1. Reklam


    1. joysro
      ledas
      jungler
      keasro
      zeus
      karantina

Domuz gribi teğet geçmeyecek


  1. Absence

    Absence   rank8

    Kayıt:
    29 Aralık 2007
    Mesajlar:
    8.379
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    36
    Bu hafta belki de 'soykırım' ile 'büyük felaket' kavramlarının niçin aynı şey olmadığı ve tarihsel olarak neye tekabül ettiği ya da Roj TV'nin teknik bir hata nedeniyle yayınının birkaç saatliğine aksaması esnasında sevinçten göbek atan medya üzerine yazmam gerekirdi. Yani yüzlerce kanaldan yapılan yayınla derdini anlatamayan ve umudunu sadece bir kanalın kapatılmasına bağlayan zavallı anlayışın ne menem bir şey olduğuna değinmeliydim.
    Ancak ben bu hafta, önümüzdeki aylarda ve yıllarda uzun süre başımızı ağrıtacağını sandığım bir konuyla ilgilenmeyi yeğledim. Burada da birkaç yıl gittiğim tıp fakültesi öğrenciliğim nüksetmedi; aksine yine birilerinin 'biz domuz yemeyiz, korkmayın' demesinden korktum. Çünkü bu ülkede 'kriz bizi teğet geçecek' cahilleri maalesef çok var...
    Konumuz domuz gribi. BM hastalığın kontrol altına alınmasının mümkün olmadığını açıklarken, Yeni Zelanda ve İsrail'de de şüpheli bazı vakaların ölümcül domuz gribi olduğu kesinleşti. Daha önce Meksika'nın dışında ABD, Kanada, İspanya ve İngiltere'de de domuz gribi vakaları görüldüğü açıklanmıştı. Ancak virüsün ilk ortaya çıktığı ülke olan Meksika dışında ABD'de de ölüm vakası bildirildi.

    Meksika'da yetkili makamlar domuz gribinden öldüğü düşünülen kişilerin sayısının 152'ye yükseldiğini açıkladı. Bu ölümlerin 20'sinin domuz gribinden kaynaklandığı kesinleşti. Sağlık Bakanı Jose Angel Cordova, ölenlerin tümünün 20 ile 50 yaşları arasında olduğunu söyledi.
    Ortaya çıkan son vakalar genel olarak gençler arasında yayılıyor. Açıklamaya göre ülkede bin 500'ü aşkın şüpheli vaka da hali hazırda gözlem altında bulunuyor. Meksika dışındaki tüm domuz gribi vakaları ise ya orta dereceli bir seyir izliyor ya da tamamen iyileşmiş durumda.


    Dünya Sağlık Örgütü, domuz gribi hastalığını kontrol altına almanın artık mümkün olmadığını açıkladı ve alarm seviyesini beşinci; yani son dereceye yükseltti. Ancak üst düzey örgüt yetkilisi Keiji Fukuda, küresel bir salgının hala kaçınılmaz olmadığını iddia ediyor.
    Fukuda, sınırları kapatma gibi önlemlere gerek olmadığını, böyle bir adımın virüsün yayılmasının önlenmesinde sınırlı bir etkisi olacağını söyledi. Keiji Fukuda, dünya çapında hükümetlerin hastalığın etkilerini azaltmak için uğraş vermeleri gerektiğini vurguladı.


    Ancak Avrupa Komisyonu'nun sağlıktan sorumlu üyesi Androulla Vassiliou, domuz gribi virüsünün yayıldığı bilinen bölgelere, acil durumlar dışında seyahat edilmemesi konusunda uyardı. Vassiliou, bununla beraber şu aşamada herhangi bir seyahat kısıtlaması getirilmesinin gerekmediğini de iddia etti.

    Hastalığa grip virüsünün normalde domuzları etkileyen; ancak zaman zaman insanlara da bulaşan bir tipinin dönüşüm geçirmiş halinin yol açtığı düşünülüyor. Bu virüs alışıldık mevsimsel grip salgınlarına yol açan tipin, normalde domuz ve kuşları etkileyen türden genetik malzeme içerecek şekilde dönüşmüş hali.

    Şu anda varolan aşıların bu virüs tipine karşı ne kadar etkili olacağı bilinmiyor. Yetkililer Meksika'da ölümle sonuçlanan vakaların genç yaşta insanlar olduğuna dikkat çekiyor. Grip virüsünün bilindik tipi daha ziyade çocuklar ve yaşlılara yönelik ciddi bir tehdit oluşturuyordu.
    Öksürme ve hapşırma yoluyla bulaştığı düşünülen bir solunum yolu hastalığı. Belirtileri normal gribe benziyor. Mendil kullanmak ve elleri güzelce yıkama gibi hijyen önlemleri hastalık kapma riskini azaltabiliyor. Yani 'biz domuz yemeyiz, bize bir şey olmaz' diye bir şey yok!
    Zaten pişirilen domuz etinden geçmiyor hastalık. Dahası insandan insana geçtiği için, olayı domuza bağlamadan düşünmek ve olup bitenler hakkında sürekli bilgilenmeye çalışmak gerek. Bunu Sağlık Bakanı ya da Başbakan'dan da beklemeyin. Onlar size 'Bu kriz, pardon bu grip, bizi teğet geçecek!' diyeceklerdir...



    Hüseyin Aykol
     
  2. Prada

    Prada   rank8

    Kayıt:
    31 Aralık 2007
    Mesajlar:
    7.564
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Playboy
    Şehir:
    St Etienne
    domuzlardan uzak durun yeterli :P
     
  3. Truth

    Truth Bilgiliyim rank8

    Kayıt:
    23 Haziran 2008
    Mesajlar:
    2.740
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    Konoha Village :)
    virus'ün adı değiştirildi millet domuzları öldürdüğü için :)
     
  4. hackpm1

    hackpm1 Keşfediyorum rank8

    Kayıt:
    5 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    36
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    biyOlojik silah Bence Bunlarda
     
  5. I3LooDy_NuKe

    I3LooDy_NuKe Öğretiyorum rank8

    Kayıt:
    28 Nisan 2008
    Mesajlar:
    697
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    :mrgreen:
     
  6. Absence

    Absence   rank8

    Kayıt:
    29 Aralık 2007
    Mesajlar:
    8.379
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    36
    Biyolojik silahlar diğer canlılar üzerinde zararlı etkiler yaratmak maksadıyla kullanılan bakteri, virüs, mikrobiyal toksinler, vb. ajanlardır. Bu tanım genellikle biyolojik olarak elde edilen toksinleri ve zehirleri de kapsayacak şekilde genişletilir. Biyolojik savaş araçları, yaşayan mikroorganizmaları (bakteri, protozoa, riketsia, virüs ve mantar) içerdiği gibi mikroorganizmalar, bitkiler ve hayvanlar tarafından üretilen toksinleri (kimyasallar) de kapsar.Ortaokulda olmadı lisede anlatmaları lazım bunu
     
  7. Fre3sTyLe

    Fre3sTyLe Aileden rank8

    Kayıt:
    21 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    16.991
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    Bana küfreder gözlerin , dudakların yardım yalvarı
    Katılıyorum.Gecen yılki kene olayınıda biyolojik silah olarak görüyorum. :roll: