1. Reklam


    1. joysro
      ledas
      jungler
      keasro
      zeus
      karantina

Aziz Yıldırım ve Fenerbahçe [ Nostalji Bölümü ]


  1. BaSoryong

    BaSoryong Buralıyım rank8

    Kayıt:
    17 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    3.259
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Öğrençi :)
    Çok uzun oldu ama :)

    TARİH 1 OYLA YAZILDI
    15 Şubat 1998... Fenerbahçe tarihinin belki de en önemli günü... Vefa Küçük'ü 1 oyla geçen Aziz Yıldırım başkanlık koltuğuna oturdu.. Ve Sarı-Lacivertli renkleri, Dünya devleri arasına sokacak o müthiş serüven başladı...
    Evet, 'Fenerbahçe tarihinin en kritik günlerinden biri' diyoruz 15 Şubat 1998 için... Ancak yıllar sonra asla hatırlanmayacak, asla konuşulmayacak gelişmelere sahne olmuştu bu tarih... Kıran kırana bir mücadele, nefesleri kesen oy sayımı... Bir Vefa Küçük önde, bir Aziz Yıldırım... Her sandıkta başka bir heyecan, her sandıkta başka bir mutluluk ya da hüzün..
    Ve işte o oy, son oy...
    Aziz Yıldırım, Vefa Küçük'ü 1 oyla geçmiş; Ali Şen'in ardından Fenerbahçe Başkanlığı'na seçilmişti.
    Daha sonrasında, Sarı-Lacivertli taraftarların 'Büyük Yürüyüş' adını verecekleri bu müthiş serüven, işte o gün başladı...

    Fakat başlangıç, biraz sancılıydı...


    ÖZDEMİR'DEN VAZGEÇMEDİ
    Çünkü Fenerbahçe Kulübü'nün tüzüğü gereği; başkanlık koltuğuna Aziz Yıldırım oturmuş, ama Vefa Küçük'ün yönetim kurulu listesi işbaşı yapmıştı.
    İşte bu nedenle, 14 Haziran 1998'de olağanüstü genel kurula gidildi. Sadece 655 üyenin oy kullandığı bu kongre sonrasında Aziz Yıldırım, 14 yeni yöneticisini belirledi ve kafasındaki projeler için gerçek anlamda startı verdi.
    10 yılda tam 8 kongre gördü. Biri sağlık sorunları, diğeri de Denizli'de kaybedilen şampiyonluk olmak üzere 2 kez görevini bıraktı. O başkanlığı bıraktı, ama ne Fenerbahçe taraftarı ne de Fenerbahçe kongre üyeleri onu bırakmadı.
    Yanda o kongreleri ve yönetim kurulu listelerini göreceksiniz, ancak sizi zorlamadan hemen şu bilgiyi de notlarımıza ekleyelim: Aziz Yıldırım 10 yıl boyunca sadece 1 isimden hiç vazgeçmedi;

    Nihat Özdemir...


    İŞTE YÖNETİMLER
    15 Şubat 1998 tarihindeki olağan kongrede, 1468'e karşı 1469 oy alarak başkan seçildi. Ne var ki, yönetim kurulunun tamamı, diğer aday Vefa Küçük'ün listesinden oluştu.
    Yönetim Kurulu:
    Abdullah Acar
    Orhan Keçeli
    Mehmet Yıldırım
    Sema Küçüksöz
    Nuri Tuna
    Ünal Öger
    Adem Türkmen
    Davut Dişli
    Necati Aslan
    Erdal Tontu
    Ahmet Arslan
    Cem Pehlivan
    Celal Aras
    Üstün Akmen


    KENDİ LİSTESİYLE SEÇİLDİ
    14 Haziran 1998'de, Yıldırım'ın yönetimini oluşturması için olağanüstü kongre yapıldı. Seçime katılan 655 kişinin oylarıyla yeniden başkan seçilen Aziz Başkan'ın ilk yönetimi şöyleydi:
    Yönetim Kurulu:
    Nihat Özdemir
    Ali Yıldırım
    Nihat Özbağı
    Mithat Yenigün
    Abdullah Kiğılı
    Gürbüz Refioğlu
    Hulusi Belgü
    Necdet Ersoy
    Hulusi Cansu
    Mehmet Aydın
    Önder Fırat
    Rint Akyüz
    Osman Yalçın
    Köksal Özbek


    BU KEZ FARK ATTI
    20 Şubat 2000'deki olağan kongrede, Yıldırım 4637 oyun 2657'sini alarak, ilk kongrede 1 oyla geçtiği Vefa Küçük'e bu kez 677 oy fark attı.
    Yönetim Kurulu:
    Nihat Özdemir
    Uğur Dündar
    Mahmut Uslu
    Osman Yalçın
    Şadan Kalkavan
    Hamdi Akın
    Vedat Olcay
    Atilla Kıyat
    Ertuğrul Hataylı
    Selim Soydan
    Dursun Ekşioğlu
    Murat Özaydınlı
    Tahir Perek
    Mehmet Vodin



    TARAFTAR İSTEDİ GERİ DÖNDÜ


    2000-2001 şampiyonluğunun ardından, 30 Mayıs 2001'de, sağlık sorunları ve ailevi nedenlerden dolayı görevi bıraktığını açıkladı. Taraftarın yoğun baskısı, yürüyüşler vs. ardından geri dönme kararı aldı.



    1 Temmuz 2001'deki olağanüstü kongrede, 1067 katılımcının tamamının oyunu alan Yıldırım yeniden başkan seçildi.

    Yönetim Kurulu:
    Nihat Özdemir
    Uğur Dündar
    Vedat Olcay
    Atilla Kıyat
    Hamdi Akın
    Nihat Özdemir
    Osman Yalçın
    Murat Özaydınlı
    Mahmut Uslu
    Zeynep Sabancı
    Raif Dinçkök
    Nihat Özbağı
    Mithat Yenigün
    Sadettin Saran

    Ali Yıldırım





    TEK ADAYLI SEÇİM


    3 Mart 2002 olağan kongresinde, 2179 geçerli oyun 2175'ini alan Yıldırım 5. kez başkanlığa seçildi.

    Yönetim Kurulu:
    Nihat Özdemir
    Vedat Olcay
    Atilla Kıyat
    Osman Yalçın
    Nihat Özbağı
    Murat Özaydınlı
    Mahmut Uslu
    Mithat Yenigün
    Ali Yıldırım
    Sadettin Saran
    Zeynep Sabancı
    İlhan Ekşioğlu
    H.Bilal Kutlualp

    Murat Aşık





    REKOR OYLA SEÇİLDİ


    7 Mart 2004 olağan kongresine katılan 3586 üyenin 3555'inin oyunu alan Yıldırım, tarihin en fazla oyunu alıp rekor kırarak bir kez daha başkan seçildi.

    Yönetim kurulu:
    Nihat Özdemir
    Vedat Olcay
    Osman Yalçın
    Nihat Özbağı
    Murat Özaydınlı
    Mahmut Uslu
    Mithat Yenigün
    Ali Yıldırım
    Zeynep Sabancı
    İlhan Ekşioğlu
    H. Bilal Kutlualp
    Serhat Çeçen
    Tuncay Uzun

    Mehmet Karasu





    TÜZÜK DEĞİŞTİ


    5 Mart 2006 olağan kongresi, değişen tüzük gereği ilk kez 3 yıllık başkanını seçmek üzere toplandı. Yıldırım, 3676 oyla yeniden başkan seçildi.

    Yönetim Kurulu:
    Nihat Özdemir
    Vedat Olcay
    Zeynep Sabancı
    Nihat Özbağı
    Alaeddin Yıldırım
    Murat Özaydınlı
    Mithat Yenigün
    Mahmut Uslu
    İlhan Ekşioğlu
    Serhat Çeçen
    F.Neşet Yalçın
    Tuncay Uzun
    Şekip Mosturoğlu
    Tahir Perek







    İKİNCİ KEZ GERİ DÖNDÜ


    Denizli'de son maçta kaybedilen şampiyonluğun ardından, 18 Mayıs 2006'da başkanlıktan çekildi. 22 Mayıs'taki yönetim kurulu toplantısında olağanüstü kongre kararı alındı. Uzun süren ikna çabaları sonunda tekrar aday olmaya karar verdi.

    25 Haziran 2006 olağanüstü kongresinde kullanılan 2824 oyun 2819'unu alan Aziz Yıldırım 8. kez başkan seçildi.
    Yönetim kurulu:
    Nihat Özdemir
    Vedat Olcay
    Nihat Özbağı
    Ali Koç
    Alaeddin Yıldırım
    Murat Özaydınlı
    Mithat Yenigün
    Mahmut Uslu
    İlhan Ekşioğlu
    Serhat Çeçen
    F.Neşet Yalçın
    Tuncay Uzun
    Şekip Mosturoğlu
    Tahir Perek




    FENERBAHÇE'Yİ YÜZDE 1150 BÜYÜTTÜ


    Aziz Yıldırım başkan olarak göreve geldiğinde, Fenerbahçe Kulübü'nün bütçesi 16 Milyon Dolar'dı... Geçtiğimiz yılki bütçenin değeri ise şaşırtıcı: 184 Milyon Dolar... Peki, 10 yıllık süreçte kulübün bütçesini yüzde 1150 büyüten Yıldırım, bu büyük başarıyı nasıl elde etti?

    Onun ve yönetimin icraatlarını aşağıda bulacaksınız. Ancak bize göre 'Top 5'te' şunlar var:

    1- Halka Arz
    2- Fenerium
    3- FBTV
    4- Taraftar Kart
    5- Şükrü Saracoğlu Stadı






    SPORTİF AŞ YÜZDE 400 BÜYÜDÜ


    Halka arz çalışmalarının başlamasıyla birlikte, Fenerbahçe Sportif Hizmetler Sanayi ve Ticaret AŞ ticari faaliyetlerini, mal stoklarını ve Fenerium mağazalarını, Haziran 2002'de kurulan Fenerbahçe Spor Ürünleri Sanayi ve Ticaret AŞ'ye devretti.

    Şirketin sermayesinin yüzde 15'lik kısmı, ortak satış yöntemiyle halka arz edilmiş olan Fenerbahçe Sportif AŞ, 20 Şubat 2004 tarihinden itibaren İMKB'de işlem görmeye başladı.
    Başlangıçta 250 milyon dolar olarak ifade edilen Sportif AŞ'nin bugünkü değeri yaklaşık 960 milyon dolar.
    FENERİUM'LAR PARA BASIYOR
    10 Haziran 1998'de Fenerbahçe Sportif Hizmetler Sanayi ve Ticaret A.Ş., ardından da Fenerium kuruldu. Fenerium adı, internet üzerinde yazışan taraftarların öne çıkardığı 10 isim arasından seçildi. 1907 Derneği 1999 yılında, sadece 1 lira karşılığında Fenerium'u kulübe devretti. Sayısı 53'e ulaşan Fenerium mağazalarının 2007 cirosu 61 milyon YTL'yi buldu
    FBTV, 16'YA KATLANDI
    Türkiye'nin ilk kulüp televizyonu olan FBTV, Aralık 2003'te yayınına başladı. Fenerbahçe Televizyon Haber ve Görsel Yayıncılık'ın başlangıç sermayesi 250 milyar lira olarak belirlendi. Şu anki bütçesi 3 milyon dolar. Naklen yayın arabasının değeri 1 milyon dolar




    2009 UEFA FİNALİ BURADA OYNANACAK


    28 bin kişilik Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı'nın kapasitesi, Nisan 2006'da 50.530 kişiye çıkarılarak son halini aldı. Stat için harcanan para, KDV'leriyle birlikte 100 milyon doları buluyor. Aziz Yıldırım, bu büyük projeyi gerçekleştirirken, müthiş bir organizasyon geliştirmiş, devletten tek kuruş bile destek almadan sponsorlar yardımıyla inşaatı bitirirken, kulübe maliyetini de asgariye indirmişti. Örneğin, iki kale arkası tribünü Migros ve Telsim firmaları finanse etti ve karşılığında bu tribünlere bu firmaların ismi verildi. 1998'de yüzlerle ifade edilen kombine kart sayısı, 2008'e girildiği bugünlerde 30 bin sınırına dayandı. Bunun bir başka anlamı da şu: Kulüp, her sezon bütçesine kombineler sayesinde hatırı sayılır miktarda para sokuyor. Bu gelişmelere UEFA da kayıtsız kalmadı. UEFA yetkilileri tarafından 'Elit Statlar' listesine alınan Şükrü Saracoğlu Stadı, 2008-09 sezonu UEFA Kupası Finali ile ödüllendirildi.



    FENERBAHÇELİLER'E ÖZEL BİR KART

    Kasım 2005'te Fenerbahçe Kart piyasaya çıkarıldı. Hedef, '100. yılda 100 bin kart' olarak açıklandı. Buna karşın, üye sayısı iki yıl içinde 106 bine ulaştı. Bu karta sahip olanlar, kulübün anlaşmalı kurumlarından alışveriş yaparken özel indirim haklarına sahip. Ayrıca Biletix'te satışa çıkan biletlerden almak istiyorsanız ve bu karta sahipseniz, öncelik hakkı sizin




    10 YILLIK İCRAATTAN SATIRBAŞLARI


    * 1 Temmuz 1998'de Fikirtepe Tesisleri'nin açılışı yapıldı.

    * 1999 yılında Altyapı Tesisleri tamamlanarak hizmete girdi.
    * 16 Temmuz 1999'da Vefa Küçük Kapalı Yüzme Havuzu açıldı.
    * 17 Şubat 2000'de Samandıra Tesisleri işbaşı yaptı.
    * Yenilenen Kapalı Spor Salonu, 24 Şubat 2001'de hizmete açıldı.
    * Dereağzı'ndaki Metin Aşık Tesisleri komple yenilendi. İki ayrı çim saha ve kamp merkezi yapıldı. Tartan pistle birlikte 2003'te hizmete açıldı.
    * Eylül 2003'te, Özel Fenerbahçe Eğitim Kurumları, yani Fenerbahçe Koleji eğitim-öğretime başladı.
    * Fenerbahçe Sosyal Tesisleri yıkıldı ve 21 Ocak 2004'te Faruk Ilgaz Sosyal Tesisleri adıyla yeniden hizmete açıldı.
    * Tam Olimpik Açık Yüzme Havuzu 2004 yılında yeniden devreye sokuldu.
    * Todori Tesisleri 2005 yılında yenilenerek hizmete açıldı.
    * Fenerbahçe Müzesi, 19 Ekim 2005'te tam kapasiteyle hizmete açıldı.
    * 5 Haziran 2006'da Merkez Yönetim Binası hizmete sokuldu.
    * Şükrü Saracoğlu Stadı'nın yanındaki Fenerbahçeliler Vakfı binası yıkıldı, yerine 1000 araç kapasiteli otopark yapıldı.
    * Ankara İncek'te, üzerine Ankaralılar Evi (5 milyon dolarlık yatırım) yapılacak olan 22 dönüm arazi alındı. Finansmanın yüzde 70'ini yöneticiler, kalanı da kulüp tarafından temin edildi. Şu anda dönümü 250 bin dolar eden bu proje tamamlandıktan sonra, bir benzerinin de İzmir'de hayata geçirilmesi planlanıyor.
    * Gebze'de 120 dönüm arazi alındı. (Metrekaresi şimdilik 15 YTL)
    * Ataşehir Uphill konutlarında biri residance biri de 3+1 lüks daire olmak üzere 750 bin YTL'ye iki daire alındı. Residance dairenin şu andaki fiyatı 650 bin YTL.
    * Kurtköy'de futbolcular için 8 ultra lüks villa alındı. Tamamı 5 milyon 200 bin dolar.
    * Şile yolu üzerinde yatırım amaçlı 5 dönüm arazi alındı.
    * Ocak 2008 itibariyle kulüp çalışanları 518 kişi... 330 bayan, 810 erkek olmak üzere 1146 lisanslı sporcu Fenerbahçe Spor Kulübü forması giyiyor











    BİR FACİA, BİR DRAM, BİR SKANDAL


    Aslına bakılırsa, gelecekte rüya gibi değerlendirilen bu maceranın içinde bir çok kâbuslar da yaşadı Aziz Yıldırım, yönetimleri ve elbette ki Fenerbahçeliler... İşte o kâbuslardan unutulmaz olanlar...

    PENDİK FACİASI
    Tarihler 14 Aralık 1999'u gösteriyordu. Türkiye Kupası'nda rakip Pendikspor'du. Pendik Stadı'nda oynanan karşılaşmayı 2-1 kaybeden Fenerbahçe, bir kez daha kupaya veda ederken, camia içinde tansiyon tavan yapmıştı. Sabırlar taşmış, yeni bir kaos dönemi başlamıştı. Ezeli rakipler tarafından 'acıların takımı' ilan edilmişti yine Fenerbahçe... Bazı taraftarlar, Dereağzı Tesisleri'ni basarken, kaleci Rüştü Reçber saldırıya uğramış, yumruklanmıştı. Yaşananlar, Yıldırım'ın karnesine büyük puntolarla yazıldı, hatta Yıldırım'a 'kaptanını dövdüren başkan' suçlaması yapıldı. Gerçek şuydu: Evet, bu olaylar yaşanmıştı, ancak Rüştü'yü kimin dövdürdüğü hiç açıklanmadı. Başkan Aziz Yıldırım, Rüştü'yü Barcelona'ya gönderirken bir tören düzenlemiş ve plaket uzatırken yaptığı konuşmayla aslında bu saldırı hakkında büyük ipuçları vermişti: "Rüştü'ye sadece bir tek konuda kırgınım. Kendisini kimin dövdürdüğünü hâlâ açıklamadı.. Ve bu konu benim üzerime yıkıldı..."






    DEVLER LİGİ DRAMI



    2001-2002 sezonu... Bir önceki sezonu Türkiye Ligi Şampiyonu olarak tamamlayan Fenerbahçe, Türkiye'yi Şampiyonlar Ligi'nde temsil etme hakkını kazanıyor. Kuralar çekiliyor ve rakipler belli oluyor: Barcelona, Olympique Lyon ve Bayer Leverkusen...

    18 Eylül 2001'de Barcelona yenilgisiyle başlayan bu 'mutsuz sezon', 30 Ekim 2001'de yine Barcelona yenilgisiyle son buluyor. 6 maçta 'sıfır' puan toplayan Sarı-Lacivertliler, Kösice ile birlikte Şampiyonlar Ligi gruplarından puansız ayrılan ikinci takım oluyor. İşte o kara liste:
    Tarih Maç Skor
    18.09.2001 Fenerbahçe-Barcelona 0-3
    25.09.2001 Fenerbahçe-O.Lyon 0-1
    10.10.2007 B.Leverkusen-Fenerbahçe 2-1
    17.10.2001 O.Lyon-Fenerbahçe 3-1
    23.10.2001 Fenerbahçe-B.Leverkusen 1-2
    30.10.2001 Barcelona-Fenerbahçe 1-0
    BEŞİKTAŞ SKANDALI
    Başkan Aziz Yıldırım, 1999-2000 sezonunda Dünya Futbol Tarihi'nde bile çok nadir görülen bir talihsizlikle karşılaştı.
    Tarih, 16 Eylül 2000... Yer, İnönü Stadı... Rakip, Beşiktaş...
    Fenerbahçe Teknik Direktörü Mustafa Denizli'nin onbiri şöyle:
    Rüştü, Zoran, Deniz (Uche), Mustafa Doğan, Moshoeu, Ali Güneş, Ogün, Lazetiç, Anderson, Baliç, Mert Meriç...
    Denizli ve yardımcısı Oğuz Çetin, Beşiktaş'ın çok iyi oynadığı ve öne geçtiği maçı çevirmek için 27. dakikada Deniz-Revivo, 45'te Mert-Yusuf Şimşek, 63'te de Baliç-Rapajc değişikliklerini yapıyor.

    Maçı Beşiktaş sahada 3-0 kazanıyor. Ancak bunun bir de hukuksal yönü var. Çünkü o dönem yabancı statüsü 5+1'di ve Denizli'nin değişiklikleri sonrası Fenerbahçe 27 dakika 6 yabancıyla (Mirkoviç, Moshoeu, Revivo, Lazetiç, Anderson ve Rapajc) mücadele etmişti. Bunun karşılığı şuydu: Fenerbahçe 3-0 hükmen mağlup ilan edilmişti


    BU 'AŞK' ZATEN SAKAT DOĞMUŞTU!
    Futbol Federasyonu, 98 yılı Sevgililer Günü'nde Fenerbahçe'yi kupadan 1 yıl men etti. Bir gün sonra başkan olan Aziz Yıldırım, Haluk Ulusoy ile o günden sonra hiç yanyana gelmedi!
    Aziz Yıldırım, Fenerbahçe Başkanı olduğu günlerde, adeta ateşten gömleği sırtına geçirmişti. Çünkü Ali Şen döneminde (11 Şubat 1998 tarihinde) Avni Aker Stadı'nda oynanan Türkiye Kupası Yarı Finali maçında teknik direktör Otto Bariç'e atılan yabancı maddeler nedeniyle Sarı-Lacivertli takım sahadan çekilmiş ve Futbol Federasyonu 14 Şubat 1998'de Fenerbahçe'ye tarihi bir ceza vermişti: Maç Trabzonspor lehine 3-0 hükmen tescil edildi. Fenerbahçe 'Türkiye Kupası'ndan 1 yıl men' edildi.
    1998 yılı 'Sevgililer Günü'nde verilen bu ceza, 1 gün sonra göreve gelen Aziz Yıldırım için elbette ki 'unutamayacağı en acı hediye'ydi.
    Yıldırım ile Ulusoy ilişkisi, işte böyle başladı.
    Sonrası mı?
    Tahmin edeceğiniz üzere, hiç bir şey değişmedi.
    Geçen 10 yıllık süreçte, futbol dünyasında yer alan bir çok isim saf değiştirdi. Değişmeyen iki kişi ve değişmeyen iki tavır vardı:
    Ne Aziz Yıldırım değişti, ne de Haluk Ulusoy...
    Peki... 10 yılda bu ikili arasında neler yaşandı?
    İşte satırbaşlarıyla Aziz Yıldırım-Haluk Ulusoy gerilimi.


    ULUSOY İLE KIRAN KIRANA!
    14 Şubat 1998:
    Federasyon, olaylı Trabzonspor-Fenerbahçe maçını görüşür ve sahadan çekilen Sarı-Lacivertliler'e tarihi bir ceza verir. Buna göre Fenerbahçe, Trabzonspor'a hükmen mağlup ilan edilir ve Türkiye Kupası'ndan elenir. Ayrıca Sarı-Lacivertli kulübe bir yıl kupadan men cezası verilir.

    15 Şubat 1998:
    Aziz Yıldırım başkan olur.

    19 Mart 1998:
    Yıldırım konuşur: "Yabancı transferi, Avrupa'da olduğu gibi serbest bırakılmalı. Türkiye'de rakamlar çok yükseldi. Real Madrid'li Mijatoviç'in fiyatı 8 milyon dolar. Türkiye'de bu kalitede bir oyuncuyu bu fiyata almak zor. Uche ve Okocha yeni sezonda Türk vatandaşı olarak oynamalı. Bu hakkı kazandılar. Federasyonun anlayış göstereceğine inanıyorum. Fenerbahçe Stadı'nın kapasitesini 40 bine çıkartmayı düşünüyoruz. Samandıra için Davut Dişli ve Ahmet Eraslan çalışıyor. Dereağzı, ya Fenerland ya da benim düşündüğüm gibi tamamen sportif tesisler olacak. Federasyon naklen yayına çözüm bulmalı. Fenerbahçe'nin maçlarını BİMAŞ kanalları vermeli. Anadolu'da Fenerbahçe izlenemiyor. Küçük çocuklar da Fenerbahçe'yi seyretmeli..."
    Fenerbahçe, 1998'de verilen cezaların affı için önerge verir. Federasyon reddeder. Yıldırım ile Ulusoy sözde uzlaşır, ama kamuoyundaki yorum şudur: Yıldırım, Ulusoy'dan ilk çelmeyi yedi



    YILDIRIM'DAN YAYLIM ATEŞİ
    3 Ekim 1998
    Galatasaray maçında çıkan olaylar nedeniyle sahası 2 maç kapatılan Fenerbahçe ayaklanır. Bir toplantı düzenleyen Yıldırım, 2-2'lik Galatasaray maçında sahaya atılan taşları ve İstanbulspor-Galatasaray maçında yaşanan olayları videodan gazetecilere izletir ve hayli sert bir demeç verir:
    "Galatasaray Kulübü'nün idare ettiği Haluk Ulusoy Federasyonu'nu istifaya davet ediyoruz. Anarşi için çanak tutan bu insanlarla futbolumuz fazla ileriye gidemeyecektir! Hiç kimse Fenerbahçe ile oynayamaz. Haklarımızı kimse gasp edemez. Faruk Süren, aleyhimize demeç veriyor. Federasyon bize ceza kesiyor. Böyle şey olur mu? Federasyon yağmalıyor. Spor Bakanı'nı göreve davet ediyorum. Biz, sahaya patlayıcı madde sokturmadık. Galatasaraylı taraftarlar bin 300 koltuk kırdı. Geçen sezon Galatasaray'a para cezası verenler, şimdi bizim sahamızı kapatıyor. Yeter!"

    4 Ekim 1998
    Fenerbahçe, PFDK'nın verdiği 1 milyar lira para ve 2 maç saha kapatma cezası için Tahkim Kurulu'na itiraza hazırlanmaktadır. Savunmalarında, bir önceki sezonun 2. yarısında Galatasaray ile Sami Yen'de oynadıkları maç vardır. PFDK, saha kenarında çıkan yangın ve taraftarların tutumu nedeniyle Galatasaray'a 400 milyon lira ceza kesmiştir.



    FENERBAHÇE'NİN PENALTI İSYANI
    10 Ekim 1998
    Federasyon, Fenerbahçe'nin Sakaryaspor maçını cumadan pazara alır. Asbaşkan Abdullah Kiğılı bugüne kadar maç gününün değişmesi için ayrı ayrı 3 kez başvuruda bulunduklarını, ancak hep 'hayır' yanıtı aldıklarını belirterek, "Ne zaman ki, Galatasaray maç gününün değiştirilmesini istedi (ki istemekte son derece haklılar) o zaman Federasyon mecburen bizim günü de değiştirdi. Bu olay Federasyon'un tutarsızlığından başka bir şey değildir" dedi.
    31 Ekim 1998
    Fenerbahçe, Ankaragücü'nü 2-1 yenerken, hakem Bülent Uzun'un maçı 1-1'e getiren pozisyonda çaldığı penaltı Sarı-Lacivertli cephede isyana yol açmıştır. Fenerbahçe, kalesinde gördüğü 10 golün 4'ünü penaltıdan yemiştir. Samsun, Galatasaray, Beşiktaş ve Ankaragücü maçlarında penaltıdan gol yiyen Kanarya, henüz penaltı kullanmamıştır.
    11 Şubat 1999
    Fenerbahçe'de isyan aynıdır. Sarı-Lacivertliler, ligde kalesinde gördüğü 14 golden 7'sini penaltıdan yemiştir. Üstelik son 10 haftada yenilen 3 golün 3'ü de yine penaltılardan gelmiştir.
    10 Mayıs 1999
    Ligde şampiyonluk trenini kaçıran Fenerbahçe, 31 maçta 52 sarı 5 kırmızı kart ile rekora imza atmıştır.
    17 Mayıs 1999
    Ulusoy; Yıldırım ve Kiğılı'nın federasyon hakkındaki "Bunlar çete" açıklamalarına sert tepki gösterir: "Onların söylediklerine tavuklar bile gülüyor. Bizim olduğumuz yerde çete olmaz, çeteyi içlerinde arasınlar. 'Bunlar gidecek' dediler. Beni bu koltuğa onlar mı oturttu? Onlar kaldıramaz."


    YÖNETİMDEN ULUSOY'A YANIT
    20 Mayıs 1999
    Fenerbahçe Yönetimi, bir deklarasyonla Ulusoy'a yanıt verir: "Sayın Ulusoy kavramları hep birbirine karıştırmaktadır. 'Çeteler oluştuğu' tabirine alınganlık gösterdiği gibi, her tenkidi şeref ve haysiyete saldırı olarak yorumlamaktadır. Ulusoy'a itimadımız kalmamıştır. Tez elden görevini erbabına bırakması gerekmektedir. Şu anda Türkiye Futbol Federasyonu'nun başında seçimle getirilmiş bir diktatör oturmaktadır. Kulüplerimizi büyükler ve Anadolu takımları diye bölmüştür."
    31 Ağustos 1999
    Galatasaray, Şampiyonlar Ligi ile Türkiye Ligi maçlarının arasındaki gün sayısını 3'ten, 4'e çıkartmak için Federasyon'a başvurmaya hazırlanmaktadır. Yoğun trafiğin kendilerini yoracağını söyleyen teknik direktör Fatih Terim, "Lig maçlarımızı cumaya kaydırabilirsek, Şampiyonlar Ligi'nde salı veya çarşamba günü oynayacağımız maçlar için, üç veya dört gün dinlenme olanağı bulmuş oluruz" der.
    3 Eylül 1999
    Federasyon, Galatasaray'ın Türkiye Ligi maç programını Şampiyonlar Ligi'ne göre yeniden belirler. Yeni düzenlemeye göre Galatasaray; 3. haftada Ankaragücü ile cumartesi, 4.haftada Adanaspor ile cumartesi, 5. haftada Samsunspor ile cuma, 6. haftada Antalyaspor ile cumartesi, 7. haftada Bursaspor ile cuma, 8. haftada Göztepe ile cumartesi ve 9. haftada Fenerbahçe ile cuma günü karşılaşacaktır


    ULUSOY'DAN CANSUN'A MESAJ
    4 Eylül 1999
    Mehmet Cansun yabancı kontenjanından şikayetçidir; "Chelsea, Milan ve Hertha Berlin bir başka boyutta oynuyor. Biz başka boyutta. Biz bu zihniyetle Avrupa'da sadece figüranlık yapabiliriz. Yabancı kısıtlamasını getiren anlayış bize hâlâ 1980 öncesindeki Türkiye'nin halini yaşatıyor. Rakipler 10'dan fazla yabancı alıyor, biz federasyonun yasaklamaları yüzünden Bruno'yu bile güç bela oynatıyoruz. Şampiyonlar Ligi'nde yabancı kısıtlamasıyla karşı karşıya olan tek takım biziz."
    18 Eylül 1999
    Cansun'un serzenişlerini gündeme alan Federasyon, Avrupa Kupaları'nda sınırsız yabancı oynatılması konusunda yeşil ışık yakar. Ulusoy, kulüplerin de istemesi halinde uygulamayı gelecek sezondan itibaren Serbest dolaşım nasıl olsa gelecek. Bu işten korkmamak lazım."başlatabileceklerini açıklar: "AB'ye girmemiz an meselesi.
    17 Ekim 1999
    Yıldırım, Ulusoy'a yüklenir: "Almanya maçına hangi delegeler, hangi MHK üyeleri, federasyon tarafından götürüldü. Ulusoy, seçim olsa bu delegelerle kazanacağını söylüyor. Herkes federasyon ile MHK'nin ayrılmasını istiyor, ama onlar kolkola maça gidiyor. Devleti göreve çağırıyoruz, özerk federasyon filan yok. Devlet kanununa göre böyle bir naklen yayın ihalesi yapan adamı önce işten atarlar, sonra soruşturma açarlar."


    BÜYÜK YÜRÜYÜŞ!
    24 Ekim 1999
    Fenerbahçe taraftarları, Federasyon ve MHK'yı protesto etmek için yürüyüş yapar, Ulusoy ve Hilmi Ok'u istifaya davet ederler. Yaklaşık 5 bin taraftara, yöneticiler Necdet Ersoy, Kenan Şişik, Hulusi Belgü ve 1907 Derneği Başkanı Murat Özaydınlı da eşlik eder.
    29 Ekim 1999
    Trabzonspor-Fenerbahçe maçındaki olaylar nedeniyle Bordo-Mavililer'e verilen 1 maç saha kapatma cezası Tahkim Kurulu tarafında kaldırılır.
    12 Kasım 1999
    UEFA'da yoluna devam eden ve İtalya'nın Bologna takımıyla eşleşen Galatasaray, maçın perşembe gününden salı gününe alınması sebebiyle, hafta sonu oynanacak Fenerbahçe derbisinin ertelenmesini ister.
    16 Kasım 1999
    Federasyon, derbinin ertelenmesi konusunda prensip kararı alır, 29 Aralık'ı uygun bulur


    GALATASARAY FİKSTÜRÜ!
    18 Kasım 1999
    Fenerbahçe, Federasyon'un yaptığı değişikliğe itiraz eder ve Galatasaray derbisinin normal gününde oynatılması için Tahkim'e başvurur. Bu arada şu açıklama yapılır: "Neden 29 Aralık? 8 Ocak'ta Beşiktaş maçımız var. 10 gün içinde bize iki derbiyi neden oynatmak istiyorlar? Eğer maçlar Galatasaray'a göre ayarlanacaksa, bize de söylesinler. Fikstürü onların maçlarına göre yeniden düzenleyelim. Bu masa altı oyunlarına, fiskoslara gerek kalmasın."
    8 Şubat 2002
    Ulusoy, "Fenerbahçe'ye hakemler konusunda garanti verildi" dedikoduları sonrası konuşur: "Aziz Yıldırım, Kulüpler Birliği toplantısında torba sistemini gündeme getirince ben de 17 kulüp başkanının önünde bunu uygulamayacağımızı söyledim. Ancak bundan sonra hakemlerin daha az hata yapacaklarını da söyledim. Fenerbahçe ilk kez taraftarının önüne çıkıyor. Kendilerine şampiyonluk kupasını veriyorum, bütün tribünler bana sövüyor. Aynı şeyi Beşiktaş taraftarı da yapıyor. Onların maçlarına niye gideyim ki? Sami Yen'de ise böyle bir şey yok."


    2. ULUSOY YÜRÜYÜŞÜ!
    16 Mart 2002
    Ulusoy, Roma maçından dönerken, Galatasaray'ın Trabzonspor karşılaşmasını ertelemiştir. Çünkü Galatasaray'ın Barcelona sınavı vardır. Fenerbahçe yine tepki gösterir:
    "Erteleme kararıyla bütün ligi alt üst ettiler. Ulusoy'un keyfi hareketi devam ediyor. Kraldan çok kralcılık yapıyor. Galatasaray, Barcelona'yı yenip çeyrek finale kalırsa ne olacak? Maçlarını yine mi erteleyecekler? Galatasaray kalan maçlarını lig bitince mi oynayacak?"
    Ulusoy yanıtlar:
    "Galatasaray'ın bu alanda sürdürdüğü mücadeleyi 'milli dava' olarak görmeyenler, kendi milliyetçiliklerini sorgulamalıdır."
    18 Mart 2002
    Federasyon'un Galatasaray-Trabzonspor maçını ertelemesine tepkiler sürer. Kadıköy Meydanı'nda toplanan taraftarlar, stada kadar yürüyüş yapar ve Ulusoy'u istifaya davet eder.
    4 Nisan 2002
    Ulusoy'a görsel ve yazılı yayın yoluyla hakaret ettiği gerekçesiyle PFDK'nın Aziz Yıldırım'a 4 ay ceza vermesi Fenerbahçe'yi ayağa kaldırır.
    16 Nisan 2002
    Ulusoy, bir canlı yayında Mehmet Cansun ve Serdar Bilgili'nin başkan olmasını istediğini açıklar. Hedefinin ise havuzun o zamanki yapısını bozmak isteyen Yıldırım'a karşı bir blok kurmak olduğu ileri sürülmektedir.
    Bu süreçte Cansun'un sahibi olduğu Kamera Reklam'la ilişkilerin yoğunlaşması, Ulusoy'a karşı tavır alacağı bilinen Hasan Arat'a karşı yapılan 'yıldız manevrası' da dikkat çekicidir





    PARA DESTEĞİ DE YOK!
    17 Ekim 2002
    Ulusoy, Fenerbahçe-Beşiktaş derbisinin ertelenmesine karşıdır. Talep olursa reddedeceğini söyler: "Avrupa'da haftada 3 maç oynanmaktadır. Her maçı ertelersek ligler bitmez. Türk takımlarının Avrupa'da başarılı olmasını istiyoruz. Ancak Avrupa'da maç ertelemesi söz konusu değil." UEFA'da mücadele eden Beşiktaş, bu karara büyük tepki verir.
    29 Ocak 2003
    Ulusoy Federasyonu, son 2 yılda 8 kulübe 'altyapı eğitimi' ve 'proje desteği' adı altında toplam 2 trilyon 900 milyar lira ödemiştir.
    Paranın dağıtım şekli ilginçtir: Beşiktaş 503.9 milyar, Galatasaray, 439.5 milyar, Ç.Rizespor 440.5 milyar, Gaziantepspor 420.9 milyar, Kocaelispor 336.3 milyar, Samsunspor 300 milyar, Trabzonspor 236.7 milyar, Fenerbahçe 179.3 milyar lira.
    30 Mayıs 2004
    Ulusoy, Samsun'da kendi adını verdiği tesislerin açılışını yaparken konuşur: "Önümüzdeki sezon yabancı sayısı 6 olacak. Bir sonraki yıl 5'e indirilip dondurulacak. Benim olduğum yerde yabancı sayısı 7 olmayacak."


    "GÖNDERMEYE GÜÇLERİ YETMEYECEK"
    31 Mayıs 2004
    Trabzonspor Başkanı Atay Aktuğ'u ziyaret eden Ulusoy'un hedefinde yine Fenerbahçe vardır: "Federasyon Başkanı her işe karışıyor diyorlar. Nasıl bir karışma ise! Son 4 yılda 2 kere şampiyon oldular. Geçmişte 'Fenerbahçe Başkanı isterse Federasyon Başkanı gider' dediler. 7 yıldır oturuyorum, yollayamadılar. Güçleri de yetmeyecek buradan gitmeme."
    29 Mayıs 2006
    Federasyon, Deniz Barış'ın lisansını askıya alır. Ancak bu işlemin Tahkim'e başvuru yapılamayacak şekilde zamanlanması Fenerbahçe'yi isyan ettirir.
    Bu arada federasyon bütçesinden Galatasaray'a 1.5 milyon dolarlık para yardımı (avans şeklinde) yapıldığı iddiaları ortaya atılır.
    Ayrıca 6 yabancı uygulamasının devam etmesi de dikkat çekicidir.
    Ulusoy'un cevabı serttir: "Kimsenin halkı kışkırtmaya, huzuru bozmaya, kaos ve kargaşa yaratmaya hakkı yok. Aziz Yıldırım'ı sağduyuya davet ediyorum. Federasyon olarak Galatasaray'a yardımda bulunmadık. Verdiğimiz para, daha önce hak ettikleridir. Benim için 'bir takımın formasını giymiş' diyenler halt ediyor.


    BİR TELEFON, BİR TEHDİT!
    Aziz Yıldırım, Fenerbahçe-Beşiktaş maçının hakeminin Beşiktaşlı yöneticilerin baskısıyla belirlendiği iddiası üzerine Ulusoy'u arar. Ulusoy, bu konuşmayı o an yanında bulunan Beşiktaş Başkanı Serdar Bilgili ve Beşiktaş Futbol Şube Sorumlusu Yıldırım Demirören'e de dinletir. Daha sonra bu olay, 'Yıldırım, Ulusoy'u tehdit etti' denilerek basına açıklanır. Ancak bu açıklamayı o görüşmede bulunanların basına açıklaması manidardır.
    FENERBAHÇE'YE İZMİR YASAĞI!
    Çeşitli sebeplerle ceza alan Üç Büyükler, yasalar gereği bazı maçlarını İstanbul dışındaki illerde oynamak zorundadır. Saha kapatmalar nedeniyle Galatasaray ve Beşiktaş'a defalarca İzmir'de oynama izni veren Federasyon'un Fenerbahçe'ye bazı taleplerinde İzmir iznini vermemesi bardağı taşırır. Fenerbahçe ile Futbol Federasyonu işte bu nedenle de sık sık ters düşer ve Aziz Yıldırım ile Haluk Ulusoy arasındaki gerginliği biraz daha tetikler


    '100 YAŞINDA MUTLU OL FENERBAHÇE'
    Büyük dramlar da yaşandı, büyük skandallar da... Büyük zaferler de tadıldı, büyük destanlar da yazıldı.. Ancak, Fenerbahçe Başkanı olarak bugün 10. yılını dolduracak olan Aziz Yıldırım için 3 Mayıs 2007 tarihinin şüphesiz çok özel bir yeri vardı. Çünkü Sarı-Lacivertli kulüp, 100. yıl kutlamalarına resmen başlamıştı. Peki neden 3 Mayıs? Çünkü bu tarihten tam 100 yıl önce, yani 3 Mayıs 1907'de, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, Fenerbahçe Kulübü'nü ziyaret etmiş ve camia, bu günü 'kuruluş günü' olarak ilan etmişti.
    HER YERDE ATATÜRK VARDI
    Etkinliklerin startı; 3 Mayıs 2006'da, yurdun dört bir yanından gelen taraftarlarca 'Ata İle Yüz Yüze' adlı etkinlikle verildi. Başkan Aziz Yıldırım ve yönetim kurulu üyeleri, Ulu Önder'in mozolesine çelenk bıraktı ve 81 ilden getirilen topraklar, Fenerbahçe Fidanı'nın dibine serpildi.


    KADIKÖY'E 200 BİN AMPUL

    İkinci adımda hedef Şükrü Saracoğlu Stadı'ydı. 29 Aralık 2006'da, taraftarların da katıldığı bir törenle, yaklaşık 2 yüzbin ampul kullanılarak yapılan muhteşem ışıklandırma, ilk kez Kadıköy'ü aydınlattı.



    Görsel alandaki etkinlikler, Festi firmasının hazırladığı 'Yıldızlar Geçidi' ile devam etti. 9 Haziran 2007'da yapılan büyük gösteride; 2 bin 500 sporcu, 50 yabancı davetli, 100 Türk sanatçı ve 600 gönüllü katılarak toplam 3 bin 250 kişi görev yaptı.

    BURASI RİO DEĞİL, BAĞDAT!

    12 Haziran 2007'da stadın çevreyolu tarafındaki kısmına inşa edilen 'Bahçedeki Fener' görselinin temeli atıldı ve ve 10 gün süren inşaat sonrasında yapımı tamamlanan 'Fener', Saracoğlu Stadı'nı aydınlatmaya başladı.

    19 Temmuz 2007, Fenerbahçeliler için ayrı bir önem taşıyordu. Çünkü 19.07.2001'de, taraftarlar arasında ilk kez 'Dünya Fenerbahçeliler Günü' kutlanmış ve bu kutlamalar geleneksel olarak devam etmişti. Yıldırım, bu çok özel gün için, Fenerbahçe'nin kalesi denilen Bağdat Caddesi'ni yine bir İtalyan firmasıyla anlaşarak aydınlattı.. Ve Brezilya'nın ünlü Rio Karnavalı'nı hatırlatan görüntüler eşliğinde, Cadde'de 'Fenerbahçe Karnavalı' yapıldı



    FAZIL SAY, KIRAÇ, ATHENA...

    100. Yıl'da sanatsal etkinlikler de dikkat çekiciydi. Kıraç, Athena, Funda Arar ve Edis İlhan'ın besteleri, yurttaki tüm Fenerbahçeliler'i etkisi altına aldı. Özellikle Kıraç'ın bestelediği marş, sadece Fenerbahçeliler'in değil, taraflı tarafsız herkesin büyük beğenisini kazandı.



    Dünyaca ünlü piyanistimiz Fazıl Say, 190 kişilik bir ekiple 'Fenerbahçe Senfonisi'ni sahneledi. 13 Mart 2007'de ilk promiyeri düzenlenen etkinliğin ikincisi 4 Haziran 2007'de Ankara'da olacaktı. Ancak 4 Haziran'da Tunceli'de yapılan hain saldırıda verilen 8 şehit sebebiyle bu etkinlik ileri bir tarihe ertelendi. Senfoni 3. kez Bodrum Antik Kent'te verilen konserle sanatseverlerle buluştu.

    BEYONCE SON ANDA İPTAL



    Sırada flaş bir isim vardı. Dünyaca ünlü pop yıldızı Beyonce, 24 Ekim 2007'de Saracoğlu'nda bir konser verecekti. Ancak Hakkari'de yaşanan terör olaylarından sonra Fenerbahçe Kulübü, 'ülkemizin içerisinde bulunduğu durumun kutlama yapmaya elverişli olmadığını' açıklayarak, 1.3 milyon dolara mal olan bu organizasyonu ertelemeye bile gerek duymadan iptal etti. Terör saldırıları karşısında duyarlı bir tutum sergileyerek alkışlanan Sarı-Lacivertliler, Mehmetçik Vakfı'na da 1 milyon dolar bağış yaptı







    HEM DAĞDA HEM DENİZDE...



    Bir organizasyon da Dağcılık alanında gerçekleştirildi. 'Fenerbahçe Dünya Zirvelerinde' adlı organizasyonu, Tunç Fındık ve Mustafa Kalaycı hayata geçirdi. İki dağcı, bu süreçte 4 farklı kıtada 6 dağa tırmandı ve Fenerbahçe bayrağını zirveye dikti. İşte o dağlar: Güney Amerika-Aconcagua Dağı-6 bin 969 metre, Avrupa-Mont Blanc Dağı-4 bin 807 metre, Asya-Somoni Zirvesi-7 bin 495 metre, Afrika-Kilimanjaro Zirvesi-5 bin 895 metre, Türkiye-Ağrı Dağı-5 bin 165 metre, Asya-Everest Zirvesi-8 bin 850 metre...

    Tunç Fındık ve Mustafa Kalaycı zirvelere tırmanırken, Cam Bamyaoğlu ile Hakan Çelen ise denizde kürek çekiyordu. Ulu Önder Atatürk'ün Samsun'a çıktığı noktadan toprak alan iki kürekçi, kürek çekerek yaptıkları yolculukla İstanbul'a döndü.. Ve bu toprak, Yıldızlar Geçidi öncesinde Başkan Aziz Yıldırım'a takdim edildi.

    RUSYA-TÜRKİYE MARATONU...

    Dünya'da ilk kez iki ülke arasında bir kulüp maratonu düzenlendi. Fenerbahçe Kulübü tarafından organize edilen Rusya-Türkiye maratonunda, Türk ve Rus atletler koştu. Moskova'da başlayan maraton İstanbul'da sona erdi. Atletler, bu süreçte tam 3 bin 500 kilometre yol tepti.

    Son sportif etkinlik ise Ağrı İshakpaşa Sarayı'nda düzenlendi. 'Güneşin doğduğu yerde Fenerbahçe' adı verilen boks turnuvası da Anadolu'daki sporseverler için tam bir şölen havasında geçti





    ...VE DÜNYADA İLK KONGRE



    100. Yıl'da sadece görsel şov, konser ve sportif etkinliklerle yetinmeyen Fenerbahçe Yönetimi, bir ilke daha imza attı. Dünyada ilk kez bir spor kulübünün düzenlediği 'Spor ve Bilim Kongresi' yurt içi ve dışından gelen katılımcıların farklı konularda görüş bildirdikleri bir platform olma başarını gösterdi.

    ESAD VE PLATİNİ, KADIKÖY'DE

    Siyaset ve futbol dünyasının iki önemli ismi de Fenerbahçe Kulübü'nü 100. Yılı'nda ziyaret etti. Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ile UEFA Başkanı Michel Platini, Şükrü Saracoğlu Stadı'na gelerek Fenerbahçe Müzesi'ni gezdiler.

    Aziz Yıldırım, eşi benzeri görülmeyen bu etkinlikler için 7 milyon Euro'luk harcama yaptı





    MONEY LEAGUE'E GİREN İLK TÜRK TAKIMI



    Fenerbahçe, Deloitte Footbal Money League'e giren ilk ve tek Türk takımı oldu. Her yıl İngiltere'de Deloitte&Touche merkezinin yaptığı bu çalışmada, kulüplerin bilançoları yayınlanıyor. Konuyla ilgili bir açıklama yapan Mali İşler Koordinatörü Abdullah Kuşin şunları söyledi: "Fenerbahçe bu tabloda 87.2 milyon Euro ile 25. sırada yer aldı. Ancak transfer gelirleri, futbol dışı gelirler, 5 şirketin gelirleri ve bütçenin tamamı yok. Bu hesaplamalara tüm şirketlerin toplam gelirlerinin sadece temettü şeklinde kulübün gelirleri içine yansıyan tutarlar giriyor. Buna karşın Benfica, West Ham United, Manchester City, Aston Villa, Everton gibi dünyanın ünlü kulüplerini geride bıraktık."

    Listenin ilk 5'i şöyle:

    1-R.Madrid 351 milyon Euro

    2-M.United 315.2 milyon Euro

    3-Barcelona 290.1 milyon Euro

    4-Chelsea 283 milyon Euro

    5-Arsenal 263.9 milyon Euro





    ESKİ BAŞKANLAR NE DEDİ?

    ALİ ŞEN

    Aziz Yıldırım, 10 yılda 100 yılın işini yaptı. Kendisi için 16 Şubat Cumartesi günü bir yemek vereceğim. Bu yemekte eski başkanlar ve yönetimler buluşacak. Onun yaptığı hizmetleri, başka hiç kimse yapamaz.

    GÜVEN SAZAK

    Başarılı bir yönetim yapmıştır. Bir 10 yıl daha aynı performansla devamını diliyoruz. Sadece futbol olarak değil, çalışmalarına genel bakmak lazım. Bütün branşları ve tesisleşmeyi düşündüğümüz zaman başarılı olmuştur.

    FARUK ILGAZ10 yılı çok başarılı geçti. Fenerbahçeliler çok memnun. Başarılarının devamını diliyorum. Ben uzun yıllar yaptım. Aziz Yıldırım da inşallah uzun seneler devam ettirir. Bu başarıları devam eder ve bu kulübün başından ayrılmaz inşallah





    YILDIRIM'IN KORKUNÇ KOLEKSİYONU



    Viorel Moldovan (1998-2000)


    LigMaçGolSüper Lig5333Avrupa61Tür.Kup.--



    Kennet Anderson (2000-2002)


    LigMaçGolSüper Lig5615Avrupa3-Tür.Kup.41



    Milan Rapajc (2000-2003)


    LigMaçGolSüper Lig5115Avrupa12-Tür.Kup.51



    Ariel Ortega (2002-2003)


    LigMaçGolSüper Lig145Avrupa6-Tür.Kup.--





    PIERRE, ANELKA, APPIAH...

    Washington Cerqueira (2002-2003

    LigMaçGolSüper Lig129Avrupa51Tür.Kup.--

    Pierre Van Hooijdonk (2003-2005)

    LigMaçGolSüper Lig5232Avrupa51Tür.Kup.52

    Nicolas Anelka (2004-2006)

    LigMaçGolSüper Lig3914Avrupa10-Tür.Kup.82

    Stephen Appiah (2005-?)

    LigMaçGolSüper Lig6411Avrupa185Tür.Kup.81





    SON BOMBASI CARLOS!

    Alex De Souza(2004-?)

    LigMaçGolSüper Lig10965Avrupa329Tür. Kup.175

    Mateja Kezman (2006-?)

    LigMaçGolSüper Lig3513Avrupa123Tür.Kup.55

    Roberto Carlos (2007-?)

    LigMaçGolSüper Lig202Avrupa8-Tür.Kup.3-





    100. YIL ÜRÜNLERİ



    Fenerbahçe Yönetimi, taraftarın 100. Yılı hatıralaştırması için özel ürünler yaptırdı: 100. Yıl Hatıra Pulları, 100. Yıl Özel Altını, 100. Yıl Telefonları, 100. Yıl Saatleri...

    Kulübün 100 yıllık tarihindeki kayıtlı tüm üyelerinin resim ve bilgilerinin bulunduğu üç ciltlik 'Fenerbahçe Spor Kulübü Almanağı' ile kulübe hizmet edenlerin gelecek nesillere aktarılması sağlandı.

    Fenerbahçe tarihini anlatan belgeseller yayınlandı, ayrıca kitaplar ve dvd'lerle de tarih ölümsüzleştirildi.

    100. Yıl Piyangosu ile taraftarlara çeşitli hediyeler sunan kulüp, hediye çekilişiyle 1000 hediye dağıttı.

    100.YILDA KAZANILAN KUPALAR

    Fenerbahçe, 100. Yıl'da bünyesinde olan 9 branşta (Futbol, Basketbol, Voleybol, Yüzme, Kürek, Yelken, Boks, Masa Tenisi ve Atletizm) toplam 110 kupa ve 141 madalya kazandı. İşte liste:

    FUTBOL: Süper Lig Şampiyonluğu ve Süper Kupa ile birlikte 12 kupa

    BASKETBOL: Erkek ve Bayan basketbol liglerindeki şampiyonluklarla birlikte 18 kupa

    VOLEYBOL: 13 Kupa

    YÜZME: 36 Kupa

    KÜREK: 12 Kupa

    BOKS: 9 Kupa

    MASA TENİSİ: 5 Kupa

    ATLETİZM: 5 Kupa

    YELKEN: 141 Madalya





    BRANŞLARA GÖRE 10 YILIN BAŞARILARI



    FUTBOL

    Profesyonel takım ligde 4 şampiyonluk, 2 ikincilik yaşadı. Moldovan, Kennet Andersson, Rapajiç, Ortega, Washington, Hooijdonk, Anelka, Appiah, Alex, Kezman ve Roberto Carlos gibi yıldızlar transfer edildi. Kombineli taraftar sayısı 27 bin 500'e çıktı. 1998 yılında Okocha 17 milyon dolara satıldı. 825 bin dolar da oynanması gereken ve protokole bağlanan, ama oynanmayan maç yüzünden sonradan PSG kulübünden tahsil edildi. 1999 yılında ise, Baliç 19 milyon 200 bin dolara Real Madrid'e satıldı. Ortega kaçarak gitti, ama Fenerbahçe bu kaçışın faturasını da uzun uğraşlar sonrasında kesti: 7.5 milyon dolar...

    MASA TENİSİ

    Uzun yıllar ihmal edilen branşlardan masa tenisinde, bayanlar tarihin ilk şampiyonluğunu kazandı ve Avrupa'da ilk kez mücadele etme hakkını elde etti. Erkek masa tenisi takımı 1998-1999 sezonunda 1.Lig Şampiyonu olarak Süper Lig'e çıktı. İlk sezonunu 3.sırada tamamladı. 2006-2007 sezonunda ise, bayanlar ikinci, erkekler şampiyon oldu. Bunun yanı sıra her yıl düzenlenen İstanbul Şampiyonaları'nda bir çok bireysel ve takım şampiyonlukları kazanıldı





    16 YIL SONRA GELEN ŞAMPİYONLUK



    BASKETBOLErkek basketbol takımı 16 yıl sonra, 2006-07 lig şampiyonluğunu ve Cumhurbaşkanlığı Kupası'nı kazandı. 2004-05 sezonunda Avrupa Ligi'nde Final Four'a kaldı.

    Bayan basketçiler ezeli rakiplerinin üstünlüğüne son vererek, 10 yıl içinde 5 kez lig şampiyonu olup, 7 kez Türkiye Kupası'nı, 6 kez de Cumhurbaşkanlığı Kupası'nı kazandı. 2004-05 FIBA Cup'ta Avrupa ikincisi olan bayan basketçiler, 2006-07 sezonunda da Euroleague'de Çeyrek Final oynadı.

    ATLETİZM

    10 yılda Türkiye Atletizm Ligi'nde 6 şampiyonluk, 2 de ikincilik kazandılar. 2004'te Atina Olimpiyatları'nda Fenerbahçeli Eşref Apak çekiç atmada bronz madalya kazandı. Bayanlar da atletizmde 1999 ve 2000 yıllarında üst üste iki kez Türkiye Şampiyonu oldu.

    Halil Akkaş, Dünya altıncılığının yanı sıra Üniversitelerarası Yaz Spor Oyunları'nda 5 bin metrede ve 3 bin metre engellide oyunlar rekoru kırarak altın madalya kazandı. Akkaş, EAA tarafından 'Mayıs ayının atleti' unvanına layık görüldü. Şube, Portekiz'de yapılan Avrupa Kulüplerarası Atletizm Yarışları'nda başarılı dereceler elde etti. Yusuf Baba 800 metrede 2., 1500 metrede 1., Ockert Cillers 400 metre engellide 1. oldu.





    VOLEYBOL YÜKSELİŞE GEÇTİ



    VOLEYBOL

    Uzun yıllar ihmal edilen voleybol şubesi, Aziz Yıldırım döneminde yükselişe geçti. Fenerbahçe Erkek Voleybol takımı 2003-2004 sezonunu ikinci sırada tamamladı ve tarihinde ilk kez Top Teams Kupası'na katılma başarısını gösterdi ve burada çeyrek finale kadar çıktı. 2005-2006 sezonunu ikinci tamamlayan Erkek Voleybol Takımı, 2006-2007 sezonunda 3. oldu.

    2003-2004 yılında 2. ligde şampiyon olan Bayan Takımı, Birinci Lig'e yükseldi. 100. Yıl'da ise Bayan voleybolcular ligi ikinci sırada tamamlayarak tarihinde ilk kez Avrupa Şampiyonlar Ligi'nde mücadele ettiler.

    BOKS

    1998'de Türkiye Kulüplerarası Boks Şampiyonluğu'nu kazandılar. 1999 yılında Ukrayna'da yapılan Avrupa Kulüpler Kupası'nda Ukrayna'nın ardından ikinci oldular. 2001 yılında ise Dünya Boks Şampiyonası'nda ikinci olma başarısını gösterdiler. Atagün Yalçınkaya, Atina Olimpiyatları'nda gümüş madalya kazanarak 'tarihte Olimpiyat Oyunları'nda madalya kazanan ilk boksör' olma başarısını yakaladı. 2007 yılında Amerika'da düzenlenen Dünya Boks Şampiyonası'nda, Yakup Kılıç ve Adem Kılıçcı bronz madalya kazandı.

    Bayan boksörlerden Sümeyra Kaya, Avrupa Bayanlar Boks Şampiyonası'ndan altın madalya ile yurda döndü





    HAVADA, KARADA, DENİZDE...



    KÜREK

    Concept II adı verilen 23 adet karada kürek çekme aleti ve 5 seri yarış teknesi ile birlikte 111 adet tekne ve 300 adet küreğe sahip olan Fenerbahçe Spor Kulübü büyük erkeklerde Aziz Yıldırım'ın göreve geldiği 1998 yılından 2007 yılına kadar 7 İstanbul Kupası, 8 İstanbul Şampiyonluğu, 9 Türkiye Kupası ve 8 Türkiye Şampiyonluğu kazandı. Son 6 yıldır düzenlenen Süper Kupa'yı 5 kez müzeye götürme başarısı gösterdi. Bu sürede Akdeniz Kupası, Deniz Harp Okulu Kupası yarışlarında da şampiyonluklar alındı.

    YELKEN

    Yıllardır hem yurt içi hem yurt dışı müsabakalarda şampiyonluklara uzanan yelken şubesi, sadece 100. yılda 141 madalya kazandı. Fenerbahçe Spor Kulübü Yelken Şubesi, her sene ortalama 30 sporcu ile uluslararası yarışmalarda temsil ediliyor. Son 10 yıllık dönemde 3 Dünya, 3 Balkan ve 2 Avrupa Şampiyonluğu'nun yanı sıra hem Balkan hem Avrupa hem de Dünya Şampiyonaları'nda çok sayıda 2. ve 3.'lükler bulunuyor.

    YÜZME

    Yıldırım'ın başkanlığı döneminde yüzme şubesi de başarıdan başarıya koştu. Fenerbahçeli yüzücüler tarihinin ilk şampiyonluklarını kazandı. Erkek ve Bayanlar'da 10 şampiyonluk kazanan yüzücüler çok sayıda rekoru da kırmayı başardı. Her yıl düzenlenen Ciuj Meet Uluslararası Yüzme Yarışları'nda Fenerbahçe 2005 yılı takım şampiyonluğunu kazandı.

    NOT: Fenerbahçe Spor Kulübü, son 10 yılda amatör branşlarda milli takımlara en çok sporcu veren kulüp oldu




    Konumuz Arşiv Bölümümüzden Alınmıştır.

     
  2. BaSoryong

    BaSoryong Buralıyım rank8

    Kayıt:
    17 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    3.259
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Öğrençi :)
    Büyük başkan Aziz YILDIRIM :buddha: :buddha:
     
  3. Lenneth

    Lenneth   Admin rank8

    Kayıt:
    11 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    20.570
    Beğenilen Mesajlar:
    12
    Ödül Puanları:
    38
    Meslek:
    Tekstil
    Şehir:
    İstanbul
    Büyük Başkanmı ? Bizde Kara Para Yeseydik Galatasaray'da Suanda Para İçinde Yüzüyordu..
     
  4. Fre3sTyLe

    Fre3sTyLe Aileden rank8

    Kayıt:
    21 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    16.991
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    Bana küfreder gözlerin , dudakların yardım yalvarı
    Saçma sapan konuşma.Kanıtın varsa sun.Yoksa sus!
     
  5. BaSoryong

    BaSoryong Buralıyım rank8

    Kayıt:
    17 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    3.259
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Öğrençi :)
    +1907 :detective:
     
  6. Intensify

    Intensify   olduser rank8

    Kayıt:
    4 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    5.344
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Ödül Puanları:
    36
    kendi bölümünde takıl saçma sapanda konuşma kanıtın yok çünkü bulamassın :wink1:
     
  7. V.I.P

    V.I.P Buralıyım rank8

    Kayıt:
    27 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    4.579
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    36
    Şehir:
    FB
    Sabit yapılsın diyicem ama zaten yeterince sabit var.