1. Reklam


    1. joysro
      ledas
      jungler
      keasro
      zeus
      karantina

dinimizde Örtünme.....

Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.

  1. alpay29

    alpay29 Öğretiyorum rank8

    Kayıt:
    10 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    526
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    16
    ÖRTÜNME
    Örtünmenin canlılar arasında sadece insana has bir özellik olduğu, bazı uç ve tek tük yönelişler bir yana bırakılırsa, çıplaklık her dönemde vicadan ve sağ duyu tarafından arsızlık ve haya olarak görülmüştür. Ancak örtünme konusunda farklı kültür, din, moda, yabancılaşma, dış tesir ve toplumsal çözünme değişik ölçü ve anlayışlar getirmiştir.
    İslam dininin örtünme emri, ferdin ruh sağlığını, fıtri yapı ve onurunu, toplumun genel ahlakını koruma, cinsler ve insanlar arası münasebetlerde dengeyi gözetme, insan haysiyetine yakışır bir cinsi hayat ve aile hayatı kurma gibi çeşitli gayelere yöneliktir.
    Örtünmede erkekle kadının farklı hükümlere tabi olması da iki ayrı cinsin yaratılış özellikleri gözetilerek yapılmış bir ayırımdır.
    Vücudun açılması, gösrterilmesi ve bakılması dinen haram olan yerlerine ve organlarına dini literatürde avret tabiri kullanılır.
    Kadınların kadınlara ve mahremlerine yani aralarında devamlı evlenme engeli bulunan erkek akrabasına karşı avret yeri, Hanefi ve Şafiilere göre erkeğin erkeğe karşı avret yeri gibidir. Maliki ve Hanbeli mezheplerinde ağırlıklı görüş, kadının mahremi erkekler yanında el, yüz, baş, boyun, kol, ayak ve baldır hariç bütün vücudunun avret olduğu ve örtünmesinin gerektiği yönündedir.
    Kadının yabancı erkekler karşısında avret yeri, yeri, ayakları ve elleri hariç bütün vücududur. Bu Hanefi mezhebinin görüşü olup, diğer mezheplerde kadının ayaklarıda avrettir.
    Örtünme hususunda Kur'an ve Sünnet'de yer alan hükümler ise;
    "Görünen kısımlar müstesna olmak üzere ziynetlerini teşhir etmesinler. Baş örtülerini yakalarının üzerine örtsünler. Kocaları, babaları.... hariç başkasına ziynetlerini göstermesinler. Gizlemekte oldukları ziynetler anlaşılsın diye ayaklarını yere vurmasınlar" (Nur Suresi/31)
    " Ey peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına hep söyle de cilbablarından (dış elbiselerinden) üzerlerini sımsıkı örtsünler. Bu onların tanınmalarına, tanınıp da eziyet edilmemelerine en elverişli olandır. Bununla beraber Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir." (Ahzab Suresi /59)
    Ey Peygamber! Hanımlarına da, kızlarına da, bütün müminlerin kadınlarına da söyle. Görülüyor ki, burada yalnız Peygamberin hanımlarına ve kızlarına değil, Nur Sûresi'ndeki "Baş örtülerini yakalarının üstüne koysunlar, zinet yerlerini göstermesinler." (Nûr, 24/31) âyeti gibi müminlerin kadınları dahi bu hükmün kapsamına dahil edilmiştir. Bununla birlikte müminlerin kadınlarında aslolan hürriyet olduğu için, bundan kastolunanın hür kadınlar olduğu beyan edilmiştir. Araplarda tesettür adet değildi. Cahiliyet devrinde kadına hürmet yoktu. Eski cahiliye kadınlarında erkeklerin dikkatlerini çekecek şekilde göz alıcı
    biçimde açık saçık çıkan, açılıp saçılan orta malı olanlar bulunurdu. Bundan dolayı kız çocuklarını diri diri gömenler olmuştu. İslam ise kadının şanını iffet ve ısmetle, vakar ve haysiyetle yükseltiyordu.
    CİLBAB, Baştan aşağı örten çarşaf, ferace, câr gibi dış elbisenin adıdır. "Kadınların elbiselerinin üstünegiydikleri her çeşit giysidir." " Tepeden tırnağa örten giysidir", "Kadınların tesettür ettikleri her türlü elbise ve başka şeylerdir." "Çarşaf ve peçedir".

    Resulullah buyuruyor:
    "Kadın büluğ çağına erince elleri ve yüzü dışında başka yerlerinin başkasına görünmesi helal olmaz" (Ebu Davud, Libas)

    Hz. Aişe'den rivayet edilmiştir ki; "Ensar kadınlarına Allah rahmet etsin. Bu "Ey Peygamber, hanımlarına, kızlarına bütün müminlerin kadınlarına da söyle" âyeti indiği zaman mırtlarını yardılar, onunla başlarını sardılar da Resulullah'ın arkasında öyle namaz kıldılar ki, sanki başlarında kargalar varmış gibi..." demiştir. Bu tesettür onların tanınmalarına, dağınık cariyelerden, adi kadınlardan vakar ve heybetle seçilerek hürmet edilmelerine ve dolayısıyla incitilmemelerine elverişli olan biçimdir. Gerçi eziyeti kendilerine davet edecek olan içi bozukları örtü tutacak değildir. Fakat imanlı, temiz kadınların, kirli
    bakışlardan yuvalarında gizli inciler gibi korunmuş kalmalarına en uygun olan biçim de budur. Asıl o zamandır ki onlara eziyet edecek olanların açık bir vebal ve iftira yüklenmiş oldukları ortaya çıkar.

    "Bununla beraber Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir." Bu bölüm çok anlamlıdır. Bu bize şu mânâları ilham eder:

    1- Allah'ın bağışlaması çoktur. Bugüne kadar geçmiş açıklıkları bağışlar. O kusurları örter. Rahmeti de çoktur; bundan böyle emrini tutanları rahmetiyle arzusuna çok ulaştırır.

    2- Allah bağışlayıcı ve merhametli olduğu içindir ki, kadınlara eziyet edilmesine razı olmaz ve onun için örtülmelerini emreder.

    3- Tesettür emrolunduğundan dolayı da kadınlar bir baskıya uğratılmasın, aşırıya gidilmesin; çünkü Allah bağışlayıcı ve çok merhametlidir. Bu emri onların aleyhine değil, lehine olarak vermiştir demek de olabilir.

    Kadının örtünmesi gerktiğinden söaz eden bu ayetlerde, örtünme için belli bir şekil ve model yoktur. Kur'an-ın bu anlatımından yola çıkrak kadınların ancak çarşaf ve peçe ile dışarı çıkabileceği, yabancı erkeklerin yanında ağız ve burnunu örtmesini söylemek isabetli olmasa gerekir. İstenen, fitne ve şüpheye sebep olmayacak, karşı cinsin arzusunu uyandırmayacak, ağır başlılığını loruyacak tarz ve biçimde örtünmesini istemektedir. Bundan vücut hatlarını ortaya çıkaracak kadar ince ve dar elbiselerin giyilmesinin doğru olmadığı sonucu ortaya çıkar.

    Resulullahın sünnetinde, giyim kuşamda sadelik, tabilik ve temizlik tavsiye edilmiş, elbisenin vücut hatlarını belli etmemesi, içini göstermemesi üzerinde durulmuş, örtünmenin dini ve ahlaki cepgesi sürekli vurgulanmıştıur.

    Örtünmenin iffet ve namusu korumak, tanınmayı ve incinmemeyi sağlamak gibi bazı hikmetleri olduğu şekilde açıklanması, bu gayenin bulunmadığı veya başka yollarla elde edildiği durumlarda örtünmenin gerekmeyeceği görüşü doğru olmaz. Bunun için de, şekil ve ayrıntı yönüyle mahalli ve kültürel bazı özellikler ve farklılıklar taşıması dinen müsamaha ile karşılanmış olsa bile, esas itibariyle örtünmenin dinin emri ve gereği olduğu hususunda müslümanlara arasında bir görüş ayrılığı ortaya çıkmamaıştır.


    Kaynakça:
    1) İlmihal, İslam veToplum, TDV İslami Araştırmalar Merkezi
    2) Elmalı Tefsiri
     
  2. _AvRiL_

    _AvRiL_   nowayout rank8

    Kayıt:
    13 Mart 2007
    Mesajlar:
    2.484
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    36
    Meslek:
    amele ogrenci
Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.