1. Reklam


    1. joysro
      ledas
      jungler
      keasro
      zeus
      karantina

Dev Fıkra Arşivi


  1. Aesify

    Aesify Old School olduser rank8

    Kayıt:
    27 Nisan 2008
    Mesajlar:
    2.428
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    36
    Şehir:
    Off Topic
    İçkiyi Bıraktım


    Temel bir gün avrupaya gider.Temel'in kötü bir aliskanligida vardir, sürekli içki içer.

    Birgun bir bara girip barmenden üç bira ister ve hepsini içer.Üç-bes defa böyle yapinca barmen merak eder ve sorar;

    -"Niye hep üç tane bira içiyorsunuz?

    Temel cevap verir;

    -"Ben, Dursun ve Hamdi bizler üçüzüz. Hepimiz dünyanin farkli yerlerindeyiz. Hepimizde bara girdigimizde birbirimizin yerine bira içeriz, öteki iki birayi o yüzden içiyorum" der.

    Yine günlerden bir gün Temel bara gelir ve iki bira ister, barmen verir.Temel biralari içtikten sonra tam kalkarken barmen sorar;

    -"Allah rahmet eylesin efendim, kardesinizin biri öldü heralde?" deyince Temel cevap verir;



    -"Hayir ben içkiyi biraktim da.."



    Temel Astronot


    3 atranot uzaya gidecek.Bunlardan biri alman biri ingiliz biride bizim temel.Bunlar yıllarca gelmiyecekleri için en önemli ihtiyaclarını sorarlar.Alman bana sarışın,esmer,kumral hatun der.İngiliz bana bol bol içki der.Bizim temel baaa bol bol cigara der.Neyse istekler temin edilip uzaya fırlatılıyorlar.3 astronot aradan yıllar geçiyor geri dönüyorlar.Tabi aileler merakla bekliyor.Önce alman iniyor dalyan gibi alman olmuş iğne iplik.Sonra ingiliz iniyor adam zil zorna sarhoş.Tabiki sıra temele geliyor.Temel kapıda görünür görünmez bi fırlıyor agzında cigarayla:
    -"Allahını seven baaa ateş versuuun"



    Temel uçakta


    Yer sahibi : Beyfendi burasi benim yerim kalkin

    Temel: Hayir

    Yer sahibi gider hostese basvurur.

    Hostes: Beyefendi burasi sizin yeriniz degil kalkarmisiniz lütfen

    Temel: Kalkmam

    Hostes çare bulamayinca kaptana basvurur. Kaptan, Temel'in kulagina bisey fisildar ve Temel gecer arka tarafa oturur. Herkes hayret etmis biz bu kadar ugrastik kalkmadi acaba Kaptan nasil kaldirdi bunu. Dayanamayıp sormuslar kaptana:

    Kaptan:
    -Dedim ki Burasi Trabzon'a Gitmez.



    SEN HİÇ EMO OLDUNMU BABA?



    Sen hiç emo oldunmu baba?
    Bilirmiydin Sert Rifflerde ağlamayı?
    Bilirmiydin Hiçbir sorunun yokken ağlamayı?
    Acı Çekmek için, ağlayabilmek için..
    Sen hiç emo oldunmu baba?
    Saçlarınla kapadınmı gözyaşlarını?
    Siyah oje sürdünmü tırnaklarına?
    Kahkülünde meç oldunmu senin hiç?
    Defalarca yuttunmu dudağındaki piercingi uyurken?
    Ve kesmek istedinmi bileklerini derinden?
    Sen hiç emo oldunmu baba?
    Siyah gömleğin üzerinde kırmızı kravatlar takındınmı?
    Damalı bilekliklerinle sildinmi gözyaşlarını?
    Şaşkın gözlerle yukarıya bakıp
    Fotoğrafını çektinmi hiç tepeden tepeden mesela?
    Bilirmisin emolar da şaşar, emolar hep ağlar..
    Sen hiç emo olup ağladınmı baba?



    BABANIN CEVABI:


    Sen hiç emo babası oldunmu oğlum.?
    Bilemezsin kahvedeki arkadaşların senin oğlan t*p olmuş denmesini
    Bilemessin bintane sorun warken bu oğlan niye bööle oldu die sinirlendiğimi
    Ağlamiim diye acı çekmeyi
    Sen hiç emo babası oldunmu oğlum?
    Saçların yüzünden neye benzediğini anımsamayı
    Ananın ojelerini kullanmanı
    Karı gibi kahkül kesmeni,
    Dilinde memende kaşında küpelerle dolanmanı
    Bunları düşünüp bileklerimi kesmeyi istediğimi bilemessin..
    Sen hiç emo babası oLdunmu oğlum
    L*n oğlum demeye utanıyorum bre zındık!!
    İnternetini kestim, Kablolu tv yi kaldıracam haberin ola
    Artık o şaşı gözlerinle kimselere cam açamıcan niohaha xD
    Okuldan kaydını da aldım
    Askeri liseden devam edersin canlı yayına
    Öptüm baban..!



    Berber Sirasi



    Adamın biri bir berbere gelir ve şöyle bakındıktan sonra, sırada kaç kişi var diye sorar?
    - Beş kişi abi! diye yanıtlar berber. Şöyle bir saat sonra gelseniz...
    - Tamam, der ve gider adam.

    İkinci gün aynı adam tekrar kapıda belirir ve sırada kaç kişi var diye sorar. Berber, abi dört kişi der. Şöyle kırkbeş dakika gibi felan...
    Üçüncü gün adam yine gelir. Yine sırada kaç kişi olduğunu sorunca bizim berber iyice gıcıklanır. Yahu der kendi kendine. Bu adam üç gündür gelip sırada kaç kişi olduğunu soruyor ama tıraşa da gelmiyor.
    Adama cevabını verip gönderdikten sonra da çırağına dönüp, 'Oğlum şu adamı bir takip et bakalım nereye gidiyor', der.
    - Hadi çabuk ol ama sağda, solda da eylenme, tamam mı?

    Çırak hemen dükkandan fırlar ve yaklaşık on beş dakika kadar sonra da soluk soluğa döner:
    - Ustam, ustam...
    - Ne soluklanıyon lan öyle? Söyle bakalım adamın nereye gittiğini gördün mü?
    - Hı-hı...!
    - Nereye?
    - Adam senin eve gitti, ustam


    KUŞ BEYİNLİ

    Fadime kumar oynuyormuş..Temel de arada sırada gidip soruyormuş:
    -Nasıl gidiyor kanaryam?
    -Kaybediyorum.
    Bir müddet sonra yine:
    -Nasıl gidiyor güvercinim?
    -Kaybediyorum
    Bu konuşma bülbülüm, serçem diye devam edince Cemal sormuş,
    “Neden karına hep kuş isimleriyle hitap ediyorsun?”
    “-Bu kadar kişinin içinde kuş beyinli diyemem ya!” diye fısıldamış Temel.

    BORÇ

    Yargıç Temele sormuş : Davacıya borcunu bir türlü ödemiyorsun neden ? Temel boynunu büker..Vereceğum vermesine de “Bana üç ay mühlet ver.” diyorum vermiyor üç yıldır beni oyalıyor yargıç bey


    KAYSERİLİ



    Bir gün temel kayseriyi cok merak edip kayseriye gider.

    Kayseriye varinca yuksek bir bina temelin dikkatini ceker ve bakmaya baslar.

    O sirada uyanik bir kayserili temelin yabanci oldugunu gorur, yanina gelir ve sorar,

    Nereye bakiyorsun sen?

    Temel cevap verir ha su pinaya bakayrum.

    Kayerilide derki o bina benim, kacinci kata baktiysan o kadar para vereceksin bana der.

    temelde düsünür sonra 5. kata baktim der ve 5 milyon verir.

    kayserili parayi alip hemen kacar.

    Temelde kendi kendine; bide bu kayserililere uyanik derler 13. kata baktim 5. kat parasi verdim enayiye...



    YENİ HİZMETÇİ



    Adam evine telefon acar, telefonu yabancı bir bayan acar.Adam
    karşıdaki sesi duyunca şaşırır, bayana sorar:

    - "Sen kimsin?"

    Kız cevaplar:

    - "Evin hizmetçisiyim."

    - "Iyi de bizim hizmetçimiz yok ki!"

    - "Evin hanımı beni bu sabah işe aldi."

    - "Ya. Öyle mi? Ben de evin beyiyim. Hanımı cağırır mısın?"

    - "Hanımınız şu an yatak odasında kocası sandığım bir adamla beraber."

    Adam şaşırır, sinirlenerek,

    - "Elli bin dolar kazanmak istermisin?" Kiz,

    - "Tabii ki isterim.Kim istemez..."

    - "O zaman çekmeçedeki silahı al, yukarı çıkıp o cadi ile o sümsük
    herifi vur!"

    Once ayak sesleri duyulur, sonra iki el silah sesi. Hizmetçi telefona
    geri gelir:

    - "Öldürdüm efendim, cesetleri ne yapayım?" Adam,

    - "Cesetleri havuza at." Kadın duraklar:

    - "Ama burada havuz yok ki?" Adam bir süre düşünür ve cevap verir:

    - "Orasi 112 43 44 değil mi?

    - "Hayir!!!!!
    - "Pardon! Yanlış numarayı aramışım!!!!!"


    Kral ve Vezir


    Günün birinde Vezir'i Kral'a ben daha büyüğüm demiş .Kral haklı olarak kaldıramamış bu lafı ve sormuş:
    -Nasıl büyüksün?
    Vezir de:
    - Vergileri ben topluyorum halka ben bakıyorum vs...
    diye cevap vermiş. Kralda halkına sormaya başlamış. Önce bir çobana sormuş:
    - Fare mi büyüktür, deve mi?
    Çoban cevap vermiş;
    - Tabii ki deve büyüktür.
    Kral bir kez daha sormuş :
    - Köpek mi daha büyüktür, fil mi?
    Çoban:
    - Fil
    Kral:
    - Son bir soru daha
    demiş.
    - Kral mı daha büyüktür, Vezir mi?
    Çoban cevap vermiş :
    - Vallahi o hayvanları tanımıyorum!!!

    Alkolik

    Alkoliğin biri gece rüyasında ak sakallı bir dede görür. O dede :
    -Dile benden ne dilersen, der. Adam da :
    -Git işine, der. Ak sakallı dede tekrarlar :
    -Dile benden ne dilersen.
    Adam yine tınlamaz. Ak sakallı dede :
    -Bak son kez soruyorum dile benden ne dilersen, der. Adam :
    -İşediğim zaman viski akmasını istiyorum, der.
    Ertesi gün adam tuvalete girdiğinde viski olarak işediğini görür. Akşam eve gidince karısına 2 bardak getirmesini ve bu akşam viski içeceklerini söyler. Velhasıl içerler. Ertesi gün yine aynı şekilde viskilerini içerler. 3.gün adam karısına 1 bardak getirmesini ve viski içeceğini söyler. Karısı:
    -Neden 1 bardak istedin, der. Adam :
    -Bu akşam sen şişeden takılacaksın, der.

    Gülen Eşek

    Deli olduğu söylenen bir padişah ferman salmış dört bir yana.
    -"Eşeğimi güldürene bin altın vereceğim" diye. Ülkenin her köşesinden adaylar gelmiş uğraşmışlar, didinmişler ama bir türlü eşeği güldürmeyi başaramamışlar. En sonunda Nam-ı Kemal gelmiş eşeğin kulağına bir şeyler fısıldamış. Eşek başlamış kahkahalarla gülmeye. Nam-ı Kemal almış bin altını dönmüş evine. Eşek günler, haftalar hatta aylar geçtiği halde hala kahkahalarla gülmekteymiş. En sonunda padişah bir ferman daha yayınlatmış:
    -"Eşeğimi ağlatana ikibin altın" diye. Yine ülkenin dört bir tarafından adaylar gelmiş ama eşeği bir türlü ağlatamamışlar. En sonunda Nam-ı Kemal gelmiş.
    - Bizi eşekle yalnız bırakın, demiş. Ahırda geçen 1-2 dakikadan sonra eşek bağıra bağıra ağlamaya başlamış. Padişah ikibin altını verirken önce güldürmek, daha sonra ağlatmak için ne yaptığını sormuş. Cevap şöyle olmuş:
    - İlk gelişimde eşeğe "Benimki seninkinden büyük" dedim, eşek gülmeye başladı. İkinci gelişimde ise çıkartıp gösterdim...


    TEMEL'İN ŞANTAJI

    Ekonomik kriz, durgunluk, Irak Savaşı derken bir türlü para yüzü göremeyen Temel çıldırma noktasına gelir. Çocuk kaçırıp fidye istemeğe karar verip büyük parklardan birine gider. Çocuğun tekini gözüne kestirir.
    Önce bir not yazmaya başlar: "Çocuğunu kaçırdım, çok üzgünüm ama gerçekten paraya ihtiyacım var. Kusura bakma. Yarın sabah saat 7'de falanca parktaki filanca ağacın altına siyah bir çantayla 5 milyar getir. İmza: Laz."

    Çocuğun yanına gider, notu çocuğun ceketinin iç cebine koyup, doğruca evine gitmesini ve notu babasına göstermesini söyler. Ertesi sabah parka geldiğinde soylediği ağacın altında istediğini bulur.
    Çantaya başka bir not eklenmiştir: "Paran burada ama bir uşağın hemşehrisine böyle bir şey yapmasına inanamıyorum. İmza 'İdris.'"

    BİZDE ÇOK VAR

    Bir Amerikalı bir İngiliz ve bir Iraklı barda oturmuş içki içiyorlarmış.
    Amerikalı içkisini bitirince bardağı havaya fırlatıp silahıyla bardağa ateş etmiş ve parçalamış : 'bizim ülkemizde bardaklar o kadar ucuzdur ki biz aynı bardakla iki kere içmeyiz' demiş...
    İngilizde bunun üzerine içkisini bitirip bardağı havaya fırlatıp ateş edip parçalamış ve 'bizim İngiliz sahillerinde o kadar çok bardak yapacak kum vardır ki biz aynı bardakla iki kere içki içmeyiz' demiş...
    Irak lı da soğukkanlılıkla içkisini bitirip bardağı havaya fırlatmış ve Amerikalı ile İngilizi çekip öldürmüş ve 'Bağdat 'ta bu İngiliz ve Amerikalılardan o kadar çok varki biz aynı adamlarla iki kere içmeyiz ' ...

    UYANIK KAYSERİLİ

    Birgün kayserili kör fakir ve çocugu olmayan bir adam yolda yürürken karşısına cin çıkar. cin adamı korkutmaya çalışır malum kayserili onu görmedigi için yoluna aynen devam eder. cin duruma şaşırır ve adamın yanına gelir ben cinim sen benden benden korkmadınmı der adam yooo neden korkayım der. cin peki benden korkmadıgın için sana bir dilek hakkı veriyorum. söyle dilegin nedir. adam düşünür para istesem gözüm görmüyor, göz istesem param yok, çocuk istesem nasıl bakarım der, ve öyle bir istekte bulunurki üç dilegi aynı anda gerçek olur. oglumun gözlerimin önünde, paralarını saymasını istiyorum der..!!!!

    Su

    5 Litrelik pet sisedeki suyu bir dikiste icecegine dair arkadaslariyla iddiaya giren Temel
    - Bana 5 dakika musaade eder misiniz, diye izin istiyor...
    Arkadaslari peki deyip bekliyorlar.
    5 dakika sonra Temel geliyor.
    Merak eden arkadaslari soruyor:
    - Nereye gittin Temel ?
    - Hiiççç denedum icepiliyrum.

    Nefes

    Temel'e sormuşlar :
    En çok hangi nefesleri seversin?

    Temel cevap vermiş:
    cigaramun ilk nefesiyle, kaynanamın son nefesini....

    Fadime`Den E-Mail

    Şubat ayının soğuk günlerinde, ikisi de Amerika'nın değişik bölgelerinde, ayrı ayrı iş gezilerinde olan Dursun'la karısı, Florida'da buluşup yaz sıcaklarının yaşandığı bu bölgede, bir kaç gün geçirmeye karar verirler. Eşi, Dursun'dan önce gider Florida'ya ve ertesi gün için Dursun'a da yer ayırttıktan sonra, ona bir e-posta gönderir. Fakat mesaj, adreste bir harfi yanlış yazdığı için, Dursun yerine, bir gün önce karısı ölen Temel'e gider. Yaşı da epeyce ilerlemiş bulunan Temel, bilgisayar ekranında mesajı okuyunca, korkunç bir çığlık atar ve düşüp bayılır. Zaten çok üzgün olan Temel'in bu çığlığı üzerine ev halkı odaya dolar ve herkes yerde yatan Temel'e yardım için koşuşturmaya başlar. Temel, bir süre sonra kendine gelir ve niçin çığlık attığını soranlara, bilgisayar ekranını gösterir:

    "Sevgili Kocacığım,
    Bugün, buraya ulaşır ulaşmaz, önce yarın senin gelişinle ilgili tüm işlemleri tamamladım, sonra da bana ayrılan yerime yerleştim. Burası gerçekten de dedikleri gibi çok sıcak... Seni dört gözle bekliyorum..." (Karın)

    Öksürük İlacı

    Adamın biri çok kuvvetli öksürüyormuş, doktora gitmiş derdini anlatmış. Doktorda adama yanlışlıkla öksürük ilacı yerine müshil ilacı vermiş ve demiş ki:bir hafta boyunca yemeklerden sonra iç ve yanıma gel. Adam bir hafta sonra gelince doktor: Öksürüğün nasıl oldu deyince, adamda: Cesaret edipte öksüremiyorum ki,demiş.

    Daha Acemiyim

    Temel Almanya'ya işçi olarak çalışmaya gider. Uçaktaki koltuğunun hemen yanında dünya tükürük şampiyonu oturmaktadır. Adam bir tükürür ve tükürük Temelin kulağının yanından mermi gibi geçer.
    - Adam: "Ben 96 olimpiyatları dünya şampiyonu Almanya'dan Hans" der. Temel tabi şaşırır. Bir müddet sonra adam bir daha tükürür ve tükürük Temelin kafasını sıyırarak gider.
    -Hans: "Ben 2000 dünya tükürük şampiyonu hans"der. Temel artık dayanamaz ve Hans'ın suratının ortasına tükürür.
    -Temel: "Daha acemiyim." der

    Paraşütçü Temel

    Temel NATO’da havacı olarak askerliğini yapıyormuş. Komutan askerlere
    paraşütle nasıl atlanacağını öğretmiş.
    - "Uçaktan atlayınca birinci ipi çekeceksiniz. Paraşüt açılmaz ise ikinci ipi
    çekeceksiniz. Yine açılmadı, o zaman Meryem Ana’ya dua edeceksiniz."
    Temel uçaktan atlar. Birinci ipi çeker paraşüt açılmaz, ikinci ipi
    çeker yine açılmaz. O sırada yere yavaş yavaş süzülen komutanının
    yanından geçerken sorar:
    - "Komutanim, komutanim. O karinin adi neydi ?"

    Arkadaşlarımı Geri Getir


    Bir Fransız bir İngiliz ve bir de Temel bir gemi kazasından sonra issiz bir adaya çıkarlar. İngiliz kumsalda bir lamba bulur. Fransız bunun Aladdin’in sihirli lambası olabileceğini söyler ve lambayı ovuşturur. Gerçektende lambadan bir cin çıkar ve konuşmaya baslar :
    - Dileyin benden ne dilerseniz...
    İngiliz : Ben ailemin yanına İngiltere’ye gitmek istiyorum.
    der. Cin hemen isteğini yerine getirir.
    Sıra Fransız’a gelir. O da ailesinin yanına Fransa’ya gitmek ister. Onun isteği de yerine gelir.
    Sıra Temel’dedir. Temel biraz düşünür. Cin çabuk olmasını söyler. Temel etrafına bakar ve cine dileğini söyler :
    - Arkadaşlarım da gitti ben bu işsiz adada yalnız kaldum onun için arkadaşlarımı hemen geri getirmeni isteyrum" der.

    Bebek olur mu?

    Kucuk kiz sinifta Fen Bilgisi dersinde birden parmak kaldiriverdi:
    "Ogretmenim ben bişey sormak istiyorum!!"
    "Evet seni dinliyoruz..?"
    "Benim anneannemin bebegi olur mu???"
    Ogretmen tabi cok sasirmis ama "anneanneler bebek yapmak icin
    biraz yaslidirlar" diye gülumsemis..
    Bizim bıdık yine sormus: "Peki annemin bebegi olur mu??"
    Ogretmen cevaplamis: "Annelerin bebegi olur ama yaslari
    ilerledikce bebekleri olma ihtimali de azalir"
    Derken kucuk kiz "Peki ogretmenim.."demis.. "ya benim bebegim olurmu??"
    Ogretmen gulmus: "Canim senin yasin daha cok kucuk, olur mu
    oyle sey??" Bunun uzerine arka siralardan erkek cocuklardan biri
    bagirmis: "BAAAAAK!!! BEN SANA BISEY OLMAZ DEMEMIS MIYDIM".

    TEMEL VE DURSUN

    Temelle Dursun Uzun Zamandır Görüşmüyorularmış Temel Dursun'a Gel Buluşalım Demiş Buluşma Noktasına Temel Dolmuşla Dursun Helikopterle Gelmiş Temel Sormuş Nasıl Bu Kadar Para Kazandın Demiş Dursunda Ben Bi Makine İcat Ettim 5 Dolar Atıyorsun Elini Koyuyorsun Falına Bakıyor Demiş 3 Ay Sonra Tekrar Buluşmuşlar Dursun Gene Helikopterle Gelmiş Bu Sefer Temel F-16 Jetle Gelmiş Bu Sefer Dursun Sormuş Sen Nasıl Bu Kadar Para Kazandın Demiş Temelde Ben Senin İcadını Biraz Daha Geliştirdim 5 Dolar Atıyorsun Elini Koyuyorsun Elini Geri Almak İçin 10 Dolar Daha Atıyorsun Demiş...

    TEKNOLOJİ

    Zengin bir adamin tek oglu varmis.Adam ogluna ne is kurduysa hepsini batirmis.Adam en sonunda ogluna bir sosis fabrikasi kurmus, sonra oglunu fabrikada gezdiriyormus.

    -"Bak oglum, öküzü burdan vereceksin, makinenin öbür tarafindan sosis olarak alacaksin" demis.

    Sonrada cocuk

    -"Peki sosisi bu taraftan versen öbür taraftan öküz olarak cikar mi?" demis

    Bunun üzerine adam da:

    -"Maalesef oglum o teknoloji simdilik sadece ananda var.."

    İngiltere Nerede?

    Öğretmen derste Ali'ye sorar:- İngiltere nerededir?
    Ali:- Bilmiyorum, öğretmenim.Öğretmen:- Git evdekilere sor, yarın tekrar soracağım.Ali eve gelir ve babasına sorar. Babasi:- Tam olarak bende bilmiyorum nerde diye, ama çok uzakta olamaz, çünkü bizim şirkette bir tane İngiliz calışıyor, işe yürüyerek geliyor.

    Sana Ne?

    Bir gün Nasreddin Hoca eve doğru yürüyormuş, bir arkadaşı arkadan seslenmiş "aman hoca gördün mü biraz önce geçen helva kazanı ağzına kadar doluydu". Hoca istifini bozmadan "bana ne" demiş.
    Arkadaşı, "ama hoca helva kazanı sizin eve gidiyordu, buna ne dersin?" demiş; hoca yine istifini bozmadan "o zaman sana ne?" demiş.

    Peşin Para

    Nasrettin Hoca tarlada uğraşırken birden alacaklısı gelmiş.
    "Nasrettin Hoca, paramı ne zaman ödeyeceksin." demiş.
    Nasrettin Hoca'da"şu görüğün bölgeden devamlı koyunlar geçer.
    Oraya bir tel örgü takıcam,takılan koyun yünlerini de satıp sana borcumu ödeyeceğim."demiş. Adam da haklı olarak gülmüş.

    Nasrettin Hoca buna karşılık adama "Ne oldu köftehor.Peşin parayı görünce gülersin demii!" demiş.

    Kurusun

    Bir gün doktorlar, tımarhanede yaptıkları araştırmada en akıllı deliyi seçeceklermiş. Bir gün delilerden biri bahçede bulunan havuza düşmüş ve boğulmak üzereymiş. Delilerden biri havuza düşen arkadaşını kurtarmaya çalışmış. Bunu gören doktorlar arkadaşını kurtaran deliyi yanlarına çağırmışlar ve "seni en akıllı seçiyoruz" demişler. Doktorlardan biri: "Peki kurtardığın arkadaşını çağır da sana teşekkür etsin" demiş. Deli: "Gelemez ki!" Doktor: "Neden gelemezmiş?" Deli: "Çünkü kuruması için onu astım!"

    Gözlerim Bozuk

    Göz doktoru: - Şu tablodaki harfleri okur musunuz? Cafer: - Siz bana okur musunuz? Benim gözlerim bozuk da..

    Direksiyon eğitimi


    Sene 1993 Sevgilime (şu an karım olur kendileri) araba kullanmayı öğretiyorum İzmir'in o zamanki halini bilenler bilir Üçkuyular-Narlı dere yolu şimdiki gibi değil Sakin Stres olmasın, panik yapmasın diye çok karışmamaya çalışıyorum Ayrıca çok sakin bir ses tonuyla konuşuyorum Direğe 3 santim farkla geçiyor benim güzel sevgilim "Direğe çok yakın geçtin hayatım" diyorum Cevap "Hangi direğe?"


    Potansiyel müşteri

    Kırmızı ışıkta durduğum anda yanımdan iki motosikletli ışık hızında ve tek tekerlek üzerinde geçti Ben ağzım açık olayı izlerken yanıma yanaşan 112 ambulansından doktor camı açtı ve bana: ''Gördün mü bizim müşterileri Hey maşallah!'' dedi

    Emniyet kemeri

    Nişantaşı-Kadıköy dolmuşu için bekliyoruz Bir taksi geliyor dolmuş yerine Ön koltuğa oturan kadın her normal insan gibi emniyet kemerini takıyor Ancak şoför amcamız emniyet kemerinin iyice ortaya çıkardığı dekolteye bakmaktan yola bakamadığı için bir müddet düşünüyor ve içini çekerek kadına sesleniyor "Abla, çıkar emniyet kemerini, böylesi daha emniyetli hepimiz için"

    Bomba

    Bir tımarhanede deliler ayaklanır ve binanın orta bahçesini işgal ederler. Hiçbiride dağılmaz. Bunun üzerine doktorlar toplanarak yönetmeliği açarlar ve aynısını uygulamaya karar verirler. Yönetmeliye göre bir doktoru çırılçıplak soyar delilerin içine atarlar. Doktor içeri girince * BOMBAAA * diye bağırır. Bunu gören deliler doktoru tuttukları gibi camdan dışarı atarlar. Bunun üzerine doktorlar tekrar toplanır ve konuşurlar. Bu işte bir yanlışlık vardır. Delilerin hepsinin dağılması gerekmektedir. Yeniden denerler. Bir doktoru daha soyup içeri atarlar ve oda * BOMBAAA * diye bağırır. Deliler onu da tuttukları gibi camdan dışarı atarlar. Başhekim en sonunda bir de ben deniyeyim der ve soyunup delilerin arasına girer ve * BOMBAAA * diye bağırır. Bunun üzerine bütün deliler kaçışır ve binayı ve orta bahçeyi terk ederler. Doktorlar merak eder ve biraz akıllı olanlarından toplayarak bu durumu sorarlar. Niçin siz ilk iki doktor girdiğinde binayı boşaltmadınız da son başhekim girdiğinde boşaltınız? derler. Delilerde "İlk giren iki bombanın fitili uzundu ama son giren bombanın fitili kısaydı zamanımız yoktu içerde patlamasın diye böyle yaptık" derler.

    Kurmadan Yüzmez

    Delinin birisi saatini hastane bahcesindeki havuza atmis.Bunu goren arkadasi yanina yanasmis ve konusmaya baslamislar:
    -"Niye attin saati havuza?"
    -"Nasil yuzdugunu gormek icin."
    -"Peki, kurdun mu?"
    -"Hayir."
    -"Enayi, hic kurmadan yuzer mi?

    Patlayan Mısırlar


    Doktorlar aralarında iddaaya tutuşmuşlar. Benim tedavi ettiğim hastalar daha çabuk iyileşiyor iddasına. Bunu anlamak içinde hastanede dolaşmaya başlamışlar. bi grup deliyi oldukları yerde zıplarken görmüşler.sormuş doktorlardan biri siz niye böyle zıplıyorsunuz diye. Onlarda biz mısırız patlıyoruz cevabını vermişler. ama yanlarında bi deli zıplamıyormuş. Bu hastanın doktoru kendinden emin sormuş. galiba bu iyileşmiş diye düşünerek. Sen niye patlamıyorsun mısır diğil misin diye. Deli üzgün bü şekilde cevap vermiş: ben tavaya yapıştım

    Ateist


    Ateist bir adam bir gün ormanda geziyor ve etrafındaki güzelliklere bakıyormuş. "Evrim ne güzellikler yaratıyor!" diye düşünüp mest oluyormuş. Birden arkasında kocaman bir ayı belirmiş ve onu kovalamaya başlamış. Adam bütün gücüyle kaçıyormuş ama her arkasına bakışta ayının daha yaklaşmış olduğunu fark ediyormuş. Dakikalarca süren bir kaçısın sonunda adamın ayağı yerdeki dala takılmış, ayı adamın üzerine atlamış, pençesini kaldırmış. Tam vurmaya hazırlanırken adam; "TANRIM!!!" diye bağırmış. Bir anda zaman durmuş, ayı dönmüş, ormandaki nehir bile akmaz olmuş. Bir anda orman kararmış ve gökyüzünden bir ışık huzmesi adamın üzerine parlamış. Çok derinden gelen ilahi bir ses adama: "Yıllarca bana inanmadın, yaratılısı kozmik bir kazaya bağladın,sana bu durumda yardim etmemi mi istiyorsun? Seni sevgili bir kulum mu saymalıyım?"demiş. Adam utanç içinde: "Biliyorum bunca yıldan sonra dindar biri olmayı istemem haksizlik,ama belki AYIYI dindar yapabilirsiniz." demiş. Ses: "Peki." diye karşılık vermiş ve ışık kaybolmuş. Nehir tekrar akmaya başlamış. Herşey eski haline dönmüş.ayı pençesini indirmiş, iki pençesini de göğe doğru cevirmiş, ve konuşmaya başlamış: "Tanrım, senin rızkınla orucumu açıyorum,ham dolsun verdiğin nimetlere."

    American teknolojisi

    Amerikalılar bir gün son teknoloji ürünü mükemmel bir uçak yapmışlar. Bu uçağı düşünmüş taşınmış ve Arabistan’da test etmeye karar vermişler... Ülkenin en iyi pilotuna vermişler uçağı... Uçak havada arıza yapmış. Arap telaşa kapılıp ne yapacağını şaşırmış bu durumda iken monitörde bir yazı çıkmış: "This is American technology, don't afraid." Arap biraz rahatlamış uçak düşerken aynı yazı birkaç kez daha tekrarlamış ve sağ sağlim inmiş adam... Düşünmüşler taşınmışlar elin Amerikanı yapar da biz niye yapmayalım ki? diye düşünmüşler ve aynı uçaktan imal etmişler ve ilk testi Amerikalılara yaptırmak istemişler.... Amerikan pilotu uçarken motorda sorun çıkmış ve uçak irtifa kaybetmeye başlamış... monitörde "don't worry this is arabic technology" yazmış.. neyse pilot rahatlamış... bu bizim uçak gibi demiş ve sakinleşmiş. Aynı yazı iki
    -üç kez daha çıkmış ve çakılmaya az kalmışken monitörde bir yazı daha çıkmış : " Repeat after me; Eşhedu en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden âbduhu ve Resuluhu"

    İyi Satıcı

    Ateşli bir köy çocuğu şehrin en büyük marketinde işe başvurur. Dünyanın bu en büyük alışveriş merkezinde herşey ama herşey satılmaktadır.
    - Patron sorar: Daha önce hiç satıcılık yaptın mı?
    - Evet köyümde bu işi yaptım. Patronun gözü cocuğu tutar:
    - İyi, yarın başlıyorsun. Ertesi gün akşam olur ve patron çocuğu karşısına alır;
    - Evet, bugün kaç satış yaptın??
    - Bir!
    - Ne bir mi? Diğerleri 20
    -30 satış yaptılar, Nasıl bir? Kaç dolar tuttu peki?
    - 320.334 USD doları. Patron şaşırır ve sorar:
    - Nasıl becerdin bunu?
    - Adama başta küçük boy bir olta, sonra orta boy ve sonra da büyük boy bir olta sattım. Adama nerede balık tutucağını sordum. Kıyıda diyince bir tekneye ihtiyacı olduğunu söyledim. Tekne bölümüne indikve çift motorlu, yelkenli, lüks bir yat sattım. Vosvosuyla bunu çekemeyeceğini söyleyince son model 4x4 bir jeep sattım. Patron kendinden geçer:
    - Ne diyorsun, bütün bunları bir küçük olta almaya gelen adama mı sattın?
    - Genç çocuk cevap verir: Yoo aslında karısı için bir tane orkid istemişti... Ben de ona şöyle dedim: "Haftasonun mahvolmuş, sen en iyisi balığa git..."

    Köprü

    Ücüncü Boğaz Köprüsü'nü Japon, Amerikan ve Türkler'den oluşan bir konsorsiyum almış. Tam açılışın yapılacağı sırada kurdela kesilirken köprü büyük bir gürültüyle yıkılmıs. Japon;
    -'gitti bütün emeklerim, mahvoldu kumlarım' diyerek harakiri yapmış.
    Amerikalı;
    -'gitti çeliklerim, tonlarca çelik yıkıldı' diyerek tabancasını çekip intihar etmiş.
    Tüm bunlari izleyen Türk müteahhit de derin bir 'Oh!' çekerek yanındakilere dönmüş: '
    -'İyi ki çimento koymamışım, yoksa bunlar gibi mahvolurdum'...'

    Temel Askerdedir

    Temel askerdedir fakat kimi kimsesi yoktur ve birgün Temel cumhurbaşkanından harçlık istemek için bir mektup yazar ve mektubu göndermesi için çavuşa verir çavuş da temel hiç mektup göndermezdi acaba kime yazmiş diye merak eder ve mektubu okur mektupta temel cumhurbaşkanından 20 milyon harçlık istediğini okuyunca temele acır ve cebindeki 15 milyonu zarfa koyup Temel'e verir ve Temel parayı alınca bir mektup daha yazar çavuş yine mektubu okur ve mektup da şöyle yazar ;
    Sayın cumhurbaşkanı para için sağolun ama bundan sonra banka hesabıma yatırın çünkü bizim çavuş paranın 5 lirasını yemiş.

    Üçgenin Tanımı

    Ilkokulda, matematik dersinde ögretmen üçgenin alanini, cocuklara su
    sekilde ögretmis: Bir üçkenarlinin alani, yatayimi ile diklesiminin
    vurusumunun, ikiye bölümüdür. Çocuk bunu güzelce ezberlemis. Aksam
    babasi evde sormus:
    - Bu gün okulda ne ögrendiniz?
    - Matematik dersinde, bir üçkenarlinin alanini ögrendik babacigim.
    - Ya öyle mi, peki nasil ögrendiniz?
    - Bir üçkenarlinin alani, yatayimi ile diklesiminin vurusumunun, ikiye
    bölümüdür.
    - Yavrum, yanlis ögretmisler size. Dogrusu : Bir üçgenin alani, tabani
    ile yüksekliginin çarpiminin yarisina esittir. O sirada, bir yandan
    gazetesini okuyan, bir yandan da torunuyla oglunun konusmasini dinleyen
    dede, dayanamayip söze girmis :
    - Ikinizin de tanimi yanlis! Bir müsellesin mesaha-i sathiyesi,
    kaidesiyle irtifainin hasil-i darpinin nisfina müsavidir

    AKILLI EŞŞEK

    Milletvekilinin biri, bir köyü gezerken, bağlı olduğu değirmeni döndüren bir eşek görmüş. Yanındaki köylüye sormuş; Bu eşeğin boynundaki zil ne işe yarıyor ? Efendim, demiş köylü, o zil sustuğunda eşeğin durduğunu anlıyorum.

    Müdahale edince tekrar harekete başlıyor. Akıllıca ,demiş vekil peki eşek olduğu yerde durupta başını sağa sola sallarsa nereden anlayacaksın durduğunu? Anlayamam ama, ne gezer efendim sizin gibi akıllı eşek buralarda…

    BANU ALKAN

    Afrodit eski model chevrolet marka otomobilini satmaya karar verir. Enyakın dostuna bu fikrini söyler. Yakın dostu Banu Alkana;- ''Banucuğum senin araban 200 bin kilometrede çok eskimiş kimse almaz'' demiş. Üzülen banu alkan ne yapacağım diye dostuna danışmış. Dostuda;- ''benim tanıdığım bir usta var git ona kilometreyi düşürsün''.

    Banu alkan tamirhaneye gider. usta kilometreyi 10 bine düsürür. aradan bir hafta geçer. Arkadaşı banu alkana;- ''ne oldu hallettin'mi sattınmı'' demiş. banu alkanda;- ''yok ya vazgeçtim arabam daha 10 bin kilometrede satarmıyım hiç'' demiş...

    ALDATMA

    Uluslararasi ölçekte bir kadin arastirmasi yapan sosyolog, dünyanin çesitli ülkelerinde kadinlara bir soru sormus.Kocanizi baska bir kadinla yakalarsaniz ne yaparsiniz??? Soruya ülkelere göre verilen yanitlar ise söyle olmus:

    Isveçli Neyimi begenmedigini sorarim.
    Rus : Evi terk ederim.
    Fransiz : Sesimi çikarmam, sevgilime gider beni teselli etmesini isterim.
    Italyan : Kadini vururum.
    Ispanyol: Kocami vururum.
    Yunanli : Her ikisini de vururum.
    Türk : Benim kocam yapmaz

    Otostopçu Temel

    Temel son model spor arabayla kahveye gelmiş dursun:ula temel ha bu arabayı nerden buldun demş temel:dün otostop çekiyodum bu arabadan bi kadın indi mini eteğini kıvırdı ve dile benden ne dilersen dedi bende arabayı aldım demiş Dursun:ula temel aferin zaten sana mini etek yakışmazdı..


    Kısa Don
    Temelle dursun maça gidecekmiş temelin bir işi çıkmış dursuna demişki: Dursun sen benim yerime maça git.Dursun maç bitiminden sonra temelin yanına gelir Temel ,olan oldi maçta dursun anlatmaya başlar,aha şöyle bi kale varmış aha şöyle bi top varmış atıncada gooooll ! diye bağırıyormuşsun bide utanmadanda kısa don giyiyorlarmış

    Otostopçu Temel

    Temel son model spor arabayla kahveye gelmiş dursun:ula temel ha bu arabayı nerden buldun demş temel:dün otostop çekiyodum bu arabadan bi kadın indi mini eteğini kıvırdı ve dile benden ne dilersen dedi bende arabayı aldım demiş Dursun:ula temel aferin zaten sana mini etek yakışmazdı..

    Kısa Don

    Temelle dursun maça gidecekmiş temelin bir işi çıkmış dursuna demişki: Dursun sen benim yerime maça git.Dursun maç bitiminden sonra temelin yanına gelir Temel ,olan oldi maçta dursun anlatmaya başlar,aha şöyle bi kale varmış aha şöyle bi top varmış atıncada gooooll ! diye bağırıyormuşsun bide utanmadanda kısa don giyiyorlarmış


    TITANIK'TE PAPAĞAN

    Titaniğin salonlarından birinde her akşam bir sihirbaz gösteri yapıyormuş. Adam gerçekten çok ustaymış ama bir sorunu varmış. Salonun bir köşesinde bulunan papağan, tam ne sihirdir nekeramet noktasına gelindiğinde sihirbazın hilelerini açıklıyormuş.

    'Kartı gömleğinin yeninden içeri attı!' diyormuş örneğin. Ya da: 'O şapkanın içinde tavşan var.' diye haykırıyormuş çirkin sesiyle. Sihirbaz fena halde kızıyormuş bu papağana. Ama papağan kaptanın papağanı olduğundan bir şey yapamıyormuş.

    Derken Titanik buzdağına çarpıp batmış, sihirbaz gemiden kopan bir kapının üzerine çıkarak kurtulmuş. Ertesi sabah bir de ne görsün: Papağan da aynı kapının üzerinde sessizce durmuyor mu! Üç gün üç gece o kapının üzerinde öylece bakışmışlar. Ne sihirbaz bir şey söylemiş ne de papağan. Ama en sonunda papağan olmuş konuşan:

    'Tamam, pes, gemiye ne yaptığını anlayamadım!'

    AKILLANMAK

    Hoca yolculuk sırasında mola verip bir hana girer, bu sırada hana bir başka yolcu daha girer ve ikisi birden hancıdan yiyecek bir şeyler isterler. Fakat hancı yiyecek olarak sadece bir balık olduğunu söyler ve bunu paylaşmalarını önerir. Bunun üzerine hoca;

    - 'Ben balığın sadece başını yiyecem' der. Hancı bunun nedenini sorar, hoca da

    - 'Balık başı zekayı arttırır, balık başı yiyen insan akıllı olur' der. Bunun üzerine diğer yolcu hemen atılır ve hocaya

    - 'Balık başını niye sen yiyeceksin, ben yemek istiyorum' der. Hoca da itiraz etmez ve balığın koca gövdesini hoca yer ve bir güzel karnını doyurur, diğer yolcu ise sadece balığın başını yer ve sonra hocaya seslenir;

    - 'Sen koca gövdeyi yedin, karnını doyurdun, ben sadece kafayı yedim aç kaldım' der. Hoca da bunun üzerine lafı yapıştırır;

    - 'Bak nasıl akıllandın'

    SINAV SORUSU


    Biyoloji dersinden yapılacak sınav için sınıftaki herkes acayip çalışmış, notlar fotokopiler havada uçuşmuş. Daha sonra sınavın yapılacağı gün gitmişler bir de bakmışlar, ortada kağıt kalem yok sadece sıra sıra mikroskoplar. Hocada başlarında bekliyorken demiş ki, "Bu mikroskoplarda lam'da bir böceğin bacağı var, sınavınız bacağından böceği tanımak" Tabi hemen itirazlar, ama fayda etmemiş, hoca dediği dedik. Öğrenciler mikroskopların başına geçmiş. Ama bir şey yapamıyorlar. En sonunda biri dayanamamış, kapıyı çarpıp çıkmış. Hoca arkasından seslenmiş :

    ''Kimsin ulan sen, kapıyı çarpıp çıkıyorsun?" Kapı hafifçe aralanmış ve bir bacak uzanmış :
    "Tanısana hadi, tanısana kim olduğumu"

    Ne Mantıklı Nede Yasal


    Bir öğrenci, lojistik ve organizasyon dersinin yazılı sınavından kalıyor.
    Öğrenci: Siz beni cezalandırıyorsunuz. Bunu hiç anlıyor musunuz?
    Profesör: Evet tabi ki.Yoksa nasıl profesör olabilirdim?
    Öğrenci: İyi o zaman. Size birşey sormak istiyorum. Eğer doğru cevabı verirseniz, ben kötü notumu alıyorum ve gidiyorum. Fakat bununla beraber eğer cevabı bilemezseniz bana iyi not vereceksiniz.
    Prof: Anlaşıldı tamam. Sor bakalım.
    Öğrenci:Yasal olupta mantıklı olmayan nedir? Mantıklı olupta ama yasal olmayan nedir? Ve de ne mantıklı ne de yasal olmayan nedir?
    Profesör iyice bir düşündükten sonra hiç bir cevap veremiyor. Ve o öğrenciye iyi not vererek onu geçiriyor. Daha sonra profesör en iyi öğrencisini çağırıyor ve aynı soruları ona soruyor. Öğrenci hemen cevap veriyor:
    "Siz 63 yaşındasınız ve 35 yaşındaki bir bayanla evlisiniz. Bu yasal ama bununla beraber mantıklı değil. Karınızın 25 yaşında bir dostu var, bu gerçi mantıklı ama yasal değil. Siz, karınızın dostuna iyi bir not veriyor ve onu geçiriyorsunuz oysa ki o sınıfta kalmıştı. Bu ise ne mantıklı ne de yasal."

    İmza Öküz

    Olay bir üniversitede profesör ve bir öğrenci arasında geçer. Öğrenci yemekhanede boş yer bulamadığı için profesörün yanına oturur.

    Profesör bu durumu kabullenemez ve çocuğa;
    - Öküzlerle kuşlar bir arada oturamaz, der.

    Öğrenci hiç bozuntuya vermeden;
    -O zaman ben uçuyorum, diye kalkar.

    Profesör durumu içine sindiremeyince öğrencinin sınavından kalması için elinden geleni yapar. Fakat öğrenci soruları eksiksiz cevaplandırır.

    Bunu üzerine profesör;
    - Sana bir soru sorucam, der.
    - Yolda karşına iki kese çıktı birinde akıl diğerinde para var. Hangisini alırdın? der.
    Öğrenci;
    - Parayı alırdım.
    deyince profesör;
    -Ben akıl olan keseyi alırdım, der .
    Öğrenci karşılık verir;
    - Doğaldır insan neye ihtiyacı olursa onu alır.

    Çıldırmak üzere olan profesör öğrencinin sınav kağıdına büyük harflerle "ÖKÜZ" yazar. Öğrenciye verir.

    Odadan çıkan öğrenci bir kaç dakka sonra gelip seslenir;

    - Hocam imzanızı atmışsınız ama notum nerede, der!!!

    160 No


    Amerikada -22 nolu karayolunda, devriye görevi yapan bir otoyol polisi arabasından yolu takip ederken, bir araba görmüş. Bu aracı radarla incelemiş ve minimum 50 km. ile gidilmesi gereken yolda bu aracın tam 22 km./saat'le gittiğini farketmiş. Bu araba yolu tıkıyormuş. Ve aracı durdurup sürücüyü uyarmaya karar vermiş.

    Ve aracın peşinden gidip aracı durdurmuş, birde ne görsün. Aracı kullanan çok yaşlı bir teyze. Ve aracın arkasındaki koltuklarda da çok korkmuş 3 tane yaşlı teyze daha var.

    Polisi görünce yaşlı sürücü: Polis bey çok mu hızlı gidiyordum? diye endişe ile sormuş.

    Polis demiş ki; hanımefendi, hızlı değil, aksine çok yavaş gidiyorsunuz ve bütün otoyol trafiğini etkiliyor! Radardan gördüğüm kadarıyla 22 km. hızla gidiyorsunuz.

    Yaşlı teyze: Ama, otoyolun girişinde 22 yazıyordu ve bende bu hızla uymak istedim!

    Polis: teyzeciğim demiş, o 22 otoyolun numarası. Bu yolda en az 50 km hızla gitmelisiniz.

    Kadın tamam, bundan sonra hızlanacağım demiş. Polis tam kendi arabasına giderken, gözü yine arkada oturan, hiç konuşmayan ve çok korkmuş 3 yaşlı teyzeye kaymış. Ve sormaya karar vermiş sürücüye.

    Teyzeciğim birşey sorabilirmiyim? Bu arkada oturan kişilerin nesi var? Çok korkmuş gözüküyorlar, sanki dillerini yutmuşlar gibi!

    Kadın şöyle cevap vermiş: Valla bende anlamadım, 160 nolu karayolundan çıktıktan beri böyleler.

    Otobüs Bekliyorum...

    Kadının biri dolabından gelen gıcırtıyı kesmesi için eve marangozu çağırır marangoz bakar ama bir sorun bulamaz dolap gıcırdamıyordur ve sorar
    -Abla bu dolabın bir şeyi yok ne yapayım?
    Kadın:
    -Normalde gıcırdamıyor zaten yoldan otobüs geçerken gıcırdıyor sen şimdi dolabın içine gir otobüs geçerken bakarsın. der
    -Adamda tamam der başlar beklemeye.
    Bir müdedt sonra kadının kocası eve gelir üzerini değiştirmek için dolabın kapağını açınca birde ne görsün içinde bir adam hemen sorar.
    -Ne işin var senin benim dolabımda...
    Adam:
    -Abi nedesen haklısın şimdi sana otobüs bekliyorum desem inanmazsın...

    Gencin Dramı

    Bir genç bir gün yanında bi kızla eve gelir;
    - ''Anneeee Babaaaaa işte evleneceğim kadını sizle tanıştırmaya geldim''.
    Neyse aile işte konuşur, kahveler içilir.
    Gencin babası oğlunu bir kenara çeker ve oğluna gizli gizli bir şeyler söyler;
    - ''Oğlum annen beni yatakta hiçbir zaman mutlu edemedi ben de mutluluğu başka kadınlarda aradım.
    İşte bu kızı tanıyorum o senin kardeşin''.
    Çocuk bunu duyunca şoka girer ve yıkılır.
    Neyse aradan biraz süre geçer ve tekrar bir kızla eve gelir ve yine aynı tanışma faslı...
    Ve baba yine oğlunu kenara çeker o kızın da kardeşi olduğunu söyler.
    çocuk artık hem bıkmış ve hayata küsmüş bir şekilde annesine gider ve bütün olayları anlatır.
    Annesi'de şöyle cevap verir;
    - ''Oğlum sen onun dediklerine kafanı takma, o senin gerçek baban değil''.

    Bazi seyler vardir ki aciklanamaz...


    Ciftcinin biri komsu barda otumus deli gibi icerken arkadasi
    gelmis ve "Hey, bu guzel gunde niye sarhoslar gibi oturup icki iciyorsun ki?" demis..

    Ciftci : Bazi seyler vardir ki aciklanamaz...
    Adam : Bu kadar kotu olan sey ne?
    Ciftci : Bugun oturmus bizim inegi sagiyordum. Kova tam dolmustu ki sol ayagiyla bir tekme atti ve kova devrildi.
    Adam : Tamam ama buna bu kadar uzulmeye degmez...
    Ciftci : Bazi seyler vardir ki aciklanamaz...
    Adam : Sonra ne oldu?
    Ciftci : Bende bir ip aldim ve sol ayagini yandaki direge bagladim...
    Adam : Sonra ?
    Ciftci : Tekrar oturdum sagmaya devam ettim . Kova tam dolmustu
    ki sag ayagiyla bir tekme daha atti ve kova yine devrildi.
    Adam : Yine mi?
    Ciftci : Bazi seyler vardir ki aciklanamaz...
    Adam : Sonra ?
    Ciftci : Bende baska bir ip alip sag ayagini da yandaki direge
    bagladim. Tekrar sagmaya basladim. Tam kova dolmustu ki aptal inek bu kez de kuyruguyla bir kova sutu devirdi..
    Adam : Hmmm...
    Ciftci : Bazi seyler vardir ki aciklanamaz...
    Adam : Sonra ne yaptin peki?
    Ciftci : Bende baska bir ip aradim bulamiyinca da kemerimle inegin kuyrugunu tavana bagladim.
    Ve tam o sirada pantolonum dustu ve karim iceri girdi....

    Bazi seyler vardir ki aciklanamaz...

    Sıra Kulağınızda

    Bir hanımefendi doktora gitmiş. "Doktor bey" demiş, "ben fevkalade sağlıklı bir kadınım. Bir tek kusurum var. Gaz kaçırıyorum. Durmadan gaz kaçırıyorum. Evde, işte, kilisede, otobüste, asansörde, süper markette... Durmadan kaçırıyorum. Ama fazla da şikayetim yok. Çünkü benim kaçırdığım gazın ne kokusu var, ne de sesi çıkıyor..." Doktor, bir hap yazmış kadının reçetesine. "Bu haplardan günde üç tane al, haftaya gel gene beni gör" demiş. Ertesi hafta kadın hışımla girmiş doktorun muayenehanesine. "Doktor" demiş, "geçen hafta verdiğin haplardan sonra, kaçırdığım gazlar leş gibi kokmaya başladı..." Doktor: - "Güzel" demiş. "Çok güzel. Burnunuzu tedavi ettik demek. Şimdi sıra geldi, kulaklarınız üzerinde çalışmaya..."
    ----------------

    Ancak düşürebildim


    Doktor hastasını telefonla arar ve hastasına bir kötü; bir de çok kötü haberi olduğunu söyler. Daha sonra "ilk önce hangisini söylememi istersiniz" diye sorar. Hasta ilk önce kötü haberi duymak istediğini söyler. Doktor hastaya "Tahlillerinizi aldım ve ne yazık ki 24 saat ömrünüz kaldı." der. Hasta yıkılmıştır. Doktora sorar "Daha kötü haber ne olabilir ki?" Doktor: "dünden beri sizi arıyorum ama telefonunuzu daha yeni düşürebildim."
    --------------------------

    Tenefüs

    Bir uçakta tam yedi deli varmış... Bunlardan sadece uçağı kullanan birinci pilot normalmiş.. İkinci pilot da deliymiş.. Durgun ve normal hava şartlarında yolculuk yaparlarken birden bire uçağın sağa ve sola yattığını hisseden birinci pilot şaşkınlıkla ikinci pilota sorunun ne olduğunu sormuş; o da, "sanırım bu dengesizlik içeriden delilerden geliyor" diye cevap vermiş. Birinci pilot, ikinci pilota emir vermiş: "o zaman git ve rahat durmalarını söyle!". Bunun üzerine delilerin yanına giden ikinci pilot onları susturmayı başarmış. Birinci pilot ikinci pilota "nasıl susturdun" diye sorduğunda; "ben öğretmen oldum, onlar öğrenci oldular.. uçağın imdat zilini çaldım şu an tenefüsteler.." diye cevap vermiş.

    İnce Nükte

    show tv'deki ateş hattı programında reha muhtar prens charles'ın müslüman olduğu yönündeki söylentileri eleştirmektedir konuyu diyanet işleri başkanıyla tartışmaktadır:
    -efenim prens charles'ın müslüman olduğunu söylüyorlar peki ama öyle bir adamdan müslüman olur mu?
    -olur tabi neden olmasın?
    -ama efenim nasıl olur?
    -reha bey siz müslüman mısınız?
    -tabi müslümanım efendim
    -siz namaz kılıyor musunuz?
    -hayır
    -oruç tutuyor musunuz?
    -hayır
    -içki içiyor musunuz?
    -evet
    -e sizden nasıl müslüman oluyorsa, ondan da en az sizin kadar müslüman olur..


    ...

    Teklif

    Bir adam bir bayanın karşısına geçer der ki ;

    "-Ey dilberi rana! Ey tesadüf-ü müstesna! O mahrem suratınızı görünce size lahza-i kalpten sarsıldım. Niyetim acizane-i taciz etmek değildir Bilakis efkar-i umumiyede ufak bir aile bacası tüttürmektir Sözlerim sizi temin ve tatmin edecekse şayet, zevc-i izdivacınıza talibim!"

    Bayan da der ki ;"-O mahrem suratınıza bir sille-i osmaniye nakşedersem sekte-i kalpten terk-i hayat edersiniz."



    ...

    BARMEN

    Bir adam bara girer ve barmene:

    "Herkese benden bir içki, sen de iç bir tane." der.

    Barmen "Peki efendim" diyerek bardaki herkese birer içki verir, kendisi de bir tane içer. Hesap gelince adam pişkin pişkin "Param yok" der. Barmen çok sinirlenir, güvenliği çağırıp adamı döve döve dışarı attırır.

    Ertesi gün aynı adam yine gelir, barmene döner;

    "Herkese benden bir içki. Ama sana yok. Sen içince sapıtıyorsun."

    Sınav


    Öğretmen öğrencilerine sormuş: Allah hepimizin cennete gitmesini istediği halde niye cehenneme gönderiyor.

    Çocuğun birisi öğretmenin sorusuna soruyla cevap veriyor:

    -Ögretmenim siz bizim 5 almamızı istediğiniz halde niye sınav yapıyorsunuz?

    Yaş hesabı

    Amca: Altan sen kaç yaşındasın oğlum?

    Altan: Onbeş yaşındayım amca.

    Amca: Nasıl olur canım!...

    Altan: Evet onbeş yaşındayım.

    Amca: Geçen yıl yedi yaşındaydım. Bu yıl da sekiz.

    Altan: Yedi sekiz daha on beş et mez mi?

    Azgın Arkadaş


    Çocuk, okuldan bir gözü şiş olarak dönünce, annesi telaşlandı:

    -Oğlum ne oldu gözüne? Düştün mü yoksa?

    -Hayır düşmedim.Arkadaşım Orhan`la dövüştük.Ben de yarın onun gözünü şişireceğim!

    Annesi yatıştırmaya çalıştı:

    -Sakın ha! Dövüşmek iyi birşey değil.Ben sana yarın pasta çörek vereyim.Arkadaşına da ver, barışın.Güzel güzel oynayın olmaz mı?

    -Olur anneciğim, barışırız.

    Ertesi gün, çocuk öteki gözü de şişmiş olarak döndü. Annesi merakla sordu:

    -Yine ne oldu?

    -Arkadaşım yaptı, daha çok pasta, çörek istiyor​
     
  2. IronyOfFate

    IronyOfFate Bilgiliyim rank8

    Kayıt:
    22 Nisan 2009
    Mesajlar:
    2.089
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    36
    Meslek:
    Geodesy and Photogrammetry Engineering
    Şehir:
    ღAnkaraღ ๘۩
    Fıkra arşivi ilginç :dance:
     
  3. |SicknesS|

    |SicknesS| Tanınıyorum rank8

    Kayıt:
    1 Eylül 2009
    Mesajlar:
    433
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Professional Silkroad Player
    Eline Saglık Süperler :))
     
  4. Mopneet

    Mopneet   rank8

    Kayıt:
    22 Haziran 2008
    Mesajlar:
    10.387
    Beğenilen Mesajlar:
    14
    Ödül Puanları:
    38
    Hepsini okuyamadım üzgünüm. Ama okuduğum kısmı güzeldi.
     
  5. DangerWalker

    DangerWalker Bilgiliyim rank8

    Kayıt:
    13 Haziran 2007
    Mesajlar:
    1.560
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    oyuna girmeye çalışıom xD
    hepsi çok güzel inş sabitlenir :)
     
  6. Aesify

    Aesify Old School olduser rank8

    Kayıt:
    27 Nisan 2008
    Mesajlar:
    2.428
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    36
    Şehir:
    Off Topic
    teşekkürler :beer: