1. Reklam


    1. joysro
      ledas
      jungler
      keasro
      zeus
      karantina

9 Kasım Atamızın Tabutun açılması.....


  1. Chauin

    Chauin Keşfediyorum rank8

    Kayıt:
    3 Şubat 2008
    Mesajlar:
    27
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    İnsanın tüyleri ürperiyor...belki alıntı olabilir ama her Türk evlatı bu vatanın Ulu Önderinin nasıl öldüünü bilmelidir diğe düşündüm!...


    Kefen sıyrıldı ve...

    Özel solüsyonla ıslatılmış pamuk kitlesi kaldırılınca Ata'nın yüzü ortaya çıktı. Derisi kahverengi bir hal almış, ama hatları bozulmamıştı.Sanki uyuyordu...
    8 Kasım 1953 Pazar gecesi saat 23.00'da Prof. Dr. Kamile Şevki Mutlu'nun ev telefonu çaldı. Prof. Mutlu, Ankara Tıp Fakültesi Histoloji ve Ambriyoloji Kürsüsü Başkanı'ydı.Patalogdu . Arayan ise Ankara ValisiKemalAygün'dü...Aygün, "Hocam" dedi, "10 Kasım günü Atamızın naaşınıAnıtkabir'e taşıyacağız. Bunun için bir komite kurduk. Naaşı geleneklere uygun olarak toprağa defnedeceğiz. Ancak bozulmadan korunduğunu belgelemek için muayene etmenizi rica ediyoruz.
    "Prof. Mutlu önce reddetti. Mutlu, o sırada 40 derece ateşle yatıyordu.Hastalığını
    gerekçe göstererek bu görevi bir başka meslektaşının yapmasını rica etti.Ancak Vali Aygün ısrarcıydı: "Ben sizi sarar sarmalar götürürüm,bu tarihi bir görev" dedi. Mutlu kabul etti ve 9 Kasım sabahı Etnografya Müzesi'ne gitti. Başbakan Adnan Menderes oradaydı. Meclis Başkanı Refik Koraltan ve eskibaşkanAbdülhalik Renda da...Mutlu,görevden affını istemekle ne büyük hata ettiğini o zaman anladı.Gerçekten tarihi bir tanıklıktı bu...

    Ata'nın gül ağacından tabutu, 4 Kasım günü, geçici kabrinden çıkarılıp müzenin holündeki mermer katafalka konulmuştu. Bir hafta boyunca sırayla öğrenciler, subaylar ve generaller katafalk başında nöbet tutmuştu. Nihayet tabutun açılma günü gelip de komite üyeleri tamam olunca Prof. Kamile Mutlu "Başlayın"talimatını verdi. Bununüzerine tabutun vidaları söküldü. Tahta tabutun içinde madeni bir sanduka bulunuyordu. Bu sandukada gaz birikmiş olma ihtimali düşünülerek önce bir burgu ile delik açıldı. Gaz ya da kokuçıkmadı.Sanduka talaş doluydu.Sandukanın içi, muhafaza solüsyonu ile ıslatılmış tahta talaşı doluydu.Bu talaş, naaşın ayak yönüne doğru toplandı. Talaşın arasında, ağzı kapalı ve içi sıvı dolu bir şişe bulundu. Bu,cesedi muhafaza
    için kullanılan solüsyondan bir numuneydi. Üzerinde terkibi yazılıydı.Ata'nın naaşı beyaz kefene sarılmış, sonra kahverengi bir muşambayla kaplanmıştı.Sargıları açmaya başladılar. Herkes nefesini tutmuştu. Çünkü, "Naaş çürüyüp bozulmuş, çıkan gazlar tabutu patlatmış,nöbetçi er, kokudan bayılmış" diye bir sürü söylenti
    geziniyordu. Ve 15 yıl sonra ilk kez Ata'nın yüzünü göreceklerdi.Kefenin sargıları
    aralanınca Prof. Kamile Şevki Mutlu, orada bulunanların yardımıyla katafalka çıktı ve Atatürk'ün yüzüne baktı. Ata'nın derisi kahverengi bir hal almış, ama yüz hatları bozulmamıştı. Menderes sapsarı olmuştu.

    Prof. Mutlu, gördüğü tabloyu daha sonra şöyle anlatacaktı:"Yüzünü örten
    ıslak pamuk kitlesi kaldırılınca Ata'nın heykel gibi duran yüzü ile karşılaştım. Uzun sarı saçlarından ince bir tutam, sol göz kapağının üzerine düşmüştü. Atatürk, Dolmabahçe Sarayı'ndaki yatağında uyuyor gibiydi."
    Prof. Mutlu, kenarda bekleyen komite üyelerini tabutun başına çağırdı. Onlar da tek tek tabutun içine baktılar.En başta Başbakan Adnan Menderes vardı. Koyu renk takım elbisesi içindeki Menderes de yanındakilerin yardımıyla katafalka çıktı,ürkek bir şekilde aşağı, tabuta doğru baktı.
    O an ne olduğunu Prof. Kamile Mutlu'dan aktaralım: "Menderesçokheyecanlandı.Rengi sapsarı oldu. Bir debaktım
    ki, müzenin kapısına doğru gidiyor. Atatürk'ün yüzüne bakmadı. Tahmin
    ediyorum, kendinde o kuvveti bulamadı. En sona Abdülhalik Renda kalmıştı. O da Ata'yla karşı karşıya gelir gelmez tabutun yanına yığılıverdi.Salondaki herkes Atatürk'ü tek tek gördükten sonra naaş, tekrar solüsyonla ıslatıldı. Ata'nın başı pamuklarla örtüldü ve vücudu beyaz kefenle sarıldı. Bu sırada bir komiser,orada görevli adli tıp doçenti Dr.Cahit Özen'in yanına yaklaşıp avucunda taşıdığı bir kâğıdı gösterdi ve şöyle dedi:"Bu kâğıdı,Atatürk'ün hemşiresi Makbule Hanım
    gönderdi.Kefenin içine Atatürk'ün göğsü üstüne konmasını istiyor.
    "Doç.Özen, kâğıda bir göz attı. Eski Türkçe bir şeyler yazılıydı. "Böyle bir
    kâğıdı Atatürk kabul etmez. Bize kızar, darılır" dedi.Komiser kâğıdı katlayıp cebine koydu ve uzaklaştı. Bütün işlemler bittikten sonra salonda bulunanlar naaşın iki yanından geçip hep bir ağızdan besmele çektiler ve cesedi yeni tabuta yerleştirdiler. Bu tabut da 15 yıl içinde yattığı büyük gül ağacı tabutun içine konuldu. Üzeri bayrakla örtüldükten sonra kapağı kapatıldı.

    Ve 10 Kasım sabahı, Ata'nın naaşı 15 yıl önce onu Dolmabahçe'den Ankara'ya taşıyan top arabasına yerleştirilip son durağı olacak Anıtkabir'e taşındı. Artık ebediyen orada kalacaktı...
    Atatürk'ün tabutu, Menderes'in huzurunda açılmıştı Ata'nın 15 yıl Etnografya Müzesi'nde bekletilen naaşı,12 askerin omuzları üzerinde oradan alınmış ve 136 asteğmenin çektiği bir top arabası ve matem marşı eşliğinde Anıtkabir'e taşınmıştı.Radyodan naklen yayımlanan o görkemli tören, en az 15 yıl önceki kadar hüzünlüdür.
    Ancak;o törenden hemen önce yaşananlar, tarihçilerin pek ilgisini çekmemiştir. Bilindiği gibi, Anıtkabir yapılana dek, Atatürk'ün naaşının korunabilmesi için "tahnit" denilen bir işlem yapılmıştı.
    Gülhane Patolojik Anatomi profesörü Dr. Lütfi Aksu tarafından gerçekleştirilen bu işlem sırasında naaşa, şırıngayla özel bir formül enjekte edilmiş ve üzerine formüllerin yapıştırıldığı iki küçük ilaç şişesi, Ata'nın koltuk altlarına yerleştirilmişti. Bu işlem
    sayesinde
    Ata'nın naaşı da -diyelim bugün Lenin'in mozolesinde olduğu gibi öldüğü günkü haliyle korunabilirdi. Ancak İslam dini, ölünün defnini şart koştuğundan,geçici tahnitin bozulması şarttı.
    Nakilden önce, bu işlem için bir komite kuruldu. O komite,törenden bir gün önce, Başbakan Adnan Menderes'in huzurunda Atatürk'ün tabutunun açılmasını kararlaştırdı.Tabut açılınca tahnit bozulacak ve ceset çürümeye başlayacaktı.Bir başka deyişle Atatürk'ün (mumyalanmış gibi) korunmuş naaşını son görenler, o törene katılanlar olacaktı. Atatürk'le ilgili belgesel çalışmaları sırasında o
    törene katılanların bir kısmıyla konuşmuştuk.Bu yazıda yer alan bilgilerin bir
    kısmı o tanıklıklara, önemli bir bölümü ise değerli Atatürk araştırmacısı Prof. Dr. Utkan Kocatürk'ün, Prof.Dr. Kamile Şevki Mutlu ile yaptığı sohbetten aktardıklarına dayanıyor.

    Ata'nın yarım asır önceki son yolculuğu, sanırım bu ayrıntılarla daha da ilginç bir boyut kazanıyor.
    Atatürk'ü son görenler anlatıyor:
    'Yüzünde iki günlük sakal vardı'
    Osman Ersoy ve Halide İntepe, 10 Kasım 1953'te Etnografya Müzesi'nde asistan olarak çalışıyorlardı. O yüzden 50 yıl önceki o töreni ve tabutun içindeki Atatürk'ü son kez görme fırsatı buldular.
    İzlenimlerini şöyle anlattılar:
    • OSMAN ERSOY: "Sağlığında görmemiştim Atatürk'ü... Korkunç heyecanlıydım. Biz çalışanlar, asistanlar, memurlar sıra ile katafalka çıktık. Oldukça sararmış ve küçülmüş bir çehre... 1 - 2 günlük sakalı vardı. Kaşları fevkalade iyi şekilde fark ediliyordu."

    ' Gözleri aralıktı'

    HALİDE İNTEPE: "Tabut kapanmadan en son gittim baktım. Başı yana
    doğru eğikti. Yüzü hiç bozulmamıştı. Azıcık sakalları çıkmıştı. Hani insan hasret giderek ölürse, gözleri aralık kalırmış ya, öyle aralıktı gözleri... Ama bir ölü yüzü yoktu. Uyuyor gibiydi."

    [​IMG]




    Nefeslerin tutulduğu an...
    Tarih: 10 Kasım 1953. Mermer lahit sökülmüş, betonlar kırılmış, tabutu kaldıracak zincirli makaralar lahit salonunun tavanına yerleştirilmişti. Cumhurbaşkanı Celal Bayar, Meclis Başkanı Refik Koraltan, Başbakan Adnan Menderes ve devletin en üst düzeyi, tabutun çevresindeler...

    [​IMG]

    Kız kardeşinin gözyaşları
    Atatürk'ün kızkardeşi Makbule Atadan, başını tabuta dayıyor ve dakikalarca öyle kalıyordu. Belki çok uzaklarda, Selanik'te kalan günleri yâd ediyor; belki de ağabeyinin ruhuna dualar gönderiyordu

    [​IMG]


    Tabut ortaya çıkıyor
    Lahtin üzeri tamamen açılmış, Atatürk'ün cenazesini 15 yıldan beri muhafaza eden kurşun tabut ortaya çıkmıştı
    [​IMG]


    Dinler, Anıtkabir yolunda...
    Türkiye'deki bütün dini cemaatlerin temsilcileri cenaze arabasını takip ediyorlar. Ermeni, Yahudi, Katolik ve Rum temsilcilerle beraber zamanın Diyanet İşleri Başkanı kortejle yürüyor.
    [​IMG]


    Makbule Hanım hıçkırıklar içinde takip ediyor.

    Etnografya Müzesi'nden Anıtkabir'e doğru yol alan korteji, Makbule Hanım hıçkırıklar içinde takip ediyor.
    [​IMG]
     
  2. AnatoliaFire1

    AnatoliaFire1 Buralıyım rank8

    Kayıt:
    24 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    4.105
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    Hayatın tuzağına düştük, sevginin uzağına...
    Milleti için birçok fedakarlıktan kaçınmamış bir önder.

    Ne yazıyordu acaba?
     
  3. Chauin

    Chauin Keşfediyorum rank8

    Kayıt:
    3 Şubat 2008
    Mesajlar:
    27
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Allah bilir... her anı insanin türlerini ürpertiyor
     
  4. HastaHerif123

    HastaHerif123 Tanınıyorum rank8

    Kayıt:
    2 Kasım 2008
    Mesajlar:
    442
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    Bakıpta Göremediğiniz Her Yerde...
    hakkaten insanın tüylerini diken diken ediyor rahmetle anıyorum atamızı
     
  5. Chauin

    Chauin Keşfediyorum rank8

    Kayıt:
    3 Şubat 2008
    Mesajlar:
    27
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Ben çok büyük bir eşşeğim
     
  6. Milano

    Milano Aileden rank8

    Kayıt:
    8 Mart 2008
    Mesajlar:
    13.298
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Öğrenci
    Şehir:
    Staples Center / L.A
    Seni sinirlendiren şey nedir ?
    Az sonra uzaklaştırma alacagını biliyorsun degil mi ?
     
  7. Journalist

    Journalist Aileden rank8

    Kayıt:
    24 Aralık 2007
    Mesajlar:
    14.147
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    Yaramaz avratların koynundayım.
    @Chauin

    :byes:
     
  8. Absence

    Absence   rank8

    Kayıt:
    29 Aralık 2007
    Mesajlar:
    8.379
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    36
    Neye sinirlendi anlamadım ama süresiz uzaklaştırılmıştır
     
  9. bur_ak

    bur_ak Gözlemliyorum rank8

    Kayıt:
    3 Aralık 2008
    Mesajlar:
    86
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    onu görmek için neler den vazgeçmezdim ki