1. Reklam


    1. joysro
      ledas
      jungler
      keasro
      zeus
      karantina

Brokolinin yerini alacak Türk sebzesi


  1. Mike Shinoda

    Mike Shinoda Aileden rank8

    Kayıt:
    10 Nisan 2007
    Mesajlar:
    7.261
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    üniversiteadayadayı
    Şehir:
    Paralel evren
    [​IMG]



    Brokolinin yerini alacak Türk sebzesi

    İzmir’e özgü yabanıl şevketibostan bitkisi ıslah edilerek, yaygınlaştırılacak. Bu bitki ilaç yapımında ve yemeklerde kullanılıyor. İzmir'e özgü bitki tüm Türkiye'ye yayılacak ve brokolinin yerini alacak.

    Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü, doğadan toplanarak ilaç ve yemek yapımında kullanılan İzmir’e özgü yabanıl şevketibostan bitkisini ıslah ederek, tohum üretimine başladı.

    Enstitü Müdürü Ali Osman Sarı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kurumun amaçlarından birinin, yeni ürünler geliştirerek, bu ürünleri üreticinin, çiftçinin hizmetine sunmak ve tarımla ilgilenen kesimin gelir seviyesini artırmak, üretim masraflarını da azaltmak olduğunu belirtti.

    Sarı, TÜBİTAK Projesi kapsamında şevketibostan bitkisi üzerinde çalıştıklarını, doğadan toplanan şevketibostanın özelliklerini belirlediklerini, ıslah ettiklerini ve tohum üretimine başladıklarını bildirdi.

    Şevketibostanın İzmir ve çevresinde sevilerek tüketildiğini, ayrıca ilaç yapımında da kullanıldığını anlatan Sarı, "Şevketibostan sadece Ege Bölgesi’nde biliniyor. Geniş çaplı tarımı ve tanıtımı yapıldığında, şevketibostanın da brokoli gibi halk arasında tutulacağını düşünüyorum. Brokoli nasıl birçok alanda tutuldu, şevketibostan da onun gibi bir bitki olacak. Şevketibostan bundan sonra kültür bitkisi olarak yetiştirilebilecek" diye konuştu.

    -KEKİK DENEYİMLERİ VAR-

    Kekik bitkisinin 20 yıl öncesine kadar doğadan toplanan bir ürün olduğunu kaydeden Ali Osman Sarı, Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü gayretleriyle kekik konusunda geniş bir çalışma yapıldığını, üniversite-özel sektörün de projeye katılımıyla kekik bitkisinin kültüre alındığını ifade etti.

    Kekikiğin kültür bitkisi olarak yetiştirilmesiyle doğanın tahribinin de önlendiğini söyleyen Sarı, "Doğadan toplamalar kontrol altında değil, kekikten örnek verecek olursak, bu bitkinin çiçeklenme zamanında toplanması gerekiyor.

    Doğadan toplandığında toplayıcılar buna riayet etmeyebiliyor. Tarlada istediğiniz zaman hasat edebilme şansınız olduğu için istenilen özellikte ürün yetiştirme şansı daha yüksek" diye konuştu.

    Enstitülerin çalışmaları sayesinde Türkiye’nin pazara standart ve güvenilir ürün sunmaya başladığını ve dünya pazarında çok iyi bir yere sahip olduğuna işaret eden Sarı, nar, sahlep ve defne bitkisi üzerinde de çalışmalar yaptıklarını dile getirdi.

    -DEFNE, NAR VE SAHLEP ÇALIŞMALARI-

    Meyve suyu ve sofralık tüketimde kullanılan nar üzerinde de çalışmalar yürüttüklerini belirten Ali Osman Sarı, çalışmalardan çok güzel neticeler aldıklarını söyledi.

    Melezleme programıyla piyasada olmayan narlar geliştirebildiklerini bildiren Sarı, şunları kaydetti: "Tescilin belli bir prosedürü var, şu anda onu bekliyoruz. Elimizde materyal mevcut. Tatlı narların kabuk ve dane renkleri açık, çekirdekleri de yumuşak oluyor. Mayhoş, ekşi narların da kabuk ve dane renkleri koyu, çekirdekleri sert oluyor. Arkadaşlarımız bunu melezlediler ve melezler içinden örnekleri çektiler. Şimdi rengi ve kabuğu koyu, çekirdeksiz tatlı narlar olduğu gibi, rengi ve kabuğu koyu, mayhoş ama yine de çekirdeği olmayan narlar var." Sahlep bitkisinin de doğadan yoğun olarak toplandığını, yumruyla çoğaldığı için sökülen yumrunun yerine yeni yumrunun da almadığını söyleyen Ali Osman Sarı, "Çevre açısından bu çok önemli çünkü sahlep yumrusunu söktüğünüzde doğadan yok etmiş oluyorsunuz. Amacımız bu bitkiyi kültüre almak. Ümit vaat eden gelişmeler var ama kesin olarak söyleyebileceğimiz bir şey yok" dedi.

    Defne bitkisi üzerinde de 2000 yılından bu yana çalıştıklarını söyleyen Sarı, defnenin daha önce süs bitkisi olarak fidancılarda bulunduğunu, ancak kimsenin tarımını düşünmediğini dile getirdi.

    Defneyi daha iyi, ekonomik üretme konusunda çalışmalar başlattıklarını dile getiren Ali Osman Sarı, "Defneyi kaç yılda bir biçmeliyiz, ne kadar yükseklikten biçmeliyiz, hangi mesafede dikmeliyiz, yağ oranı, uçucu yağ oranı ne gibi sorulara yanıt bulmaya çalışıyoruz" diye konuştu.

    -ŞEVKETİBOSTAN NEDİR?-

    Akkız, bostanotu, mübarekdikeni, şevketotu olarak da bilinen şevketibostanın latince adı Cnicus benedictustur.

    Bileşikgiller familyasından, 50 santimetreye kadar boylanabilen bir yıllık otsu bir bitkidir. Bol tüylü iri yapraklarının kenarlarında çok sayıda diken bulunur. Yaprakların alt yüzündeki damarları beyaz olur. Yaz boyunca açan sarı renkli bileşik çiçekleri vardır. Bitki bu çiçeklerin olgunlaşmasıyla meydana gelen silindir yapılı, bir ucu püskül gibi tüylü ve kahverengi tohumlarını dökerek çoğalır. Toprak üstü bölümleri körpeyken kesilip toplanan bitki, iyice soyulup dikenlerinden arındırılarak, Ege ve Akdeniz bölgesindeki pazarlarda Şevketibostan ya da kısaca Şevketotu adlarıyla satılır ve pişirilip tüketilir.

    Anayurdu bilinmeyen şevketibostan, Marmara, Ege ve Akdeniz bölgelerindeki tarla kenarı, bahçe ve kırlarda yabani olarak yetişir.

    Bitkinin yaprak ve çiçekli sürgünleri, çiçekli olduğu yaz boyunca toplanır. Gölgede özenle kurutulup parçalara bölünür. Tohumları da sonbaharda olgunlaştığında toplanır.

    Sindirim ve safra salgılarını artıran şevketibostan, karın ağrılarıyla birlikte görülen sindirim güçlüğünü giderip rahatlama sağladığı, kanamaları durdurur, hemoroit ve ishali iyileştirdiği biliniyor. İdrar söktürücü özelliği olan bitki, yaraların temizleme ve iyileştirme özelliği bulunuyor.