1. Reklam


    1. joysro
      ledas
      jungler
      keasro
      zeus
      karantina

Damages


  1. Uprising

    Uprising   rank8

    Kayıt:
    23 Kasım 2007
    Mesajlar:
    4.085
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Ödül Puanları:
    38
    Şehir:
    Extrablatt/Antalya
    [​IMG]

    Tür: Drama, Suç
    Süre: 60 dk.
    Kadro:
    Glenn Close - Patricia Hewes
    Rose Byrne - Ellen Parsons
    Ted Danson - Arthur Frobisher
    Tate Donovan - Tom Shayes
    Zeljko Ivanek - Ray Fiske
    Noah Bean - David Connor
    Anastasia Griffith - Katie Connor

    Genel Konu

    Genç bir kadın üstü başı kan içinde, lüks bir apartmandan dışarı çıkar. Korkmuş ve paniklemiş bir halde caddeleri arşınlar. Kendi dairesine varır. Dairesinin altüst edilmiş olduğunu görür. Nişanlısına seslenir ancak bir cevap alamaz. Ve banyo küvetinde nişanlısının kanlar içindeki cesediyle karşılaşır. İyice kendini kaybeden kadın daireden ayrılır. Sokakta polisle karşılaşır ve durumundan şüphelenen polis tarafından göz altına alınır. Kadının üzerinde yalnızca New York’un ünlü avukatlarından birinin kartı vardır. Kartın sahibine ulaşan polis, gözaltındaki kadının kimliğini belirler. Polis, kadının evine yaptığı ziyarette küvetteki cesedi bulur ve gözaltındaki kadın cinayetle suçlanır.


    Kadının adı Ellen Parsons’tır ve şehrin en büyük hukuk firmalarından Hewes & Associaties’in avukatlarından biridir. Otuzlu yaşlarında başarılı bir avukat olan Ellen, birkaç ay önce Hewes & Associaties’te çalışmaya başlamıştır. Firma, Arthur Frobisher adlı milyarder işadamının yaptığı ve beş binin üzerinde kişinin hayatını karartan büyük çaplı bir yolsuzluğu ortaya çıkarmaya çalışmaktadır. Ellen, tüm hukuk camiasının yakından tanıdığı, büyük çaplı davaların aranan isimlerinden olan hırslı ve gözüpek Patricia Hewes tarafından işe alınmıştır ve Frobisher davasıyla ilgilenen ekibin bir üyesidir. Patricia, kendi gençliğine benzettiği Ellen’ı koruyup kollamaktadır. Davayla alakalı özel görevleri ona yaptırmaktadır. Ellen işini sevmektedir ancak nişanlısıyla arasında sorunlara sebep olduğundan dolayı Patricia ile çalışmakan da pek hoşnut değildir.

    Şirketin üzerinde çalıştığı dava geliştikçe birçok karanlık sır da ortaya çıkmaya başlar. Cinayetler işlenir, tanıklar ortadan kaybolur. Ellen ve Ellen’ın yakınları, Frobisher’ın adamları ve Patricia Hewes olaylara dahil olur. Lakin davanın çözülmesi çok kolay olmayacaktır. Patricia, bir şeyler çevirdiğinden emin olduğu Frobisher’ın para karşılığı anlaşmaya varıp işi mahkemeye götürmeme önerisini kabul etmemektedir. Amacı jüri karşısına çıkıp mağdur durumdaki müvekkillerini memnun etmektir. Bu uğurda birçok tehlikeyi göze alır.


    Buraya kadar anlattıklarımdan dizinin normal bir hukuk draması olduğunu düşünebilirsiniz. Ancak “Damages”ın sihri tam bu noktada devreye giriyor. Ellen’ın kanlar içinde dolaşırken polis tarafından gözaltına alınması ve sonrasında gelişen olaylar dizinin kilit noktasını oluşturuyor. Bu olaylar “esas gün”de yaşanıyor. Ancak olaylar altı ay kadar önce Ellen’ın Hewes & Associaties’te işe girmesiyle başlıyor ve Ellen’ın göz altına alındığı güne kadar yaşananlar flashback olarak, Ellen’ın gözaltına alındıktan sonra yaşanan olaylar ise flashforward olarak bizlere sunuluyor. Bu flashback ve flashforwardlar dizinin esasını teşkil ediyor aslında. Bunları izleyerek olayların ne şekilde geliştiğini ve nasıl bu hale geldiğini görüyoruz. Ellen’ın neden kanlar içinde olduğunu, nişanlısını kimin öldürmeye çalıştığını, davanın ne şekilde yürüdüğünü, Frobisher’ın neler sakladığını adım adım ilerleyerek anlamaya çalışıyoruz.

    “Damages” muhteşem kurgusuyla bir an bile sıkılma hissi yaşatmıyor. Davanın gelişimini, Ellen’ın içinde bulunduğu durumu ve dizinin üzerine kurulu olduğu büyük komplonun çözülmesini zamanda bir ileri bir geri giderek izlemek büyük keyif veriyor. Her bölümün ardından sonuca daha da yaklaşıldığını biliyor olmak kalan bölümleri izlemek için bir heyecan unsuru yaratıyor.


    Dizinin alışılmışın dışındaki kurgusunun yanında en önemli özelliği pek tabii ki Glenn Close’un başını çektiği başarılı oyuncu kadrosu. Glenn Close için pek bir şey söylemeye gerek bile yok aslında. Tek kelimeyle döktürüyor. Aklından geçenleri belli etmeden sakin ve soğukkanlı tavrını koruyarak konuşması, rahatsız edici durgunluktaki bakışları ve öfkesini, korkusunu dışa vurduğu zamanlardaki hali oyunculuk sınıflarında ders olarak gösterilebilecek nitelikte. Dizinin bir diğer ana karakteri Ellen’ı canlandıran Rose Byrne da rolünün hakkını veriyor ve Ellen’ın yaşadıklarını ekrana yansıtmakta büyük başarı gösteriyor. “The O.C.”de Marissa’nın babası rolüyle hatırlayabileceğimiz Tate Donovan, Patrica’nın ikinci adamı rolünde ve onun tüm karanlık işleriyle ilgileniyor. Dizinin üzerine odaklandığı Frobisher davasındaki kilit isim Arthur Frobisher rolünde ise “Cheers” yıldızı Ted Danson var. Kurduğu imparatorluğun çöküşüne tanık olmak istemeyen işadamına hayat veren Danson’ın, performans bakımından Glenn Cloe’tan aşağı kalır bir yanı yok. Davada Patricia’nın karşısında yer alan ve Frobisher’ın avukatlığını yapan Ray Fiske rolünde de Zeljko Ivanek etkileyici bir performans sergiliyor. Ağır ve anlaşılması zor konuşması, her daim sahip olduğu yüzündeki yorgunluk ifadesi rolünün etkileyiciliğini pekiştiriyor.

    Sıradan hukuk dramalarından bir hayli farklı bir kulvarda kendine yer bulan “Damages”, sahip olduğu başarılı oyuncu kadrosu, ilgi çeken konusu ve yapısının temelini oluşturan muhteşem kurgusuyla kesinlikle izlenmeyi hak ediyor. Son yılların en başarılı yapımlarından biri olduğu kesin. Sizler de “Damages”a kayıtsız kalmayın. Bırakın Patrica Hewes’un büyüsü sizi de esir alsın.
     
  2. NiGHTMaRe

    NiGHTMaRe Aileden rank8

    Kayıt:
    8 Kasım 2008
    Mesajlar:
    7.592
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Severek izlemediğim bir dizi.
     
  3. Uprising

    Uprising   rank8

    Kayıt:
    23 Kasım 2007
    Mesajlar:
    4.085
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Ödül Puanları:
    38
    Şehir:
    Extrablatt/Antalya
    8)
     
  4. Threnody

    Threnody Bilgiliyim rank8

    Kayıt:
    17 Şubat 2009
    Mesajlar:
    1.418
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Buffy the Wampire Slayer :headbang:
    bunu deneyelim bakalım
     
  5. EricNorthmaN

    EricNorthmaN   rank8

    Kayıt:
    11 Kasım 2009
    Mesajlar:
    1.181
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    Louisiana / USA
    bence True Blood'a başlayın harika bi dizi....şiddetle tavsiye ediyorumm....