki insanlar genellikle 50 yas ve üzerinde ve geleneksel düsünce tarzına sahiptir. Depremin nedenini doga dısı güçlerde görme çabası egitimin üst kademelerinden alt kademelerine dogru artmakta ve okul bitirmeyenlerde bu oran %86’ya ulasmaktadır. Dolayısıyla bireylerin yası yükseldikçe ve egitim seviyesi düstükçe depremin nedenini algılama sekli bilimsel gerçeklerden uzaklasmaktadır. Kuskusuz bu gruptaki bireylerde kaderci inanç yapısı ve folklorik degerlere verilen deger de bilim dısı düsüncelerin var olması da önemli bir etkendir.

    Depremi doga dısı olgularla açıklama oranının kadınlarda erkeklere oranla daha yüksek olusu; Türkiye’de kadınların okullasma oranının düsük olmasının yanında, aynı zamanda is hayatına daha az katılmaları ile de ilgilidir.

    Deprem sırasında yapılması gereken davranısların depremde bireylerin yasamı açısından büyük bir öneme sahip oldugu bilinmektedir. Ancak arastırmamıza katılan bireylerin %13 ü deprem sırasında nasıl davranması gerektigini bilmedigini, %75’i kısmen bildigini, %12’si ise bildigini belirtmistir. Esasen yetiskinlerin büyük çogunlugu kısmi de olsa deprem öncesi, deprem anı ve deprem sonrasında nasıl davranması gerektigini ve deprem sırasındaki yetkili ve gönüllü kurulusları bilmektedir. Ancak bu bilgiler yeterli ve düzenli degildir. Halbuki deprem zararlarından korunma tedbirleri bir çok davranısın birbiriyle baglantılı gerçeklestirilmesi durumunda etkili olabilir. Eksik davranısların tek basına uygulanması yeterli korumayı saglamayacaktır. Dolayısıyla 1999 Marmara Depreminden sonra çesitli yolarla kazanılmakta olan bilgilerin daha kapsamlı deprem egitimi ile düzenli hale getirilme olanagı vardır.

    insanların deprem gerçegini biliyor ve yasıyor olmalarına ragmen, konu hakkındaki bilgilerini daha çok farklı bölgedeki depremden sonra kazanmıs olmaları, hem bireylerin ve hem de yetkili kurum ve kurulusların eksigidir. Özellikle 1999 Marmara Depremi öncesi ve sonrası Türkiye açısından bir dönüm noktasını meydana getirir. Marmara depremine kadar olan depremlerde devlet ve yetkili kurumlar daha çok deprem sonrasını yıkılan binaların yeniden insa edilmesi seklinde ele almıstır. Ancak Marmara depreminin bölgesel olmaktan çok ulusal bir etki göstermesi, maddi ve manevi zararlarının çok daha fazla olması gibi nedenlerle bu depremden sonra depremin egitim yönünün de yavas yavas göz önüne alınmaya baslanması her seye ragmen sevindirici bir gelismedir.

    Bu bulgulardan yetiskinlerin deprem ve korunma yolları ile ilgili önemli eksikleri oldugu anlasılmaktadır. Dolayısıyla deprem ve korunma yolları ile ilgili egitim ögretim oldukça yetersizdir. Kaldı ki karar verici ve uygulayıcı durumunda olan yetiskinlerdeki bu eksiklik çok daha önem kazanmaktadır. Bunun yanında anne babaların daha önce kazanmıs oldukları yanlıs bilgiler çocuklara aktarılmakta bu ise örgün egitime devam eden ögrencide olumlu degisimi güçlestirmektedir.

    Yetiskinlerin çok büyük çogunlugunun deprem hakkındaki bilgilerini televizyondan kazandıkları tespit edilmistir. Buradan bireylerin hazır bulusçu oldugu, deprem ve korunma yolları ile ilgili yeterli ve ulasılabilir yazılı kaynagın olmadıgı ve örgün egitim kurumlarında gerekli egitimin verilmedigi sonucunu çıkarmak mümkündür. Bunun yanında televizyonun deprem egitimi konusunda etkili bir kitle iletisim aracı oldugundan gerek yerel, gerekse ulusal televizyon kanallarının konuya daha yogun ve ciddi yaklasmaları gerekmektedir.

    Sonuç olarak deprem zararlarının azaltılması için önlemlerin alınması ve olası depremlere karsı hazırlıklı olmanın gerekli oldugu anlasılmaktadır. Bu açıdan toplumun tüm bireylerine öncelikli olarak su gerçeklerin kavratılması gerekir: Depremi olusturan dogal mekanizmayı durdurmak imkânsızdır. Depremin olumsuz etkisi insana sosyal, ekonomik ve psikolojik zarar vermesinden kaynaklanır. Bu zararları önlemek ya da etkisini azaltmak mümkündür. insanların depremden zarar görmesi depremin dogrudan sebep oldugu bir durum degil, insanların gerekli ve yeterli tedbirleri almamasının bir sonucudur. Önemli olan deprem bölgelerinde dayanıklı binalar yaparak insanların kendilerini nasıl koruyacakları konusunda bilgilendirmek ve böylece deprem zararlarını en aza indirmektir.

    Yapılan çalısmamızın sonucunda, depremden en az zarar ile kurtulmak ve deprem ile yasamayı ögrenmeyi gerçeklestirebilmek için asagıdaki önerilerin uygun olacagı düsünülmektedir;

    • Depremi en az zarar ile atlatabilmek için sürekli yeni arastırmalar yapılmalı,

    • Deprem ile yasamayı ögrenmek için ilkögretim kademesinden itibaren deprem ile ilgili egitici etkinliklere agırlık verilmeli,

    • Ulusal ve bölgesel düzeyde kitle iletisim araçları aracılıgı ile deprem konusunda egitici programlara gereken önem verilmeli,

    • Bölgesel olarak faaliyette bulunan deprem ve kurtarma ile ilgili sivil toplum kuruluslarının bu yöndeki faaliyetleri desteklenmeli,

    • Deprem bölgesinde yer alan her ilde Deprem Arastırma ve Egitim Merkezi kurulmalı, bu merkez ildeki ilgili diger kurum ve kuruluslarla koordinasyon içinde çalısmalı, özellikle halk egitimine büyük önem verilmelidir.

    • Medyanın konuyu gündemde tutarak korku ve kaygı düzeyinin belirli bir düzeyde kalabilmesini saglamak ve uzun vadede halk katılımını saglamak gerekmektedir.
     
  3. lastturk_

    lastturk_ Bilgiliyim rank8

    Kayıt:
    13 Nisan 2007
    Mesajlar:
    2.041
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Dün gece bunları yaptın mı :mrgreen: :mrgreen:
     
  4. ReAcTiVe

    ReAcTiVe Bilgiliyim rank8

    Kayıt:
    4 Ekim 2007
    Mesajlar:
    2.284
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Öğrenci
    Şehir:
    Lise
    Pc başındaydım... :mrgreen: :mrgreen:
     
  5. MoonLife

    MoonLife Buralıyım rank8

    Kayıt:
    10 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    3.888
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    B. DEPREM ÖNCESİ ALINACAK ÖNLEMLER

    1) Yerleşim bölgelerini titizlikle belirlemeliyiz. Kaygan ve ovalık bölgeleri iskana açmamalıyız. Evimizi gevşek toprağa sahip meyilli yerlere yapmamalıyız.

    2) Yapıları deprem etkilerine karşı dayanıklı yapmalıyız. (Yapı Tekniğine ve İnşaat Yönetmeliğine uygun, sağlam olarak)

    3) İmar planında konuta ayrılmış yerler dışındaki yerlere ev ve bina yapılmamalıdır.

    4) Dik yarların yakınına, dik boğaz ve vadilerin içine bina yapılmamalıdır.

    5) Çok kar yağan ve çığ gelen yamaçlarda bina yapılmamalıdır.

    6) Mevcut binaların dayanıklılıklarını arttırmalıyız.

    7) Sigorta sistemine dahil olmalıyız.

    Cool Bu önlemlerin yanı sıra, günlük kullandığımız eşyalarımızın ev içerisine yerleştirilmesinde aşağıda sayılan önlemleri almalıyız:

    - Dolap üzerine konulan eşya ve büro malzemelerin kayarak düşmesini önlemek için plastik tutucu malzeme kullanmalıyız.

    - Soba ve diğer ısıtıcıları sağlam malzemelerle duvara veya yere tespit etmeliyiz.

    - Dolaplar ve devrilebilecek benzeri eşyaları birbirine ve duvara tespit etmeliyiz.

    - Duvar bölmeleri ve panoları zikzak düzende yerleştirip, yere tespit etmeliyiz.

    - Tavan ve duvara asılan avize, klima vb. cihazları bulundukları yere ağırlıklarını taşıyacak şekilde tespit etmeliyiz.

    - Zehirli, patlayıcı, yanıcı maddeleri düşmeyecek bir konumda sabitlemeli ve kırılmayacak bir şekilde depolamalıyız. Bu maddelerin üzerlerine fosforlu, belirleyici etiketler koymalıyız.

    - Gaz kaçağı ve yangına karşı, gaz vanası ve elektrik sigortalarını otomatik hale getirmeliyiz.

    - Binadan acilen kaçmak için kullanılacak yollardaki tehlikeleri ortadan kaldırmalı, bu yolları işaretlemeli, buralara gereksiz eşya ve malzeme koymamalıyız.

    - Bir deprem planı hazırlayıp, bu plana göre nasıl davranmamız gerektiğinin tatbikatını zaman zaman yapmalıyız.

    - Bina yönetimince önceden belirlenen, mesken veya işyerinin özelliği ve büyüklüğüne göre uygun yangın söndürme cihazını mutlaka bulundurmalı ve periyodik bakımlarını da yaptırmalıyız.

    - Asansörlerin kapı yanlarına "Deprem Sırasında Kullanılmaz" levhası asmalıyız.

    - Gerekli İlk yardım malzemesi, yedek pil ve pilli radyo, el feneri, temizlik malzemeleri, sinyal düdüğü, mum, kibrit, kuru gıda ve bisküvi gibi malzemeleri bir çanta içerisinde her an hazır bir şekilde bulundurmalıyız.

    - Aile bireyleri ile topluca deprem sırasında nasıl korunacağımız hususunda sohbet ve alıştırmalar yapmalıyız.

    - Aile bireylerimiz ile iletişimi nasıl sağlayacağımızı ve eve ulaşamayacağımız durumlar için alternatif buluşma yerlerini planlamalıyız.

    - Depremin gece meydana gelebileceğini düşünerek, yatağımızı pencerenin önünden ve eşyaların dökülebileceği yerlerden uzak yerleştirmeliyiz.

    C. DEPREM SIRASINDA ALINACAK ÖNLEMLER

    I. Bina İçerisinde

    1- Kesinlikle panik yapmamalıyız. Sabitlenmemiş dolap, raf, pencere vb. eşyalardan uzak durmalıyız. Varsa sandalyelerle desteklenmiş masa altına veya dolgun ve hacimli koltuk, kanepe, içi dolu sandık gibi koruma sağlayabilecek eşya yanına çömelmeli veya uzanmalıyız. Başımızı iki elimizin arasında alarak veya bir koruyucu (yastık, kitap vb) malzeme ile korumalıyız. Sarsıntı geçene dek beklemeliyiz

    2- Tekerlekli sandalyede isek tekerlekleri kilitleyerek başımızı ve boynumuzu korumaya almalıyız.

    3- Mutfak, imalathane, laboratuar gibi iş aletlerinin bulunduğu yerlerde; ocak, fırın ve bu gibi cihazları kapatmalıyız. Dökülebilecek malzeme ve maddelerden uzaklaşmalıyız. Birinci maddede belirtildiği şekilde kendimizi korumalıyız.

    4- Sarsıntı geçtikten sonra elektrik, gaz ve su vanalarını kapatmalıyız. Soba ve ısıtıcıları söndürmeliyiz. Diğer güvenlik önlemlerini almalıyız ve daha önceden hazırlanmış acil durum çantası ile gerekli olan eşya ve malzemeyi yanımıza alarak derhal binayı daha önce tespit ettiğimiz yoldan terk edip toplanma bölgesine gitmeliyiz.

    5- Merdiven, balkon, koridor ve geniş sahanlı yerlerden, kolonlardan ve pencerelerden uzaklaşmalıyız.

    6- Okulda isek sınıfta kalarak sağlamsa sıra altlarına ya da sıra yanına birinci maddede belirtildiği şekilde başımızı korumalıyız.

    7- Kesinlikle asansör kullanmamalıyız. Asansörde isek kat çıkış düğmesine basarak asansörü terk etmeliyiz.

    II. Bina Dışında

    1- Enerji hatlarından, diğer binalardan ve duvar diplerinden uzaklaşmalıyız. Açık arazide çömelerek etraftan gelen tehlikelere karşı hazırlıklı olmalıyız.

    2- Deniz kıyısından uzaklaşmalıyız.

    3- Toprak kayması, taş veya kaya düşebilecek yamaç altlarında bulunmamalıyız. Böyle bir ortamda isek en seri şekilde güvenli bir ortama geçmeliyiz.

    4- Binalardan düşebilecek baca, cam kırıkları ve sıvalara karşı tedbirli olmalıyız.

    5- Toprak altındaki kanalizasyon, elektrik ve gaz hatlarından gelecek tehlikelere karşı dikkatli olmalıyız.

    III. Araç Kullanırken

    1- Bulunduğumuz yer güvenli ise durmalı ve araç içinde kalmalıyız. Araç karayolunda seyir halinde ise; yolu kapatmadan sağa yanaşıp durmalıyız. Kontak anahtarını yerinde bırakıp, pencereler kapalı olarak araç içerisinde beklemeliyiz. Ancak sarsıntı durduktan sonra açık alanlara gitmeliyiz.

    2- Normal trafikten, ağaçlardan, direklerden ve enerji nakil hatlarından mümkün olduğu kadar uzaklaşmalıyız.

    3- Araç meskun mahallerde ise ya da güvenli bir yerde değilse; aracı durdurmalı, kontak anahtarı üzerinde bırakılarak aracı terk etmeli ve açık alanlara gitmeliyiz.

    IV. Metroda veya Diğer Toplu Taşıma Araçlarında

    1- Gerekmedikçe, kesinlikle metro ve trenden inmemeliyiz. Elektriğe kapılabilir veya diğer bir tren çarpabilir.

    2- Trenin içinde, sıkıca tutturulmuş askı, korkuluk veya herhangi bir yere tutunmalıyız.

    3- Metro veya tren personeli tarafından verilen talimatları izlemeliyiz.

    D. DEPREMDEN SONRA ALINACAK ÖNLEMLER

    1- Kesinlikle panik yapmamalıyız.

    2- Sarsıntı kesilince önceden hazırladığımız afet çantası ile acil ihtiyaç duyulacak diğer malzemeleri (giysi, battaniye, su ve gıda gibi) yanımıza alarak derhal bulunduğumuz yeri önceden belirlediğimiz yollardan terk etmeli ve toplanma yerine gitmeliyiz.

    3- Yıkılan binalarda yardıma ihtiyacı olanlara kurtarma, İlk yardım ve enkaz kaldırma çalışmalarında yardımcı olmalıyız.

    4- İkinci sarsıntı ihtimaline karşı tedbirli olmalıyız.

    5- Telefon hatlarını meşgul etmemeliyiz.

    6- Yollarda hasta ve yaralı nakli yapılacağı için trafiği engellememeliyiz.

    7- Deprem hakkında söylenti ve dedikodulara inanmamalıyız.

    8- Aile içinde birbirimizle dayanışma halinde olmalıyız. Özellikle çocukları olayın etkisinden uzaklaştırmalıyız.

    9- Kurtarma ve sosyal yardımlar sırasında panik ve kargaşaya yol açmadan ilgili ve görevlilere yardımcı olmalıyız.

    10- Bina zarar görmüş ise içeri girmek için en az bir saat beklemeliyiz. İlgililerin duyurusu doğrultusunda hareket etmeliyiz.

    11- Deniz kenarı yerleşimlerinde, dev dalgaların oluşması olasılığına karşı deniz kenarından uzaklaşmalıyız.

    12- Toplu iskan bölgelerindeki kurallara ve yöneticilerin talimatına mutlaka uymalı, kargaşa, dedikodu ve huzursuzluğa izin vermemeliyiz.

    13- Özellikle iskan bölgelerinde halkın sağlığı için temizlik kurallarına uymalı ve uymayanları uyarmalıyız.

    14- Başkalarının da ihtiyacı olabileceğini düşünerek ihtiyacımızdan fazla yardım malzemesi talebinde bulunmamalıyız.

    E. OLASI BİR AFETE HAZIR MISINIZ?

    Siz ve yaşadığınız çevre afete karşı hazırlıklı mı?

    Ailenizin fertleri afete hazırlıklı mı?

    Aileniz fertleriyle konuştunuz mu? (Bir afet sırasında nerede buluşacaksınız? Ne yapacaksınız?)

    72 saat yetecek kadar yiyecek malzemeniz hazır mı? (Kapalı kaplar içerisinde veya konserve olarak)

    Afet çantanız var mı? (İçinde; el feneri, İlk yardım çantası, radyo, yedek pil vs.)

    Arabanızda bir afet çantası var mı?

    Siz ve aileniz son üç yılda İlk Yardım eğitimi gördünüz mü?

    Yaşadığınız evde veya bulunduğunuz apartmanın her katında duman dedektörü, yangın alarmı var mı?

    1. Evinizde yangın söndürme cihazı var mı? Bu cihazları her fert kullanmasını biliyor mu?

    2. Elektrik sigortaları otomatik mi?

    3. Siz ve ailenizin tüm üyeleri su-elektrik-gaz vanalarının yerini ve nasıl kapatılacağını biliyor musunuz?

    4. Sizin ve ailenizin önemli kayıtlarının kopyaları evin dışında yangına dayanıklı bir yerde saklanıyor mu?

    5. Bir yangın olduğunda yapılacak işleri ailenizle konuşup tespit ederek tatbikat yaptınız mı?

    6. Afet sonrasında yaşadığınız bölge dışında kalabileceğiniz bir mesken var mı?

    7. Sizi afet durumunda arayacak yakınınız, dostunuz var mı? (Sizin varlığınızı, sağlığınızı tespit ya da kontrol edecek kişiler belirlendi mi?)

    8. Okula giden çocuklarınızın okudukları okulun afet planı var mı? Varsa tatbikatı yapılmış mı? Çocuklar ne yapacaklarını biliyorlar mı?

    9. Ev, araba ve işyeri ile kendinizi sigorta ettirdiniz mi?

    F.YIKINTI ALTINDA MAHSUR KALDIYSANIZ.

    1.Paniklemeden durumunuzu kontrol ediniz.

    2. Hareket kabiliyetiniz kısıtlanmışsa çıkış için hayatınızı riske atacak hareketlere kalkışmayınız.

    3.Biliniz ki kurtarma ekipleri en kısa zamanda size ulaşmak için çaba gösterecektir.

    4.Enerjinizi en tasarruflu şekilde kullanmak için hareketlerinizi kontrol altında tutunuz.

    5.El ve ayaklarınızı kullanabiliyorsanız su, kalaorifer, gaz tesisatlarına, zemine vurmak suretiylr varlığınızı duyurmaya çalışınız.

    6.Sesinizi kullanabiliyorsanız kurtarma ekiplerinin seslerini duymaya ve onlara seslenmeye çalışınız. Ancak enerjinizi kontrollu kullanınız.

    7.Unutmayınız ki; Erzincan depreminde Nurcan hemşire 9 gün, Senirkent sel ve heyalanında Gülsüm Nine 2 gün, Dinar'da 9 kişi 36-48 saat, Adana depreminde Sercan GÜVERCİN ve Hatice Öğretmen 2 gün sonra, Marmara depreminde pek çok kişi 3 üncü, 4 üncü günlerde hatta 5 inci günde, son Düzce depreminde Şaziye BULUT 41 saat sonra enkazdan sağ olarak çıkartılabilmiştir.
     
  6. _CaspeR_

    _CaspeR_ Buralıyım rank8

    Kayıt:
    27 Nisan 2007
    Mesajlar:
    3.887
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    EXtraloob.com !!
    tşk ler arkadaşalar yardımlarınız için
     
  7. MoonLife

    MoonLife Buralıyım rank8

    Kayıt:
    10 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    3.888
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    bişi deil extraokk extraokk
     
  8. qoleraa

    qoleraa Öğreniyorum rank8

    Kayıt:
    2 Aralık 2007
    Mesajlar:
    162
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Adım Doug Copp. Dünyanın en tecrübeli kurtarma birimi Amerikan Uluslararası Kurtarma Ekibinin Kurtarma şefi ve afet olayları müdürüyüm. Bu makaledeki bilgiler bir deprem anında hayat kurtaracaktır.

    875 yıkılmış binaya sürünerek girdim, 60 ülkeden kurtarma ekipleriyle çalıştım, birçok ülkede kurtarma ekipleri oluşturdum ve çok sayıda ülkede birçok kurtarma ekibinin üyesiyim. 2 Yıl boyunca birleşmiş milletler felaket "azaltma" uzmanıydım. 1985'ten beri aynı anda gerçekleşenler hariç dünyadaki bütün büyük felaketlerde çalıştım.

    1996'da benim hayatta kalma metodumun geçerliliğini ortaya koyan bir film yaptık.

    Türk hükümeti, İstanbul belediyesi, İstanbul Üniversitesi, Case Yapımcılık ve ARTI bu pratik ve bilimsel testin filme alınmasında işbirliği yaptılar.

    İçinde 20 maket (mannequis) olan bir okulu ve evi yıktık. On maket "çömel ve korun" metodunu uygularken, 10 maket "hayat üçgeni" metodumu uyguladı. Tasarlanmış yıkımdan sonra görüntüleri filme almak ve sonuçları belgelemek için enkazı geçip binaya girdik. Bina yıkımlarında oluşabilecek şartlar dâhilinde direkt olarak gözlemlenebilen ve bilimsel şartlar altında hayatta kalma tekniklerimi uyguladığım film "çömelip korunan/saklanan" kişiler için hayatta kalma şansının sıfır olduğunu ortaya koydu. Hayat üçgeni metodumu kullananlar için hayatta kalabilme şansı yaklaşık olarak % 100 oldu.

    Bu film Türkiye'de ve Avrupa'nın geri kalan kısmında milyonlarca izleyici tarafından izlendi. Bu film ABD, Kanada ve Güney Amerika'da Real TV programında izlendi.

    Enkazına girdiğim ilk bina 1985 Mexico City depreminde bir okuldu. Bütün çocuklar sıralarının altındaydı. Her bir çocuk kemiklerinin kalınlığına kadar ezilmişlerdi. Sıralarının yanındaki koridorlara uzanmış olsalardı hayatta kalmış olabilirlerdi. Bu "ayıptı, gereksizdi" ve çocukların neden koridorlarda (sıraların arasında) olmadığını merak ettim. O an, çocuklara bir şeyin/eşyanın altına saklanmalarının söylendiğini bilmiyordum.

    Basitçe ifade edilirse, binalar yıkılırken, objelerin üzerine düşen tavan ağırlığı veya içerideki mobilyalar bu nesnelere çarparken yanlarında bir yer, boşluk bırakırlar. Bu boşluk benim "hayat üçgeni" dediğim alandır. Nesne ne kadar büyük ve ne kadar dayanıklı olursa daha az ezilecektir. Nesneler ne kadar az ezilirse boşluk ve bu boşluğu kullanan kişinin yaralanmama olasılığı o kadar artar.

    Bir dahaki sefere televizyonda yıkılan bina izlerken gördüğün üçgenleri say. Her yerdeler. Yıkılan bir binada göreceğiniz en yaygın biçimdir.

    Deprem anında hayatta kalma, ailelerine bakma ve başkalarını kurtarma hakkında 750 bin nüfuslu Trujillo kentinin İtfaiye bölümünü eğittim. Trujillo İtfaiye Departmanının kurtarma şefi Üniversitede profesördür. Bana her yerde eşlik etti. Kişisel ifadeleridir:

    "Adım Roberto Rosales. Trujillo kurtarma ekibi şefiyim. 11 yaşındayken çöken bir binada mahsur kaldım. Mahsur kalışım 1972 yılında 70.000 kişini öldüğü depremde oldu. Erkek Kardeşimin motosikletinin yanında oluşan "hayat üçgeni" içinde hayatta kaldım. Yataklarının veya sıraların, masaların altına giren arkadaşlarım ezilerek öldüler (isim, adres vb detayları anlatıyor). Ben hayat üçgeninin yaşayan örneğiyim. Ölen arkadaşlarım "çömel ve korun" örnekleridir.



    DOUG COPP'UN ÖNERİLERİ


    1) "Binalar çökerken basitçe "çömelen ve korunan" kişiler istisnasız her defasında ezilerek ölüyorlar. Masa, araba gibi nesnelerin altına giren kişiler her zaman ezilirler.

    2) Kediler, köpekler ve bebeklerin hepsi doğal bir şekilde dizlerini ana rahmindeki gibi karınlarına doğru çekerek kıvrılırlar. Deprem anında sizde bu şekilde kıvrılmalısınız. Bu doğal bir güvenlik ve hayatta kalma içgüdüsüdür. Daha küçük bir boşlukta hayatta kalabilirsiniz. Hafifçe ezilecek ama yanında boşluk yaratacak bir kanepenin, geniş büyük bir eşyanın yanında dur.

    3) Ahşap evler deprem anındaki en güvenli yapılardır. Sebebi basittir; ahşap esnektir ve depremin zorlamasıyla hareket eder. Eğer ahşap bina çökerse geniş yaşam boşlukları oluşur. Ayrıca, ahşap binalar daha az yoğunlukta yıkılış ağırlığına sahiptir. Tuğla binalar ayrı tuğla parçalarına ayrılacaklardır. Tuğlalar birçok yaralanmalara sebep olacaktır, ama (beton)bloklardan daha az ezilmiş vücutlar yaratırlar.

    4) Eğer gece yataktayken deprem olursa, basitçe yuvarlanarak yataktan düşün. Yatağın çevresinde güvenli bir boşluk oluşacaktır. Oteller müşterilerine deprem anında yatakların yanında yere uzanmalarını salık veren bir uyarı notunu odalarda her kapının arkasına asarlarsa depremlerde çok büyük hayatta kalma oranlarını sağlayabilirler.

    5) Televizyon izlerken deprem olursa ve kolayca kapıdan veya pencereden dışarı kaçmak mümkün değilse, kanepe veya büyük bir koltuğun/sandalyenin yanında cenin pozisyonunda kıvrılarak yere uzanın..

    6) Bina çökerken Kapı kirişlerinin altına geçen herkes ölür... Nasıl mı? Eğer kapı kirişlerinin altına geçerseniz ve kapı kirişi öne veya arkaya doğru düşürse inen tavanın altında ezilirsiniz. Eğer kapı kirişi yana doğru yıkılırsa ikiye bölünürsünüz. Her iki durumda da ölürsünüz!

    7)Hiçbir zaman merdivenlere gitmeyin/yönelmeyin. Merdivenler (ana binadan) farklı bir "frekans aralığına" sahiptir; ana binadan bağımsız/ayrı olarak sarsılırlar. Merdivenler ve binanın geri kalanı devamlı olarak birbirlerine çarparlar, ta ki merdivenlerin yıkılışı gerçekleşene kadar. Merdivenlere ulaşan insanlar basamaklar yüzünden yaralanırlar. Korkunç şekilde sakatlanırlar. Bina yıkılmasa dahi, merdivenlerden uzak durun. Merdivenler binanın hasar görmesi en muhtemel kısmıdır. Depremde yıkılmamış olsa dahi, merdivenler bağırarak kaçmaya çalışan insanların aşırı yüklenmesi ile çökebilir. Merdivenler binanın geri kalan kısmı zarar görmemiş olsa dahi her zaman güvenlik açısından kontrolden geçirilmelidir.

    Cool Binanın dış duvarlarına yakın yerlerde durun, mümkünse dışına çıkın. Binanın iç kısımlarındansa dış kısımlarına yakın yerlerde olmak çok daha iyidir. Binanın dış çevresinden ne kadar içeride olursanız, çıkış yolunuzun kapanma ihtimali o kadar artacaktır.

    9) Aynen Nimitz yolundaki katlar arasındaki (yıkılan) blokların meydana getirdiği gibi, deprem anında üst yolun yıkılmasıyla ezilen araçların içinde bulunan insanlar ezilirler. SanFransisco depreminin kurbanlarının hepsi araçlarının içindeydiler. Hepsi öldü. Araçlarının dışına çıkıp, aracın yanına uzanıp veya oturarak kolaylıkla hayatta kalabilirlerdi. Ölen herkes eğer araçlarından çıkıp, araçlarının yanına oturabilseler veya uzanabilselerdi yaşıyor olabilirdi. Ezilen bütün araçların yanında-kolonların direkt olarak üzerine düştüğü araçlar hariç- 3 feet yükseklikte boşluklar oluşmuştu.

    10) Enkaz halindeki gazete ofislerini ve çok miktarda kâğıdın olduğu ofisleri dolaşırken kâğıdın sıkışmadığını/ezilmediğini keşfettim. Kâğıt yığınlarının /kümelerinin etrafında geniş boşluklar bulunur/oluşur.