1. Reklam


    1. joysro
      ledas
      jungler
      keasro
      zeus
      karantina

Atatürk Geleceği mi Görüyordu?


  1. Sleach

    Sleach Öğreniyorum rank8

    Kayıt:
    9 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    195
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    İstanbul
    [​IMG]

    Bazi bilim adamlarina göre gelecegi görme yeteneginin merkezi,diansefal dedigimiz ve sempatik sinir sisteminin birlestigi beyin merkezidir.Bu sinir sistemi,Merkezi Sinir Sistemi denilen ve vücut hareketleri yani bilinçli hareketleri kontrol eden sinir sisteminden büsbütün baskadir.Bilginlere göre ,Diansefal,beynin en eski ,yani atalarimizda ilk olarak gelisen beyin kismidir.Belki de tarihten önemli insanin içgüdüleri ile hareket etmesini temin eden altinci his,beynin bu merkezindeydi.Bugünkü hayatimizda merkezi sinir sistemimizin faaliyeti o kadar fazlaydi ki,"diansefal" altinci his ortaya çikarmiyor.Ancak belli sayidaki kisilerde kendisini gösterebiliyor.Gelecekten haber alabilmek için yetenekler ise daha ender ortaya çikiyor.Bu görüs dogruya,Atatürk ,Cayce,Messin gibi duyarli kisilerde beynin bu bölümünü daha faal oldugu düsünülebilir. Beynin bu bölümünün altinci his ile irtibati tama olarak nedir? Atatürk'ün yasaminda "gelecegi görme" gücünün kanitlari bulunmaktadir.En basit örnek Kurtulus Savasi'nda görülmüstür zaten. Örnegin Muhiddin Arabi'nin gelecekle ilgili yazdigi kitabinda,büyük ihtimalle Atatürk'ü kastettigi anlasilmaktadir:
    "Devleti Aliyye yikilacak.Batidan uzun boylu,mavi gözlü bir adam gelecek.
    Baktigi zaman karsisindaki insani eritecek.Serbest Firka kuracak.
    Adina da Serbest Cumhuriyet denilecek.
    Dünyaya milletini tanitacak ve 15 sene hükümdarlik sürecek"

    Buna örnek olarak Atatürk'ün yaşadığı bazı olaylar:

    ESRARENGiZ HiNTLi MiHRACE 'NiN SIRRI
    Bilindigi gibi Hint halki,Kurtulus Savasi'nda,Atatürk'ü ve Türk halkini yalniz birakmamis ve maddi-manevi olarak ,Türk halkinin yaninda yer almislardi. Kurtulus Savasi'ndan yillar sonra ,1929 yilinda,Bir Hintli Mihrace,Atatürk'ü Pera Palas'taki(ayrintili bilgi için medya yorumlarina bakabilirsiniz) 101 no'lu odasinda ziyaret etmeye gelmisti…
    Ne amaçla ziyaret ettigi bilinmemesiyle birlikte bir baska nokta da,Mihrace'nin kim oldugudur.Mihrace'nin ,Atatürk'e sundugu hediyenin kendisinde de bir sir gizliydi… Bu hediye altin sirmali Hint isi bir ipek seccadeydi.
    Bu seccadenin hikayesi şöyledir:
    1930larda zamanın Hindistan başkanı Atatürk'e bir hediye vermek istemiş. Kahinine güzel bir hediye hazırlaması için emir vermiş. Kahini bir seccade dokutmuş ve bu halı Atatürk'e hediye edilmiş.İlginç olan deseni; Bir saat var ve saat 09.07'de durmuş gözüküyor(Atatürk'ün beyin ölüm anı) ve 10 tane kasım çiçeği..

    İşte o seccade:
    [​IMG]


    ONCEDEN YAPiLAN BiR UYARi AMA…
    Çanakkale Savas sirasinda Mustafa Kemal Nablus Karargahi 'nda ikinci defa 7 nci Kolordu Kumandani oldugu yillarda yasanan bu olayi kendisi daha sonra söyle anlatmistir:
    -"Bir gün Erkani Harbiye Reisi bana o günkü raporlarini okudu.Basit raporlardi,her zamanki gibi…Yalniz bu raporlarlar içinde bir nokta dikkatimi çekti…"
    Evet görünürde hiç bir sonuç çikartilamayacak bu rapordan Mustafa Kemal inanilmaz bir sonuç çikartmis ve çok degil bir veya iki gün sonra ingilizler'in büyük taaruzu baslamistir.Bundan sonrasi Mustafa Kemal'in kendi agzindan:
    "Yataktan kalktim,giyindim.is odasina girerek bir muharebe emri yazdim."
    Emirde sunlar yaziyodu:
    "Düsmam 19 Eylül aksami taaruz edecektir." "Sonra bu emre alinmasi gereken tedbirleri ilave ettim.Bu emri Grup kumandani olan Liman Fon Sanders Pasa'ya da gönderdimÇok hürmet ettigim bu zat,benim raporuma gülmüs ve 'ihtiyattan zarar gelmez" diye bana da bir sey söylemeye lüzum görmemis"
    19 Eylül gecesi kolordu kumandanlari telefon basinda çagirarak verdigi emirlerin ve alinmasi gereken tedbirlerin yerine getirilip getirilmedigini sordu.Kendisine tüm tedbirlerin alindigi bildirildi.Ancak ne yazik ki,kolordu kumandanlari da böyle bir emri ciddiye almamislar ve gerekli hiç bir önlemi almamislardi. Mustafa Kemal gerekli tedbirlerin alinip alinmadigini ögrenmek için bir müddet sonra telefon açti… Olayin sonucunu yine Mustafa Kemal'den dinleyelim:
    "Ben daha telefon konusmami bitirmeden,düsman topçusu muharebe hattimiz üzerine ates etmeye basladi.Gece muharebe ile geçti.Benim ordumun sag cenahindaki ordu yarildi,esir oldu ve bos kalan cepheden geçen düsman süvarileri Leyman Fon Sanders'in karargahina basti.Hakikat anlasilmisti.Fakat neye yarar…"

    MUSTAFA SAGiR'iN CASUS OLDUGUNU iLK KONUSMADA BiLMESi…
    16 MART 1920'de istanbul'un isgal edilmesi üzerine ,Kemalettin Sami Pasa Anadolu'ya Geçerken gemide bir Hintli ile tanisir.Bu adam Mustafa Sagir'dir. Milli Harekete yardim için Hint müslümanlarini'nin kendisini gönderdiklerini söyler.Böylelikle pasayi etkilemistir.Ankara'ya telgraf çeken Sami Pasa,Mustafa Sagir'e ilgi gösterilmesini ister.Bir süre sonra Sami Pasa Atatürk'e Hintliyi anlatir ve görüsmesini rica eder.Ertesi gün Atatürk ,Mustafa Sagir'i kabul eder. Bu görüsme uzun sürer.Hintli gönderilir.iki pasa yalniz kalinca Atatürk:
    "Bana bak Kemal bu adam casus!…" der Sami pasa:"Aman pasam siz de çok süphecisiniz" diyerek Atatürk'e inanmaz. Atatürk konusmayi keserek yaveri Hayati Bey'i çagirir ve su emri verir:
    -"Bu Hintli ingiliz Casusu olacak..Kendisini takip etsinler.Mektuplarini da sansürde çok dikkatli okusunlar..."
    Bundan sonra mektuplar o zamanlar kimya hocasi olan Avni Refik Bey'e verilir.Bir iki tecrübeden sonra gizli yazilar bulunur.Mustafa Sagir yakalanarak suçu itiraf ettirilir ve idam edilir.

    [​IMG]

    GÖZLE GÖRÜLMEYEN YERi BiLMESi...

    Sakarya Savasi'ndan sonra bir subay cepheden alinan bilgileri Baskomutan Maresal Gazi Mustafa Kemal'e okuyordu.Kagittaki notta cephe komutanlarindan biri ,Seyit Gazi'nin kuzey-dogu tarafinda bir düsman firkasinin göründügünden bahsediyordu… Bunun üzerinde Mustafa Kemal kaslarini çatarak:
    " Hayir!..Orada düsman yoktur..iyi baksinlar.."
    Subay ögle yemeginde geri geldi.Biraz da sikilarak: -
    "Haber aldim komutanim.Bahsedilen yerde düsman yoktur."


    RUSYA'NiN GELECEGi

    Kurtulus Savasi sirasinda en büyük destegi Rusya'dan alan Mustafa Kemal,savas sonrasinda ise iliskileri belli bir düzeyde sürdürüyordu.Çünkü Lenin'den sonra iktidari ele geçiren Stalin Rusya'yi keyfi bir sekilde yönetiyordu… 1936 yilinda Atatürk her zamanki gibi Çankaya'daki aksam yemeklerinde ülkenin sorunlarini konusurken,masadakiler sik sik Pasam,Ruslar söyle ileri adimlar atiyor,ekonomide,sanayide,askeri alanda söyle basarili oluyorlar diye anlatiyordu. Atatürk'ün bunun üzerine yemegi birakip masanin üzerindeki içinde meyvelerin bulundugu tabagi aliyor ve yere atacakmis gibi yapiyor.Masadakilere :
    "Eger bunu yere biraksam kaç parça olur?" diye soruyor. "40 parça olurdu Pasam"diyorlar. "Hayir.." diyor Atatürk,soruyu yine tekrar ediyorlar,ayni cevabi aliyor.Bunun üzerine "Bilemediniz…" diyor. Ve devam ediyor:
    "Biraz sabredin…Yurtta Sulh,Cihan'da Sulha sarilin.Çünkü 60 yil sonra Rusya 60 parça olucak.Bu nesil Bolsevik ihtilali yapti.Kan kussa,kizilcik yedim der.Ogullari da babalarinin istikametinde gider.Ama ondan sonraki nesil Rusya'yi 60 parçadan böler…"
    Bu sözler 1936 yillarini söyle bir hatirlayalim..Henüz daha ii.Dünya Savasi çikmamis ve Rusya büyük bir güç olmamisken,bu söz söylenmistir.Anlattigi seyler 64 yil sonra gerçeklesmistir.Atatürk devam etmistir: -
    "Bu gün Sovyetler Birligi dostumuzdur,komsumuzdur,müttefikimizdir.Bu dostluga ihtiyacimiz vardir.Fakat,yarin ne olacagini kimse bugünden kestiremez.Tipki Osmanli gibi,tipki Avusturya Macaristan imparatorlugu gibi parçalanabilir,ufalanabilir.Bu gün Rusya'nin elinde simsiki tuttugu milletler avuçlarindan kaçabilirler.Dünya yeni dengeye ulasabilir.iste o zaman Türkiye ne yapacagini bilmelidir.Bizim,bu dostumuzun idaresinde dili bir,inanci bir,özü bir kardeslerimiz vardir.Onlara sahip çikmaya hazir olmaliyiz.Hazir olmak yalniz o günü susup beklemek degildir.Hazirlanmak lazimdir.Milletler buna nasil hazirlanir?Manevi köprüleri saglam tutarak..Dil bir köprüdür.inanç bir köprüdür.Tarih bir köprüdür.Köklerimize inmeli ve olaylarin böldügü tarihimiz içinde bütünlesmeliyiz.Onlarin bize yaklasmasini beklemeliyiz,bizim onlara yaklasmamiz gerekliligidir.Rusya bir gün dagilacaktir.O zaman Türkiye onlar için örnek bir ülke olacaktir."diyen Atatürk :
    "Türkiye 21 nci Yüzyili sekillendiren Avrasya için bir kilit ülke konumundadir.Onlar bizi örnek alacaklardir." diye görüsünü bildiriyor. Atatürk'ün ileri görüsünü 1999 yilindan 2000 yilina girerken gözlem yapan ve gazeteleri televizyonlari yani kisacasi dünyayi takip eden herkes su an bile anlayabilir.

    AVRUPA BiRLiGiNiN KURULUCAGiNi BiLiYORDU…
    Atatürk dis politikaya da önem verilmesini çok iyi biliyordu.Türkiye'nin komsularinda meydana gelebilecek olaylardan etkilenebilecegini savunan Atatürk bir aksam Çankaya Köskü'nde çocukluk ve mahalle arkadasi Asaf ilbay'in da aralarinda bulundugu dostlarina dis siyaset hakkinda dis siyaset hakkinda sunlari anlatir: -
    "Bir Balkan Birligi'ne lüzum vardir.Beni birakiniz ki firkamin lideri olarak Balkanlar'da bir seyahat yapayim.Balkan devlet adamlariyla konusayim ve efkari umumiyeyi hazirlayayim.Dünyanin ufuklarinda kara bulutlar görüyorum.Balkan Birligi kurulabilirse,bir Avrupa Birligi'ne yol açilabilir.Bati devletleri de er geç birlesmis olacaklardir."
    Avrupa Birligi düsüncesi ilk olarak ancak ii.Dünya savasi sonrasinda ortaya çikabilmistir.1960'larin basinda Bati ülkeleri tarafindan üzerinde konusulmaya baslanmis olan bu düsünce,1980'lere gelindiginde ancak genislemeye baslayabilmistir. Oysa ki,Atatürk bakislarini bir noktada yogunlastirarak dalgin bir halde israrla sunlari sunlari söylüyordu:
    "..Evet,bir Balkan Birligi ve sonra da Bati Devletleri Birligi beseriyeti ve uluslari,görünür görünmez felaketlerden koruyabilir.Yoksa insanligin basina gelecek sefalet ve istiraplara ölçü yoktur.Dünya bir uçurama dogru gidiyor…"

    ANNESiNiN ÖLÜMÜYLE iLGiLi GÖRDÜGÜ RÜYA…

    Zübeyde Hanim rahatsizligi artigindan Ussakizadeler 'in evinde ogluna hasret vefat eder.Ancak bu haber Pasa'ya nasil haber vereceklerini düsünüyorlardi. Annesinin ölümünden habersiz olan Mustafa Kemal ,ayni saatlerde trenle çiktigi Yurt gezisinde uyumaktaydi. Gecenin ilerleyen saatlerinde gördügü kabus gibi rüya yüzünden kan ter içinde uyanir..Bir sigara yakar ve zile basarak kompartimanindaki hizmetine bakan Ali Çavus'u çagirip: -"Gördügüm rüya canimi sikti…"der. Ali Çavus :
    "Hayirdir Pasam" deyince Atatürk de rüyasini anlatir: -"Pek hayir olacaga benzemiyor.Kirlik bir yerdeymisiz.Her taraf yesillik.Birden bire sel geliyor,annemi alip götürüyor.Endise ediyorum.Yaverlere söyle,Izmir'e telgraf çekip annemin saglik durumunu sorsunlar…"
    Aci haber tez gelir derler…Kisa bir süre sonra Yaver Salih'in yolladigi sifreli telgraf le gelir.Atatürk telgrafin sifreli oldugunu derhal anlayarak: -"Annem öldü mü?" Ali Çavus üzgün bir sekilde telgrafi uzatir: -
    "Basiniz sag olsun Pasam." Gözleri yasla dolan Atatürk :
    "Bana malum oldu..Bana malum oldu…Bunun kabusunu gördüm ben..Anam..Zavalli çilekes anam..Benim anam öldü baska analar sag olsun.."
    diyerek koltuguna çöker. Vatan hizmetinin zorunlulugu yüzünden annesinin cenaze törenine katilamaz.


    15 YIL HÜKÜM SÜRECEKSIN..
    Atatürk hakkinda yapilmis birçok kehanet vardir. Bunlarin en ilginci onun el falina bakan bedevinin söyledikleridir. Mustafa Kemal arkadaslari ile Bingazi'ye, Trablusgarp savasina katilmaya gidiyordu. Yolda bir Bedevi'ye rastladilar. Bedevi el falina çok iyi baktigini ve genç subaylara da isterlerse bakabilecegini söyledi. Hepsi ellerini açarak bedevinin söylediklerini dinlemeye basladi. Sira Mustafa Kemal'e gelince, o önce baktirmak istemedi ama arkadaslarinin israri karsisinda, sonunda o da elini bedevi'ye açti. Bedevi ele bakar bakmaz yerinden siçradi ve heyecan içinde ; "Sen padisah olacaksin," dedi ve ilave etti "15 yil hüküm süreceksin."
    Genç subaylar gülüstüler ve yollarina devam ettiler. Aradan yillar geçti, Mustafa Kemal Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaskani oldu. Cumhuriyetin 14. yilinda hastalandi. Karacigeri kötüye gittiginde çevresindekiler ona "Artik içme, Pasam" dediler. Atatürk onlara bir zamanlar yolda rastladiklari falci bedevi'yi hatirlatti ve gülerek, "Arap vaktiyle söylemisti. Bizim padisahlik nasil olsa 15 yil
    sürecek...Hesapça bu son senemizdir..." Yil 1938 'di...

    ATATÜRK'ÜN RÜYASI
    Atatürk'ün bir rüyasini da Dr.Resit Galip Bey'den ögrenmekteyiz, "Mustafa Kemal ,Ankara'ya geldikten bir süre sonra ilginç bir rüya görmüstü. Ertesi gün bana söyle anlatti. ; "Resit Bey, rüyamda bana 'Pasam ,Inönü'den ne haber?'diye sordunuz. Bende vaziyet kritiktir' cevabi verdim. 'Kritik nedir? Anlamadim ki!'dediniz. Bende 'Bunun cevabini 15 dakikaya kadar veririm' diyerek odama çekildim."
    Mustafa Kemal bana bu rüyasini anlattiginda düsman henüz Izmir'e çikmamisti, Inönü mevkii de henüz bir önem tasimiyordu. Aradan yillar geçti 2.Inönü savasi'nin kritik günlerinden biriydi. Mustafa Kemal'in arabasi Millet Meclisinin önünde durdu. Hemen yanina kosarak, telas ve endise içinde, "Pasam, Inönü'den ne haber?" diye sordum.
    Aynen su cevabi verdi ;
    "vaziyet kritiktir"
    O zaman ben ;
    "Kritik nedir? Anlamadim ki!" dedim.
    O da ;
    "Sana bunun cevabini 15 dakikaya kadar veririm" dedikten sonra
    gülümsedi ve ;
    "Hani Ankara'ya geldikten sonra bir rüya görmüsdüm,hatirladin
    mi?"
    Hafizami yoklayarak, rüyasini anlattim. Gülerek;
    "iste, rüya ayniyle vakidir. Ben Ismet'i tanirim, göreceksin 15 dakikaya kadar kendisinden muzafferiyet haberi alacagiz." Gerçekten de 5 dakika geçmeden bir telgraf gelmis ve 2.Inönü savasi'nin da zaferle sonuçlandigini ögrenmislerdi...

    ATATÜRK'ÜN 1907'DE ÇIZDIGI T.C. HARITASI
    Atatürk, Kurtulus savasindan çok önce, ittihatçilarin Trakya'da 1907'de yaptiklari bir toplanti sirasinda, bir Türkiye haritasi çizmisti. Orada bulunanlarin anlattiklarina göre, o günkü Osmanli devleti sinirlariyla hiçbir ilgisi olmayan ve o zaman hiçbir anlam veremedikleri bu harita, gelecekte, yine Atatürk'ün kuracagi Türkiye Cumhuriyeti'nin haritasi olacakti. Haritada bugünkü sinirlarimiza uymayan tek bir fark vardi ;Atatürk, bizden ayrilmasina gönlünün bir türlü razi olmadigi Kerkük'ü de Türkiye topraklarina katmisti.

    ATATÜRK'ÜN GÖRDÜGÜ SON RÜYA
    26 Eylül 1938 tarihinde Atatürk, rahatsizligi ile ilgili olarak ilk defa hafif bir koma atlatmisti.Prof.Dr.Afet Inan,olayi söyle anlatiyor :
    "O geceyi rahatsiz geçirdi,ilk hafif komayi o zaman atlatmisti.Ertesi sabahki açiklamasinda" :
    "Demek ölüm böyle olacak" diyerek "uzun bir rüya gördügünü" söyledi ve "Salih'e söyle ,ikimizde bir kuyuya düstük, fakat o kurtuldu" dedi.
    Atatürk'ün, burada "kuyuya düsme" sembolü ile gördügü rüya vizyonu,kendisininde söyledigi gibi ölümün habercisiydi.
    Salih Bozol'un kuyudan kurtulmasi ise bilindigi gibi, Atatürk'ün vefat ettigi gün, buna çok üzülen Salih Bozok'un da intihar etmesi ve sonunda onun kurtarilmasini simgeliyordu.
    Iste bu ATATÜRK'ün son rüyasi idi.

    Pek görsel kaynak bulunamadığından ben de ekleyemedim ayrıca google'da bi sorun oluştu o yüzden kusra bakmayın :muck:


    PS: Kısmen alıntıdır :)
     
  2. Arcadia

    Arcadia Old School olduser rank8

    Kayıt:
    8 Eylül 2009
    Mesajlar:
    5.786
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    36
    İleri görüşlülük
     
  3. Sleach

    Sleach Öğreniyorum rank8

    Kayıt:
    9 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    195
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    İstanbul
    Bence sadece ileri görüşlülük demekle kısıtlı değil.
     
  4. DaRKWaTcH

    DaRKWaTcH Buralıyım rank8

    Kayıt:
    1 Aralık 2007
    Mesajlar:
    3.373
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    İsTaNBuL
    Eğer onu bizim kalın kafamız daha iyi anlasaydı şimdi bu durumlarda olmazdık .
     
  5. Wax Whine

    Wax Whine   Admin rank8

    Kayıt:
    9 Eylül 2007
    Mesajlar:
    17.984
    Beğenilen Mesajlar:
    9
    Ödül Puanları:
    38
    Meslek:
    Psikolog
    Şehir:
    Taksim/İST.
    8O
     
  6. Guernica

    Guernica Bilgiliyim rank8

    Kayıt:
    9 Eylül 2008
    Mesajlar:
    2.567
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    36
    Meslek:
    öğrenci
    Şehir:
    Gladia
    emin ol Atatürk gibi bir insan olamayız o bir Şampiyon du bir mükemmelik abidesi, Geleceği filan göremezdi yanlızca tahmin ederdi :popcorn: