1. Reklam


    1. joysro
      ledas
      jungler
      keasro
      zeus
      karantina

Adam Morrison ~ Biyografi


  1. Milano

    Milano Aileden rank8

    Kayıt:
    8 Mart 2008
    Mesajlar:
    13.298
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Öğrenci
    Şehir:
    Staples Center / L.A
    Adam Morrison

    Pozisyon: Forvet

    Boy/Kilo: 6-8 / 205

    Doğum Tarihi: 19 Temmuz, 1984

    Okul: Gonzaga

    Gonzaga Üniversitesi yurdunda bir öğrencinin odasında sadece dört adet poster var. Bu posterler sırasıyla Che, Larry Bird, Rage Against The Machine ve Karl Marx’a ait. Ayrıca bu öğrencinin uzun kahverengi saçları ve yetmişlerdekilere benzeyen bir bıyığı var. Bunlara ek olarak bu öğrenci 1. tip şeker hastası olmasına rağmen okulunun basketbol takımın tartışmasız yıldızı ve lideri hatta 2006 draftına katılan önemli oyunculardan biri. Herhalde az çok kimden söz ettiğimi anlamışsınızdır. 2005-1006 sezonunda NCAA’de büyük başarı göstermiş ve 2006 draftında ilk beşten seçilmesi çok muhtemel olan Adam Morrison bu yazımız da inceleyeceğimiz oyuncu olacak



    Morrison 18 Temmuz 1984’te dünyaya gelmiş. O doğduğunda Basketbol antrenörü olan babası (John Morrison) Glendive’de Dawson Community College’da baş antrenör olarak çalışıyordu. Daha sonra aile önce baba Morrison işi nedeniyle önce Güney Dakota’ya daha sonra ise Wyoming’e taşındı. Adam 4. sınıfa başladığında Morrison ailesi Spokane Washington’a taşındı. Bu dönemlerde Adam Gonzaga top toplayıcı olarak çalıştığından okulun havasını küçük yaşlardan teneffüs etme şansı bulabilmişti.



    8. sınıfa geldiğinde Adam bir anda 14 kilo birden zayıfladı. Sonunda bu ani kilo vermenin sebebi anlaşılacaktı. Adam 1. tip diabetik olmuştu. Fakat bu hastalık onun Spokane High lisesinde basketbol takımın yıldızı olmasını engelleyememişti. Lisedeki son yılında Greater Spokane League (GSL) organizasyonunda 542 sayı ve tüm lise kariyerinde toplam 1904 sayı ile her iki dalda da rekor kırıyordu. (bir sezondaki eski rekor yine kendisinin 3. sezonda ulaştığı 488 sayıydı. Ayrıca toplamdaki eski rekor ise Gonzaga oyuncusu olan Sean Mallon’ın ürettiği 1760 sayıydı.) Lise kariyeri sonunda Washington bölgesinin en iyi lise oyuncularından olan GSL’de 2 kez All-GSL seçilen ve son senesinde 27.7 sayı ortalaması tutturan Morrison (lisedeki üçüncü yılında sayı ortalaması 24.2 idi) takımını bölge finallerine (Yarı finalde eski bölge şampiyonu Lincoln-Tacoma’yı eleyerek) çıkarmış. Hastalığının onu zorlamasına rağmen 37 sayı atmış fakat takımının şampiyonluğu Franklin’e kaybetmesine engel olamamıştı. Takımı ise o final maçına kadar sezon boyu yenilmemiş ve sezonuda 28-1 (Önceki yıl ki dereceleri 20-8 idi) ile kapatmış oldu. Bütün bu başarılar sonunda Adam GSL’de yılın oyuncusu, Bölgesel 4-a sınıfı turnuvası MVP ödülü ve AP and Tacoma News Tribune All State takımına seçilme ödüllerini toplamıştı.



    Morrison bu kadar başarılı bir lise kariyeri geçirmiş olsa da büyük okullardan pek fazla ilgi görememişti. Beyaz olması ve buna bağlı olarak atletik özelliklerinin sınırlı olması üstüne üstlük birde şeker hastası olması bunda büyük bir etkendi. Fakat yıllar öncede içinde bulunduğu bir Division 1 üniversitesi onla ciddi şekilde ilgileniyordu. Bu eski dost Gonzaga Üniversitesi idi.



    Böylece evinden ayrılmadan hem çok iyi bir okulda eğitim alacak hemde ülkenin önemli basketbol programlarından birince oynayacak olan Morrison için 2003-2004 yılı oldukça iyi başlamıştı. İlk dört maçında çift haneli skor üretebilen Morrison yine ilk double-double (Denver’a karşı sayı ve ribaundda çift hanelere ulaşan Morrison sezon boyunca başka hiçbir maçta çift haneli bir sayıda ribaund alamadı) performansını da bu dört maçlık seride gerçekleştirmişti. O sezonki en fazla sayısı olan 22 sayıyı Saint Mary’s Üniversitesine karşı 10/15 saha içi isabet ile bulmuştu. Morrison’ın da yardımı ile takımı WCC’yi (West Coast Coneference) şampiyon olarak kapattı. Morrison WCC’de normal sezonu 11.4 sayı ile kapayarak 2001’den beri çift haneli ortalamalarla sayı üreten ilk freshman (2001 Blake Stepp bunu gerçekleştirmişti) oldu.Ayrıca Morrison bu ortalama ile WCC’de 20. en skorer oyuncu ve %52.5 saha içi isabet oranı ile de 5. en isabetli şut atan oyuncu oldu. NCAA turnuvasında ise Valparalso’ya karşı 14 dakikada 10 sayı ve Nevada’ya karşıda 23 dakikada 14 sayı atıyordu. Bütün bunların sonucu olarakta WCC All-Freshman takımına seçilme onurunu yaşadı.



    Morrison 2. sezonu öncesinde Amerika Genç Milli takımı ile Halifax’ta düzenlenen dünya şampiyonasında altın madalya kazandı. Final maçında dizindeki sakatlık nedeniyle oynamayan oyuncu turnuvayı (3 maçta forma giydi) 8.2 sayı ve 1.7 ribaund ile tamamladı.



    Morrison başkente ve okuluna döndüğünde ise müthiş bir başlangıç yaparak 2. sezonun ilk 16 maçında çift haneli skorlara ulaşabildi. Yine bu seri içinde kariyer rekorunu iki kez (İllinois ve Washington) ulaştığı 26’ya getirdi. Ayrıca yine 26 sayı attığı İllinois maçında bunun yanına 11’de ekleyen Morrison kolej kariyerinin ikinci double-double performansını gerçekleştirmişti. 2004-2005 sezonundaki 2. kariyerindeki 3. double-double performansını ise 16 sayı ve 12 ribaunda ile yaparken kariyer ribaund rekorunu da geliştiriyordu. Sezonu maç başına 34.2 dakikada 19 sayı 5.5 ribaund ortalamaları iler geçiren Morrison All-WCC First, U.S. Basketball Writers Association All-District 9, Basketball Times All-West Coast takımlarına seçilmiş ve takım arkadaşı Ronny Turiaf ile birlikte Associated Press All-America seçildi. WCC turnuvasında ise 25 sayı ve kariyer rekoru olan 8 asist ile oynayan Morrison Saint Mary’s ile karşılaştıkları şampiyonluk maçında 30 sayı atarak (ikinci yarıda ilk 7 sayıyı atarak takımın 17-5’lik serisinde başroldeydi) takımın taşıdı. Turnuva genelinde %57.9 saha içi isabet oranı ile 27.5 sayı, 5 ribaund ve 5.5 asist rakamları ile harika bir performans sergileyerek turnuvanın MVP ödülünü almaya hak kazandı. NCAA turnuvasında ise ilk turda Winthrop’a 27sayı, ikinci turda Texas Tech’e karşı 25 sayı ile oynarken maç başına da ortalama 15 ribaund aldı. Sezonun sonunda kariyer toplamı 941 sayıya ulaşmıştı.



    Morrison 3. yılı öncesinde ise Amerika 21 yaş altı milli takımın Dallastaki denemelerine çağrılan 21 oyuncudan biri olmuştu. Fakat 2005 Fiba Dünya 21 Yaş Altı Şampiyonasına seçilmesine rağmen yaz okulu çalışmaları nedeniyle kadrodan affını istemişti.



    Bu gelişmelerin ardında başlayan 3. sezonunda adeta sayı makinesine dönüşen Morrison WCC normal sezon maçlarının 13’ünde 30 veya üstü ve 5’inde de 40 ve üstü skor üreterek sezonuda 28.8 sayı ortalaması ile takımını WCC’de üst üste 3. şampiyonluğa taşıdı..Bu üstün performansı sayesinde takımını NCAA’deki önemli final-four adaylarına sokmuş olsada NCAA turnuvasında müthiş savunması ile rakiplerini eleyerek final-four’a ulaşan UCLA’a teslim oldular. Böylece aynı turda Duke’unda elenmesi ile herkesin beklediği Redick Morrison karşılaşması gerçekleşemedi.



    Bu kadar başarılı bir sezon sonunda 2005-06 Chevrolet Player of the Year ödülünü alırken, John R. Wooden Award ve James Naismith Player of the Year ödülleri oylamasında J.J. Reddick’in arkasında kalıyordu. Ayrıca Gonzaga tarihinde 1843 sayı ile en skorer 3.oyuncu, 659 saha içi isabeti ile 3. en çok saha içi isabeti bulan oyuncu, 127 üçlük isabeti ile bu kategoride en başarılı 9. oyuncu, 344 üçlük denemesi ile sekizinci ve 398 serbest atış ile bu kategoride de 4. olmayı başarıyordu. Başarılarla dolu 3 senenin ardından 19 nisan 2006 tarihinde Adam Morrison 2006 draftına gireceğini açıklayarak erken profesyonel olma kararı veriyordu.



    Oyuncunun lise ve kolej kariyerini inceledikten sonra Morrison’ın yeteneklerini, artılarını ve eksilerini sıralarsak. Her şeyden önce Morrison muhteşem bir atlet olmamasına rağmen inanılmaz yetenekli bir skorer profili çizmekte. Başka bir oyuncunun denediği anda koçunun onu kenara almasına neden olacağı orta mesafeli tek elle attığı atışlar yada pas alıp direk şuta kalkması veya hareket halinde iken aniden şutu atabilmesi gibi saymakla bitmeyecek pek çok öldürücü silaha sahip olan Morrison’ın Jump Shotları ise rakiplerini en çok canını yakan özelliği olma durumunda. Tüm bu saydıklarımızı kullanarak hemen hemen tüm kariyeri boyunca kendinden daha atletik oyuncu veya oyuncuları şaşırtıp her gece rahatlıkla 25 sayı civarında bir skora ulaşabilir. Ama Morrison “çok özel1 kılan olay bu çok yönlü hücum silahlarını kullanırken ortaya koyduğu inanılmaz basketbol sezgisidir. Her gece sahaya çıkıp Nowitzki gibi geriye çekilerek yada keskin nişancı bir dış atıcı gibi oynayarak kendini savunulması imkansız bir oyuncu haline getiriyor. Daha öncede belirttiğim gibi bütün bunları onun düzeyindeki pek çok yıldız adayı basketbolcudan daha az atletik yetenek ile ve şeker hastası olmasına rağmen yapıyor. Bütün bu yarı sahadaki etkinliğinin yanında Morrison’ın bir diğer önemli özelliği de saha içinde gerçek bir lider olması ve inanılmaz bir yarışma ruhuna sahip olmasıdır. Bu konu hakkındaki en güzel örnek olarak 2006’daki NCAA turnuvasında UCLA’e kaybettikleri maç sonrasındaki hali gösterilebilir.



    Tüm bu güzel özelliklerine rağmen elbette Morrison da mükemmel değil. Öncelikle atletizm dezavantajı hücumda şu ana kadar ona sorun çıkarmamış olsada NBA seviyesindeki forvetlere karşı hücumda ve özellikle de savunmada kolejdeki kadar etkili olup olamayacağı sorununa net bir cevap vermek mümkün değil. Ayrıca şeker hastalığı nedeniyle yoğun maç trafiği içinde performansını en üst düzeyde tutmak konusunda ciddi sorunlar yaşayabilir. Ayrıca her ne kadar biraz geliştirmiş olsa da hala ribaund konusunda ciddi olarak kendini geliştirmesi gerekiyor. Buna ek olarak forvet oynamasına rağmen özellikle NBA seviyesinde kesinlikle blok tehdidi yaratabilen bir oyuncu olduğu söylenemez. Morrison hakkındaki bir diğer eksi ise hızlı oyun anlayışını belirlemiş takımların temposuna uyacak kadar hızlı ayaklar sahip olmamasıdır.